GÜNDEM - 14 Haziran 2023 Çarşamba 11:20

Hurda olarak aldığı minibüsü, hayranı olduğu ‘Çiçek Abbas’ minibüsüne çevirdi

A
A
A
Hurda olarak aldığı minibüsü, hayranı olduğu ‘Çiçek Abbas’ minibüsüne çevirdi

Ordu’da yaşayan kaporta ustası Gökhan Demirtaş, 4 yıl önce satın aldığı 1989 model minibüsü ‘Çiçek Abbas’ filmindeki araca benzetti.

Altınordu ilçesinde yaşayan Gökhan Demirtaş, babasının yıllar önce kullandığı ve kendisinin de şoförlüğü öğrendiği minibüsten 4 yıl önce satın aldı. Yeşilçam filmlerini de çok seven Demirtaş aracını hayranı olduğunu ve şimdiye kadar en az 100 kere izlediği 1982 yapımı Çiçek Abbas filmindeki meşhur kırmızı minibüse çevirmeye karar verdi. Yaklaşık 2 buçuk yıllık çabanın ardından filmdeki araca benzerken, Gökhan Demirtaş aracı görenlerin çok sevdiğini, satmayı düşünmediğini belirtiyor.

“İnsanlar ‘bunu neden aldın?’ diyorlardı, şimdi beğeniyorlar”

Aracını çok belirten Demirtaş, “Aracı 4 sene önce 38 bin TL’ye satın aldım ve o zaman görenler bunu neden aldığımı, toparlanamayacağını söyledi. Şu an bana maliyeti 150 bini geçti. İnsanlar baktıklarında hayran kalıyor, mutlu oluyorlar ve maziye dönüyorlar. Bu bende bir hastalık. Aracı bu hale getirmem yaklaşık 2 buçuk yıl sürdü, beni de çok uğraştırdı ama değdi” dedi.

“Dizideki gerçek minibüs mü? diye soruyorlar”

Aracı filmdekine olabildiğince benzetmeye çalıştığını ve insanlardan güzel karşılıklar aldığını kaydeden Demirtaş, “Fildeki gerçek minibüs olup olmadığını soruyorlar, çok ilgi çekiyor. Zaten babamdan kalan bir hastalıktı, kapımda 2 aracım daha var ama onları kullanmıyorum. Yeşilçam filmlerini çok seviyorum ama Çiçek Abbas filmini belki 100 defa izlemişimdir hiçbirinde sıkılmıyorum. Aracı satın almak isteyenler de oldu ama satmadım, satmayı da düşünmüyorum. Bir tane kız çocuğum var, o bu arabayı çok seviyor o nedenle duracak” ifadelerine yer verdi.

Hurda olarak aldığı minibüsü, hayranı olduğu ‘Çiçek Abbas’ minibüsüne çevirdi

Selim Kuşcu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."