GÜNDEM - 07 Haziran 2013 Cuma 09:38

İlk şarap ihracatı için 'kurban' kestiler

A
A
A
İlk şarap ihracatı için 'kurban' kestiler

Şarköy ilçesine bağlı 2 bin 500 nüfuslu Mürefte Beldesi’nden, dünyanın en kalabalık ülkesi 1 milyar 350 bin nüfuslu Çin’e, butik imalatçı şarap ihracatı gerçekleştirdi. Gönderilen ilk yüklü şarap partisi mal için dualar eşliğinde kurban kesildi.

YAKUP ÖNAL

1967 yılından bu yana şarap ürettiklerini ifade eden Aker Şarapçılık sahibi Mesut Aker, 2005 yılında değişen alkol yasasına kadar, toptancı şarap üreticisi konumunda olduklarını belirterek “Türkiye’nin bilinen büyük firmalarına ham madde olarak şarap veriyorduk. Bunlar arasında; Doluca, Kavaklıdere, Sevilen, Yazgan gibi büyük şarap firmaları ile yerel firmalar yer alıyordu. 2005 yılında toptan, dökme şarap satışının kaldırılmasıyla, şişelemeye geçtik. 2008 yılı sonunda da şişelenmiş ürünlerimizi piyasaya vermeye başladık. Türkiye’deki alkol üretilmesi ve piyasaya arzı ile ilgili çıkan zorluklar yurt dışında bizi bazı pazarlar aramaya yöneltti. Bu pazarlara uygun ürünler üretmeye çalıştık. 2008 yılında, bölgede üretilen, Gamay, Cabernet Sauvgion, Shraz, Cinsaut, Tatlı Semilyon üzümleri almaya başladık, onları işledik. Güzel şaraplar elde ettiğimize inanıyoruz.” dedi.

Ülkenin çeşitli yerlerine şarap numuneleri gönderdikten sonra, yurt dışında da Pazar arayışına girdiklerini ifade eden Aker “ Gönderdiğimiz numunelerden işe yaradı ve Çin Halk Cumhuriyeti’nden talep geldi. Son iki yıldır ürettiğimiz ürünlerimizin numunelerini Çin’in Şanghay şehrine gönderdik. Orada tadımı yapıldı, incelendi, tahlilleri yapıldı. Bu olay üç kez gerçekleşti. Ürünlerimize talep oldu. İlk parti olarak 20 bin şişe mal hazırlandı. Bu toplam ürünün 4 bin şişesini bölgenin tatlı semilyon üzümleri, 6 bin gamay, 6 bin Cabernet Sauvgnion, 4 bin de merlot olarak çalıştık, Harem adı verdiğimiz şaraplarımız ambalajlayarak sevkiyata hazır hale getirdik. Uzun bir yolculuktan sonra 10-12 derece soğuklukla Çin’e gönderiyoruz. Ürünümüzün 30 gün sonra teslim edileceği söylendi.” dedi.

Mürefte’den yola çıkan şarapların, Marmara Denizi, Ege Denizi, Akdeniz, Süveyş Kanalı, Hint Okyanusu gibi bir çok denizi geçtikten sonra Şanghay limanına ulaşacağını ifade eden Mesut Aker “Ürünümüz Çin’de talep görürse, bu derece büyük pazarda yer almakla, bölgemizin bir çok ürününü de orada değerlendirme şansı bulacağız. Bölgemizde sirke, zeytin, zeytinyağı gibi bir çok ürün üretiliyor. Bu bölgenin ekonomik anlamda kalkınmasına katkı da bulunabilecek çalışmalar içerisindeyiz.Bölgemizdeki diğer yerel şarapçılarımızın da ürünlerinin orada yer almasını sağlamak diğer bir hedefimiz.” dedi.

Mürefte’nin üzümleri şarapçılık açısından çok önemli bir değeri olduğunun altını çizen Aker Beldemizin toplam nüfusu 2 bin 500, bu kadar küçük nüfuslu bir yerden, dünyanın en yoğun nüfusu olan, 1 milyar 350 bin insanın yaşadığı Çin’e şarap göndermek bizim için onur verici bir durumdur.Bölgemizden yerel üretici olarak ilk ihracatı yapmamız nedeniyle, ilk parti malımızı kurban keserek, hayır duaları eşliğinde gönderdik.” dedi. Kesilen kurban kanını Mürefte Cami İmamı şarap fabrikasının alnına sürdü.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Tuzluca tuz mağaralarında bayram yoğunluğu yaşandı Iğdır’ın Tuzluca ilçesinde bulunan tuz mağaraları, şifalı havası ve doğal yapısıyla Kurban Bayramı tatilinde de yoğun ilgi gördü. Solunum yolu rahatsızlıklarına iyi geldiği belirtilen mağara, 9 günlük bayram tatilinde 16 binin üzerinde yerli ve yabancı turisti ağırladı. Iğdır’ın Tuzluca ilçesinde yer alan tuz mağaraları, bayram tatilinde yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olmaya devam ediyor. Doğal tuz oluşumları ve yer altındaki etkileyici atmosferiyle dikkat çeken mağara, özellikle astım, bronşit ve nefes darlığı gibi solunum yolu rahatsızlıklarına iyi geldiğine inanılan havası dolayısıyla sağlık turizmi açısından da önemli bir merkez olarak öne çıkıyor. Bayram tatillerinde yoğun ziyaretçi ağırlayan tuz mağaraları, 4 günlük Kurban Bayramı’nda yaklaşık 10 bin kişiyi misafir ederken 9 günlük bayram tatilinde ise toplamda 16 binin üzerinde yerli ve yabancı turisti ağırladı. Aileleriyle birlikte bölgeye gelen ziyaretçiler hem mağaranın doğal güzelliklerini keşfediyor hem de şifalı olduğu değerlendirilen havasından faydalanma imkanı buluyor. Tuz mağarası gişe personeli Cemil Gümüştekin, Kurban Bayramı ile birlikte açılış saatlerinde değişikliğe gittiklerini belirterek, "Çalışma saatlerimiz yaz uygulamasında sabah 09.00 ile akşam 18.00 arasındadır. Kışın ise sabah 08.00’de açıp akşam 17.00’ye kadar hizmet veriyoruz. Bayram dolayısıyla sabah 08.00 gibi açıyoruz. Akşam kapanış saatimiz ise ziyaretçi yoğunluğuna göre değişiyor. Bazen 19.00, bazen de 20.00’ye kadar açık kalıyoruz. Yoğunluk oldukça fazla. Bu yoğunluğun pazartesi gününe kadar devam etmesini bekliyoruz" dedi. Tuz mağarasının fotoğraflardan daha güzel olduğunu söyleyen Erkan Güzel ise, "Biz Bitlis’in Tatvan ilçesinde oturuyoruz. Doğu turuna çıktık. Önce Iğdır’a geldik, ardından Kars tarafına doğru geçeceğiz. Yol üzerindeyken tuz mağarasını da görmek istedik. Gezi öncesinde internette Iğdır’da gezilebilecek yerleri araştırırken tuz mağarasını gördük. Fotoğraflarda güzel görünüyordu ancak buraya geldiğimizde fotoğraflardan çok daha etkileyici olduğunu gördük. Burası kesinlikle görülmesi gereken bir yer. İnsan içeri girince gerçekten büyüleniyor. Oldukça etkileyici ve keyifli bir ortamı var" diye konuştu. Arkadaşlarının tavsiyesi ile tuz mağarasına geldiğini belirten Alaattin Günal, "Giresun’dan geliyorum. Iğdır’daki arkadaşlarımızın tavsiyesi üzerine Tuzluca tuz mağarasını ziyaret ettik. Daha önce hiç görmemiştim. Iğdır’a geldiğimizde, misafir olduğumuz aile dostlarımız burayı görmeden dönmememiz gerektiğini söyledi. Geldik ve gördük. Gerçekten devasa bir mağara. Herkese tavsiye edeceğim yerlerden biri. Çok güzel bir tuz mağarası" dedi. Ailesi ile fırsat bulduğunda sürekli tuz mağarasına geldiğini ifade eden Beran Kaylan, "Ben Iğdır’da yaşıyorum. Tuzluca ilçesi yakın olduğu için her yıl buraya geliyoruz. Her gelişimde buranın daha da geliştiğini görüyorum. Çok güzel bir yer. Türkiye’nin 81 ilindeki herkesin gelip burayı görmesini tavsiye ediyorum" şeklinde konuştu. Tuz mağarasının birçok rahatsızlığa iyi geldiğini söyleyen ve Kars’tan gelen Baran Genç ise, "Tuzluca mağarasını gezmeye geldik. Burası çok güzel ve görülmeye değer bir yer. Herkesi buraya davet ediyoruz. Kendi memleketimiz olmasına rağmen çok sık gelemiyorduk. Birkaç kişi bize tavsiye etti. Özellikle bazı rahatsızlıklara iyi geldiği söyleniyor. Bacak ağrısı çekenler ve nefes darlığı yaşayan kişiler için faydalı olduğunu duyduk. Bu nedenle hastalarımızı da sağlıklarına kavuşmaları ümidiyle buraya getirdik. Burayı herkese öneriyoruz" dedi. Gişe görevlisi Necmettin Bozyiğit, yaz aylarında da vatandaşların mağara içerisinin serin olması nedeniyle tuz mağarasını ziyaret ettiğini belirterek, mağaranın yılın her döneminde yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Bozyiğit, "Mağara, 2021 yılından bu yana aktif olarak hizmet veriyor ve halka açık. Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından ziyaretçiler geliyor. KOAH, bronşit ve astım hastalarına iyi geldiği belirtiliyor. Yaz-kış mağara içerisindeki sıcaklık yaklaşık 12 derece oluyor. Bu nedenle kışın sıcak, yazın ise serin bir ortam sunuyor" ifadelerine yer verdi. Iğdır turizminin önemli destinasyonları arasında yer alan tuz mağaralarının, her yıl artan ziyaretçi sayısıyla bölge ekonomisine de katkı sunduğu bildirildi.