DÜNYA - 30 Aralık 2019 Pazartesi 14:03

Hindistan’da 3 bin Hindu Müslüman oluyor

A
A
A
Hindistan’da 3 bin Hindu Müslüman oluyor

Hindistan’da sınıfsal çatışma nedeniyle 3 bin Hindu müslüman oluyor.

Hindistan’ın Tamil Nadu eyaletinde toplumsal alt kast olarak sınıflandırılan 3 bin Hindu, üst kasttan Hinduların zulmünden kurutulmak için müslüman olacağını duyurdu.

Hindistan’ın Tamil Nadu eyaletinde Nadur kasabasında yaşayan bir grup Hindu, alt sınıftan olmaları gerekçesiyle yıllardır üst kast tarafından zulüm ve eziyete maruz kalıyor. Durumla ilgili son gelişme ise 2 Aralık’ta meydana gelen bir kazanın ardından yaşandı.

Hindistan basınında yer alan bilgiye göre Nadur kasabasında iki kastın birbiriyle iletişime geçmemesi için mahalle arasında bir duvar inşa edildi. 2 Aralık tarihinde bu duvar, bölgede yağan şiddetli yağmur nedeniyle çöktü. Meydana gelen kazada alt kasttan 18 kişi hayatını kaybetti. Alt kast tarafından duvarı yaptıran Shiva Subramanium hakkında dava açıldı. Subramanium, polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Açılan davada iddialar arasına duvar sahibinin duvara herhangi bir kolon yaptırmadığı da eklenirken duvarı yaptıran Shiva Subramanium serbest bırakıldı.

Öte yandan, ölen Hinduların alt kasttan olması sebebiyle polisin harekete geçmediği iddia edildi. Bu ayrımcılık nedeniyle Nadur kasabasında yaşayan alt kasttan 3 bin Hindu müslüman olacaklarını duyurdu. Duyuruya göre, öncelikle 5 Ocak tarihinde kazada can veren 18 kişinin ailesiyle birlikte 200 Hindu ve daha sonra toplam 3 bin Hindu müslüman olacağını belirtti.

Konu ile ilgili alt kast topluluğu Genel Sekreteri Ilavane, “’Trajik olaydan sorumlu kişi 20 gün içinde kefaletle serbest bırakıldı. Ancak Genel Başkanımız Nagai Tiruvalluan demokratik bir şekilde adalet ararken gözaltına alındı. Zulüm öyle bir noktaya geldi ki, kuyudan su içmemize izin verilmiyor. Tapınağa gitmemize izin verilmiyor. Sokakta dövülüyoruz ama yine hakkımızda onlar dava açıyorlar. Sokakta cep telefonuyla konuşmamız engelleniyor. Özgür yaşam sürmemize izin verilmiyor. Onlar bize karşı her türlü insanlık dışı davranışı sergiliyor. Bu nedenle biz bu alt ve üst sınıf ayrımından kurtulmak için Müslüman olmaya karar verdik” şeklinde konuştu.

Bu olay Hindistan’ın sınıfsal çatışmalarını bir kez daha dünya gündemine taşıdı.

Moshıur Rahman

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Aydın’da bayram tıraşı telaşı başladı Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala Aydın il genelinde olduğu gibi Efeler ilçesinde de berberlerde yoğunluk yaşanmaya başladı. Bayram öncesi tıraş olmak isteyen vatandaşların akın ettiği berber dükkanlarında ustalar, gece geç saatlere kadar mesai yaparak müşterilerine hizmet veriyor. Aydın Berberler, Kuaförler ve Güzellik Salonları Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkan Vekili ve berber esnafı Uğur Arpağ, bayram öncesi yaşanan yoğunluğa dikkat çekerek vatandaşlara randevu almaları konusunda çağrıda bulundu. Bayramların esnaf için hem bereket hem de yoğun çalışma anlamına geldiğini belirten Arpağ, Efeler’deki berberlerin büyük bir özveriyle çalıştığını söyledi. Günün erken saatlerinden itibaren dükkanların dolduğunu ifade eden Arpağ, berber esnafının vatandaşların bayrama bakımlı ve mutlu girmesi için adeta zamanla yarıştığını dile getirdi. Bayram öncesi her yıl olduğu gibi bu yıl da ciddi bir yoğunluğun yaşandığını ifade eden Arpağ; "Vatandaşlarımız bayrama temiz ve bakımlı girmek istiyor. Bizler de esnaf olarak onların memnuniyeti için gece geç saatlere kadar çalışıyoruz" diyerek yoğunluk nedeniyle vatandaşların mağduriyet yaşamaması adına randevu sistemiyle gelmelerinin önemine dikkat çekti. Vatandaşlara çağrıda bulunan Arpağ, özellikle bayrama birkaç gün kala yoğunluğun daha da artacağını belirterek, "Esnafımız sabahın erken saatlerinden gece geç saatlere kadar büyük bir özveriyle çalışıyor. Ancak yoğunluk nedeniyle vatandaşlarımızın beklememesi için mutlaka randevu alarak gelmelerini tavsiye ediyoruz" dedi.
İzmir Kemik erimesinin tedavisinde uluslararası iş birliği İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde (İEÜ) görevli 5 bilim insanı, halk arasında kemik erimesi olarak bilinen ve genellikle 50 yaş üstü kadınlarda görülen osteoporoz hastalığının tedavisine yönelik ilaç geliştirmek amacıyla çalışmalara başladı. Kalça, omurga ve el bileği kırıklarına, şiddetli ağrılara ve boy kısalmasına neden olan osteoporoza karşı umut aşılayan, TÜBİTAK’ın 3 milyon liralık fon sağladığı proje, 24 ayda tamamlanacak. 50 bin ilaç molekülü incelenecek Uluslararası ikili iş birliği çerçevesinde Malta Üniversitesi’nden araştırmacıların da destek olacağı proje kapsamında, öncelikle osteoporoz ile ilişkili genler üzerinde araştırmalar ve biyokimyasal analizler yapılacak. Ardından da piyasada farklı hastalıklar için kullanılan ilaçlardan, osteoporozun tedavisinde de yararlanıp yararlanılamayacağını tespit etmek amacıyla 50 bin ilaç molekülü incelenecek. Bu test için yapay zeka destekli özel bir modelleme sistemi kullanılacak. Zebra balığı üzerinde denenecek Son olarak da tedaviye aday olarak geliştirilen ilaç, osteoporoz oluşturulmuş zebra balığı modeliyle denenecek. Laboratuvar ortamında balığın kemik yapısı değiştirildikten sonra uygulanacak bu ilaçla kemikte herhangi bir düzelme olup olmadığı anlaşılacak. Dünya genelinde milyonlarca hastanın yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen proje; İEÜ Genetik ve Biyomühendislik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zeynep Fırtına yürütücülüğünde, yine aynı bölümden Doç. Dr. Cihangir Yandım, Tıp Fakültesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Metiner Tosun ve Doç. Dr. Elif Barış ile Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kaya Oğuz tarafından tamamlanacak. 200 milyon kişiyi etkiliyor Çalışmaya ilişkin bilgiler veren Prof. Dr. Fırtına, kemik erimesinin dünya genelinde yaklaşık 200 milyon kişiyi olumsuz etkilediğini söyledi. Osteoporozun tedavisi için şu anda yan etkisi olmayan etkili bir ilacın bulunmadığını belirten Prof. Dr. Fırtına, "Osteoporoz, çoğu zaman sadece kemik yoğunluğundaki azalma olarak algılanıyor; oysa hastaların günlük yaşamında çok daha derin etkiler oluşturan bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu hastalık, kişinin en basit hareketlerini bile çekinerek yapmasına neden olabiliyor. Yürümek, eğilmek, eşya taşımak ya da tek başına dışarıya çıkmak gibi sıradan görülen davranışlar, zamanla ciddi bir kaygı kaynağına dönüşebiliyor. Kırık riskiyle yaşamak, hastalarda yalnızca fiziksel değil, duygusal ve sosyal açıdan da önemli bir yük oluşturuyor" diye konuştu. Bilgi üretimi, somut faydaya dönüşecek Proje kapsamında çok geniş bir ilaç havuzunu tarayacaklarını da ifade eden Prof. Dr. Fırtına, "Çalışmamızın en önemli yönlerinden biri; farklı hastalıklar için kullanılan geleneksel ilaçların, osteoporoz tedavisinde de değerlendirilme potansiyelini araştıracak olmamız. Yapay zeka destekli modelleme sistemi sayesinde çok sayıda ilaç molekülünü inceleyerek, süreci hem hızlandırmayı hem de daha güçlü adaylara ulaşmayı amaçlıyoruz. Ardından elde edeceğimiz verileri, deneysel modellerle destekleyerek bilimsel açıdan sağlam bir sonuç ortaya koymak istiyoruz. Amacımız, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen bu hastalık karşısında, yaşam kalitesini artırabilecek yenilikçi bir yaklaşım ortaya koymak ve bilimsel bilgi üretimini somut faydaya dönüştürmek" ifadelerini kullandı.