EKONOMİ - 25 Eylül 2019 Çarşamba 14:10

Halı saha sektörü kriz dinlemiyor

A
A
A
Halı saha sektörü kriz dinlemiyor

Ekonomik krizlerin etkilemediği sektörlerden biri de halı sahalar. İntegral Group Genel Müdürü Yavuz Macit, "Halı saha sektörü krizden olumsuz etkilenmiyor. Sektördeki büyüme trendi devam edecek" dedi.

Ekonomik daralmanın yaşadığı 2019’da büyüyen halı saha sektörü krizlere meydan okuyor. Küçük yatırımcının yatırımına değer katan halı sahalar uzmanlar tarafından son dönemin 'akıllı' yatırımlarından biri olarak görülüyor. Halı saha yatırımlarının krizden etkilenmemesinin altında yatan birçok sebep olduğunu dile getiren İntegral Group Genel Müdürü Yavuz Macit, "İnsanların ekonomik bir şekilde sosyalleşme ihtiyacı, futbolun hiç bitmeyen popülerliği, sağlıklı yaşam trendinin dünyada ve ülkemizde yükselmesiyle artan spor yapma isteği, bu nedenlerden bazıları" dedi.

Ucuz sosyalleşme adresleri

2008 krizinde de hizmet ve perakende sektörü ile spor endüstrisinin krizden en az etkilenen sektörler arasında olduğunu belirten Macit, "Fizibilitesi iyi yapılmış, genç nüfus yoğunluklu ve toplu taşımaya yakın bölgelerde kurulan halı saha tesisleri krizden etkilenmiyor. Şirket turnuvalarına ev sahipliği yapan, tesisinde sadece saha değil, kafe gibi insanların sosyalleşebilecekleri alanlar da oluşturan yatırımcılar bir adım öne çıkıyor" ifadelerini kullandı.

"Yatırımı 2 yılda amorti edebiliyor"

Bir yatırımın maliyetini ve geri dönüşünü doğru hesaplamanın yatırımı yapmak kadar önemli olduğuna vurgu yapan Macit, “Yatırım danışmanları, bir iş yatırımının 5 ile 7 yıl arasında geri dönüş sağlamasının başarılı bir yatırım olduğuna dikkat çekiyor. Halı saha yatırımlarında ise bu süre 2 yıla kadar düşebiliyor" şeklinde konuştu.

Halı sahaların kalitesini ve maliyetini etkileyen pek çok nokta olduğunu ifade eden Macit sahanın büyüklüğü, açık ya da kapalı oluşu, kullanılan çim halının FIFA standartlarında olup olmadığı ya da kullanılan sentetik çimin kalitesinin bu etmenler arasında olduğuna dikkat çekti.

Halı saha kurarken mevsim şartlarına dikkat edilmeli

"Her ne kadar futbol bir açık hava sporu olsa da kış şartlarının çok yoğun olduğu ve mevsimin uzun sürdüğü yerlerde açık halı saha yapımı mantıklı değil" diyen İntegral Group Genel Müdürü Macit şunları söyledi: "Kalitesi her geçen gün artan suni çim kaplama sahalar doğal çim sahalara göre daha fazla tercih ediliyor. Çünkü yeni nesil sentetik çimler FIFA standartlarını da karşılıyorsa doğal çimde oynamanın zevkini yaşatıyor. Üstelik bakım maliyetleri daha düşük ve sentetik çim sahalarda çok daha sık maç yapılabiliyor".

Maliyet ne kadar?

Halı sahaların maliyeti ise tesisin şartlarına göre değişiyor. Bin 500 metrekarelik açık halı saha ortalama 300 bin TL’ye kurulurken aynı ölçülerde kapalı sahanın maliyeti yaklaşık 500 bin TL civarında. 200 metrekarelik halı saha sosyal tesis maliyeti ise yaklaşık 250 bin TL olarak hesaplanıyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Erzurum Valisi Aydın Baruş’tan Kurban Bayramı mesajı: "Mazlum coğrafyaları unutmayalım" Erzurum Valisi Aydın Baruş, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, bayramın manevi iklimine vurgu yaparken Gazze, Doğu Türkistan ve diğer mazlum coğrafyalarda yaşanan acılara dikkat çekti. Vali Baruş ayrıca, Erzurum genelinde 11 günlük tatil boyunca huzur ve güvenliği sağlamak amacıyla toplam 9 bini aşkın kolluk personelinin görev başında olacağını açıkladı. Vali Aydın Baruş, yayımladığı Kurban Bayramı mesajında Erzurumluların bayramını tebrik ederek, kurban ibadetinin Allah’a teslimiyetin, merhametin ve fedakarlığın sembolü olduğunu belirtti. Mesajında Alvarlı Efe Hazretleri’nin dizelerine de yer veren Baruş, gerçek bayramın günahlardan uzaklaşıp gönül kırgınlıklarını sonlandırmakla mümkün olacağını ifade etti. "Sınırların ötesindeki muhtaçları unutursak bayramımız eksik kalır" Dünyanın çeşitli bölgelerinde zulüm ve yoklukla mücadele eden Müslümanların acılarını paylaşan Vali Baruş, "Bu bayramda sofralarımızı donatırken bir an durup düşünelim. Gazze’de bir anne çocuğunun mezarı başında bayram namazı kılıyor. Doğu Türkistan’da bir baba ezan sesi duymadan bir bayram geçiriyor. Arakan’da, Sudan’da, Yemen’de, Suriye’de kardeşlerimiz bir lokma ekmeği özlüyor. Sınırların ötesindeki muhtaç ile kurbanımız paylaşılamıyorsa, ibadetimiz ümmet olma şuurundan yoksun kalacaktır. İmkânı olan kardeşlerimin kurbanlarının bir kısmını mazlum coğrafyalara bağışlamasını istirham ediyorum" dedi. Erzurum’da bayram mesaisi: 9 binden fazla personel sahada Vatandaşların huzur ve esenlik içinde bir bayram tatili geçirmesi amacıyla valilik koordinasyonunda tüm güvenlik önlemlerinin alındığını belirten Baruş, 22 Mayıs Cuma gününden 1 Haziran Pazartesi gününe kadar sürecek 11 günlük tatil dönemine ait emniyet ve jandarma verilerini paylaştı: Emniyet Bölgesinde: 112 asayiş ekibi, 60 trafik ekibi olmak üzere toplam 2 bin 856 polis personeli, Jandarma Bölgesinde: 83 asayiş unsuru, 16 trafik timi olmak üzere toplam 6 bin 189 jandarma personeli 7/24 esasına göre sahada görev yapacak. "Kurallara uyalım, acıları paylaşmayalım" Vali Baruş, bayram günlerinin kazalarla gölgelenmemesi için vatandaşlara hayati uyarılarda bulundu. Sürücüleri trafik kurallarına azami riayet göstermeye davet eden Baruş; kurban kesimlerinde hijyen kurallarına uyulmasını, kesimlerin ehil kişilere yaptırılmasını ve yaşlı ile hastaların ziyaret edilmesinin ihmal edilmemesini istedi. Mesajının sonunda tüm kamu görevlilerinin ve Erzurum halkının bayramını kutlayan Vali Baruş, acil durumlar için vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden kesintisiz hizmet alabileceğini hatırlattı.
Kocaeli Sultan Abdülmecid’in şifa bulduğuna inanılan camide 100 yıllık kılıçla bayram hutbesi Kocaeli’nin İzmit ilçesinde fethin sembolü olarak 1332 yılında inşa edilen tarihi Orhan Camisi’nde, Kurban Bayramı namazı kılındı. Yüzyıllardır süregelen geleneğe uyularak bayram hutbesi, İslam’ın adaletini temsil eden 100 yıllık Osmanlı tören kılıcıyla irat edildi. Kente hakim bir tepede yer alan ve İzmit Körfezi manzarasıyla dikkati çeken 694 yıllık Orhan Camisi, Kurban Bayramı sabahında vatandaşların akınına uğradı. Bölgedeki en eski Osmanlı eserlerinden biri olan tarihi ibadethaneyi dolduran cemaat, bayram namazını eda etmek için saf tuttu. Namazın ardından İzmit Orhan Camisi İmam Hatibi Kenan Yılmaz, yüzyıllardır süregelen "kılıçla hutbe okuma" geleneğini yerine getirmek üzere minbere 100 yıllık Osmanlı tören kılıcıyla çıktı. Kenan Yılmaz, fethin sembolü olan caminin tarihini, geçirdiği restorasyon süreçlerini ve yüzyıllardır süregelen geleneği anlattı. Caminin 1330’lu yıllarda Sultan Orhan döneminde, şehzadesi Gazi Süleyman Paşa tarafından fethin sembolü olarak yaptırıldığını belirten Yılmaz, "Orhan Camimiz, yapıldığı tarihte yani 1330’lu yıllarda sade bir yapı olarak inşa edilmiş. Dönemin kale surlarının içerisine inşa edilmiş ki bugün dahi İzmit’i en geniş açıyla gören tepesindedir. Camimiz; manzarasıyla, manevi atmosferiyle ziyaretçilerin gerçekten memnun kalarak ve istemeyerek ayrıldıkları bir mekan olmaya devam etmektedir" ifadelerini kullandı. "1999 depreminde ağır hasar aldı, 4 yıl ibadete kapatıldı" Caminin tarihi boyunca birçok onarım gördüğünü aktaran Yılmaz, şöyle devam etti: "Bu onarımlardan Osmanlı dönemine ait, 1843 tarihine kadar bir onarım kaydı bulunmamakta bilinen. Ancak 1843’ten günümüze kadar 6 ayrı onarım kaydı bulunmakta. Bu onarımların en önemli ikisini zikredecek olursak; biri 1999 depremine aittir ki o dönemde Gölcük-Değirmendere merkezli gerçekleşen depremde birçok vatandaşımızı yitirdik. Allah-u Teala hepsine rahmetiyle muamelede bulunsun. Camimiz de o dönemde ağır hasar almış, 4 yıl ibadete kapatılmış. Camimiz bahçesine kurulan bir sahra çadırında ibadet devam etmiş. Camimizde 3 yıl boyunca herhangi bir çalışma yapılamamış. 4’üncü yıl hızlandırılmış bir çalışma yapılmış. Tabii o hızlandırılmış çalışma da çok aslına uygun yapılamadığı için onun telafisi 2015 yılında yapılan çalışmayla oldu. 2015-2017 yılları arasında 2,5 seneye yakın bir süre camimiz ibadete yine kapatıldı. O dönemde camimiz detaylı bir onarımdan geçti. Yapısal olarak, teknik-mekanik tüm yenilemeleriyle ve görünen bütün o güzel görsel özellikleriyle aslına uygun bir şekilde restore edilmiş oldu." Yılmaz, caminin 1843’te dönemin en detaylı restorasyonunu gördüğünü ve Sultan Abdülmecid zamanında birçok eklentiyle zenginleştirildiğine işaret ederek, şunları kaydetti: "O eklentilerden biri, şu anda altında bulunduğumuz 4 sütunlu ahşap iç kubbedir. Bir diğeri hanımların namaz kılması için tahsis edilmiş kadınlar bölümüdür. Bir diğeri de hünkar mahfili dediğimiz bölümdür ki; o bölüm de Sultan Abdülmecid Han’ın, burayı restore ederken geldiği, buraya geldiği zaman kaldığı bölümdür. O bölüm ile ilgili olarak şöyle anlatlır; Sultanımızın astım türü bir rahatsızlığı varmış. Burayı ziyaretinin rahatsızlığına iyi geldiğini, şifa bulduğunu görmüş. Buranın havasının rahatsızlığına iyi gelmesi sebebiyle ve geldiği zaman ecdat yadigarı bu tarihi camide konaklaması, bir yandan istirahatini yaparken diğer yandan ibadetini huzurla ifa etmesi niyetiyle, hünkar mahfili dediğimiz bölüm camimize kazandırılmış. Bu eklentilerle birlikte kürsümüz ve minberimiz de yine Sultan Abdülmecid döneminde yenilenmiş." Hutbeler kılıçla irad ediliyor Camide hutbelerin kılıçla okunduğunu vurgulayan Yılmaz, kılıcın sadece fethi değil, adaleti de temsil ettiğini dile getirdi. Yılmaz, "Hemen yanı başımızdaki komşu ilimiz İstanbul’umuzda Ayasofya-i Kebir Camisinde olduğu gibi, İzmit’te de Orhan Camisinde cuma ve bayram namazı hutbeleri kılıçla irad edilir. Burada kılıçla okunmasının birden fazla temsil ettiği mana vardır elbette. Bunlardan biri; kılıç, İslam’ın fetihlerini temsil eder. Yapılan fetihlerin bir yeri ele geçirmek, işgal etmek için değil; İslam’ı oralara da götürmek, İslam’ın adaletini oralara da götürüp oralardaki zulüm düzenini adalet düzenine çevirmek içindir. Kılıcımız bunu da temsil eder" değerlendirmesinde bulundu. Yılmaz, kılıcın aynı zamanda devlet sistemini ve otoritesini temsil ettiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: "Bununla birlikte burada bir devlet sistemi olduğunu, hiç kimsenin bir başkasının hakkını gasp etme yetkisi olmadığını, bir başkasına ceza verme yetkisi olmadığını, bunun ancak devlet eliyle yapılabileceğini temsil eder. Şu anda kullandığımız kılıcın tarihi olup olmadığı çok sorulan bir sorudur. Kılıcımız yaklaşık 100 yıllık tarihe sahiptir. Asıl tarihi kılıcımız ne yazık ki geçmişte çalınmış ama bugün biz mevcut kılıcımızla, yaklaşık 100 yıllık bir tarihe sahip son dönem Osmanlı tören kılıcıyla, camideki bu geleneği devam ettirmenin gayreti içerisindeyiz."
Erzurum Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin bayram namazını baba ocağı Uzundere’de kıldı Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bayram namazını baba ocağı olan Uzundere’de bulunan Uzundere Çarşı Camii’nde kıldı. Bayram namazının ardından cami önünde vatandaşlarla bir araya gelen Bakan Tekin, hemşehrileri ve babasıyla bayramlaştı. Vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan Tekin, birlik ve beraberlik mesajları verdi. Bakan Tekin yaptığı açıklamada, bayramların toplumsal dayanışma açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Öncelikle Erzurum’un en güzel ilçelerinden bir tanesi olan Uzundere’ye, memleketimize hoş geldiniz. Biz de bugün geleneklerimizde, örfümüzde olduğu gibi bayram sevincini dostlarımızla, akrabalarımızla ve büyüklerimizle yaşamak üzere memleketimize geldik" dedi. Milli ve manevi değerlerin yeni nesillere aktarılmasının önemine vurgu yapan Tekin, Milli Eğitim Bakanlığı olarak çocukların geleneklerine bağlı bireyler olarak yetişmesi için çaba gösterdiklerini söyledi. Bayramların küslüklerin sona erdiği, barış ve kardeşlik duygularının güçlendiği özel günler olduğunu ifade eden Tekin, Türkiye’de birlik ve beraberliğin daim olması temennisinde bulundu. Dünyada savaşların sona erdiği, insan haklarının ve barışın hâkim olduğu bir gelecek dileğinde de bulunan Bakan Tekin, konuşmasının sonunda tüm vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutladı.