GÜNDEM - 22 Nisan 2011 Cuma 22:33

Haydar Baş'tan büyük iddia

A
A
A
Haydar Baş'tan büyük iddia

Demokrat Parti Bursa Milletvekili Adayı ve Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 12 Haziran seçimlerinde her aileden 1 oy alacaklarını belirterek, "Seçmenin yüzde 55'i bizde. 12 Haziran seçimlerinde Türkiye'de 17 milyon kişiden oy alacağız. Güzel bir sinerji oluşturarak bu devi uyandıralım" dedi.

Yaklaşan genel seçimler öncesinde hazırlıklarını sürdüren siyasi partiler, milletvekilli adaylarını kamuoyuna tanıtıyor. Demokrat Parti (DP) Bursa İl teşkilatı, Bursa milletvekili adaylarını tanıttı. Bağımsız Türkiye Partisi ile Demokrat Parti'nin seçimlere birlikte hazırlanma kararının ardından Bursa'da DP'den 1. sıra milletvekili adayı olan Prof. Dr. Haydar Baş, Altınceylan Restoran'da partililerle buluştu. DP ile birlikte Türkiye'ye ciddi sanayi yatırımlarının olduğunu söyleyen Baş, Celal Bayar, Adnan Menderes, Süleyman Demirel, Turgut Özal, Tansu Çiller'in ülkeye önemli kazanımlar sağladığını dile getirdi.


"HER AİLEDE 1 DP'Lİ VAR"


DP'nin cumhuriyetin ikinci partisi olduğunu belirten Baş, 12 Haziran seçimlerinde 17 milyon seçmenden oy alacaklarını dile getirdi. Baş, "Türkiye İstatistik Kurumu'nun rakamlarına göre, Türkiye'de 17 milyon aile var. Her ailede mutlaka bir DP'li vardır. Fazla bir şey değil. Her aileden kendi oyumuzu istiyoruz. Bu da 17 milyon oy yapar ve bizi iktidara taşır. Sinerjiyi oluşturarak devi uyandırmalıyız. Var mısınız buna? DP, ulu bir çınardır. Bu ulu çınarı sulayacağız. Bu ulu çınarın dallarını budaklarını kısa zamanda yukarı çıkartacağız" diye konuştu.


Zamanında seçim vaatlerinde ev hanımlarına ve işsizlere maaş taahhüt ettiğinde kendisine 'deli' yakıştırması yapıldığını hatırlatan Baş, birçok siyasi partinin kendi projelerini seçim propagandasına koyduğunu dile getirdi. Baş, "Beni hep çekiştiriyorlardı. Bu iş olur mu diye? Bu projeler dünyada ilgi görmeye başladığı zaman ilk önce Has Parti ortaya çıktı. 'Ben 800 vereceğim' dedi. Ardından CHP '600 TL' vereceğini duyurdu. AK Parti 'çek vereceğim' dedi. Biz kaldık geride. Bunları Haydar hocadan alın desenize. Bizim anlayışımız ile onların anlayışı arasında fark var" ifadelerini kullandı.


Baş, iktidara gelmesi durumunda asgari ücreti 3 bin TL yapacağını öne sürdü. Baş, "Bunun kaynağı gayrisafi milli hasılattır. Bu parayı ev hanımı, vatandaşlık maaşı, burs, harç olarak geri vereceğiz. Piyasada müthiş bir rahatlık olacak. Kazancımız katlanacak. Biz 'bunu veririz' diyoruz" dedi.


"AMERİKA PARASI MORGA GİDECEK"


Avrupa Birliği'nin ayakta kalmak için kendi fikirlerine uymak zorunda olduğunu kaydeden Baş, milli paranın devreye sokulmasıyla Amerikan dolarının morga göndereceklerini kaydetti. Baş, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Ben bu işi iyi biliyorum. Benim tezim dünyayı kurtarır. Bu ülkeyi kurtarmak için yola çıktık. Bir yürek bin yürek olduk. Köle zihniyetine 'dur' demeye var mıyız. Türk lirasını hayata geçirecek olan Demokrat iktidarı olacak. Güne doğacak. Hep beraber bunları yaşayacağız. Allah'ın izniyle. Kır atı şaha kaldırmaya var mısınız?. Hiç endişe etmeyin. Bu işi yaparız. Amerika kim ki? Türk parasının dünya parası olduğu zaman Amerika parası morga gidecek"

 

YUSUF SERKAN YILMAZ - SÜLEYMAN AYDIN
BURSA

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Yerlikaya: "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" dedi. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından Mersin’de polis tarafından yapılan ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyona dair açıklama yaptı. Yerlikaya, operasyonda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüphelinin yakalandığını ve 14 şüphelinin tutuklandığını, 4 şüphelinin ise adli kontrol şartıyla bırakıldığını bildirdi. Aynı zamanda Yerlikaya, 27 adet araca da el konulduğunu belirtti. "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" Bakan Yerlikaya, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik polisimiz tarafından düzenlenen operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık. 14 şüpheli tutuklandı, 4 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. 27 adet araca el konuldu. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığımız ile EGM Asayiş Daire Başkanlığımız koordinasyonunda, Mersin Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu; yurt dışından kaçak yollarla ülkemize getirilen araçların şasi numaralarını ‘ağır hasarlı’ araçların şasi numaralarıyla değiştirerek, ağır hasarlı araçları tamir edilmiş gibi gösterip trafiğe çıkardıkları, çalıntı, gümrük kaçağı ve hacizli yakalamalı araçları parçalayıp yedek parça olarak piyasaya sürdükleri tespit edildi. Vatandaşlarımız ikinci el araç satın alırken çok dikkatli olmalı, aracı iyi kontrol ettirmelidir. Şüpheli bir durum varsa lütfen hemen 112 Acil Çağrı Merkezimize bildirin biz gereğini yapalım. Valimizi, Cumhuriyet Başsavcılığımızı, İl Emniyet Müdürlüğümüzü ve emeği geçenleri tebrik ediyorum."
Diyarbakır Diyarbakır’da hayvanların sessiz kahramanı Diyarbakır’da yaşayan Muhammet Bahattin Doğru, 10 yıldır sokak hayvanlarının yaşam mücadelesine umut oluyor. Geçimini bir inşaatta bekçilik yaparak sağlayan Doğru, bunun yanı sıra hurda eşyalar toplayıp satarak elde ettiği gelirle sokak hayvanları için mama, ilaç ve sağlık harcamalarını karşılıyor. Kendi imkânlarıyla ayakta durmaya çalışan Doğru, Diyarbakır’ın birçok noktasına arkadaşlarının ve gönüllülerin araçlarıyla ulaşarak düzenli olarak yemek ve mama bırakıyor. Doğru, 10 yılı aşkın süredir sokak hayvanlarıyla ilgili besleme ve çeşitli çalışmalar yaptığını belirtti. Doğru, "Sokak hayvanlarının dostluğunu gördükten sonra onlarla kaynaştım, bütünleştim. Bu dostluğu birebir yaşadım. Hayvanlar da Allah’ın yarattığı canlardır. Şantiyede çalışıyorum, şantiye elemanıyım. Buradaki imkanlarımla ve ayrıca topladığım hurdaları geri dönüşüm olarak satarak elde ettiğim gelirle sokak hayvanlarına destek olmaya çalışıyorum. Gördüğünüz gibi hem burada şantiyede hem de şantiye dışında; Çarıklı’da, Bağlar’da ve birçok bölgede sokak hayvanlarını besliyorum. Bugün o hayvanın dili yok, konuşamıyor, bir şey isteyemiyor. Allah, onları yaratmış ve bize emanet etmiş. Biz bu emanete sahip çıkmak zorundayız. Sokak köpekleri için, evcil olmayan hayvanlar için şunu söylüyorum: Merhamet, merhamet, merhamet. Merhametimizi onların üzerinden esirgemeyelim. Biz onlara baktıkça Allah-u Teâlâ da bize bakar. Biz onlara merhamet ettikçe Allah da bize merhamet eder. İslami ve dini boyutuyla ele aldığımızda da biz bu hayvanların açlığından, hastalığından ve yaşamından mesulüz. Bu meseleye bu bilinçle yaklaşmak gerekir. Buyurun gelin; biz gönüllüler, sivil toplum örgütleri olarak elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymuşuz. Gelin el birliğiyle bu artan popülasyonun önüne kısırlaştırmayla geçelim. Öldürmekle, katletmekle ya da hayvanları sokaktan uzaklaştırmakla bu sorunu çözemeyiz. Aksine daha fazla ölüme sebep oluruz" dedi. Kedi ile köpeğin bir arada yaşamasının mümkün olduğunu aktaran Doğru, "Gerçekten mümkündür. Gözünüzle gördünüz, eminim kayda da aldınız. Birlikte oynuyorlar. Yeter ki biz aralarına nifak sokmayalım, onları birbirine kışkırtmayalım. Sevdirelim. Sevdirmek, sevmek bizim görevimizdir. Bu, bizim en insani görevimizdir. Buradan annelere, cami imamlarına, öğretmenlere ve toplumda kanaat önderi olan herkese sesleniyorum. Gelin bu hayvanları çocuklarımıza öcü gibi değil, sevgiyle anlatalım. Merhameti aşılayalım. Bunun eğitimini, vaazını, terbiyesini çocuklarımıza verelim ki bu hayvanlar gelecekte zarar görmesin" diye konuştu. 10 yıl boyunca gördüğü en korkunç vakalardan birini geçen hafta Cuma günü Çınar’da yaşadığını söyleyen Doğru, "Akşam saat 21.35 sıralarında bana bir telefon geldi. Çınar’da yaralı bir hayvan olduğu, cinsel organının dışarıda olduğu söylendi. Muhtemelen bir cisimle zorlandığı ifade edildi. Bunun üzerine hiç durmadan ticari bir araçla olay yerine gittim. Gördüğüm manzara karşısında insanlığımdan utandım. Gerçekten insanlığımdan utandım. O köpeği alıp geldim. Gece saat 02.30’a kadar Diyarbakır’da açık veteriner aradım ama maalesef bulamadım. O can sabaha kadar benim misafirim oldu. Sabahleyin kliniğe, veterinere götürdüm. Zor bir ameliyat geçirdi; yaklaşık 5 saat sürdü. Ameliyat iyi geçti ancak maalesef ertesi gün, öğleden sonra saat 15.00 civarında canımızı kaybettik. Bu, beni yüreğimden yaralayan vakalardan biriydi. Umarım bir daha böyle şeyler yaşanmaz. Ama yaşanacak. Neden mi? Çünkü biz çocuklarımıza sevgiyi aşılamıyoruz" diye konuştu.