EKONOMİ - 13 Nisan 2020 Pazartesi 20:34

Güneysu Belediye Başkanı Özer: Salgın çay üretimini aksatmayacak

A
A
A
Güneysu Belediye Başkanı Özer: Salgın çay üretimini aksatmayacak

“İlçe ve köylerde gerekli tedbirleri aldık. Müstahsilimizin içi rahat olsun. Çay sezonu hazırlıkları devam ediyor. Sosyal mesafe kuralına uyulduğu takdirde çay kesiminde, alımda ve fabrika tarafında sorun olmayacağını düşünüyoruz.”

Rize denilince akıllara önce çay, ardından bitmek bilmeyen yağmurlar, o yağmurun bir başka yeşillendirdiği bitki örtüsü, yaylalar, köpük köpük akan dereler gelir. Rize ile Güneysu’yu bir arada kullanırsanız “Cumhurbaşkanımızın ana-baba ocağı” denir hiç şüphesiz. Benim de doğup büyüdüğüm bu güzel ilçenin Belediye Başkanı Rıfat Özer ile Covid-19 salgınından turizme geniş bir yelpazede sohpet ettik.

Devletimiz her birimiyle mücadele ettiği salgınla ilgili ilçede durum nedir?

İlçemizde ilk Covid-19 vakası İstanbul’dan gelen bir vatandaşımızda ortaya çıktı. Daha sonra positive vakalar da görüldü. Kısa sürede önlemler alarak yayılımının önüne geçtik. Vatandaşlarımızın evlerinde kalmaları çok önemli. Mutlulukla söylüyoruz ki, ilçemizde Covid-19 kaynaklı ölüm yaşanmamıştır.

Rize genelinde can kaybı var mı?

Güneysu Belediye Başkanı Özer: Salgın çay üretimini aksatmayacak

Şükürler olsun, bilinen bir vaka yok.  

Sayın Başkan ilçede salgınla ilgili nasıl tedbirler aldınız?

İlk etapta sağlık görevlilerinden destek alarak mücadeleyi yönetecek personelimize gerekli eğitimleri verdirdik. www.guneysu.bel.tr, facebook ile twitter hesaplarımızdan ve merkezi mesaj sistemimizden Covid-19 ile mücadelede yapılması gerekenler hakkında duyurular yaptık. İlçedeki toplu olarak kullanılan park, bahçe gibi alanları dezenfekte edip kullanıma kapattık.

Kamu ve özel şantiyeler, tüm camilerimiz, bankalar, ATM’ler, öğretmenler evi, esnaf ve ziraat odaları, spor tesisleri, taksiler ve durakları, hastane gibi yoğun kullanılan alanları dezenfekte ettik. Cadde ve sokaklarımızı basınçlı dezenfekte su ile baştan sona yıkadık. Tüm esnafın işyerleri dezenfekte edildi. Vatandaşımıza maske dağıttık. Birçok noktaya dezenfektan aparatı taktık. Periyodik olarak dezenfekte çalışmalarımız devam ediyor.

İlçede “Sosyal Vefa Grubu” var mı?

Tabi ilk günden göreve başladı üstelik. Onlara ve sağlıkçılarımıza talepleri doğrultusunda gerekli desteği veriyoruz.

Çay, Rize genelinde olduğu gibi Güneysu’nun da en büyük ekonomik değeri. Sezon yaklaşıyor ama seyahat kısıtlaması ve alınan tedbirler de malum. Büyükşehirlerden köyüne gelmek isteyen müstahsillerden ulaşım yönünde bir talep alıyor musunuz?

Evet, vatandaşımızın çok ciddi talebi var. Biz ise devletimizin aldığı tedbirlere uymalarını öneriyoruz. Gelen vatandaşlarımızı da 14 gün evden çıkmamaları yönünde uyarıyoruz. Emniyet kuvvetlerimizle sürekli kontrolde tutuyoruz.

Yine ilçenizde başta ÇAYKUR olmak üzere çay fabrikaları var. Bu işletmelerde bu yıl üretim yapılabilecek mi? Yetkililerle bir istişareniz oldu mu?

Güneysu Belediye Başkanı Özer: Salgın çay üretimini aksatmayacak

21 yıl ÇAYKUR Ulucami Çay Fabrikası’nda çalıştım. Uygun şartlar sağlandığında çay imalatı yapılmasında hiçbir sakınca olmadığını biliyorum. Fabrikalarımızda hijyen konusunda uygun şartlar sağlanmış durumda. Personelin de sosyal mesafe kuralına uyması durumunda hiçbir sıkıntı olmadan üretimin yapılacağına inanıyorum. Yaptığım görüşmelerde de yeni sezon hazırlıklarının başladığını öğrendim. Ürün konusunda hiçbir sıkıntı olmamakla birlikte vatandaşımızın sağlıkları için gerekli önlemi alması yeterli olacaktır. 

ESKİ YAPILARI TURİZME KAZANDIRMAK İSTİYORUZ

Köylerde atıl bile denilebilecek tarihi evler var. Bu evler sahipleri tarafından ya hiç kullanılmıyor ya da yaz aylarında kısa süreli konaklamaya açılıyor. Bu yapılar, belediye öncülüğünde turizme kazandırılmak isteniyor.

Son yıllarda Doğu Karadeniz’e yerli ve yabancı turist ilgisi çok arttı. Bu bağlamda Güneysu’nun konaklama potansiyeli nedir?

Konaklama altyapısı bizim ölçeğimizdeki ilçelere göre çok daha iyi olmasına rağmen istediğimiz seviyeye ulaşmadı. Sadece Güneysu Öğretmen evi konaklama hizmeti veriyor. Önümüzdeki sezon Handüzü Yaylasındaki tesislerimiz de konaklamaya açacağız. Yine Arapdüzü Mesire Alanında çalışma yapıyoruz. Ayrıca Güneysu’ya zenginlik katacak geniş alana yayılmış ekolojik otel formatında planlama çalışmalarımızı kaymakamlığımız ve DOKA işbirliği ile yürütüyoruz. Güneysu en kısa sürede eksiklerini tamalayacak ve örnek gösterilecek konaklama tesislerine sahip olacak.

Güneysu’nun köylerinde çok sayıda kullanılmayan ya da yaz aylarında kısa süre kalınan evler var. Bu yapılar kamulaştırılarak veya teşvikle turizme kazandırılamaz mı?

Bu konuda yönlendirmelerimiz var. Fakat örnek bir uygulama olmadığından vatandaşımız potansiyeli hesap edemiyor. Örnek çalışmayı belediye olarak biz yapacağız. Hem vatandaşımıza örnek olacak hem de yıkılma riski taşıyan kültürel varlıklarımızı turizme kazandıracağız.

Yine ilçede tarihi köprü, değirmen ve serenderler (nayla) mevcut. Bu yapılar ön plana çıkarılamaz mı?

Kültür Bakanlığımız bu konuda bir planlama içinde. Belediye olarak değirmenlerimizi vatandaş işbirliği ile kullanılır tutuyoruz.

Millet Parkının kamulaştırması bitti mi? İlçenin neresinde konumlandırılacağı çok merak ediliyor.
İlçe girişinde, Emniyet Amirliği kavşağından başlıyor. Spor tesisleri ile eski karayolu ve yeni karayolu arasında 34 dönümlük bir alan. Kamulaştırma çalışmaları da başladı.

Güneysuspor başkanı olarak hedefiniz nedir?

Güneysuspor, yıllardır yöneticiliğini yaptığım, 5 yıldır da başkanlığını yürüttüğüm ilçemizin tek spor kulübü. 11 branşta 300’ün üzerinde sporcusu ile Güneysuspor Rize’deki en büyük, en aktif amatör spor kulübü. Ulusal ve uluslararası başarılara imza atmış, ülkemiz adına madalyalar kazanmış sporcularımız var.

DAĞA CAMİİ SEMBOL OLDU

Güneysu’nun en önemli simgesi haline gelen Dağa Camii ve çevre düzenlemesi gibi projeler devam edecek mi?

Evet, Dağa Camii ilçemizin sembolü haline geldi. Yerli ve yabancı turistler tarafından yoğun ilgi gören bir destinasyon konumunda. Gerek çevresine gerekse Dağa Camii ile Handüzü Yaylası arasında çalışmalarımızı kaymakamlığımız ve DOKA işbirliği ile yürütmekteyiz.

Yanlış anlamadıysam Arapdüzü ve Handüzü yaylalarında da yeni projeriniz var.

Arapdüzü Mesire Alanımız ve Handüzü Yaylasındaki tesislerimizin Milli Parklar tarafından ihalesi yapılmış ve özel teşebbüs marifeti ile ihya edilerek turizme hizmet edecek halde çalışmalar firmalar tarafından başlatılmıştı. Daha önce de bahsettiğim gibi Kaymakamlığımız ve DOKA işbirliği ile turizme yönelik ilçemize değer katacak bir alan için çalışma yapıyoruz. Örneğin yol çalışmamız devam ediyor. Alan için master palanı hazırlanmaya başlandı. Bünyesinde konaklama imkanı, mesire alanları, doğa ve adrenalin sporları ile içeriğini şu anda paylaşmak istemediğimiz çeşitli imkanların da bulunacağı bir kompleks planlıyoruz.  

Güneysu Belediye Başkanı Özer: Salgın çay üretimini aksatmayacak

KATARAHTE’Yİ REHABİLİTE EDECEĞİZ

Önceki yıl görme ve yüzme şansı bulduğum Katarahte Şelalesi ile ilgili bir plan var mı?
Katarahte Şelalesi ilgili kullanım imkanımızı ve kullanım kalitemizi artıracak kapsamlı bir rehabilite çalışması planlıyoruz. Çalışmalarımıza da başladık. 2021 yılı yazında inşallah bu projemizi nihayetlendireceğiz.

Güneysu içme suyu projesi merak ediliyor, ne kadar yol alındı?

İçme suyu açısından Rize’nin en rahat ilçelerindeniz. Kurucusu ve ortağı olduğumuz Andon İçme Suyu Tesislerinden su ihtiyacımızı karşılıyorduk. Alternatif olarak 2013 yılında Gürgen Bölgesinde özel idare işbirliği ile yaptığımız, son teknolojiye sahip Gürgen İçme Suyu Tesisi ile ikinci su kaynağı oluşturuldu. Sıfır kirlilik ve yüksek kalitede ilçemizin su ihtiyacını sadece Gürgen İçme Suyu ile bile karşılayabiliyoruz.

Keyf-i Balkon Projesi, yeni bir çalışma mı?

Karadeniz’in en önemli doğal güzelliklerinin başında derelerimiz geliyor. Keyf-i Balkon, Hükümet Konağı arkasından akan deremizin üstüne bir balkon şeklinde uzanan sosyal tesis projemizdir. İnsanımızın şıkır şıkır akan deremiz üzerinde keyifle yemek yiyebileceği, eşiyle dostuyla bir keyif kahvesi içebileceği, temiz ve kaliteli hizmetin uygun şartlarda sunulacağı ve tabi turizm altyapımızı destekleyecek sosyal tesisimiz olacak.

TOKİ KONUTLARI KISA SÜRE İÇİNDE TESLİM EDİLECEK

Günesu merkezde inşaa edilen TOKİ konutlarında oturumun ne zaman başlayacak?
TOKİ konutlarının yapısal eksikleri bitti ve teslim aşamasına geldi. Bazı yasal mevzuatlardan dolayı TOKİ daireleri teslim edemedi. En kısa zamanda hak sahipleri evlerine yerleşecek.

Afetzedelere verileceği açıklanan konutlarla ilgili teslim tarihi var mı?

Afetzede konutları biten TOKİ konutları içinde yer alıyor. Hak sahipleri ile aynı süreçte bu daireler de teslim edilecek.

Ayrıca yeni TOKİ projeleri olup olmayacağı merak ediliyor.

Küçükcami Mahallesinde kentsel dönüşüm kapsamında 180 konutlu ikinci etap projemiz ihale aşamasında. Talep doğrultusunda yeni toplu konut çalışmaları rezerv alanlarımızda devam edecek.

SAĞLIK ÇALIŞANLARININ YANINDAYIZ

Başkan Rıfat Özer, Güneysu Tenzile Erdoğan Hastanesi ziyaretinde “Koronavirüsle en ön safhada mücadele eden sağlık çalışanlarımızı tebrik ediyoruz. Virüs bulaşarak vefat eden doktorlarımıza, vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, tedavi görenlere ise acil şifalar diliyoruz. Güneysu Belediyesi olarak sağlık çalışanlarımızın her daim yanındayız” dedi.  

KAYNAK:TÜRKİYE GAZETESİ /DURSUN TOPÇU

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tunceli Terörün gölgesinden turizme: Rabat Vadisi ziyarete açılıyor Tunceli’de uzun yıllar güvenlik gerekçesiyle ziyaret edilemeyen Rabat Vadisi, son dönemde artan ilgiyle yeniden gündeme geldi. Bölgenin turizme kazandırılması için çalışmalar yürütülüyor. Tunceli’nin doğal ve tarihi zenginlikleri arasında yer alan, kent merkezine 20 kilometre uzaklıktaki Çemçeli köyüne bağlı Rabat Vadisi, geçmişte yaşanan terör sorunları nedeniyle uzun yıllar boyunca aktif şekilde kullanılamayan bölgelerden biri olarak kaldı. Ancak terörsüz Türkiye hedefiyle birlikte sağlanan huzur ortamı dolayısıyla vadi yeniden keşfedilmeye başlandı. İçerisinde barındırdığı tarihi kalıntılar, şelale ve köprü gibi yapılarla dikkat çeken bölge, özellikle doğa ve tarih meraklılarının ilgisini çekiyor. "Şehrimizin her alanında sadece huzur hakim" Bölgenin terörden arındırıldıktan sonra huzur içinde ziyaret edildiğini belirten Tunceli Valisi Şefik Aygöl, "Rabat Vadisi, Urartu dönemine giden bir tarihi olan özellikle o dönemden kalma tarihi kalesi, çok güzel şelalesi ve Osmanlı döneminden olduğu değerlendirilen bir de tarihi köprüsü var. Vatandaşlarımız burayı keşfetmeye başladı. Bu tarafa doğru yavaş yavaş ziyaret etmeye başladılar. Biz de bu yıl buraları sahiplenme yönünde çalışmalarımızı, projelerimizi hazırladık. İnşallah şehrimizin turizmine bu bölgeyi kazandıracağız. Bu kadar güzel bir alanı, bu kadar güzel bir vadiyi yıllardır terörden dolayı kullanamadık. Ancak şükürler olsun gezerken hemşehrilerimizin burayı çocuklarıyla beraber rahatça kullandığını görme fırsatı bulduk. Bunun en büyük nedeni şehrimizin her alanında sadece huzur hakim. Bu huzurun olduğu yerde de güzellikle olur, turizm olur açılışlar olur, güzel programlar olur, yatırımlar olur. Biz şehrimize, hemşehrilerimize buraları sahipleneceğimizi ifade ederken hem ülkemizin sınırları içerisinde, sınırların dışında bu memleketle bağı olan bütün hemşehrilerimizi bu bölgeye, Rabat Vadisine davet ediyoruz" diye konuştu.
İstanbul Prof. Dr. Şahin Uçar: "Kufi yazının yalnızca bir el becerisi değil, güçlü bir kompozisyon sanatıdır" Tarihçi, şair, müzisyen ve hattat Prof. Dr. Şahin Uçar, "Kitabına Göre Konuşalım" programında, kültür, tarih ve sanat üzerine değerlendirmelerde bulundu. Uçar, kufi yazının yalnızca bir el becerisi değil, güçlü bir kompozisyon sanatı olduğunu vurguladı. Tarihçi, şair, müzisyen ve hattat Prof. Dr. Şahin Uçar, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şubesi’nde düzenlenen "Kitabına Göre Konuşalım" programında, kültür, tarih ve sanat üzerine dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. "Kufi Script and Philosophy of History" adlı çalışması dolayısıyla gerçekleştirilen programda konuşan Uçar, kufi yazının yalnızca bir el becerisi değil, güçlü bir kompozisyon sanatı olduğunu vurguladı. Bu yazı türünün dikkat, sabır ve estetik idrak gerektirdiğini belirten Uçar, yetkinliğin uzun yıllara yayılan bir birikimle mümkün olduğunu ifade etti. Kendisinin çok kıymetli hocalardan ders aldığını dile getiren Uçar, Osmanlı kültürünün önemli temsilcilerinin yetiştirdiği bir gelenekten geldiğini belirterek, "İmparatorluk bakiyesi çok önemli bir mirastır. Ancak son dönemde bu kültür büyük ölçüde ortadan kalktı; kültürel alanda ciddi bir sığlaşma ve daralma yaşanıyor. Kültürsüzleşme ve dejenerasyon Türkiye için önemli bir meseledir" dedi. Tanzimat sürecine de değinen Uçar, bu dönemi "sahte bir biçimlenme" olarak nitelendirerek Batı taklitçiliğinin kalıcı bir katkı üretmediğini vurguladı. Modern çağın teknolojik gelişmelerine de değinen Uçar, özellikle yapay zeka konusunda temkinli bir yaklaşım ortaya koydu. Uçar, teknolojinin her zaman olumlu sonuçlar doğurmadığını belirterek, geleneksel kültürden uzaklaşmanın insanlık açısından ciddi bir kayıp olduğunu ifade etti. Hat sanatındaki gelişim sürecine de değinen Uçar, Kemal Batanay ve Hamit Aytaç gibi büyük ustalardan ders aldığını belirtti. Sülüs ve talik yazıda icazet seviyesine ulaşamadığını ancak kufi yazıda önemli bir ilerleme kaydettiğini ifade etti. Kufi’nin yeri 1970’lerden bu yana kufi yazı alanında eserler verdiğini söyleyen Uçar, 70’in üzerinde çalışmaya imza attığını belirtti. Bu çalışmaların bir kısmının müsvedde, bir kısmının ise sipariş üzerine hazırlandığını ifade eden Uçar, kufi yazının İslam medeniyeti içindeki yerinin tarih bağlamında ele alınması gerektiğini vurguladı. Eserlerinin izinsiz kullanıldığını gördüğünü dile getiren Uçar, hazırladığı kitapla birlikte çalışmalarını kayıt altına aldığını belirtti. Bu yönüyle eserin hem teorik hem de sanatsal bir bütünlük taşıdığını ifade etti. Programın kapanışında konuşan Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı da, Prof. Dr. Şahin Uçar’ın ilim ve sanat dünyasındaki müstesna yerine dikkat çekti. İstanbul Üniversitesi mezunu olan Uçar’ın hem yurt içinde hem de yurt dışında akademik faaliyetlerde bulunduğunu belirten Bıyıklı, onun tarih felsefesi alanında önemli bir birikime sahip olduğunu ifade etti. Gençlik yıllarında Süheyl Ünver, Kemal Batanay, Hamit Aytaç ve Münir Nureddin Selçuk gibi isimlerden dersler aldığını hatırlatan Bıyıklı, bu birikimin Uçar’ın çok yönlü kişiliğini şekillendirdiğini söyledi. Uçar’ın klasik ve modern şiir alanında da eserler verdiğini belirten Bıyıklı, aruz vezniyle yazılmış bir divana sahip olmasının onu çağdaş edebiyat içinde ayrıcalıklı bir konuma taşıdığını ifade etti. Konuşmasının sonunda Uçar’ın dil zenginliğine de değinen Bıyıklı, Türkçenin farklı lehçelerinin yanı sıra İngilizce, Farsça, Arapça, ayrıca bir ölçüde Rusça ve Latince bildiğini vurguladı. Uçar’ın yaşayan insan hazinelerimizden birisi olduğunu söyleyen Bıyıklı Türk okurunun son eserine gereken ilgiyi göstereceğine inandığını ifade etti. İki saat süren program soru cevap bölümünün ardından sona erdi.
Ankara Hazine ve Maliye Bakanlığından altın varlıklarındaki azalış iddialarıyla ilgili açıklama Hazine ve Maliye Bakanlığı, Hazine’deki altın varlıklarıyla ilgili iddiaların teknik bilgi eksikliğinden kaynaklı yanlış yorumlandığını belirterek, "Kamuoyuna yansıyan iddiaların aksine, Hazine’nin altın bakiyesindeki değişim bilinçli bir tercihin sonucu olup 2026 yılı borçlanma stratejisi çerçevesinde, altın cinsi borçlanmalara ilişkin çevirme oranları kontrollü bir şekilde düşürülmüştür" açıklamasını yaptı. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Bugün Sözcü Gazetesi’nde Erdoğan Süzer imzasıyla yayımlanan haberde, Hazine’nin altın varlıklarındaki azalışın sebebinin teknik bilgi eksikliğinden kaynaklı yanlış yorumlandığı görülmüş; aşağıdaki doğru bilgilendirmenin yapılması zaruri hale gelmiştir. Bakanlığımız borçlanma politikası, borç stokunun vade yapısı, faiz kompozisyonu ve risk profilinin bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmesi suretiyle, orta ve uzun vadeli stratejik ölçütler çerçevesinde yürütülmektedir. Bu kapsamda alınan borçlanma kararları, piyasa koşulları ve yatırımcı talebi gözetilerek, borç stokunun sürdürülebilirliği ile maliyet-risk dengesini muhafaza eden bir yaklaşımla şekillendirilmektedir. Bu kapsamda, kamuoyuna yansıyan iddiaların aksine, Hazinenin altın bakiyesindeki değişim bilinçli bir tercihin sonucu olup 2026 yılı borçlanma stratejisi çerçevesinde, altın cinsi borçlanmalara ilişkin çevirme oranları kontrollü bir şekilde düşürülmüştür. Bu tercih; altın cinsi borç stokunun toplam borç stoku içerisindeki payını azaltarak, borç kompozisyonunun daha dengeli hale getirilmesi ve piyasa risklerine maruziyetin sınırlandırılması amacı taşımaktadır. Bu çerçevede; 2026 yılının ilk 3 aylık (Ocak-Mart) döneminde altın cinsi iç borçlanma stratejimizde revizyona gidilmiştir. Vadesi gelen altın cinsi borçların tamamının yenilenmesi yerine, borç çevirme (roll-over) oranı bilinçli olarak yüzde 76 seviyesinde tutulmuştur. Ayrıca, çevrilen altın cinsi yükümlülüklerde vade yapısının çeşitlendirilmesine gidilmekte; bu suretle belirli dönemlerde yoğunlaşabilecek itfa riskinin önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Bu yaklaşım, borç servis profilinin daha dengeli ve öngörülebilir hale getirilmesine katkı sağlamaktadır. Altın cinsi borçlanmalara ilişkin söz konusu stratejik yaklaşım önümüzdeki dönemde de uygulanmaya devam edilecektir" denildi.
İstanbul Galatasaray’da 4 değişiklik Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, son oynadıkları Göztepe maçının 11’ine göre Kocaelispor karşısında 11’de 4 değişiklik yaptı. Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında evinde Kocaelispor ile karşı karşıya geliyor. Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk son oynadıkları Göztepe maçının 11’ine göre yeşil-siyahlılar karşısında 11’de 4 değişiklik yaptı. Buruk, Wilfried Singo, Eren Elmalı, Mario Lemina ve Yaser Asprilla’nın yerine Abdülkerim Bardakcı, Ismail Jakobs, Lucas Torreira ve Gabriel Sara’ya görev verdi. Sarı-kırmızılılarda tedavileri devam eden Victor Osimhen ile Yaser Asprilla kadroda yer almadı. Forvette Barış Alper Yılmaz Teknik Direktör Okan Buruk, Nijeryalı futbolcu Victor Osimhen’in yokluğunda forvette Barış Alper Yılmaz’a görev verdi. 27. hafta erteleme maçında Göztepe ile deplasmanda oynanan müsabakada da forvette oynayan Barış Alper, rakip fileleri 1 kez havalandırmıştı. Arjantinli golcü Mauro Icardi ise yedeklerde yer aldı. Galatasaray’ın 11’i Sarı-kırmızılılar karşılaşmaya; Uğurcan Çakır, Sacha Boey, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Ismail Jakobs, Lucas Torreira, Gabriel Sara, İlkay Gündoğan, Leroy Sane, Roland Sallai ve Barış Alper Yılmaz 11’i ile başladı. Yedeklerde ise Batuhan Şen, Mauro Icardi, Yunus Akgün, Eren Elmalı, Ahmed Kutucu, Kaan Ayhan, Renato Nhaga, Noa Lang, Wilfried Singo ve Mario Lemina bekledi. Günay Güvenç kadrodan çıkarıldı Daha önceden planlandığı şekilde ısınmada kendini deneyen kaleci Günay Güvenç, yeterince rahat hissetmemesi nedeniyle maç kadrosundan çıkarıldı. Günay’ın yerine Batuhan Şen kadroya alındı. 29 gün sonra evinde RAMS Park’ta en son 14 Mart’ta RAMS Başakşehir ile oynayan Galatasaray, daha sonra hem milli maçlar için verilen ara hem de Liverpool, Trabzonspor ve Göztepe müsabakalarını deplasmanda oynadı. Sarı-kırmızılılar, Kocaelispor maçıyla 29 sonra taraftarının önünde maça çıktı. Galatasaraylı taraftarlar, bu müsabakada da takımlarını yalnız bırakmadı. Tribünleri dolduran sarı-kırmızılı taraftarlar, yaptıkları tezahüratlarla futbolcuları müsabakaya hazırladı. Mircea Lucescu unutulmadı Geçtiğimiz günlerde vefat eden A Milli Futbol Takımı’nın, Galatasaray ve Beşiktaş’ın eski teknik direktörü Mircea Lucescu için müsabaka öncesinde 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Sarı-kırmızılı taraftarlar da Lucescu için pankart hazırladı. Kuzey tribününde olduğu yer alan açılan pankartta, Mircea Lucescu’nun 2000 yılındaki UEFA Süper Kupa maçındaki bir görseli ve ’Seni unutmayacağız’ yazısıyla yer aldı. Ayrıca barkovizyondan da Mircea Lucescu’nun Galatasaray’ı çalıştırdığı dönemdeki görüntüleri verildi. CEV Kupası şampiyon kadın voleybol takımı RAMS Park’ta CEV Kupası şampiyonu Galatasaray Kadın Voleybol Takımı oyuncuları ve teknik ekibi, müsabaka öncesinde taraftarın karşısına çıktı. Saha kenarına kazanılan kupayla gelen sarı-kırmızılılar, Galatasaray Başkanı Dursun Özbek ile birlikte basın mensuplarına poz verdi. Voleybolcular ve teknik ekip daha sonra Kuzey tribünün olduğu yere giderek, üçlü çektirdi ve şampiyonluğu taraftarlarla birlikte kutladı. Öte yandan Başkan Dursun Özbek, ’Seni sevmeyen ölsün’ tezahüratının söz yazarı Şakir Askan’a plaket verdi. Felipe Melo taraftarlarla maçı izledi Eski Galatasaraylı futbolcu Felipe Melo da Kocaelispor mücadelesini Kuzey tribününde taraftarlarla birlikte takip etti. Melo’ya sarı-kırmızılı taraftarlar yoğun ilgi gösterirken, bol bol hatıra fotoğrafı çektirdi.
İzmir Emre Belözoğlu: "Hakem bizi doğradı" Kasımpaşa Teknik Direktörü Emre Belözoğlu, Göztepe maçının ardından, "İki takımın oyuncuları da ellerinden gelen mücadeleyi ortaya koydular. Ne yazık ki Kasımpaşa’yı doğrayan ve bundan hiç çekinmeyen bir hakemle karşı karşıya kaldık" dedi. Trendyol Süper Lig’in 29. hafta maçında Kasımpaşa, deplasmanda Göztepe ile 3-3 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Kasımpaşa Teknik Direktörü Emre Belözoğlu, açıklamalarda bulundu. Oynadıkları oyunu değerlendiren Belözoğlu, "Futbolumuzun karşılığını aldığımız bir maçtı. Skoru 3-1, 4-1, 5-1 yapabileceğimiz çok rahat pozisyonlar bulduk. Rakibimiz tamamen tek planı olan, bunu iki senedir uygulayan güçlü, dinamik oyunculara sahip ve iyi yönetilen bir kulüp. Karşımızda ligin son iki senesinde büyük fark oluşturan bir takım olmasına rağmen bugün kazanmayı hak eden tek taraf bizdik. İki takımın oyuncuları da ellerinden gelen mücadeleyi ortaya koydular. Ne yazık ki Kasımpaşa’yı doğrayan ve bundan hiç çekinmeyen bir hakemle karşı karşıya kaldık. Çok mücadele eden 22 oyuncu için gerçekten üzgünüm, böylesine kötü bir hakemi hak etmiyorlardı" dedi. Maçın kırılma anlarına ve hakem hatalarına vurgu yapan Belözoğlu, "Maçın içinde hakem hatalarından başka Kasımpaşa adına kırılacak pek bir nokta görmedim. Zaten dar bir kadromuz var, sol bekimiz altı haftadır sakatlık yaşıyor. Ayağına kramp girdiği için onu oyundan almak zorunda kaldık. Belki hızlı bir şekilde beşli savunmaya dönecektik ancak o sırada penaltı pozisyonu yaşandı. Bunun dışında maçın nasıl 1-0’a geldiğini inanın bilmiyorum. Rakibin oyunda hiçbir pozisyonu veya bizi tehdit eden bir durumu yoktu. Skoru 3-1 yaptık, o noktadan sonra oyunun 3-2 olma ihtimali dahi yoktu. Penaltı kararları belliyken fazla konuşmak istemiyorum ancak maçın ikinci yarısında skor 3-1 iken Miroshi ikinci sarı karttan atamayan bir hakem vardı. Bence maçın gerçek kırılma anları bunlardı. Oyuncularımızla birlikte kendi bilgimiz doğrultusunda rakibi iyi analiz ettiğimizi düşünüyorum. Karşımızdaki güçlü takıma rağmen çok net bir şekilde üstün olan taraf bizdik" ifadelerini kullandı.