GENEL - 03 Ekim 2011 Pazartesi 11:29

Helikopter kazası film oluyor

A
A
A
Helikopter kazası film oluyor

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Merhum Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazası, 'Üşüyorum" ismi ile beyaz perdeye taşınıyor.

ALEV HAMİTOĞULLARI-FERRUH SERÇE-HALİL KARAHAN
İZMİR

Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazası gerçekten bir kaza mı suikast mi? Sorusundan yola çıkan İzmirli Ejder Yılmaz, Merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopter kazası ve ardından yaşananları sinemada topladı. 2004 yılında Ankara'da öğrencilik yıllarında Yazıcıoğlu ile kısa süreli bir tanışıklık yaşadığını söyleyen 33 yaşındaki Ejder Yılmaz, söz konusu kazadan bir hafta sonra Kahramanmaraş'a gittiklerini ve Keş Dağları'na çıkarak çeşitli incelemelerde bulunduklarını söyledi. Yılmaz, "Muhsin Yazıcıoğlu gerçekten bir kaza mı geçirdi aksi ise, neden öldürüldü? Neden ölüme terk edildi? O kazada gerçekten 5 kişi mi yaşamını yitirdi? Bölgede inceleme yaparken bu gibi çeşitli sorularla karşılaştım ve bunların cevabını da ancak sinemada anlatabileceğimi düşündüm. Bu yüzden kazayı ve kazadan sonraki ilk 5 günü anlatan zaman zarfını senaryo haline dönüştürdüm" dedi.

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu ve oğlu Furkan Yazıcıoğlu ile görüştüğünü ve ailenin de sinema projesine sıcak baktığını dile getiren Yılmaz, "Yazıcıoğlu ailesi ve biz de bunun bir kaza değil suikast olduğu kanısındayız. Çünkü kazadan sonraki ilk 5 günde neler yapıldı? Bir bakıyorsunuz AKUT ekiplerinin aramaları yanlış eksen üzerine kaydırılıyor. Neden Kayseri Valisi bir açıklama yaparken, Kahramanmaraş Valisi 'Yazıcıoğlu'nun kaburgaları kırık hastaneye intikal etmiştir' açıklamasında bulunuyor. İsmail Güneş'in 112 Acil servis personeli ile yaptığı görüşme sırasında 'Birileri geliyor' cümlesi neden montajlanmıştır? Yazıcıoğlu 8 ölümcül trafik kazası geçirmiş ve hepsinden de sağ kurtulmuştu. En son ise bir helikopter kazası ile yaşamını yitiriyor. Helikopter kazası tamamen bir suikasttir. Çünkü bu normal bir kaza değil. Tamamen suikaste itilmedir yani burada Yazıcıoğlu ve beraberindekileri ölüme götüren büyük bir sır var. Biz de bu sırrı sinema ile anlatmaya çalıştık" diye konuştu.

Senaryo aşamasında kazanın yaşandığı köydeki vatandaşlardan, BBP Genel Merkez'de görevli siyasilerden ve Devlet Denetleme Kurul raporlarından yararlandıklarını söyleyen Yılmaz, "Köyde yaptığımız araştırmada, 'kurtarılmak istenmeyen bir kazaydı, Yazıcıoğlu bile bile ölüme terk edildi' kanısını ortaya koydu. Bence Yazıcıoğlu bile bile cinayete kurban gitti, ölüme terk edildi. Çünkü arama çalışmalarında 4 köy aranıyor ancak kazanın olduğu köyde arama yapılmıyor. F16'lar neden kazanın yaşandığı köyün üzerinde hava şartları elverişli olmadığı halde uçuş gerçekleştiriyor? Genelkurmay neden bununla ilgili ciddi bir açıklama yapmıyor? Ben bu senaryoyu tamamladıktan sonra 'kaza mı? suikast mi?' ihtimalleri yeni yeni ortaya atılıyor.

YAZICIOĞLU'NU KENAN İMİRZALIOĞLU CANLANDIRACAK

Türkiye'de Yazıcıoğlu'nun istihbaratta donanımlı bir siyasi lider olduğunu ve bu yüzden çeşitli gizli örgütlerin Yazıcıoğlu'nun peşinde olduğunu kaydeden Yılmaz, "Muhsin Başkan, bir dönem Başbakan Erdoğan'a düzenlenmesi planlanan suikasti engellemiştir. Ayrıca Süleymaniye'de Amerikan Karargahı'nda yapılan gizli görüşmeye bir Türk siyasetçinin de katıldığı bilgisi Yazıcıoğlu'na ulaştırılmıştır. Bu yüzden bu suikastin arkasında İngiltere ve Amerika'nın olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu.

Film çekimlerine Kasım ayında İstanbul, Ankara, Sivas ve Kahramanmaraş'ta başlanacağını ifade eden Yılmaz, Yazıcıoğlu'nu Kenan İmirzalıoğlu'nun canlandırmasından yana olduklarını söyledi. Görüşmelerin sürdüğünü, henüz imzalar için masaya oturmadıklarını söyleyen Yılmaz, "Çok tepkiler ve tehditler aldık. Gerek siyasi kesimlerden gerek ise tanımadığımız insanlardan. Ama bu filmi çekmekten asla vazgeçmeyeceğiz" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."