BASKETBOL - 01 Eylül 2020 Salı 16:08

Hidayet Türkoğlu: “Basketbol Gelişim Merkezi'ni açmadan ayrılmak istemiyorum”

A
A
A
Hidayet Türkoğlu: “Basketbol Gelişim Merkezi'ni açmadan ayrılmak istemiyorum”

Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, yeni sezonda basketbol maçlarının seyircili olup olmayacağının Ankara’da bakanlıklarla yapılacak görüşmeler sonunda belli olacağını söyledi. Yeni dönemde görevine devam etmek istediğini de belirten Türkoğlu, “Türk basketbolu için iyi şeyler yapmaya çalıştık. Basketbol Gelişim Merkezi'ni açmadan buradan ayrılmak istemiyorum” dedi.

Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, düzenlediği basın toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Türkoğlu, son günlerde Merkezefendi Belediyesi Denizli Basket Takımı’nın iddiaları hakkında sert açıklamalarda bulundu. Merkezefendi Denizli’nin mali kriterleri yerine getiremediği için Süper Lig’de mücadele etme başvurusunun kabul edilmediğini belirten Türkoğlu, “Gündemde farklı insanların farklı şekilde yapmış olduğu yorumlar var. Biz Basketbol Federasyonu Yönetimi olarak bu göreve başladığımızdan bugüne kadar herkese eşit mesafede yaklaştık. İster istemez bir kısım insanlar kamuoyunu farklı bir şekilde bilgilendirmeye çalışıyorlar. Merkezefendi Belediyesi Denizli Basket Takımı ile bu süreçte birebir iletişim halindeydik. Yapılan yanlış bilgilendirmeler var. Bu süreçte Denizli halkına seslenmek istiyorum. Bazı beceriksiz yöneticiler yüzünden Süper Lig’de bulunamıyorsunuz. TBF’nin bu konuda hiçbir sorumluluğu yoktur. Bizler 21 Ağustos’a kadar gerek Genel Sekreterimiz gerekse Hukuk Danışmanızı Merkezefendi Belediyesi Denizli Basket takımıyla kontağa geçmiştir ama maalesef bazı beceriksiz arkadaşlar, satılmış site üzerinden kamuoyunu farklı yönlendirip, bazı olayları siyasileştirmeye çalışan ahlaksız bir grupla karşılaştık. Ben sporculuk hayatımda ve yöneticilik hayatımda hiçbir zaman sporu siyasete karıştırmadım, bunun kavgasını verdim. Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan Hanım federasyonumuzu ziyaret ettiğinde çok mutlu olmuştuk. Bu anlamda böyle satılmış site üzerinden halkı yanlış yönlendiren beceriksizler yüzünden Denizli Merkezefendi Süper Lig’de olamıyor. Umarım ki önümüzdeki dönemlerde daha akıllı yöneticilerle onları aramızda görürüz” diye konuştu.

“Seyirci konusunu Ankara’da görüşeceğiz”

Ligde maçların seyircili olup olmayacağı hakkında görüşmeler yapacaklarını belirten Türkoğlu, “Biz göreve geldiğimizden beri herkese eşit yaklaşan bir ekibiz. İlk hedefimiz her zaman bu markaların, kulüpler ve ortakları ile birlikte kararlar alarak yürümesidir. Acı çektiğimiz süreçler de oluyor. Mali açıdan aldığımız tedbirler, Türk Basketbolunun daha sağlıklı biçimde yürümesi için alınmıştır. Pandemi tüm dünyayı etkilediği gibi bizi de etkiledi. 11 Mayıs’ta liglerimizi sonlandırma kararı aldık. O günden bugüne sponsorlarımızla yaptığımız görüşmeler sonunda iki tarafa da zarar vermeyecek şekilde bizim yanımızda durdukları için teşekkür ediyoruz. Biz kamuoyunu bazı noktalarda bilgilendirmeyi kendimize görev edindik. Maçların seyircili olup olmayacağı konusunda çok soru alıyoruz. Sağlık Bakanlığımız ve Spor Bakanlığımız ile yapacağımız görüşmeler sonunda bunu tüm spor kamuoyu ile paylaşacağız. Yapacağımız görüşmelerde önceliğimiz sağlık. İnşallah az kapasiteli de olsa basketbolseverleri salonlarda görebileceğimiz bir süreç başlatmak isteriz. Bu süreç kolay olmuyor” ifadelerini kullandı.

“Ataman, Euroleague’den ceza alırsa biz öderiz!”

Anadolu Efes’in koçu Ergin Ataman’ın eleştirilerine de cevap veren Türkoğlu, “Çok değerli bir kulübümüzün çalışanı bizi her fırsatta eleştirmeye çalışıyor. Bu arkadaş geçen gün tekrar bizi eleştirirken istemeden de olsa bizi övdüğünü fark ettik. Öve öve bitiremediği Euroleague ama eleştirmekten de korktuğu Euroleague, bizim kararımızı emsal göstererek bir karar aldığını söyledi. Bizim ne kadar güçlü bir federasyon olduğumuzu gösterdi bu açıklama ile. Bu çalışanımız ama Euroleague hakkında yorum yapmıyor, ceza yüzünden. Bizi Euroleague’de temsil eden tek Türk antrenörü olarak Euroleague'i eleştirdiği takdirde alacağı her cezayı TBF ödeyecektir. Bunu buradan söyleyelim” şeklinde konuştu.

“İki görevi de layıkıyla yaptığımızı düşünüyorum”

Başkan Türkoğlu, genel kurulda aday olup olmayacağına ilişkin bir soruya, "Ben hayatını basketboldan kazanan bir insanım. Türkiye Basketbol Federasyonu başkanlığı benim fahri görevim. Bu görevi 2 dönem için üstlenmiştik. Dört yıldır görevdeyiz. Türk basketbolu için iyi şeyler yapmaya çalıştık. Ülke olarak zor süreçlerden geçtik ancak çok şükür sağlam şekilde ayakta duran bir ekibiz. Basketbol Gelişim Merkezi'ni açmadan buradan ayrılmak istemiyorum. Cumhurbaşkanı Danışmanlığı görevim de devam ediyor. İki görevi de layıkıyla yaptığımızı düşünüyoruz. Bu tesisin kapısını açmadan bırakmayı düşünmüyoruz” yanıtını verdi.

En yakın zamanda Basketbol Gelişim Merkezi'nin temelini atmak istediklerini vurgulayan Türkoğlu, "Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Türkiye Basketbol Federasyonu, bütçesinin yüzde 80'ini sponsorlar sayesinde ayakta tutan bir federasyon. İnşallah bu böyle devam edecek. Türkiye Futbol Federasyonu gibi bağımsızlığı hak eden bir federasyon olduğumuzu dile getirmek istiyoruz. Bağımsızlığı hak ettiğimizi düşünüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Merkezefendi ile TBF arasında ne olmuştu?

Türkiye Basketbol Federasyonu, ING Basketbol Süper Ligi'nin 15 takımla oynanacağını açıklayarak lige alınmak isteyen Merkezefendi Belediyesi Denizli Basket'e 'Kulüp Mali Denetim ve Lisans Talimatı’nda istenen şartları karşılayamaması' nedeniyle olumsuz yanıt vermişti. Bunun üzerine Denizli ekibi de, 'Kulübümüz 2020-2021 sezonunda BSL'de oynamak için müracaat etmiş ve belgelerini Basketbol Federasyonu'na sunmuştur. Kulübümüze eksik belge olduğuna dair usulüne uygun olarak gönderilmiş resmi bir yazı ulaşmamıştır. Üstelik, Bandırma ligden çekileli henüz bir gün olmuştur. Bu süreçte, bizzat Basketbol Federasyon başkanımız tarafından pazartesi fikstüre katılacağı söylenen kulübümüzün, yazılı ve görsel medyada da BSL'de olduğu yoğun şekilde dillendirilmiştir. Tüm Basketbol camiası, kulübümüzün BSL'de olmasından memnuniyetlerini belirtmiş ve bu karar sevinçle karşılanmıştır" şeklinde bir açılama yapmıştı.

Güven Mert Ercan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri "Bir Türkü, Bin Duygu" temalı konserin ilki Kayseri’de yapıldı Kadın İşbirliğini Geliştirme Derneği (KİGDER) ve Kayseri Kent Konseyi’nin işbirliği ile gerçekleştirilen "Bir Türkü, Bin Duygu" temalı Türk Halk Müziği konserinin ilki Kayseri’de düzenlendi. "Bir Türkü, Bin Duygu" temalı Türk Halk Müziği konserinin ilki Kadir Has Kültür Merkezi’nde düzenlendi. KİGDER Başkanı Dr. Sema Karaoğlu’nun şeflik yaptığı konsere çok sayıda vatandaş katıldı. Salonu dolduran vatandaşlar, türkülere alkışlarla eşlik etti. Konser öncesi açıklamalarda bulunan KİGDER Başkanı Dr. Sema Karaoğlu, "Konserlerimizin her biri özel ama bu kez daha özel bir konser yapıyoruz. 6 Şubat depreminden sonra biz dernek olarak deprem bölgelerinden elimizi hiç çekmedik. Özellikle Antakya, Defne ve Adıyaman’da çok var olmaya çalıştık. Buralara Kayserililerin de faydası çok oldu. Biz 3 yıl sonra Antakya’ya gittiğimizde böyle bir kültürel etkinliğe ihtiyaçları olduğunu gördük. Aslında bu konseri de Antakya için hazırladık. Ancak Kayserililerin de desteklerini unutmayıp, ‘biz bu konsere hazırlandık’ dedik. Kayserililerin desteği de hep yanımızdaydı. O yüzden konserimizin ilk ayağı Kayseri olsun diye düşündük. 6 Mayıs’ta Aksaray’da, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda da Defne Belediyesi’nin davetiyle konserimizi yapacağız. Repertuvarımız bölge insanının sevdiği hep birlikte söyleyebileceğimiz türkülerden oluşuyor. Yine çok güzel ve keyifli bir konser olacak. Kültürümüze sahip çıkmazsak, ‘biz bizi unuturuz’ şiarıyla gidiyoruz. Biz çok keyif aldık. Dinleyicilerimizde keyif alır umarım" ifadelerini kullandı. ’Bir Türkü, Bin Duygu’ temalı konserlerin ikinci ayağı 6 Mayıs’ta Aksaray’da, üçüncü ayağı da 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda da Hatay’ın Defne ilçesinde düzenlenecek.
Sakarya TBB’de kriz oluşturan ‘mektup’ gerginliği sonrası Alemdar’dan sert eleştiri Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) seçimlerinde yaşanan ve arbedeye dönüşen ’mektup’ gerginliğinin ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır" dedi. TBB Meclisi; Başkan, Meclis Başkanlık Divanı, İhtisas Komisyonu Üyeleri ile Encümen Üyeleri seçimi yapılması için Ankara’da bir araya geldi. TBB Başkanvekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in açılış konuşmasının ardından Divan’da konuşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, İBB davası kapsamında tutuklu bulunan ve İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun mektubunu okumak istemesi üzerine, salonda tepkiler oluştu. Çavuşoğlu’nun mektubu okumaya başlamasıyla birlikte AK Partili belediye başkanlarıyla CHP’li belediye başkanları arasında tartışma yaşandı. Belediye başkanlarının tartışmaları kısa sürede fiziksel arbedeye dönüştü. Tepkilerin ardından salonda bulunan bir grup kürsüye yöneldi ve bunun üzerine fiziksel arbede yaşandı. Yaşanan arbedenin ardından Olağan Meclis Toplantısı’na bir süre ara verildi. "Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır" Kamuoyunun gündemine oturan olaylı oturumun ardından Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, konuya ilişkin sosyal medyasından açıklamada bulundu. Alemdar, "Türkiye Belediyeler Birliği, kamu yararına çalışan, her görüşten belediye başkanının üye olduğu bir çatı kuruluşudur. Bu yapının tarafsızlığı ve kurumsal itibarı hepimiz için esastır. Kamusal bir statüsü olmayan ismin mesajını divanda okunması açık bir usul hatasıdır. Kurumların teamüllerine ve ciddiyetine gölge düşüren bu tür uygulamalar kabul edilemez. Her zemini siyasi ikbal için istismar etmeye kalkmak, en başta kurumlara zarar verir. TBB bir partinin arka bahçesi değildir, olmaz. Bu tavır, yerel yönetimlerin birlik ruhunu yaralar. Tekrar soruyoruz, ‘Bu yapılan doğru bir şey mi?" dedi.
İstanbul Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "2003’ten bu yana GAP’a yaptığımız kamu yatırımları 1.9 trilyon lirayı bulmuştur. DAP dediğimiz Doğu Anadolu bölgemizdeyse bu yatırımlar 1.4 trilyon lirayı aşmıştır. Çok ciddi kamu yatırımları yapıldı. Yollar inşa edildi, duble yollar, üniversiteler, havalimanları, hastaneler, kırsala götürülen hizmetler. Bütün bunlarla Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" dedi. Gaziosmanpaşa Belediyesi tarafından, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Buluşması programı düzenlendi. Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel ve çok sayıda milletvekili katıldı. Programda, Doğu ve Güneydoğu’ya yapılan yatırımlar ve bölgede yürütülen çalışmalar ele alındı. "Üretim geleneği, kalkınma yolculuğunda her zaman güçlü dayanaklarımızdan biri olmuştur" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin birlik ve beraberliğine vurgu yaparak, "Dayanışma, hemşerilik bağının nasıl canlı tutulduğunu gösteren güçlü bir tabloyu ortaya koymaktadır. Aynı şehirde yaşayan, benzer birikimleri paylaşan ve kökleri aynı yörelere uzanan insanlarımızın kurduğu bu ilişki, toplumsal dayanışmamızın en sağlam zeminlerinden birini oluşturmaktadır. Doğu ve Güneydoğu medeniyetlerin harmanlandığı, bu toprakların tarihi hafızasını ve kültürel birikimini ruhunda taşıyan müstesna bir coğrafyadır. Kadim şehirleri ve köklü mirasıyla bu bölgelerimiz, Türkiye’nin sarsılmaz gücünü ve zenginliğini de temsil etmektedir. Aynı zamanda bereketli toprakları, stratejik su kaynakları ve üretim kabiliyetiyle tarımın, ticaretin ve zanaatın can damarlarından biri konumundadır. Nesiller boyu aktarılan bu üretim geleneği, kalkınma yolculuğunda her zaman güçlü dayanaklarımızdan biri olmuştur. Ülkemizin gücüne güç katan kalkınma potansiyeline büyük destek olan bölgelerimizdir. Maalesef bu bölgelerimiz, uzun yıllar boyunca terörün gölgesinde baskılanmış, bu durum şehirlerimizin kalkınmasını, ekonomik büyümesini, sahip olduğu büyük potansiyeli tam anlamıyla kullanmasını engellemiştir. Ancak Türkiye, bu makus tarihi bir daha geri gelmemek üzere tarihe gömme iradesini kararlılıkla sergilemektedir" şeklinde konuştu. "Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" Sağlanan huzur ortamıyla birlikte bölgede ekonomik hareketliliğin arttığını belirten Yılmaz, "Değerli hemşehrilerim, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da son yıllarda ortaya çıkan tempo, atılan adımların sahada nasıl bir karşılık bulduğunu açık bir şekilde gösteriyor. Bölgeler arası gelir farkının belirgin bir şekilde gerilemesi, GAP ve DAP bölgelerimizin milli gelirden aldığım payın artması ve ihracatı 2002 yılında sadece 800 milyon dolar olan ihracatın, geçtiğimiz yıl 13 milyar doları bulması bu değişimin bazı göstergelerinden olarak ifade edilebilir. Bu dönüşüm tabii ki kendiliğinden olmadı. Bu ekonomik gelişme kendiliğinden olmadı. Bunun arkasında bir zihniyet var. O zihniyeti de Sayın Cumhurbaşkanımız şöyle ifade ediyor, batıda ne varsa doğuda da o olacak. Kuzeyde ne varsa güneyde de o olacak. Bütün ülkemize, 86 milyona belli hizmetleri aynı standartta götüreceğiz. Bu zihniyetin bir neticesidir ki, Doğu ve Güneydoğu’ya bu dönemde muazzam kamu yatırımları yapılmış. 2003’ten bu yana GAP’a yaptığımız kamu yatırımları 1.9 trilyon lirayı bulmuştur. DAP dediğimiz Doğu Anadolu bölgemizdeyse bu yatırımlar 1.4 trilyon lirayı aşmıştır. Çok ciddi kamu yatırımları yapıldı. Yollar inşa edildi, duble yollar, üniversiteler, havalimanları, hastaneler, kırsala götürülen hizmetler. Bütün bunlarla Doğu, Güneydoğu artık farklı bir noktaya gelmiş durumda" dedi. "Biz, laf üstüne laf koyan anlayışla değil, taş üstüne taş koyan, sorunları çözen hükümetler olarak son 23 yılda çok büyük ilerlemeler kaydettiğimize inanıyoruz" Sadece kamu yatırımlarıyla bir bölgenin, bir ülkenin gelişmesinin mümkün olmayacağına da değinen Yılmaz, "Kamu yatırımlarının yanı sıra, özel sektör yatırımlarının da artması lazım. Burada, Doğu’dan, Güneydoğu’dan gelmiş, İstanbul’a, metropollere yatırım yapmış, birçok iş insanımız da var. Huzur, güven ortamı zamanında olsaydı, belki hiç gelmeyecekti bu insanlar, orada yatırım yapacaklardı. Sadece Doğu’da, Güneydoğu’da değil, tüm ülkemizden, iş dünyasının çok daha fazla özel sektör yatırımı yapabileceği bir ortamı da tesis etmiş durumdayız. Gerek, huzur güven ortamıyla, gerek altyapıya yaptığımız yatırımlarla, gerek insan kaynağına, eğitime yaptığımız yatırımlarla ve bunları tamamlayıcı sunduğumuz teşviklerle, Doğu Güneydoğu’da özel sektör yatırımlarına da ayrı bir güç veriyoruz. Bunun sonuçlarını önümüzdeki dönemde daha fazla göreceğiz. Sulama projelerimizle yüz binlerce hektar arazi sulanabilir hale gelmiş, organize sanayi bölgelerimiz genişletilmiş ve yüzbinlerce insanımıza iş imkanı sağlanmıştır. Tarımdan, sanayiye, ulaştırmadan, lojistiğe ulaşan bu yatırımlar, bölgenin üretim kapasitesini kalıcı bir şekilde güçlendiren bir değişim sürecinin kapısını açmıştır. Sloganlarla, içi boş tartışmalarla ne bir şehrin, ne de bir bölgenin bir yere ulaşması mümkün değil. Biz, laf üstüne laf koyan anlayışla değil, taş üstüne taş koyan, sorunları çözen hükümetler olarak son 23 yılda çok büyük ilerlemeler kaydettiğimize inanıyoruz" diye konuştu.