DÜNYA - 22 Haziran 2025 Pazar 15:45 | Son Güncelleme : 22 Haziran 2025 Pazar 15:50

İran: "ABD ve İsrail, pişman olacakları karşılıkları beklemeli"

A
A
A
İran: "ABD ve İsrail, pişman olacakları karşılıkları beklemeli"

İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin İran'daki nükleer tesislere yönelik gerçekleştirdiği saldırıya ilişkin yayınlandığı bildiride, "Bugün ABD'nin yaptığı bu saldırı, İran'a meşru savunma hakkı kapsamında, saldırganların hayal bile edemeyeceği ve hesaplayamayacağı yöntemlerle karşılık verme hakkı tanımıştır. ABD ve İsrail, pişman olacakları karşılıkları beklemelidir" denildi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), ABD'nin İran'daki Fordow, Natanz ve İsfahan nükleer tesislerine yönelik gerçekleştirdiği saldırıya ilişkin bildiri yayımladı. Bildiride, "Cani ABD rejimi, bugün sabah erken saatlerde Siyonist rejimle tam iş birliği içinde, İran'ın barışçıl nükleer tesislerine yasa dışı bir askeri saldırı düzenleyerek açık ve eşi benzeri görülmemiş bir suç işlemiştir. Bu saldırı, Birleşmiş Milletler Şartı, uluslararası hukuk, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması (NPT) ve ülkelerin egemenliği ile toprak bütünlüğüne saygı gibi temel ilkelerin açık ihlalidir" ifadeleri kullanıldı.

"Ne saldırı başlatabilirler ne de ağır karşılıklarımızdan kaçabilirler"

Bildiride, saldırının ilk anlarından itibaren İran Silahlı Kuvvetleri tarafından ABD'nin operasyona verdiği desteğin açık şekilde gözlemlendiği belirtilerek, "Bu saldırı, saldırgan cephenin sahada üstünlük sağlayamadığını ve ağır karşılıklarımızdan kaçamayacağını bir kez daha göstermiştir. Onların ne saldırıları kendi başlarına başlatacak güçleri var ne de ağır karşılıklarımızdan kaçabilecek yetenekleri" denildi.

"Washington, ders almak yerine kendini ön safa koydu"

ABD'nin geçmişteki başarısızlıklarını tekrar ettiği vurgulanan açıklamada, "Washington, yaşadığı başarısızlıklardan ders almak yerine, barışçıl nükleer tesislere saldırarak kendisini doğrudan bu saldırının ön saflarına yerleştirmiştir. Bu da ABD'nin stratejik acziyetinin ve bölge gerçeklerinden kopukluğunun göstergesidir" ifadeleri yer aldı.

"ABD'nin çok sayıdaki askeri üssü, gücünden çok zayıflığını artırıyor"

Bildiride, İran Silahlı Kuvvetleri'nin saldırıya katılan ABD uçaklarının kalktığı noktaları tespit ettiğini belirtilerek, "ABD'nin bölgedeki çok sayıdaki askeri üssü onların gücü değil, zafiyetlerinin iki katına çıkmasına neden olan bir zayıflıktır. Kesin olarak bir kez daha vurguluyoruz, İran'ın yerli ve barışçıl nükleer teknolojisi hiçbir saldırıyla yok edilemez. Aksine, bu saldırı, genç ve fedalar İranlı bilim insanlarının ilerleme ve gelişme yönündeki kararlılığını daha da güçlendirecektir" açıklamasında bulunuldu.

"İsrail'e saldırılar devam edecek"

İran'ın söz konusu hibrit ve kapsamlı savaşı çok iyi tanıdığını ve asla Trump yönetimi ya da İsrail'in baskıları karşısında geri adım atmayacağı vurgulanan bildiride, "Bu saldırı ve suçlara karşılık olarak, Siyonist rejimin şimdiye kadar 20 dalgasını yaşadığı ‘Gerçek Vaad 3' operasyonu, onların altyapılarına, stratejik noktalarına ve çıkarlarına karşı isabetli ve yıkıcı şekilde devam edecektir" ifadeleri kullanıldı.

"Bu saldırı, İran'a karşılık verme hakkı tanıdı"

Bildiride, "Ayrıca, bugün ABD'nin yaptığı bu saldırı, İran'a meşru savunma hakkı kapsamında, saldırganların hayal bile edemeyeceği ve hesaplayamayacağı yöntemlerle karşılık verme hakkı tanımıştır. ABD ve İsrail, pişman olacakları karşılıkları beklemelidir" denildi.

Aynur Sena Çabuk

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Rektör Adıgüzel, Buhara’da Anadolu Üniversitesi’nin küresel eğitim vizyonunu anlattı Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Buhara’da katılmış olduğu programda, üniversitenin küresel eğitim vizyonuyla ilgili bilgilendirmede bulundu. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Özbekistan Yükseköğretim, Bilim ve İnovasyon Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen ’4. Özbekistan-Türkiye Rektörler Forumu’ iki ülkenin yükseköğretim kurumlarını Buhara’da bir araya getirdi. Buhara Devlet Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen forumda, küresel rekabet gücünün artırılması amacıyla yükseköğretimde iş birliği imkânları ele alındı. Çeşitli konularla ilgili değerlendirmelerde bulunuldu Forum programında, Özbekistan Cumhuriyeti Yükseköğretim Bilim ve İnovasyon Bakanı Prof. Dr. Kongratbay Avezimbetovich Sharipov ile Buhara İli Valisi Botir Komilovich Zaripov, YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Özbekistan’dan 25 üniversite Rektörü, Türkiye’den ise 8 üniversite Rektörü forum oturumlarına katılım sağladı. Forumda ortak bilimsel çalışmalar, yükseköğretimde iş birliği, akademik proje geliştirme süreçleri ve uluslararasılaşma politikaları değerlendirildi. Forumun açılışında konuşan YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Türkiye ile Özbekistan arasındaki köklü ilişkilerin yükseköğretim alanındaki iş birlikleriyle daha da güçlendiğini belirterek, iki ülke üniversiteleri arasında geliştirilecek ortak çalışmaların önemine dikkat çekti. Anadolu Üniversitesi’nin açık ve uzaktan öğrenme deneyimine dikkat çekildi Forum kapsamında düzenlenen ’Küresel Rekabet Gücü İçin Özbekistan-Türkiye Yükseköğretim İş Birliğinin Geliştirilmesi’ başlıklı oturumda konuşan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ise, yükseköğretim kurumları arasındaki stratejik ortaklıkların yalnızca akademik gelişime değil, aynı zamanda ülkelerin bilimsel üretim kapasitesine ve uluslararası rekabet gücüne de katkı sunduğunu ifade etti. Anadolu Üniversitesi’nin açık ve uzaktan eğitim alanındaki deneyimine dikkat çeken Rektör Adıgüzel, üniversitenin öğrenci sayısı bakımından Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise üçüncü büyük üniversitesi olduğunu belirtti. Açıköğretim Fakültesi’nin 45 yıllık köklü geçmişe sahip olduğunu aktaran Rektör Adıgüzel, değişen sektör ihtiyaçlarına göre eğitim programlarını sürekli yenilediklerini ifade etti. Bu kapsamda Yükseköğretim Kurulu ile yapılan çalışmalar doğrultusunda bazı programların güncellendiğini ve çağın ihtiyaçlarına uygun yeni bölümlerin açıldığını söyledi. Özbek öğrenciler teşvik edilmeli Türkiye ile Özbekistan arasındaki akademik ve kültürel bağların güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yapan Rektör Adıgüzel, Özbekistan’ın genç nüfus potansiyeline dikkat çekerek Türkiye’de öğrenim gören Özbek öğrenci sayısının artırılmasının önemine değindi. Prof. Dr. Adıgüzel, "Özbekistan dışında eğitim alan yaklaşık 160 bin öğrenci bulunuyor. Ancak Türkiye’de öğrenim gören Özbek öğrenci sayısı yaklaşık 10 bin seviyesinde. Bu oranı artırmak için üniversiteler arasında daha fazla iş birliği yapılması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Anadolu Üniversitesi’nde 23 bin örgün öğrencinin eğitim gördüğünü belirten Rektör Adıgüzel, bunların yaklaşık 3 binini uluslararası öğrencilerin oluşturduğunu söyledi. Üniversitede öğrenim gören Özbek öğrenci sayısının ise yaklaşık 80 olduğunu ifade eden Rektör Adıgüzel, bu sayının artırılması için çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. Türk Dili ve Kültürü Programı dil bariyerini kolayca aşmaya fırsat tanıyor Konuşmasında Anadolu Üniversitesi’nin uluslararası öğrencilere yönelik çalışmalarına da değinen Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel yalnızca uluslararası öğrencilere yönelik olarak açılan Türk Dili ve Kültürü Programı ile Türkçe hazırlık imkânlarının önemine işaret etti. Açıköğretim Fakültesi üzerinden dünyanın farklı ülkelerinden öğrencilerin Türkçe öğrenebildiğini belirten Rektör Adıgüzel dil bariyerinin bu yöntemle daha kolay aşılabileceğini ifade etti. Türkçe’nin Türk dünyasının ortak hafızasını güçlendiren temel unsur olduğunu vurgulayan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel üniversiteler arasında ortak Türkçe yayın ağlarının kurulması, akademik dergilerin çıkarılması ve ortak kitap projelerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Anadolu Üniversitesi’nin ’AU Press’ adıyla yeni bir yayınevi kurduğunu aktaran Rektör Adıgüzel, Türkiye ve Özbekistan’daki üniversitelerle ortak yayın projelerine açık olduklarını dile getirdi. İş birliği protokolleri imzalandı Forum süresince Rektör Adıgüzel tarafından Anadolu Üniversitesi ile çeşitli yükseköğretim kurumları arasında akademik iş birliği protokolleri imzalanırken, üniversite ziyaretleri ve ikili görüşmeler de gerçekleştirildi. Görüşmelerde ortak bilimsel projeler, öğrenci ve akademisyen hareketliliği ile eğitim alanında yapılabilecek yeni iş birlikleri ele alındı.