TEKNOLOJİ - 16 Kasım 2014 Pazar 16:05

Google Android geliştiricileri NEÜ’de toplandı

A
A
A
Google Android geliştiricileri NEÜ’de toplandı

Google Developer Group (GDG ) üyeleri tarafından farklı şehirlerde gerçekleştirilmeye başlanan DevFest’2014’ün ikincisi Konya’da, Necmettin Erbakan Üniverstesi (NEÜ) Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi’nde yapıldı.

Erol Güngör Konferans salonundaki programa, NEÜ Bilgi işlem Daire Başkanı Yrd. Doç. Dr. Ali Osman Çıbıkdiken ve çok sayıda öğrenci katıldı. NEÜ Bilgi işlem Daire Başkanı ve GDG Konya Kurucusu Yrd. Doç. Dr. Ali Osman Çıbıkdiken: ‘Mobil Programlama ve GDG Dünyası’ hakkında yaptığı konuşmada, “GDG, Mobil dünyaya gönül vermiş insanların bir araya geldiği birliktir. Bu dünyanın farkındalığını anlatmak ve bunun içinde yer almanızı sağlamak için buradayız. Ana felsefemiz teknolojiyi sadece tüketen değil, üreten bir toplum olmak. Özgür fikir, özgür dünya olsun ama gerçek, doğal bir şekilde olsun. Bir komite oluşturarak siz öğrencileri birbirinizle tanıştırarak fikir alışverişinde bulunmanızı istiyoruz” dedi.

NEÜ olarak en trendin ve farklı olanının neyse onun yapılması gerektiği düşüncesiyle, GDG olarak Türkiye’de dev bir organizasyona ev sahipliği yaptıklarına dikkat çeken Çıbıkdiken, “Bu anlamda sadece bizim çabalarımız yeterli değil sizlerin de çabalarınız gerekli. Sadece ders görmekle üniversite hayatı olmuyor. Dünya değişiyor, biz de bu değişime ayak uydurmak zorundayız. Mobil programlama hızlı bir şekilde büyüyor biz de büyümek için birbirimize bilgi aktarmalıyız. İhtiyacımız olan bilgiye bu tür seminerlerle ulaşabiliriz” diye konuştu.

“TELEFONDAKİ BÜTÜN BİLGİLERİ ŞİFRELEYİN”
“Andromance-Android’de Performans” konusunda teknik bilgiler veren GDG Ankara Üyesi Mert Şimşek ise, bu tarz etkinliklerin yapılmasında ve geliştiricilerin bir araya gelmesi konusunda Google tarafından desteklenen bir topluluk olduklarına vurgu yaparak, performansla ilgili dikkat edilmesi gerekenler hakkında teknik bilgiler verdi. Performansın nasıl arttırılacağı, nasıl geliştirileceği, performans hatası varsa ne yapılacağı konularında açıklamalarda bulundu.

GDG Ankara Üyesi Erdem Lafcı da, “Geliştiriciler için Mobil Güvenlik” konulu sunumunda, “Akıllı telefon kullanımının gittikçe yaygınlaşması sonucu güvenlik sorunları da ortaya çıktı. Bazı güvenlik önlemleri alarak birçok şeyden korunabilirsiniz. Örneğin, telefona bulaşan exploitation saldırısında telefondaki bütün bilgileriniz ele geçirilebilir. Bu yüzden hem iletişim hem de uygulama için sakladığınız dosyaları şifreleyin” uyarısında bulundu. Sadece şifrelemenin de yeterli olmadığına vurgu yapan Lafcı, kırılamayacak şifrenin olmadığını söyleyerek şifrelemenin yanında dosyalayın diyerek dosya güvenlik açıklarına karşı alınması gereken önlemler ve başlıca saldırı teknikleri konusunda teknik bilgiler verdi.
Panelin öğleden sonra devam eden oturumlarında GDG Eskişehir Üyesi Murat Can Bur “Material Design-Android” ve GDG Konya üyesi Mücahit Büyükyılmaz ise “NoSQL ve Android” konularında yaptıkları sunumlarla öğrencilere teknik bilgiler vererek, öğrencilerden gelen soruları cevaplandırdı. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Hepsiburada’dan Sevgililer Günü araştırması Hepsiburada, FutureBright iş birliğiyle Sevgililer Günü araştırmasını duyurdu. Araştırmaya göre tüketiciler artık sadece bir nesne değil, kendilerini özel hissettirecek ve iyi düşünülmüş hediyeleri tercih ediyor. Hepsiburada’nın FutureBright iş birliğiyle Ocak sonunda gerçekleştirdiği araştırma, Sevgililer Günü alışveriş alışkanlıklarını ortaya koydu. Sonuçlara göre tüketiciler artık sadece bir nesne değil, kendilerini özel hissettirecek ve iyi düşünülmüş hediyeleri tercih ediyor. Moda kategorisi liderliğini korurken, her 10 kişiden 8’i doğru hediyeyi bulmak için rehber içeriklerden destek alıyor. Alışveriş planlı ilerliyor Araştırma, tüketicilerin Sevgililer Günü alışverişini son dakikaya bırakmadığını gösteriyor. Katılımcıların yüzde 57’si hediyesine şimdiden karar vermiş durumda. Alışveriş trafiğinin en yoğun olduğu dönem ise Şubat ayının ilk haftası olarak öne çıkıyor. Hediye bütçelerinde ise bu yıl ortalama 5 bin 170 TL seviyesi gözlemleniyor. Erkek katılımcılarda bu rakamın 6 bin 350 TL’ye kadar yükseldiği görülse de alıcılar için asıl kriter fiyat değil; hediyenin ne kadar "düşünülmüş" olduğu. Karar verme sürecinde "rehber" ihtiyacı Seçeneklerin çokluğu, tüketicileri daha fazla araştırmaya itiyor. Katılımcıların büyük çoğunluğu alışveriş öncesi mutlaka araştırma yaparken, her iki kişiden biri e-ticaret platformlarının sunduğu yönlendirmeleri takip ediyor. Özellikle hediye rehberleri, "karar yorgunluğu" yaşayan kullanıcılar için can kurtarıcı bir rol üstleniyor. Öyle ki; tüketicilerin yüzde 80’i bu rehberleri faydalı bulduğunu belirtiyor. Favori kategoriler: Moda, takı-aksesuar, parfüm ve teknoloji Araştırmaya göre moda, bu yıl da hediye seçiminde açık ara en güçlü kategori olarak zirvedeki yerini koruyor. Her iki katılımcıdan birinin ilk tercihi olan modayı, takı-aksesuar ve parfüm seçenekleri yakından izliyor. Modaya yönelenlerin öncelikli tercihi giyim olurken; ayakkabı ve çanta da popülerliğini sürdürüyor. Takı tarafında altın, pırlanta gibi değerli mücevherler ile saatler en çok ilgi gören ürünler arasında yer alıyor. Elektronik aksesuarlar ise yüzde 20’lik bir kitle tarafından belirtiliyor, bu grupta özellikle akıllı saatlerin tercih edilmesi dikkat çekiyor. Teknolojiden modaya, aksesuardan kozmetiğe ve ev dekorasyonuna kadar uzanan zengin koleksiyonda, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde sevdiklerini özel hissettirmek isteyenler için pek çok alternatif sunuluyor. Teknoloji tutkunları için son model cep telefonları, akıllı saatler ve kulaklıklar ön plana çıkarılırken; stil sahibi olanlar için trend montlar, şık çantalar ve her tarza hitap eden ayakkabılar bir araya getiriliyor. Bakımına özen gösterenler için popüler kozmetik setlerinden evine renk katmak isteyenler için şık dekoratif objelere kadar her bütçeye uygun binlerce seçenek platformda kullanıcıları bekliyor.
Eskişehir 2 çocuklu aile 2’si bebek 3 çocuğa daha yuva oldu Eskişehir’de 10 yıldır bir kız çocuğunun koruyucu ailesi olan Çiğdem ve Ercan Er çifti Eskişehir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nden art arda biri 47 günlük, diğeri ise 43 günlük bebeğe Geçici Koruyucu Aile oldu. Eskişehir’de yaşayan Çiğdem ve Ercan Er çifti 2 çocuğundan aldığı tavsiye ile koruyucu aile olmaya karar verdi. Eskişehir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nden gerekli eğitim ve malzemeleri alan Er çifti, 10 yıl önce bir özel gereksinimli bir kız çocuğuna Koruyucu Aile oldu. Kendi çocuklarının da ağabey ve ablalık yaptığı 13 yaşındaki özel gereksinimli kız çocuğu sonrasında ise aile bu kez Geçici Koruyucu Ailelik için başvuruda bulundu. Daha sonra 47 günlük bir kız bebeğe Geçici Koruyucu Aile olan aile, kurumdan aldıkları miniğe mevlit dahi okuttu. Yaklaşık 1 ay kadar baktıkları kız bebek, kurum aracılığı ile kalıcı koruyucu aileye teslim edildi. Bir bebeği yetiştirdikten sonra 2’ncisini kurumdan aldılar Teslim ettikleri minikten sonra evlerinde tekrar bir bebek bakmak isteyen aile, kuruma yeniden müracaat etti. 43 günlük olan erkek bebeklerine Geçici Koruyucu Aile olan Er çiftinin evinden bebek kokusu eksik olmuyor. Er çifti 2’si biyolojik 2’si ise kurumdan gelen çocuklar olmak üzere 4 kişilik çekirdek aile olarak hayatlarına devam ediyor. Öte yandan Çiğdem Er, Koruyucu Aileliği herkese tavsiye ettiğini, evlerindeki bebek kokusundan dolayı yuvalarında huzurun eksik olmadığını ifade etti. "Bir gönülle ihtiyacı olan bir aileye, bu yavrumuza teslim edeceğiz"" Konuyla alakalı Çiğdem Er, "İsmini söylemeyelim, ben Efe diyorum 43 günlük. Bebeğimiz zaten bu kurumla ilgili bilgi verilmişti bize. Eğitimlerimizi aldık, eğitimlerimizi aldıktan sonra kitlerimiz teslim edildi. Bebeğimiz geleceği zaman telefon geliyor. Durumuna göre gidiyoruz, imzalarımız atılıyor. Bebeğimiz hazır oluyor. Orada bebeğimizi alıyoruz. Evimizi mutlu mesut orada nasıl davranacağımızı, aldığımızda ne yapmamız gerektiğini, nasıl bir durumda geleceğini anlattılar. Bizim psikolojimizi, çocuğun psikolojisiyle ilgili güzel bilgiler verildi. Kullanacağımız şeyler hakkında güzel bilgiler verildi. Öyle eğitimler aldık. Daha önce de bir bebeğimiz olmuştu, 47 günlük güzel bir kızımız geldi. Kızım da 70 gün kadar kaldı Artık gülmeler ve tatlı tatlı konuşmalar başladığında gerçekten çok iyi, güzel bir aileye de teslim ettik. Hayırlısıyla bu bebeğimizi de benden daha çok sevecek, ilgilenecek, ihtiyacı olan bir yavruya, bir gönülle ihtiyacı olan bir aileye, bu yavrumuza teslim edeceğiz" dedi. "İnanın evine nefes oluyorlar, size hayat oluyorlar" Biyolojik annesi olduğu çocuklarının, kardeşlerine verdiği olumu tepkiler hakkında ise Çiğdem Er şöyle konuştu: "Biyolojik olarak 2 çocuğum var, 1 oğlum, 1 kızım var. Bir de 10 yıldır koruyucu ailelik yaptığım güzel bir kızım var. Koruyucu ailelik çok istediğim bir şey. Bir evlada dokunmak, bir cana dokunmak gerçekten çok istediğimiz bir şeydi ve kızım çok vesile oldu. Tekrar bir kardeşim olsun diye. Öylelikle koruyucu aile olduk. Kızıma ben hep hayat ağacı derim, nefesim derim. Kızım bize nefes oldu, Allah razı olsun. Kızım bizi seçti, bize geldi ve bizi anne baba olarak kabul etti. Zaten uygun olan, aileye göre çocuk değil; çocuğa göre ailedir. Eşimden Allah razı olsun, onun ve çocuklarımın desteği olmasa zaten ben yapamazdım. Çünkü ben de bir insanım, yorulabiliyorum. Eşim akşam geldiğinde onunla ilgileniyor, ev işleriyle ilgileniyor ya da kızım geldiğinde o yardımcı oluyor. Oğlum işten gelir gelmez ‘Anne bana ver’ diyor. Onların desteği olmadan hiçbir şey yapamazdım. Ben de çok memnunum, ‘Allah’ım beşiğimi ne olur boş koyma’ diye dua ediyorum. Bu kızın güzel sevimli iyi bir aileye gittikten sonra inşallah kurumda olursa tekrar bir bebeğe bir aileye bir can olmak isterim. Herkes denizyıldızı hikayesini bilir. Denizyıldızından ne kadar kurtarsak o kadar güzeldir. Gerçekten her eve yapabiliyorlarsa ve her eve bir yavru lazım. Gerçekten bir can kurtarmak gerekir. Bu çocuklara biz bakıyoruz. Tamam bu çocuklara bir can veriyoruz ama unutmayın, bizler için daha önemli. Kendinizi unutuyorsunuz. Oturduğunuz zaman kalan insanlar kendilerini sürekli dert bulurlar, hastalık bulurlar, sıkıntı bulurlar. Ama böyle bir cana dokunduğunuz zaman hayat bulurlar. Nefes alırlar, çok ciddi söylüyorum, nefes alırlar. Bir insanı yetiştirmek, hayata bağlamak, eğitimiyle her şeyiyle güzel bir hayata bağlamak kadar güzel bir şey var mı? Keşke herkes yapabilse. Tabii bu dediğim gibi gönül meselesi, kalp meselesi. İnanın evine nefes oluyorlar, size hayat oluyorlar. Geldikleri zaman bunlar benim oluyor ama giderken Çiğdem teyzesi olarak gittiği yere teslim ediyoruz."
İzmir Altay düşme hattından kurtuldu Altay, sahasında konuk ettiği Bornova 1877’yi 3-0 mağlup ederek puanını 18’e yükseltti ve bir haftadır bulunduğu düşme hattından çıkmayı başardı. İzmir’in en köklü kulüplerinden birisi olan Altay, ligde kalma mücadelesini sürdürmeye devam ediyor. Siyah-beyazlılar, geçtiğimiz günlerde 2020-21 sezonunda kaleci Adam Stachowiak’ın geçmiş dönemlerden kalan alacakları nedeniyle FIFA tarafından 6 puan silme cezası aldı. Bu kararın ardından 15 puana düşen İzmir ekibi, orta sıralardan alt sıralara gerileyerek 11. sıraya indi. Geçtiğimiz hafta Eskişehirspor’a deplasmanda mağlup olan Altay, rakiplerinin puan kazanmasıyla birlikte 13. sıraya gerileyerek düşme hattına girdi. Tehlikeli bölgede geçirdiği bir haftanın ardından 20. haftada birebir rakiplerinden Bornova 1877’yi sahasında 3-0 mağlup eden İzmir ekibi, rahat bir nefes alarak yeniden 11. sıraya yükseldi ve puanını 18’e çıkardı. Ancak siyah-beyazlılar, düşme hattıyla arasındaki farkı 1 puana çıkarabilse de henüz tehlikeli bölgeden tamamen uzaklaşmayı başaramadı. Sinan Kanlı: "9 puan değerinde maçtı" Altay Başkanı Sinan Kanlı da Bornova 1877 galibiyetinin ardından sosyal medya hesabı üzerinden yazılı bir açıklama yaptı. Alınan 3 puanın değerini vurgulayan Kanlı, "Bu müsabakanın galibiyeti, kağıt üzerinde 3, futbol matematiğine göre ise 9 puan değerindeydi. Müsabakanın önemi, takımımız üzerinde ilk yarıda bir miktar baskı oluşturdu; fakat devre arasında ve ikinci yarıda yapılan dokunuşlar işleri tekrar rayına koydu ve net bir galibiyetle müsabakayı kazandık. Bu galibiyette emeği olan ve aslanlar gibi çekinmeden mücadele eden takımımızı, Mehmet Can hocayı, teknik ekibini ve emeği olan herkesi canı gönülden tebrik ediyorum. Yapmış olduğumuz çağrıya karşılık vererek tribünlere gelen taraftarlarımıza da ayrıca teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.