ASAYİŞ - 11 Mayıs 2019 Cumartesi 09:41

Haydarpaşa’da ortaya çıkan 1700 yıllık tarih havadan görüntülendi

A
A
A
Haydarpaşa’da ortaya çıkan 1700 yıllık tarih havadan görüntülendi

Tarihi Haydarpaşa Garı’na giden tren raylarının yapımı sırasında ortaya çıkan ve 1700 yıl kadar öncesine ait olduğu öne sürülen arkeolojik kalıntılar, İHA tarafından havadan görüntülendi. Görüntülerde geniş bir alana yayılan kent gözler önüne serilirken, kalıntıların 500 metre uzaklıktaki Ayrılık Çeşme durağına uzandığı öğrenildi.

İstanbul trafiğinin çözümüne büyük katkı getirmesi beklenen yeni banliyö hattı çalışması kapsamında raylar bir yandan yenilenirken, bir yandan da kazılar sonucu ortaya çıkan arkeolojik buluntular çıkmaya devam ediyor. Son olarak Tarihi Haydarpaşa Garı’nın peronlarına giren rayların yenileme çalışması sırasında ortaya çıkan ‘şehir’ bilim insanlarını ve meraklılarını adeta büyülüyor. 

Haydarpaşa’da ortaya çıkan 1700 yıllık tarih havadan görüntülendi

Oldukça geniş bir alana yayıldığı belirlenen arkeolojik buluntularla dolu alanın 1700 yıl kadar öncesine dayandığı tahmin ediliyor. Roma döneminde liman kenti olarak kullanıldığı değerlendirilen arkeolojik alandaki çalışmalar, uzman arkeologlar ve sanat tarihçileri tarafından yürütülüyor. 2018 yılının Temmuz ayında mühendislerin arkeolojik buluntularla ilk kez karşılaşması üzerine Haydarpaşa Kentsel ve Tarihi SİT Alanı’nda bulunmaya başlayan arkeolojik eserler, Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu kararlarıyla İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü denetimine verilmişti.

Roma dönemi olan 4. yüzyıla dayandığı kabul edilen buluntular, İHA tarafından havadan görüntülendi. Görüntülerde Haydarpaşa Garı’ndan başlayarak yüzlerce metre uzayan alandaki şehrin kalıntıları gözler önüne seriliyor. Öte yandan, alandaki işçiler ve bilim insanları da çalışmalarını büyük bir titizlikle sürdürüyor.  

Caner Evyapan - Metin Başar
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."