SAĞLIK - 23 Şubat 2021 Salı 09:54

Hidrosefali hastalığı belirtileri ve tedavi yöntemleri

A
A
A
Hidrosefali hastalığı belirtileri ve tedavi yöntemleri

Halk arasında, beyinde su toplaması olarak bilinen, bebeklerde ve çocuklarda görülen hidrosefali hastalığının belirtileri ve tedavisine ilişkin bilgilendirmelerde bulunan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alev Güner, “Tedavide esas prensip; olayı başlatan nedeni durdurmak ve yüksek basıncı düşürmek için tıbbi ya da cerrahi uygulamalardan mutlaka yararlanılmasıdır” dedi.

Beyin dokusu içindeki özel yapılardan üretilip beyin dokusunu çevreleyen yapılardan emilerek toplardamar sistemine aktarılan beyin-omurilik sıvısının hacim ve basınç olarak artışını belirten bir tıbbi terim olan hidrosefali hastalığı ile ilgili Beykent Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Alev Güner nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgilendirmelerde bulundu.
Dr. Öğr. Üyesi Alev Güner aynı zamanda, “Doğumsal ve edinsel olarak gelişebilir. Tıkayıcı ve ilişkili diye adlandırılan iki ana tipi vardır” dedi.

Dr. Güner, hidrosefali hastalığının muayenesinin basınç ve hacim artışı ile üç şekilde gelişebildiğini ifade etti:

• Yapımı arttıran değişiklik (Koroid pleksus papillomu gibi)
• Beyin - Omurilik Sıvısı dolanım yollarında olan engel (Doğumsal ve edinsel olabilir. Geçirilen enfeksiyon veya tümöral gelişim ile sıvı akışının engellenmesi söz konusudur.)
• Beyin - Omurilik Sıvısının emilimini engelleyen durum (Geçirilmiş Merkez Sinir Sistemi enfeksiyonu ya da Subaraknoid kanamaya neden olacak damarsal bozukluk söz konusudur.)

Uzman Dr. Alev Güner, doğum öncesi anne karnında başlayan ve orta hat gelişim anomalileri ile birlikte olabilen hidrosefali hastalığının, kafa kemikleri henüz kapanmadığı için baş çevresinin büyümesine neden olabileceğini belirterek, “Bu durum gebelik takibi sırasında ultrason ile kolaylıkla tespit edilir. Doğum sonrasında kafa kemikleri tam birleşmeden önce geçirilen enfeksiyon, kanama ya da Beyin - Omurilik Sıvısı dolanım yollarına baskı yapan tümöral gelişmeler hidrosefaliye neden olarak başın büyümesine yol açabilir. Bu durum gözlem ile ya da baş çevresi ölçülerek tespit edilebilir” ifadelerini kullandı.

Bu belirtilere dikkat!

Çocuklarda gözle görülebilen diğer değişikliklerin, gözlerin içe kayması ya da devamlı aşağıya doğru bakışın "batan güneş görünümü" olarak adlandırıldığını ve kolayca fark edildiğini belirten Güner, “Baş ağrısı nedeniyle konuşma öncesi dönemde çocuklar devamlı ellerini başlarına doğru götürürler. Bu süreçte kusma olabilir. Bu kusmalar genelde sık ve fışkırır tarzda olup beslenme ile doğrudan ilişkili değildir. Bu durumlarda ultrason ile beyin boşluklarının genişliği kolayca saptanabilir. Kafa kemikleri kapandıktan sonra kafa içi basınç artışı baş çevresi büyümesine yol açmayacağı için baş ağrısı, kusma ve gözlerdeki kayma daha belirgindir. Beyin omurilik sıvısı basıncının artması, beyin dokusunun gelişimini engelleyerek çeşitli değişikliklere neden olur” şeklinde ifade etti.

Dr. Güner sözlerine şöyle devam etti; “Erişkinlik döneminde ise nedenler hemen hemen aynıdır. Beyin-Omurilik Sıvısı akışını engelleyen darlıklar anatomik boşlukların olduğu yapılar ile ilgilidir. Tanı yöntemi bilgisayarlı beyin tomografisi ve manyetik rezonans görüntülemedir. Tedavide esas prensip ise olayı başlatan nedeni durdurmak ve yüksek basıncı düşürmek için tıbbi ya da cerrahi uygulamalardan yararlanmaktır. Beyin-Omurilik sıvı yapımını azaltan ilaçlar sınırlı durumlarda yararlı olabilir. Cerrahi tedavide, yapımı ve basıncı artan sıvıyı vücudun başka bir bölümüne aktaracak bir ileti sistem (Shunt uygulaması) ile sağlamak ya da yüksek basınçlı sıvıyı, anatomik yolları cerrahi olarak birleştirerek beyinin basıncı düşük olan iletim sistemine bağlamak ana prensiptir.”
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya El emeği eserler beğenildi Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde üç yıl önce bir hayalle yola çıkan Şerife Çelik Sanat Atölyesi, Bedesten AVM’de açtığı stantla kursiyerlerinin el emeği eserlerini görücüye çıkardı. Tavşanlı ilçesinde sanatseverler anlamlı bir sergide buluştu. Şerife Çelik Sanat Atölyesi bünyesinde eğitim alan kursiyerlerin uzun süren çalışmaları neticesinde ortaya koydukları eserler, Bedesten AVM’de düzenlenen sergiyle vatandaşların beğenisine sunuldu. İki gün boyunca açık kalan sergi, sanatseverlerden tam not aldı. Serginin açılışında konuşan atölye kurucusu Şerife Çelik, sanat yolculuğuna üç yıl önce büyük bir hayalle başladıklarını ifade etti. Başarının tesadüf olmadığını vurgulayan Çelik, "Üç yıl önce bir hayalimiz vardı ve bu yola çıktık. Ancak hiçbir hayalin sihirle gerçekleşmeyeceğinin, gerçekten büyük bir çaba gerektirdiğinin farkındaydık. Biz de çok çalıştık, pes etmeden emek verdik" dedi. Atölyenin yakaladığı başarının bir ekip işi olduğunu belirten Şerife Çelik, eğitmen kadrosuna ve kursiyerlerine teşekkür etti. Çelik, "Arkamızda gerçekten güçlü bir ordumuzun olduğunu söyleyebilirim. Hocalarımızla birlikte çok güzel ve özel işler yaptığımıza inanıyorum. Bugün burada sergilenen eserler, o disiplinli çalışmanın ve sanat aşkının bir meyvesidir" ifadelerini kullandı. Bedesten AVM’de kurulan stantta sergilenen tablolar ve el sanatı ürünleri, ziyaretçiler tarafından büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı. Kursiyerlerin heyecanına ortak olan vatandaşlar, Tavşanlı’daki sanat faaliyetlerinin bu denli kaliteli bir boyuta ulaşmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler. İki gün süren etkinlik, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu.
Bursa Kışla birlikte gelen göz enfeksiyonlarına dikkat Kış aylarında gribal enfeksiyonların artmasına paralel olarak göz hastalıklarında da artış görülürken, uzmanlar vatandaşları bu konuda dikkatli olma konusunda uyardı. Kış aylarında sık karşılaşılan göz problemleri konusunda bilgi veren Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Hastalarımıza kış aylarında rahatsızlık veren sorunlardan biri de göz kuruluğudur. Kışın havalar yağışlı ve karlı geçmesine rağmen nem oranı düşük olduğundan hava oldukça kurudur. Ayrıca kış boyunca yanan kaloriferler, çalışan klimalar yeterince havalandırılmayan kapalı ortamlar bu etkilerin daha da artmasına yol açar. Özellikle uzun süre bilgisayar karşısında çalışan meslek grupları kuru göz rahatsızlığı açısından risk altındadırlar. Çünkü uzun süreli konsantrasyon gerektiren durumlarda insanlardaki mevcut göz kırpma sayısı azalmakta ve gözler daha çabuk kurumaktadır. Gözlerde batma, sulanma ve kızarıklık şeklinde kendini gösteren göz kuruluğunda, hastalara önerilerimiz, çalışılan ortamın nemlendirilmesi, bilgisayar karşısında daha sık göz kırpma ve göz hekiminin önereceği gözyaşı damlalarının kullanılması şeklindedir" dedi. Bir diğer problemin de gözde sulanma, kızarıklık, çapaklanma ile başlayan konjonktivitler olarak adlandırılan sorun olduğunu ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Kış aylarında virüslere bağlı hastalıkların artmasına paralel olarak özellikle gribal enfeksiyonların artış gösterdiği dönemlerde viralkonjonktivitin görülme sıklığı artmaktadır. Toplu yaşam alanları bu açıdan risk altındadır. Hastalık gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma ve ışığa karşı hassasiyet artışı şeklinde şikayetlere neden olur. Genellikle tek gözde başlayıp daha sonra diğer gözde de şikayetler ortaya çıkar. Gözün kornea dediğimiz saydam tabakasını tutarak görme azalması yapabileceğinden en kısa zamanda bir göz hekimine başvurmak gerekir. Hastalıktan korunmak için özellikle gözlerin çok ovulup kaşınmamasına, başkasına ait havlu, makyaj malzemesi ve benzeri şahsi eşyaların kullanılmamasına, bu tür hastalık belirtileri olan kişilerle yakın temastan kaçınılmasına ve el hijyenine dikkat edilmesi gerekir" diye konuştu. Ultraviyole ışınlarının da göz açısından riskleri olduğunu belirten İpçioğlu, "Kış aylarında sıcaklığın az olması, ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerinin de daha az olduğu anlamına gelmiyor. Kışın karların oluşturduğu parlama ve yansımalar bu etkileri daha da arttırmaktadır. Bu nedenle dışarıda uzun süre vakit harcama eğiliminde olan çocuklar, açık havada çalışan işçiler ve kar sporu yapanlar risk altındadır. Yaşa bağlı katarakt, yaşa bağlı makula dejeneresansı, pterjium, ve göz çevresi cilt kanserleri güneş ışığına bağlı göz hastalıklarından bazılarıdır" şeklinde konuştu.