DÜNYA - 18 Temmuz 2025 Cuma 10:55 | Son Güncelleme : 18 Temmuz 2025 Cuma 11:00

Güney Kore’deki sel felaketinde ölü sayısı 4’e yükseldi

A
A
A

Güney Kore’nin orta kesimlerinde şiddetli sağanak yağışların yol açtığı sel ve toprak kaymalarında hayatını kaybedenlerin sayısı 4’e yükseldi. Kayıp 1 kişiyi arama çalışmaları sürerken, tahliye edilenlerin sayısı 5 bin 192’ye ulaştı.

Güney Kore’nin Chungcheong ve Gyeonggi eyaletleri başta olmak üzere ülkenin orta kesimlerinde 3 gündür etkisini sürdüren şiddetli yağışların bilançosu ağırlaştı. Yerel yetkililere göre Güney Chungcheong eyaletinde meydana gelen sel baskınları ve toprak kaymalarında 2 kişinin daha hayatını kaybetmesiyle ölü sayısı 4’e yükseldi. Güney Jeolla eyaletindeki Gwangju kentinde yükselen nehir sularına kapılan 1 kişinin kayıp olarak kayıtlara geçtiği belirtilirken, arama çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Ayrıca 3 bin 413 hanede yaşayan toplam 5 bin 192 kişinin güvenli alanlara tahliye edildiği aktarıldı.

En az 772 yapıda hasar meydana geldi

Güney Kore Merkezi Afet ve Güvenlik Önlemleri Karargahı’ndan (CDSCH) yapılan açıklamada ise sel ve toprak kaymalarının 328'si yol ve 30’u nehir seti olmak üzere toplam 496 kamu yapısı ve 276 özel mülkte maddi hasara yol açtığı kaydedildi. Birçok tarım arazisinin sular altında kaldığı aktarılırken, bazı bölgelerde elektrik kesintilerinin yaşandığı açıklandı. 2 feribot hattındaki seferlerin askıya alındığı ve 7 tren hattındaki seferlerin kısmen durdurulduğu belirtildi.

Güney Kore’deki sel felaketinde ölü sayısı 4’e yükseldi

Şiddetli yağışlar hayatı olumsuz etkilemişti

Güney Kore’nin orta kesimlerinde etkili olan şiddetli sağanak yağışlar birçok bölgede hayatı olumsuz etkilemiş, ilk belirlemelere göre sel ve toprak kaymaları nedeniyle 2 kişinin hayatını kaybettiği açıklanmıştı. Kore Meteoroloji Ajansı (KMA), şiddetli yağışların Cumartesi gününe kadar etkisini sürdüreceği uyarısında bulunmuştu.

Burak Ersoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hakkari Yüksekova’nın biyoçeşitliliği kayıt altına alınacak Hakkari’nin Yüksekova ilçesindeki Nehil Sazlığı’nın ekosistemini ve barındırdığı canlı türlerini incelemeyi hedefleyen "Suya Bağlı Yaşamlar: Nehil Sazlığı’nda Biyoçeşitlilik Keşfi" projesi, TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Destekleme Programı kapsamında kabul edildi. Yüksekova Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) tarafından hazırlanan ve Hakkari Üniversitesi paydaşlığında geliştirilen proje, bölgenin en önemli sulak alanlarından biri olan Nehil Sazlığı’nı mercek altına alacak. Yürütücülüğünü İshak Göç’ün üstlendiği çalışma; akademisyenler, öğretmenler ve uzmanlardan oluşan geniş bir kadroyla yürütülecek. Proje kapsamında, ilçenin ekolojik dengesi açısından kritik öneme sahip olan Nehil Sazlığı, katılımcı öğrenciler için adeta bir "doğal laboratuvar" işlevi görecek. "Suya Bağlı Yaşamlar" temasıyla gerçekleştirilecek saha çalışmalarında, sulak alanların korunması ve nesli tehlike altındaki türlerin gözlemlenmesi üzerine uygulamalı eğitimler verilecek. Projenin akademik derinliğini sağlamak amacıyla Hakkari Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mehmet Sait Taylan, Doç. Dr. Melek Erdek, Dr. Öğretim Üyesi Metin Ertaş ve Doç. Dr. Muzafer Mükemre uzman olarak görev alacak. Ayrıca Yüksekova Fen Lisesi ve çeşitli kamu kurumlarından eğitmenlerin de yer alacağı projede, rehberler eşliğinde bilimsel gözlemler yapılacak. Yüksekova’nın bilimsel projelerle tanıtılmasına katkı sunması beklenen çalışmanın, bölgedeki gençlerin doğa bilimlerine olan ilgisini artırması ve ekolojik bilinci güçlendirmesi hedefleniyor.
Erzincan Başköy’de tarihi miras gün yüzüne çıkıyor Erzincan’ın Çayırlı ilçesine bağlı Başköy’de yer alan tarihi alan, geçmişin izlerini günümüze taşımayı sürdürüyor. Urartular’dan Akkoyunlu ve Karakoyunlular dönemine uzanan köklü geçmişe sahip bölgede, özellikle 15. ve 16. yüzyıla ait koç, koyun ve at figürlü mezar taşları dikkat çekiyor. Uzmanlar, söz konusu figürlerin dönemin kültürel yapısı ve inanç dünyasına ışık tuttuğunu, aynı zamanda cesaret, güç ve sosyal statüyü simgelediğini belirtiyor. Tarihi alanın bulunduğu coğrafyanın, 1473 yılında gerçekleşen Otlukbeli Savaşı’na da ev sahipliği yaptığı, mezar taşlarının bir kısmının bu savaşta hayatını kaybeden askerlere ait olabileceğinin değerlendirildiği ifade ediliyor. Bölgede yer alan ve köyle aynı adı taşıyan Başköy Kalesi’nin de Urartu dönemine kadar uzandığı, kalenin yaklaşık 28 metre genişliğinde ve 52 metre uzunluğunda olduğu, kuzey ve güney kesimlerinde duvar kalıntılarının günümüze ulaştığı bildirildi. Çayırlı bölgesinin, Urartuların kuzey ve batı yayılımını kontrol etmek amacıyla kurduğu yerleşim ağının önemli bir parçası olduğu kaydedilirken, Başköy ve çevresinin tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığı belirtildi. Öte yandan mezar taşlarında yer alan ibrik, saz, ağaç ve çeşitli bitki motiflerinin de dönemin yaşam tarzı ve inanç sistemi hakkında önemli bilgiler sunduğu, Osmanlı dönemine ait taşlarda ise gül, kuş ve vazo gibi süslemelerin öne çıktığı ifade edildi. Erzincan Valiliği tarafından paylaşılan ve Mustafa Başgöze imzasını taşıyan görüntülerde de, asırlardır ayakta kalan mezar taşlarının bölgenin kültürel mirasını yansıttığı görüldü. Başköy’deki tarihi alan, hem bölge halkı hem de tarih meraklıları için önemli bir kültürel değer olmayı sürdürüyor.