GÜNDEM - 15 Kasım 2015 Pazar 10:18

Harry Potter'ın uçan süpürgeli efsanevi maçı gerçek oldu

A
A
A
Harry Potter'ın uçan süpürgeli efsanevi maçı gerçek oldu

Dünya çapında önemli bir fantastik film ve kitap serisi olan Harry Potter'ın uçan süpürgelerle oynanan Quidditch maçı gerçek oldu.

Bursa'da Uludağ Üniversitesi öğrencileri çocukluklarında önemli bir yer edinen Harry Potter fantastik film ve kitap serisinde bulunan ve dünya üzerinde pek çok ülkede gerçeğine yakın şekilde oynanan Quidditch maçını Türkiye'ye de tanıtmak için Uludağ Üniversitesi Quidditch Topluluğu'nu kurdu. Filmde oyuncuların uçan süpürgelerle ve 1'i kanatlı Snitch topu olmak üzere 3 topla oynadığı oyun, pvc borular ve Snitch topunu kendisine bağlanan bir ip ucunda kaçıran bir yardımcı oyuncu eşliğinde iki takım ve toplamda 14 kişiyle gerçeğine uyarlandı. Çekişmeli ve sert geçen maçlar ise renkli görüntülere sahne oluyor.

"TEK EKSİĞİMİZ UÇAMAMAK"
Maç hakkında İHA muhabirlerine bilgiler veren ve Quidditch'in eşitliği sembolize ettiğini söyleyen Uludağ Üniversitesi Quidditch Takımı Kaptanı Talha Yapar, "Hem erkek hem de kadınlar beraber oynayabilir. Quidditch takımı 3 tane sayı atıcı, 2 tane vurucu, bir tane vurucu, bir tane de arayıcı yani 'snitch' yakalayıcıdan oluşur. 'Snitch' dediğimiz top normalde uçan bir top. Bizde ise bir kişi belirlenip 'snitch'i arkasına bağlayarak yakalamaya çalışıyoruz. Kalelerde bir kaleci bekliyor. Kaleci kendi alanında vurulamıyor. 3 tane sayı adamı var. Bunların hepsi kendi aralarında mücadele ediyor. Bizim oynadığımız Quidditch'in gerçeğinden en büyük farkı uçamamamız. Süpürge yerine ise şimdilik pvc boru kullanıyoruz" dedi.

ULUSAL VE ULUSLARARASI ÇAPTA TURNUVALAR DÜZENLENİYOR
Quidditch maçının gerçeğe uyarlandığından pek çok kişinin haberi dahi olmadığına değinen Kaptan Yapar açıklamasında, "Geçtiğimiz haftalarda Işık Üniversitesi'nde Quidditch Türkiye Kupası oldu. Biz bu turnuvada çeyrek finalde elendik. Şu an için Türkiye'de sadece üniversitelerin Quidditch toplulukları arasında yapılan bir spor" cümlelerine yer verdi.

"ARAGOG ÖRÜMCEĞİNİN ÇOCUKLARIYIZ"
Takım formalarında fazlaca dikkat çeken örümcek sembolünün anlamına da konuşmasında yer veren Yapar, "Bizim formalarımızdaki örümcek simgesi Aragog'dan geliyor. Aragog, Harry Potter filminde dev bir örümcek. Biz de onun çocukları manasında Aragog's olarak belirledik ismimizi" dedi.

"QUİDDİTCH BİR NESLİN HAYALLERİNİ GERÇEKLEŞTİRME FIRSATIDIR"
Quidditch'in bir neslin hayallerini gerçekleştirmesi için bir fırsat olduğunu belirten Uludağ Üniversitesi Quidditch Topluluğu Başkanı Gülin Sedenay Saylan, "J.K. Rowling tarafından yazılan Harry Potter kitaplarıyla büyüyen bir nesiliz. Harry Potter'dan esinlenerek gerçek dünyaya uyarlanan bu spora biz de üniversitemizde hayat vermek istedik. Bu sene biz de Quidditch topluluğumuzla, diğer topluluklar arasındaki yerimizi aldık. Bu süreçte bize Nilüfer Belediyesi de çok yardımcı oldu. Formalarımızı onlar yaptırdılar, saha imkanı sağladılar" diye konuştu.

"QUİDDİTCH TÜM DÜNYADA FUTBOL, BASKETBOL GİBİ BİLİNEN BİR SPOR OLACAK"
Topluluğun ulusal ve uluslararası turnuvalara katıldığını belirten Saylan, "Geçtiğimiz haftalarda düzenlenen Türkiye Kupası'na katıldık takım olarak ve çeyrek finalde elendik. Bir sonraki turnuva Adana'da yapılacak ve ona da katılmayı düşünüyoruz. Takım olarak ulusal ve uluslararası turnuvalarda Uludağ Üniversitesi'ni temsil etmeye çalışıyoruz. Toplulukta şu an için ortalama 40 kişi var ve sayı gittikçe artıyor. Sert bir spor olduğu için kızlar genelde çekiniyorlar ama şimdiye kadar ciddi bir sakatlık yaşayan olmadı. Yani herkes çekinmeden bu sporu yapabilir. Topluluk olarak ideallerimiz ise Uludağ Üniversitesi'ni ulusal ve uluslararası turnuvalarda şampiyon yapmak ve bu sporu futbol, voleybol, basketbol kadar konuşulan bir spor haline getirmek" şeklinde konuştu. 

ENVER FATİH TIKIR - MEHMET FARUK BEHDİOĞLU

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Türk Telekom 5G ile sanatta yeni bir devrin kapısını araladı "Herkes İçin 5G" vizyonu doğrultusunda yenilikçi uygulamalar geliştiren Türk Telekom, ’Devrim Erbil Dijital Resim Sergisi’ni ana destekçisi olduğu Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) sanatseverlerle buluşturdu. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin’in ev sahipliğinde gerçekleşen açılış, 5G teknolojisiyle gerçek ve sanal ortamın eş zamanlı deneyimlenebildiği yenilikçi bir sergi deneyimine sahne oldu. Türk Telekom, sağlıktan tarıma, sanayiden spora ve kültür-sanata kadar pek çok alanda yenilikçi çözümler geliştirmeyi sürdürüyor. 5G çağının sunduğu imkânlarla uygulamalarına hız veren Türk Telekom, "Herkes İçin 5G" vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği, sanat ve teknolojiyi aynı potada buluşturarak yeni nesil bir deneyim sunan ’Devrim Erbil Dijital Resim Sergisi’ni açtı. Türk Telekom’un teknoloji sponsoru ve ana destekçisi olduğu Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM), Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin’in ev sahipliğinde gerçekleşen açılışta ziyaretçiler, gerçek ve sanal dünyanın eş zamanlı kurgulandığı deneyimle buluştu. Proje kapsamında Devlet Sanatçısı Devrim Erbil’in, İstanbul’un simge yapılarını özgün üslubuyla yorumladığı eserleri fiziksel mekânda sanatseverlerle buluşurken, 5G teknolojisinin sağladığı yüksek hız ve düşük gecikme avantajıyla sanal gerçeklik (VR) ortamına birebir taşındı. Böylece ziyaretçiler, yalnızca izleyen değil, eserin içine dahil olan bir deneyim yaşayarak İstanbul’un büyüleyici silüeti içinde çok katmanlı bir yolculuğa çıktı. 5G teknolojisinin kültür ve sanat alanındaki potansiyelini somut bir deneyime dönüştüren sergi, şirketin gelecek vizyonunu ortaya koyuyor. "5G ile hayatın her alanında dönüşüm sağlıyoruz" Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Şirket olarak iletişimin her çağında olduğu gibi 5G çağının da öncüsü konumundayız. Uzun yıllara dayanan altyapı yatırımlarımız ve yenilikçi uygulamalarımızla 5G’yi yalnızca bir teknoloji değil; endüstriden sanata, eğitimden sağlığa kadar geniş bir ekosistemde dönüşüm sağlayan stratejik bir kaldıraç olarak konumlandırıyoruz. Türkiye’nin dijital geleceğini inşa ederken toplumsal fayda üretmeye odaklanıyor, bu vizyonumuzu somut projelerle hayata geçiriyoruz. Devrim Erbil Dijital Resim Sergisi de bu yaklaşımımızın güçlü bir yansıması niteliğinde. Bu projeyle, Devrim Erbil’in eserlerini 5G destekli dijital ortamla buluşturarak sanatın mekândan bağımsız hale gelmesine katkı sağlıyor, sanatçı ile sanatseverler arasında yeni nesil bir etkileşim alanı oluşturuyoruz. Gerçek ve sanal dünyanın eş zamanlı deneyimlenebildiği bu model, 5G’nin yüksek hız, düşük gecikme ve ileri bağlantı kabiliyetini somut bir deneyime dönüştürürken; kültür ve sanat alanında yeni nesil uygulamaların da önünü açıyor. Şirket olarak 5G’nin sunduğu imkânlarla geleceğin dijital dünyasını bugünden inşa etmeye devam ediyoruz" dedi. Dünyada ilk kez 5G teknolojisiyle kesintisiz ve gerçek zamanlı bir sanat deneyimi Serginin teknoloji altyapısını oluşturan 5G, ultra düşük gecikme, yüksek hız ve geniş kapasite avantajlarıyla fiziksel ve dijital dünyayı eş zamanlı olarak buluşturdu. Ziyaretçiler, İstanbul’un simge yapılarını konu alan eserlerin içinde serbestçe hareket edebilirken; istedikleri noktaya yönelip detayları çok yüksek çözünürlükte anlık olarak inceleyebildi. 5G’nin sağladığı akıcılık sayesinde deneyim, kesintisiz ve doğal bir akışta gerçekleşerek sanatla kurulan bağı daha derin ve etkileyici hale getirdi.
Konya Karatay’da mavi balonlar gökyüzüne bırakıldı Konya’nın merkez Karatay ilçe Belediye Başkanı Hasan Kılca, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında otizmli çocuklar ve aileleriyle bir araya geldi. Etkinlikte otizmin simgesi olan mavi balonlar gökyüzüne bırakılarak toplumsal farkındalığa dikkat çekildi. Karatay Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen program, otizmli çocuklar ve aileleri için anlamlı bir buluşmaya sahne oldu. Çocuklarla yakından ilgilenen Başkan Hasan Kılca, onların mutluluğuna ortak oldu. Programa; Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca’nın yanı sıra Konya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Arif Topal, Karatay İlçe Milli Eğitim Müdürü Turan Kayacılar ile otizmli bireyler ve aileleri katıldı. Kılca: Özel bireylerimiz ve ailelerimizin her zaman yanındayız Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, programda yaptığı konuşmada özel bireyler ve ailelerine yönelik desteklerin artarak devam edeceğini vurguladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü’nün gözetimindeki çocuklarla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu ifade eden Başkan Kılca, geçtiğimiz hafta da down sendromlu bireylerle, Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde bir etkinlik gerçekleştirdiklerini hatırlattı. Karatay’da yürütülen tüm çalışmalarda kamu kurumlarıyla birlikte hareket ettiklerini belirten Kılca, "Özel çocuklarımızı, özel bireylerimizi ve ailelerimizi her zaman önceliğimiz olarak görüyoruz. Kamu kurumlarımızla birlikte yürüttüğümüz hizmetlerde hem ulaşılabilir olmayı önemsiyor hem de ailelerimizin yükünü hafifletmek için gayret ediyoruz" dedi. Ailelerin büyük bir özveri ve sabırla çocuklarını yetiştirdiğine dikkat çeken Hasan Kılca, tüm aileleri tebrik ederek, "Sizlerin emeği çok büyük. Gösterdiğiniz şefkat, sabır ve özveri her türlü takdirin üzerindedir. Allah gücünüzü artırsın" ifadelerini kullandı. Kılca, özel bireylerin gelecekte kendi ayakları üzerinde durabilen, vatana ve millete faydalı bireyler olarak yetişmelerinin en büyük temennileri olduğunu sözlerine ekledi. Programın sonunda protokol üyeleri, çocuklar ve aileler hep birlikte mavi balonları gökyüzüne bırakarak otizme dikkat çekti.
Artvin Artvin’de 450 Butko zeytini fidanı toprakla buluşturuldu Artvin’de gerçekleştirilen fidan dikimiyle Butko zeytini üretiminin artırılması ve yeni bahçelerin kurulması hedefleniyor. Artvin’de, Çoruh Vadisi’nin mikroklima ikliminde yetişen Butko zeytininin yaygınlaştırılması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında 450 zeytin fidanı toprakla buluşturuldu. Artvin Valiliği öncülüğünde gerçekleştirilen zeytin ekimi kampanyası çerçevesinde, Artvin Ticaret Borsası tarafından Salkımlı köyü Toptancılar Sitesi mevkiinde oluşturulan alanda Butko zeytini fidanları dikildi. Fidan dikim programına katılan Vali Turan Ergün, kentte son yıllarda vatandaşlar, öğrenciler ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla geniş çaplı ağaçlandırma çalışmalarının sürdüğünü belirtti. Türkiye’nin ağaçlandırmada önemli bir konumda olduğunu ifade eden Ergün, Artvin’de de bu hassasiyetin yüksek seviyede olduğunu söyledi. Ergün, "Son iki yıldır yerleşim yerlerine yakın alanlarda, sadece Çoruh Vadisi’nde yetişen Butko zeytini fidanlarının dikimine ağırlık veriyoruz. Bugün de Ticaret Borsamızın koordinasyonunda 450 fidanı toprakla buluşturduk. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Butko zeytininin Artvin’in önemli marka değerlerinden biri olduğuna dikkat çeken Ergün, Çoruh Vadisi’nde zeytin bahçelerinin artırılması yönündeki çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ve yıl boyunca uygun dönemlerde fidan dikimlerinin devam edeceğini kaydetti. Artvin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akyürek ise Butko zeytininin kentin önemli tarımsal ürünlerinden biri olduğunu belirterek ürünün yaygınlaştırılması için çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Artvin zeytinyağının uluslararası bir yarışmada dünya birinciliği elde ettiğini hatırlatan Akyürek, Butko zeytini için yapılan coğrafi işaret başvurusunun bu yıl sonuçlanmasını beklediklerini söyledi. Akyürek, "Zeytin, Artvin’in ana ürünlerinden biriydi. Çoruh Vadisi’ndeki barajların yapımı sırasında önemli bir kısmı su altında kaldı. Ağaç sayısını artırarak bu kaybı telafi etmeyi amaçlıyoruz. Bu çalışmalarla Artvin zeytininin yeniden eski kapasitesinin üzerine çıkacağına inanıyoruz" diye konuştu.
Kocaeli Kayıplara karışan galericiden mağdura teselli: "Senin derdin 1, bizim 50, kendini üzme" Kocaeli’nin Darıca ilçesinde onlarca kişiden peşinat ve vadeli senetle araç alıp bir gecede dükkanı boşaltan firmanın yetkileri, sosyal medyadan "tehdit ediliyoruz, yurt dışına çıktık" açıklaması yaptı. Dolandırıldıklarını iddia ederek soluğu adliyede alan araç sahipleri duruma isyan ederken, firma sahibinin parasını isteyen bir mağdura gönderdiği mesajda "Senin derdin 1, bizim 50. Senden ricam, beddua etme. Kendini üzme, çoluk çocuğun var. Yüz yüze gelsek sonu cinayet olurdu" şeklindeki ifadeleri tepki topladı. Alınan bilgiye göre, internet üzerinden verilen araç ilanları vasıtasıyla araç sahipleriyle iletişime geçen ETA Oto Grup isimli firma, iddiaya göre bir miktar peşinat ödeyip kalan tutar için ileri tarihli senet vererek araçları satın aldı. Hafta sonu dükkanın boşaltıldığını ve firma yetkililerine ulaşılamadığını fark eden, aralarında 100’ü aşkın kişinin bulunduğu iddia edilen mağdurlar, topluca Gebze Adliyesine giderek yetkililer hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçlamasıyla şikayetçi oldu. Sosyal medyadan "yurt dışına çıktık" açıklaması İddiaların odağındaki ETA Oto Grup tarafından sosyal medya üzerinden yapılan yazılı açıklamada ise iflas kararı alındığı ve tehditler nedeniyle yurt dışına çıkıldığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi: "Değerli müşterilerimiz ve iş ortaklarımız, son dönemde yaşadığımız olağanüstü ve kontrolümüz dışında gelişen ciddi güvenlik sorunları nedeniyle sizlere bu açıklamayı yapma gereği duyuyoruz. Firmamız bünyesinde yürütülen vadeli araç alım süreçlerinde, vade tarihleri henüz dolmadan ödeme talep eden bir müşteriyle yaşanan anlaşmazlık ne yazık ki beklenmedik ve üzücü bir noktaya ulaşmıştır. Bu süreçte tarafımıza ve ailemize yönelik ciddi tehditler oluşmuş, fiziki güvenliğimizi riske atan durumlarla karşı karşıya kalınmıştır. Konu derhal resmi makamlara intikal ettirilmiş olup, hukuki süreç titizlikle devam etmektedir. Yaşanan bu gelişmeler sebebiyle hem kendi güvenliğimizi sağlamak hem de süreci sağlıklı bir şekilde yönetebilmek adına faaliyetlerimizi geçici olarak durdurmak ve yurt dışına çıkmak zorunda kaldık. Ancak bu olağanüstü koşullar, iş süreçlerimizin sürdürülebilirliğini ciddi şekilde etkilemiş ve tüm çabalarımıza rağmen şirketimiz için iflas kararı almak zorunda kalınmıştır." Açıklama şöyle noktalandı: "Bu karar, bizler için son derece zor ve üzücü bir adımdır. Buna rağmen hiçbir sorumluluğumuzu göz ardı etmiyoruz. Tüm müşterilerimizin mağduriyetlerini en aza indirmek ve çözüm üretmek adına hukuki ve finansal süreçler çerçevesinde var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Bizlere bugüne kadar güven duyan, sabır gösteren tüm müşterilerimize teşekkür ederiz. Süreci şeffaflık, sorumluluk ve iyi niyetle yönetmeye devam edeceğimizi bilmenizi isteriz. Anlayışınız ve desteğiniz için teşekkür ederiz." "Cumartesi satış verdim, pazar günü dükkanı boşaltmışlar" Adliye önünde açıklama yapan mağdurlardan Önay Göksu, firmaya tanıdık tavsiyesiyle gittiğini belirterek, "Aracımı 370 bin liraya verdim, 70 bin lira peşinat aldım. Senetli bir araç satışıydı. 4’üncü ayın 25’inde ödeme yapacaktı, yapmadı. Kendisi de iflas göstermiş. Bütün herkes mağdur. Gereken işlemlerin yapılmasını istiyorum. Pazarlık yaptık, işlemler yapıldı. Gün ve vade verdi. Senet şu an elimde. Benim gibi kaç kişi mağdur, buna çözüm arıyoruz. Dün galerinin önüne gittik, kimse yoktu. 150-160 kişi mağduruz. Telefonu da kapalı. Yurt dışına kaçtığını iddia ediyorlar ama bilemiyoruz. Şikayetçi olacağım" dedi. "Uzun süre güven verip al-sat yaparak müşterileri kendilerine çektiler" Bir diğer mağdur Gökhan Polat ise olayın planlı bir dolandırıcılık olduğunu öne sürerek şunları söyledi: "Etrafımızdaki insanlara uzun süre güven verip al-sat yaparak müşterileri kendilerine çektiler. İlan sitelerine koyulan ilanlarla iletişime geçiyorlar. 1 seneye yakın herkese güven verdiler. Sonra büyük bir vurgun yapmak için paraları topladı ve gitti. 320 bin liraya aracımı verdim, 50 bin lira peşin verdiler. Kalanını 1 ay vadeli yaptık. Cumartesi günü satışı verdim, pazar günü akşam dükkanı boşaltıp taşınmışlar. Planlanmış nitelikli dolandırıcılık bu. Olan borçlarımızı kapatıp, araçlarımızı yükseltecektik. Zor durumda kaldık. Telefonlarına ulaşamıyoruz, sosyal medyalarını kapatmışlar. Topluca şikayete geldik." Firma yetkilisi: "Kendini üzme, çoluk çocuğun var" Öte yandan, mağdurlardan birinin tepki içerikli mesajına firma sahibi tarafından gönderilen bir sesli mesaj da ortaya çıktı. Firma yetkilisinin o mesajda şu ifadeleri kullandığı duyuldu: "Benim senden bir ricam var; beddua etme, düşmez kalkmaz bir Allah. Bizim de çoluğumuz çocuğumuz var. Yalan haberlere itibar etmeyin. Şirketimiz battı, olabilir mi, herkesin başına geldiği gibi bizim de başımıza gelebilir. Biz kimsenin parasını alıp kaçmadık. Öyle bir durum olsa şu an şu dakika cevap veriyor olmam. Yaptığım hatalardan dolayı param gitti ama birisinin 3 milyonunu, 5 milyonunu alıp gittiysem Allah onu bana zehir etsin. Yanlış anlama, 3 gündür uyuyamıyorum. Senin derdin 1, bizim ki 50. Çoğu kişiden beddua mesajları alıyorum. Herkesin işini halletmek adına bir şeyler yapmam lazım. Yapmam lazım ki insanların parasını ödeyebileyim, insanlarla anlaşabileyim. Senden ricam, beddua etme. Allah işini gücünü rast getirsin. Bizim de başımızda çok sıkıntı var. Hiç sandığın gibi değil. Yaş olarak bizden çok büyüksün. Kendini üzme, çoluk çocuğun var. İnan biz her şeyin farkındayız. Biri daire alacak parasını bizden alamadı, adam çocuğunu hastaneye götürecek parasını alamadı. Biz bunların hepsinin farkındayız. Sence bu kadar vicdansız olabilir miyiz? Müşterimizden bile tehdit yemeye başladık. Ben orada olsaydım, insanlarla yüz yüze olsaydık, tehdit içerikli konuşmaları yüzüme yapsalardı daha farklı, kötü şeyler olabilirdi anlık gerilmeler ile. Cinayet olurdu bu işin sonu. Ödeme yapamayınca ne olacak, cinayet mi olsaydı."