GÜNDEM - 16 Kasım 2022 Çarşamba 11:06

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu ve bu çerçevedeki sosyal medya paylaşımları

A
A
A
Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu ve bu çerçevedeki sosyal medya paylaşımları

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu hakkında konuşan Avukat Cem Duman, “Bazı dönemlerde ülkemize karşı sergilenen menfur saldırılar sonucu özellikle sosyal medya paylaşımları ve haber kaynakları halk arasında korku ve paniğe sebep olmaktadır. Bu suç türü şikâyete tabi bir suç olmayıp resen soruşturma açılır. Bu suçun oluşması sonucu fail veya failler hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılır” dedi.

Avukat Cem Duman, halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu ve bu çerçevedeki sosyal medya paylaşımlarına değinerek, “Halkı galeyana getirmek, toplum içinde korku oluşturmak eylemleri Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen Kamu Barışına Karşı Suçlar Bölümü'ndeki suçlar (TCK m. 213-217) çerçevesindedir. Özellikle internetin gelişmesi ve sosyal medya kullanımının yaygınlaşması sonucu bir haberin yaygınlaşma hızı artmakta, konuya hâkim olmayan kişiler tarafından farklı yorumlanmasına sebep olmaktadır. Yeterli denetlenmeden, herkesin farklı bir yorum katması sonucu ilk paylaşım, önüne geçilemeyecek boyutlara ulaşmakta, ciddi sorunlara sebep olmaktadır. Her ne kadar sosyal medya hesapları üzerinde yapılan paylaşımlar kişinin özgür iradesi içinde olsa da bazı kişi ve grupların kötü niyetleri sonucu kamu barışına ciddi zararlar verebilmektedir. Öyle ki tek bir uydurma paylaşım ve bunun yayılması sonucu halk sokağa dökülebilir, haksız eylemler baş gösterebilir. Dolayısıyla bu tür kötü niyetli eylemleri engellemek için TCK çerçevesinde bu suç düzenlenmiş, internet ve sosyal medyanın yaygınlaşması sonucu yeni kanun maddeleri eklenerek, yeni kanunlar çıkarılarak güncel tutulması amaçlanmaktadır. Örneğin; halk arasında ‘Dezenformasyon Yasası’ olarak bilinen, 18.10.2022 tarihinde Resmi Gazete ’de yayımlanan “7418 Sayılı Basın Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”, bu tür kötü niyetli eylemlerin önüne geçebilmek için düzenlenmiştir” ifadelerin kullandı.

“Bu paylaşımlar ile halk; devlete, topluma, bazı kesimlere karşı kin ve nefrete sürüklenmektedir”

Suçun oluşması durumunda hapis cezasının verilebileceğinden bahseden Duman, “Bazı dönemlerde ülkemize karşı sergilenen menfur saldırılar sonucu özellikle sosyal medya paylaşımları ve haber kaynakları halk arasında korku ve paniğe sebep olmaktadır. Bu paylaşımlar ile halk; devlete, topluma, bazı kesimlere karşı kin ve nefrete sürüklenmektedir. Bu tür haber ve paylaşımlar halkı kin ve düşmanlığa tahrik ederek yalan haber paylaşım amacına hizmet etmektedir. Dolayısıyla bu eylem sonucu TCK MD.216’da düzenlenen halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama suçu oluşmaktadır. Bu suç türü şikâyete tabi bir suç olmayıp resen soruşturma açılır. Suçun faili herkes olabileceği gibi suçun mağduru tüm toplum da olabilir. TCK MD. 216/1 halkın bir kesimini diğer bir kesim aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek sonucu işlenir. Bu tahrik eyleminin kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlike ortaya çıkarması gerekir. Örneğin asılsız bir haber veya paylaşım sonucu tahrik edilen kişilerin, konuyla bağı olmayan kişi, sosyal sınıf, etnik gruba ve benzeri karşı saldırması bu suçu oluşturur. Bu suçun oluşması sonucu fail veya failler bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılır” şeklinde konuştu.

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçu ve bu çerçevedeki sosyal medya paylaşımları

“Kamu düzeni açısından açık ve yakın tehlikenin ortaya çıkmasına sebep olabilmektedir”

Açıklamasının devamında, toplumun hassas olduğu konularda yapılan paylaşımların, kamu düzeni açısından açık ve yakın tehlikenin ortaya çıkmasına sebep olabileceğini söyleyen Duman, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunun nitelikli hali TCK MD. 218’de düzenlenmiştir. Şöyle ki; ‘Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranına kadar artırılır. Ancak, haber verme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.’ hükmü ile ‘Kamunun Barışına Karşı Suçlar’ başlığı altında düzenlenen suçların basın ve yayın yoluyla işlenmesini cezayı artırıcı sebep olarak düzenlemiştir. Özellikle toplumun hassas olduğu konularda halkı bir kişiye, gruba, sosyal sınıfa ve benzeri karşı hareketlendirebilecek paylaşımların yapılması kamu düzeni açısından açık ve yakın tehlikenin ortaya çıkmasına sebep olabilmektedir” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Bilişim uzmanı uyardı: E-Devlet’in kopyalarıyla dolandırıcılığa dikkat Van’da bilişim uzmanı Bilgin Berge, dolandırıcıların e-Devlet’in birebir kopyalarını oluşturarak vatandaşları tuzağa düşürdüğünü belirterek uyarılarda bulundu. Dolandırıcıların özellikle sosyal medya üzerinden güvenilir ya da onaylı görünen sayfalar aracılığıyla link paylaştığını ifade eden bilişim uzmanları, vatandaşların bu tür bağlantılara doğrudan tıklamaması gerektiği konusunda uyarıyor. Paylaşılan bağlantının e-Devlet linki olduğu söylense bile emin olunmadan işlem yapılmaması gerektiğini belirten uzmanlar, güvenli yöntemin arama motoru üzerinden e-Devlet yazarak ya da doğrudan "turkiye.gov.tr" adresine girerek işlem yapmak olduğunu dile getiriyor. "Kimse durduk yere ücretsiz bir şey dağıtmaz" İHA muhabirine konuşan bilişim uzmanı Bilgin Berge, bu tür girişimlerin ilk kez yaşanmadığını ve benzer dolandırıcılık yöntemlerinin devam edeceğini belirtti. Dolandırıcıların genellikle insanların zaaflarını hedef aldığını ifade eden uzman Berge, "Bu nedenle öncelikle halkımızın bilinçli olması gerekiyor. Sosyal medyada güvenilir görünen, hatta onaylı bir sayfa dahi bir paylaşım yapıyorsa, doğrudan tıklamamak gerekiyor. Paylaşılan bağlantının e-Devlet linki olduğu söylense bile bundan emin olmadan işlem yapılmamalı. Zaten basit ve güvenli yöntemler var. Arama motoruna "e-Devlet" yazarak ya da doğrudan turkiye.gov.tr adresine girip ilgili başlığı aratarak o başvuru formuna ulaşabiliriz. Dolandırıcılar genellikle insanların zaaflarından faydalanır. Örneğin, ‘Daha önce kredi mi çektiniz? Kredinizin iadesi için tıklayın’ gibi ifadeler kullanırlar. Oysa yapılması gereken şey basittir: e-Devlet’e giriş yapar, ‘kredi iadesi’ diye aratırsınız. Eğer böyle bir hizmet varsa zaten resmi olarak karşınıza çıkar. Aynı şekilde para iadesi, sigorta iadesi ya da devletin ücretsiz bir şey dağıttığı yönündeki paylaşımlar da sıkça kullanılır. Açıkça söylemek gerekir ki, kimse durduk yere ücretsiz bir şey dağıtmaz. Eğer bir yerde paranın ya da iadenin reklamı yapılıyorsa, orada büyük ihtimalle bir dolandırıcılık vardır. Tıklamamak gerekir" dedi. "tc’ Türkiye’nin resmi uzantısı değildir" İnternette veya sosyal medyada gezinirken dikkat edilmesi gereken en önemli noktanın ‘alan adı’ olduğunu dile getiren Berge, "Önce site ismine, ardından uzantısına bakılmalıdır. Resmi kurumlar genellikle ‘gov’ uzantısını kullanır diye bir algı var. Ancak asıl önemli olan ‘gov’dan sonra gelen uzantıdır. Bu uzantı ‘.tr’ midir, yoksa başka bir ülkeye mi aittir? Dolandırıcılar farklı ülkelerden alan adı alarak bu güven algısını bilinçli şekilde oluşturur. Örneğin ‘.tc’ uzantısı sıkça kullanılır. Oysa ‘.tc’ Türkiye’nin resmi uzantısı değildir. Ancak birçok kişi bunu Türkiye’ye ait sanır. Dolandırıcının amacı da zaten bu güveni sağlamaktır. Vatandaş bu siteye tıkladığında ‘Bu güvenli bir site’ düşüncesiyle devlet bilgilerini girer ve bu bilgiler doğrudan dolandırıcının eline geçer" diye konuştu. "Bilgisayar okuryazarlığı dersi olmalıdır" Müfredatta bilgisayar operatörlüğünün olduğunu, ancak bilgisayar okuryazarlığının olmadığını ifade eden Berge, sözlerini şöyle sürdürdü: "Oysa bilgisayar okuryazarlığı, teknik detaylara boğulmadan herkesin anlayabileceği temel bilgileri kapsar. Operatörlük kadar kapsamlı değildir; 7’den 70’e herkesin anlayabileceği bir içerik sunar. Bu nedenle okullarda en az haftada bir saat bilgisayar okuryazarlığı dersi olmalıdır. Bunun yanında web okuryazarlığı ve temel siber güvenlik dersleri de müfredata eklenmelidir. Ayrıca bu eğitimler sadece okullarla sınırlı kalmamalıdır. Örneğin bir vatandaş telefon almadan önce kısa bir bilgilendirme eğitiminden geçebilir. Ya da evine internet bağlatmadan önce temel siber güvenlik konusunda zorunlu bir eğitim alması sağlanabilir. Belki 60 saatlik bir temel siber güvenlik eğitimi gibi uygulamalarla bu sorunların önüne geçilebilir. Bu tür önlemlerle hem bireysel farkındalık artar hem de dolandırıcılık girişimlerinin etkisi ciddi şekilde azaltılabilir."
Aydın Bozdoğan’da 2025 yılında 161 çift "Evet" dedi Bozdoğan Belediyesi Evlendirme Memurluğu 2025 yılı boyunca toplam 161 çiftin nikah akdini gerçekleştirdi. İlçede aile kurma heyecanı yaşayan çiftlerin en mutlu anlarının büyük bölümü Bozdoğan Belediyesi Nikah Salonu’nda gerçekleştirildi. Bozdoğan’da, 2025 yılı birlikteliklerin yılı olurken Belediye bünyesinde hizmet veren Evlendirme Memurluğu, yıl boyunca başvuruda bulunan 161 çiftin işlemlerini titizlikle tamamlayarak nikahlarını kıydı. Başkan Mustafa Galip Özel: "En büyük yatırım mutlu ailelerdir" Nikah istatistiklerini değerlendiren Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel, sağlıklı bir toplumun temelinin güçlü aile bağlarından geçtiğini vurgulayayıp "Vatandaşlarımızın en özel, en anlamlı günlerinde de yanlarında olarak, 2025 yılında 161 çiftimizin yeni bir hayata adım atmasına vesile olmanın gururunu yaşıyoruz. Gençlerimizin kurduğu bu yuvalar, ilçemizin geleceğine atılan en kıymetli imzalardır. Her bir çiftimize ömür boyu huzur ve mutluluk diliyorum" dedi. Başkan Özel, belediye olarak nikah işlemlerinde sürecin hızlı işlendiğini belirterek, "Çiftlerimizin bu tatlı telaşlarında yanlarında olmaya, işlemlerini en hızlı ve düzenli şekilde sonuçlandırmaya özen gösteriyoruz. Bozdoğan Belediyesi olarak aile kurumuna değer vermeye ve vatandaşlarımızın mutluluğu için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.