DÜNYA - 09 Mart 2026 Pazartesi 14:55 | Son Güncelleme : 09 Mart 2026 Pazartesi 15:31

İran: "Bizim Müslüman ülkelerle bir savaşımız yok"

A
A
A
İran: "Bizim Müslüman ülkelerle bir savaşımız yok"

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Körfez ülkelerine düzenlenen saldırılara ilişkin yaptığı açıklamada, "Bizim Müslüman ülkelerle bir savaşımız yok. Bizim mücadelemiz, saldırılarını desteklemek için Müslüman ülkelerin topraklarını kullanan saldırganlara karşıdır" dedi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İran’ın kritik günlerden geçtiğini belirten Bekayi, "Çok inişli çıkışlı ve aynı zamanda İran için onurlu günler yaşıyoruz. Bugün gerçekleşen en önemli gelişmelerden biri İran İslam Cumhuriyeti’nin üçüncü dini liderinin ilan edilmesidir" şeklinde konuştu.

"Kırmızı çizgiler aşılırsa buna uygun karşılık verileceğini daha önce de söyledik"

Bekayi, ABD ve İsrail’in İran’ın enerji altyapısına yönelik saldırılarına değinerek, "Silahlı kuvvetlerimiz insani ve etik ilkelere bağlıdır ve hiçbir zaman savaş suçu işlemedi. Buna karşılık karşı taraf ilk saldırılarda sivilleri ve çocukları hedef aldı ve altyapımıza saldırdı. Bu yalnızca çevreye değil, insanlığa karşı da işlenen bir suçtur. Kırmızı çizgiler aşılırsa buna uygun karşılık verileceğini daha önce de söyledik. ABD üslerine yönelik saldırılar konusunda ise bir kez daha vurguluyorum, bizim Müslüman ülkelerle bir savaşımız yok. Bizim mücadelemiz, saldırılarını desteklemek için Müslüman ülkelerin topraklarını kullanan saldırganlara karşıdır. Meşru müdafaa kapsamında bu üsler hedef alınmaktadır" dedi.

"Trump’ın açıklamaları savaş suçlarının itirafıdır"

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik açıklamalarına tepki gösteren İsmail Bekayi, "ABD Başkanı’nın İran’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik son küstah açıklamaları, İran halkına karşı işlenen savaş suçlarının açıkça bir itirafıdır. Birleşmiş Milletler Şartı ve uluslararası hukukun temel ilkelerinin ihlaliyle ülkemize dayatılan savaşın ortasında ABD Başkanı, sosyal medyada yaptığı açıklamada daha önce hedef alınmayan bazı bölgeler ve halk gruplarının tamamen yok edilmek ve kesin ölüm için değerlendirildiğini ifade etmiştir" ifadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, "Bu suç teşkil eden ifade, ABD’nin kendi başarısızlıkları karşısındaki çaresizliğinin açık bir göstergesidir. Bu sözler, dünyanın ABD ve İsrail’in İran’daki okullar, hastaneler, konutlar, altyapılar, spor salonları ve yardım merkezlerine yönelik askeri saldırılarına tanıklık ettiği bir dönemde dile getirilmektedir. Söz konusu saldırılarda şu ana kadar kadın ve çocuklar da dahil olmak üzere yüzlerce masum sivil hayatını kaybetmiştir" diye konuştu.

"Bin 300’den fazla sivil hayatını kaybetti"

İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın 51’inci maddesi uyarınca saldırılara karşı meşru müdafaa hakkını kullanmaya devam ettiğini belirten İranlı sözcü, "Saldırılar sonucu bin 300’den fazla sivil hayatını kaybetmiş, 9 bin 669 sivil hedef tahrip edilmiştir. Bunlar arasında binlerce konut, ticari merkez, sağlık ve eğitim kurumu ile Kızılay binaları da bulunmaktadır. Bu nedenle ABD Başkanı’nın söz konusu açıklamaları, 28 Şubat’tan bu yana İran’da işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlara ilişkin sorumluluğun açık bir itirafı niteliğindedir" dedi.

İsmail Bekayi, "ABD, Birleşmiş Milletler Şartı’nın 2/4 maddesinde yer alan güç kullanma tehdidi yasağını açık şekilde ihlal etmiştir. Ayrıca ABD Başkanı’nın halk gruplarını yok etmekle tehdit etmesi yaşam hakkının ihlali olduğu gibi sivillere yönelik saldırıların önünü açmaktadır. İran ise Güvenlik Konseyi sorumluluğunu yerine getirene kadar meşru müdafaa hakkını kullanmaya devam edecektir. Bu açıklamalar ABD’nin uluslararası sorumluluğunu ve ABD Başkanının uluslararası cezai sorumluluğunu doğurmaktadır" şeklinde konuştu.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi ayrıca İran’ın BM ve BM Güvenlik Konseyi’nden uluslararası barış ve güvenliğin korunması kapsamında gerekli adımları atmalarını talep ettiğini belirterek, "Böylece devam eden savaş suçlarının sona erdirilmesi ve ABD ile başkanının hesap vermesinin sağlanması mümkün olacaktır" ifadelerini kullandı.

"ABD bölge ülkelerine değer vermiyor"

Trump’ın İran haritasının değiştirilmesine yönelik açıklamalarına da değinen İsmail Bekayi, "İran halkının iradesi önemlidir. ABD Başkanı ve diğerleri dünyanın başka bölgeleri hakkında da benzer açıklamalar yaptı. Sanki bütün dünya değerli bir arsa ve devletler de birer emlak şirketi gibi görülüyor. Oysa ülkeler halkların iradesi ve kendi geleceğini tayin hakkı temelinde şekillenir. İran milleti vatanını nasıl savunacağını bilir. Ancak dünyanın bazı ülkeleri yalnızca seyirci kalabileceklerini düşünüyorsa yanılıyorlar. Adaletsizlik karşısında kayıtsız kalmak, kayıtsızları zalimlerin suç ortağı haline getirir" dedi.
ABD’nin bölgedeki askeri varlığının güvenlik sağlamadığını belirten Bekayi, "Aksine güvensizlik ve bölge ülkeleri arasında ayrışmaya neden olmaktadır. Tarih, Ramazan ayında bölge ülkeleri üzerinden bir Müslüman ülkeye saldırı gerçekleştirildiğini hatırlayacaktır. ABD bölge ülkelerine hiçbir değer vermiyor, tek amacı İsrail’i korumaktır. Bu nedenle bölge ülkelerinin topraklarının İran’a yönelik saldırılar için kullanılmasına izin vermemeleri gerekmektedir" açıklamasında bulundu.

"Müzakerelerin ortasındayken bu savaş bize dayatıldı"

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, savaşı İran’ın başlatmadığını belirterek, "Biz müzakerelerin ortasındayken bu savaş bize dayatıldı. Böyle bir durumda savunmadan ve ABD ile Siyonist rejimin hegemonya arayışına karşı direnme kararlılığımızı göstermekten başka bir seçenek yoktur. Şu anda tüm gücümüz, dikkatimizi ve kapasitemizi İran’ın varlığını savunmaya yöneltmiş durumdayız. Askeri saldırılar devam ederken savunma ve düşmana güçlü bir karşılık dışında başka bir konudan söz etmenin bir anlamı yoktur" diye konuştu.

"Avrupa sorumluluklarını yerine getirmedi"

Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin de değerlendirmede bulunan Bekayi, "Bu günlerde yapılan görüşmelerin büyük bölümü savaş konusuna odaklanıyor. Bazı ülkeler bu durumdan endişe duyuyor, ancak bizim endişemizle onların endişesi farklıdır. Biz doğrudan saldırıya uğrayan bir ülke olarak vatandaşlarımızın hayatından endişe ediyor ve kendimizi savunuyoruz. Bazı ülkeler ise daha çok yakıt fiyatlarının ya da marketlerdeki ürünlerin maliyetinin artmasından endişe ediyor. Elbette yakıt fiyatlarından endişe etmelerini eleştirmiyoruz, ancak bu ülkelerin tamamı, Fransa dahil, BM Güvenlik Konseyi üyesidir" ifadelerini kullandı.

İranlı Sözcü Bekayi, Avrupa ülkelerinin son yıllarda uluslararası barış ve güvenliğin korunması konusundaki sorumluluklarını yerine getirmediğini belirterek, "Bu durum ABD ve İsrail’in uluslararası hukuku ihlal eden eylemler konusunda daha cesur davranmasına yol açmıştır" şeklinde konuştu.

"Biz tüm komşu ülkelerle iyi ilişkileri sürdürmekte ısrarcıyız"

Bekayi, Türkiye, Azerbaycan ve Güney Kıbrıs’a İran’ın saldırı gerçekleştirdiği yönündeki haberleri reddederek, "Biz tüm komşu ülkelerle iyi ilişkileri sürdürmekte ısrarcıyız. Bizim için dostane ilişkilerin devamı ve ülkelerin ulusal egemenliğine saygı temel bir ilkedir. Ancak herhangi bir ülkenin topraklarından İranlılara yönelik saldırı gerçekleştirilirse uluslararası hukuk uyarınca buna karşılık verme konusunda doğal hakkımız vardır. Savunmamız düşmanlık olarak değerlendirilmemelidir. Azerbaycan, Türkiye ve Güney Kıbrıs’a İran’dan herhangi bir füze atılmadı" dedi.

Bekayi, "Silahlı kuvvetlerimiz de bu tür saldırıların İran tarafından yapılmadığını açıkladı. Güney Kıbrıs’ta da İngiliz yetkililer böyle bir olayın yaşanmadığını bildirdi. İran’a yönelik herhangi bir saldırının kaynağı neresi olursa olsun verilecek cevap meşru ve yasal olacaktır" ifadelerine yer verdi.

"Dena fırkateynine saldırı savaş suçudur"

ABD’nin İran donanmasına ait IRIS Dena fırkateynine düzenlediği saldırıya da değinen İsmail Bekayi, "Bu son derece açık bir savaş suçudur. Denizlerde yürütülen askeri operasyonlara ilişkin savaş kuralları çok nettir. Dena Fırkateyni konusunda ABD’nin bu eylemleri Nazi Almanyası’nı bile geride bırakmıştır. Nazi Almanyası birkaç kez İngiliz gemilerini batırdığında yardım için kendisi gitmişti. Ancak ABD yalnızca saldırmakla kalmadı, yardıma gitmediği gibi başkalarının yardım etmesine de izin vermedi. Bu durum Cenevre Sözleşmeleri ve bu sözleşmelere ek protokollerin 10’uncu maddesinin açık ihlalidir ve mutlaka konunun takipçisi olacağız" dedi.

"İran’ın kapasitesini sahadaki güçler gösteriyor"

İsrail medyasında yer alan İran’ın karşılık verme kapasitesinin azaldığı yönündeki haberlere ilişkin konuşan Bekayi, "Onların aldığı darbeler kendi yanlış hesaplamalarının sonucudur. Bırakalım kendi hayal dünyalarında yaşamaya devam etsinler. İran’ın imkanlarının azaldığına dair çok şey söylüyorlar. Ancak sahadaki güçlerimiz hangi kapasiteye sahip olduklarını ortaya koyuyor" diye konuştu.

Aynur Sena Çabuk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Fırçalar kadınlar için konuştu: Kars’ta öğrencilerden 8 Mart’a anlamlı sergi Kars’ta Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen anlamlı sanat etkinliği, öğrencilerin duygu ve düşüncelerini tuvale yansıttığı özel bir sergiyle taçlandı. Kars Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri tarafından hazırlanan "Dünya Kadınlar Günü" temalı resim sergisi, yoğun katılım ve ilgiyle sanatseverlerle buluştu. Okulun sergi salonunda düzenlenen programın açılışına Kars Valisi Ziya Polat, Kars İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat Kaya, kurum müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı. Açılış kurdelesinin kesilmesiyle başlayan programda davetliler, öğrencilerin hazırladığı eserleri tek tek inceleyerek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Öğrenciler tarafından hazırlanan resimlerde kadınların toplumdaki yeri, emeği, fedakârlığı ve gücü sanatsal bir bakış açısıyla ele alındı. Farklı teknikler kullanılarak hazırlanan eserlerde annelik, emek, eşitlik, özgürlük ve kadınların yaşamın her alanındaki rolü güçlü simgelerle anlatıldı. Sergide yer alan çalışmalar, ziyaretçilerden büyük beğeni toplarken öğrencilerin sanatsal yetenekleri de takdir edildi. Sergiyi gezen Vali Ziya Polat, öğrencilerle sohbet ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı ve ortaya koydukları eserlerden dolayı öğrencileri tebrik etti. Kadınların toplumun temel yapı taşlarından biri olduğunu vurgulayan Polat, bu tür etkinliklerin hem gençlerin sanatla buluşmasına hem de toplumsal farkındalığın artmasına önemli katkı sağladığını ifade etti. Polat ayrıca serginin hazırlanmasında emeği geçen öğretmenlere ve öğrencilere teşekkür etti. Okul yönetimi ise serginin, öğrencilerin sanatsal yönlerini geliştirmelerine katkı sağlamak ve Dünya Kadınlar Günü’nün anlam ve önemine dikkat çekmek amacıyla hazırlandığını belirtti. Öğrencilerin uzun süren hazırlık sürecinin ardından ortaya koyduğu eserler, ziyaretçiler tarafından ilgiyle incelendi. Program, serginin gezilmesi ve hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi. Öğrencilerin hazırladığı resimler gün boyunca ziyaretçilerin beğenisine sunulurken, etkinlik hem sanat hem de toplumsal farkındalık açısından anlamlı bir buluşmaya sahne oldu.
Aydın ADÜ İktisadi İşletme Müdürlüğü personeline Ramazan Ayı dolayısıyla alışveriş kartı verildi Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, ADÜ Sosyal Tesisler ve Konukevi’nde İktisadi İşletme Müdürlüğü personeli ile bir araya geldi. Programa; Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Erkan Salan ve Prof. Dr. Cengiz Özarslan, Genel Sekreter V. Prof. Dr. Bertan Akyol, Rektör Danışmanı ve İktisadi İşletme Müdürlüğü Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Fatih Hacıyusufoğlu ile idari personel katıldı. Toplantı kapsamında ADÜ İktisadi İşletme Müdürlüğünün yürüttüğü çalışmalar ve kurumsal işleyişe dair yetkililerden bilgi alan ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, Sosyal Tesisler ve 42 kişilik Konukevi’nde gerçekleştirilen iyileştirme çalışmalarını yerinde inceledi. Yaklaşık 2,5 milyon TL tutarındaki yatırım çerçevesinde binanın dış cephesi boyanırken kahvaltı salonu yenilendi; iç ve dış aydınlatmalar modernize edildi; 24 adet klima ile 5 adet yatak ve baza değiştirildi. Ayrıca endüstriyel çamaşır makinesi, kurutma makinesi ve elektrik süpürgesi temin edilerek hizmet altyapısı güçlendirildi. ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, "Göreve geldiğimiz günden itibaren büyük bir titizlikle yürüttüğümüz çalışmalar kapsamında öncelikli olarak İktisadi İşletmenin geçmişten gelen borçlarını ödedik. 2023 yılında Üniversitemiz İktisadi İşletmesi 9 Milyon TL ile tarihinin en yüksek kârını elde etti. 2024 yılı kurumlar vergisi rekortmenleri listesinde ise toplam 6 milyon 567 bin TL tahakkuk eden vergi ile İktisadi İşletme ilk 100’e girdi. Çalışmalarımızın karşılığını aldık, elde edilen bu başarılar kararlı ve disiplinli çalışmaların sonucudur" dedi. Program kapsamında ADÜ Anaokulu yetkililerinden de bilgi alan Rektör Prof. Dr. Kent, İktisadi İşletme Müdürlüğü personeliyle sohbet ederek görüş ve taleplerini dinledi. Üniversitenin idari birimlerinin kurumsal işleyişteki kritik rolüne dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Kent, özverili çalışmaları dolayısıyla personeline teşekkür etti. Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ayı olduğuna vurgu yapan ADÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent, 2024 yılında başlatılan Ramazan ve Kurban Bayramları alışveriş kartı hediyesinin bu yıl da sürdüğünü belirterek, "Ramazan ayı vesilesiyle tüm iktisadi işletme personelimize 6 bin TL’lik alışveriş kartı hediye ediyoruz. Göreve gelişimizden bu yana gelenek haline gelen bu ikramiye ile her dönemde çalışanlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz" dedi.
Kocaeli "SAVİM ile Türkiye küresel hekim konsültasyon merkezi olacak" HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, Hekimlik Meslek Yasası’nın hekimlere güvence sağladığını, dijital sağlıkta geliştirilen SAVİM sistemi ile Türkiye’nin küresel konsültasyon merkezi haline getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Kurban, dayanışma ekonomisiyle sağlık sisteminin genel faydasını da gözettiklerini vurguladı. HEKİMSEN Genel Başkanı ve ALKON Konfederasyonu Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, sağlık sistemindeki yapısal sorunlardan hekimlerin özlük haklarına, HEKİMSEN’in kuruluş sürecinden dijital sağlık projelerine kadar geniş yelpazede açıklamalarda bulundu. Kurban, hekimlerin bir araya geldiğinde talep ettiklerinin ayrıcalık değil, yalnızca mesleğini güvenle ve huzur içinde icra edebilecekleri çalışma ortamı olduğunu belirtti. "HEKİMSEN çaresizlikten doğdu" Kurban, konuşmasında HEKİMSEN’in 2019’da "çaresizlikten doğduğunu" vurgulayarak, o dönemde hekimlerin dağınık yapısının ve sistemin yetersizliklerinin onları bir araya getirdiğini aktardı. Kuruluş sürecinde karşılaştıkları ağır saldırılara, iftiralara ve tehditlere rağmen üyelerinin büyük kısmının dayanışmayı sürdürdüğünü ifade eden Kurban, HEKİMSEN’in özellikle 2021 Aralık ayında hekimlerin özlük haklarına yönelik düzenlemelerde öncü rol oynadığını anlattı. "HEKİMSEN siyaset üstü hekim birliğidir" Siyaset üstü bir hekim birliği olduklarını vurgulayan Kurban, HEKİMSEN’in hiçbir siyasi görüş, inanç veya yaşam tarzını dayatmadan, yalnızca ortak payda hekimlik ve sağlık sistemi sorunlarını çözmek amacıyla hareket ettiğini söyledi. Ayrıca sağlık sistemine şirket mantığıyla yaklaşılmasının mesleğin doğasına aykırı olduğunu, hekim bakış açısının vicdani ve insani olması gerektiğini ifade etti. "2012 sonrası bozulmayı sahada birebir yaşadık" Sağlık sistemindeki yapısal bozulmanın özellikle 2012 sonrasında hızlandığını dile getiren Kurban, o dönemde başhekimlik yaptığı için bakanlık içindeki değişimleri daha yakından gözlemlediğini belirtti. 2017 yılında bu konuda akademik çalışma yaptığını ve çözüm önerilerini ilgili kurumlara çok kez ilettiğini söyleyen Kurban, "Her yolu denedik, rapor hazırladık, ilettik, akademik çalışma yaptık ama dikkate alınmadı. Bizim dikkate alınmamızın tek sebebi bir araya gelmemizdir" dedi. "Birlik olmadan başarı mümkün değil" Konuşmasında birlik vurgusunu defalarca öne çıkaran Kurban, hekimlerin dağınık kaldığında seslerini duyuramadığını, ancak ortak paydada buluştuğunda çok büyük değişimler olduğunu söyleyerek, "Başarmamız için birliğimiz şart. Birbirimizi itemeyiz, kakamayız ama birbirimizi de bazı şeylere zorlayamayız. Ortak müştereklerde hareket etmek zorundayız. Bunu yapamazsak kaybederiz. Sadece biz değil, sağlık sistemi de kaybeder" diye konuştu. "Hekimlik Meslek Yasası ile hekim arkasını kollamadan çalışacak" Kurban, hekimliğin sembolik alanlarında da mücadele yürüttüklerini belirterek, 14 Mart Tıp Bayramı’nın yeniden hekimlerin günü olarak sahiplenilmesi konusunda HEKİMSEN’in öncü rol oynadığını söyledi. Hekimlik Meslek Yasası üzerinde yaklaşık iki yıl çalıştıklarını ifade eden Kurban, bu düzenlemenin hekimler için tarihi güvence anlamına geldiğini belirterek, "Bu yasa tasarısı elbette geliştirilecek, değiştirilecek, güncellenecek. Hayata geçmesi demek, hekimin arkasını kollamadan, korkmadan, mesleğini huzurla yapabilmesi demektir" şeklinde konuştu. Yasanın hekimlerin özlük haklarını güçlendireceğini, mesleki güvenliğini artıracağını ve günlük pratikte ciddi rahatlama sağlayacağını belirten Kurban, özellikle vergi dilimleri nedeniyle yıl içinde eriyen maaşlar gibi kronik sorunlara da çözüm içereceğini ifade etti. Kurban, "Bu tasarı hayata geçerse hekimler yurt dışında gitmek istemeyecek. Biz geleceğimizi yazıyoruz" ifadelerini kullandı. "Cumhurbaşkanımıza iletmesini rica ettik" Hekimlik Meslek Yasası’nın yalnızca masa başında hazırlanarak geçirilemeyeceğini, sahadaki hekimlerin desteğinin ve talebinin de şart olduğunu vurgulayan Kurban, yürüttükleri temaslara değindi. Kurban, "Bu iş sadece milletvekillerine anlatmakla, bakanlarla görüşmekle olmuyor, sizin talebinizle oluyor. Prof. Dr. Halit Yerebakan ile görüşmemizde hekimler adına sorunlarımızı Cumhurbaşkanımıza iletmesini rica ettik. Hekimlerin sesini her yere duyurmaya çalışıyoruz" diye konuştu. "SAVİM ile Türkiye’yi küresel konsültasyon merkezi yapabiliriz" HEKİMSEN’in yalnızca sendikal faaliyetlerle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda dijital sağlık alanında yenilikçi projeler geliştirdiğini anlatan Kurban, üzerinde çalıştıkları SAVİM adlı sistemin hekimlere küresel ölçekte dijital tıbbi destek sağlayacağını söyledi. Bu sistem sayesinde hekimlerin zor vakalarda hızlı konsültasyon alabileceğini, yapay zeka destekli bilgiye ulaşabileceğini ve dünya genelindeki hekimlerle iletişim kurabileceğini belirten Kurban, sistemin çok dilli altyapıya sahip olacağını ifade etti. Kurban, "Hekim anlamlandıramadığı EKG’yi sisteme yükleyip anında tıbbi destek alabilecek. Aynı zamanda yapay zeka desteği olacak ama bu sadece Türkiye için değil, bütün dünyadaki hekimlerin bağlanabileceği platform olacak. Eğer başarılı olursak Türkiye, acil hekimlikte adeta küresel konsültasyon merkezi haline gelebilir" dedi. "Uygulamamız acil durumda konum gönderiyor, hayat kurtarıyor" HEKİMSEN aplikasyonunun sadece iletişim aracı değil, aynı zamanda güvenlik ve dayanışma aracı olduğunu belirten Kurban, sistemin hekimlerin bulunduğu il gruplarına erişim sağladığını, yurtdışında dahi kullanılabildiğini ve acil durumda konum paylaşımı yaptığını söyledi. Kurban, "Sistem sadece acil butonuna basıldığında konumu alıyor ve haber alınamazsa yardım çağrısı oluşturuyor. Bu bile başlı başına önemli bir güvenlik mekanizmasıdır" ifadelerini kullandı. "Dayanışma ekonomisiyle faizsiz ev, araç ve iş yeri modeli kuruyoruz" Kurban, HEKİMSEN’in ekonomik dayanışmayı da kurumsallaştırmaya çalıştığını belirterek konut kooperatifleri, filo araç projeleri ve faizsiz sahiplik modelleri üzerinde çalıştıklarını ifade etti. Ankara’da konut kooperatifi çalışması yürüttüklerini, Eskişehir’de yeni projeler planladıklarını ve üyelerin filo alımıyla ciddi indirimlerden faydalandığını anlatan Kurban, bu modeli gelişim ve paylaşım ekonomisi olarak tanımladı. Kurban, "En büyük farkımız şu: İnsanlar hiçbir faiz ödemeden, ek maliyetlere boğulmadan ev, iş yeri ve araç sahibi olabilsin istiyoruz. Banka kredisine girdiğinizde 25 ayda yaklaşık yüzde 50 maliyet biniyor. Biz bunun dışında, paylaşım ve gelişim esaslı model kuruyoruz" dedi. "Hekim sadece kendi hakkı için değil, sistemin doğrulması için mücadele eder" Adil Kurban, hekimlerin yalnızca kendi hakları için değil, aynı zamanda sağlık sisteminin daha adil ve sürdürülebilir olması için mücadele ettiğini söyleyerek, "Bizim mücadelemiz sadece maaş ve özlük hakkı değil; meslek onuru, sağlık sisteminin doğrulması, gelecek nesil hekimlerin daha güvenli ortamda çalışmasıdır. Bugün geldiğimiz nokta, hekimlerin birlik içinde hareket ettiğinde neleri başarabileceğinin göstergesidir. Hedefimiz hekimlerin mesleki saygınlığını korumak, sağlık sistemini daha adil hale getirmek ve gelecek nesil hekimlere daha güçlü meslek ortamı bırakmaktır. Biz yolumuza böyle devam edeceğiz. Burada olduğumuz müddetçe bunu yapacağız ve beraber başaracağız" şeklinde konuştu.
Diyarbakır Başkan Seydaoğlu kadınlarla bir araya geldi Diyarbakır’ın Eğil İlçe belediye Başkanı Fırat Seydaoğlu, eşi Av. Nur Sümer Seydaoğlu ile birlikte kadınlarla bir araya gelerek Dünya Kadınlar Gününü kutladı. Başkan Seydaoğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle eşi Av. Nur Sümer Seydaoğlu ile birlikte Sarıca Mahallesi’ndeki kadınlar ve aileleri ile bir araya geldi. Talep ve önerilerini dinleyen Başkan Seydaoğlu, isteklerin karşılanması için personele talimat verdi. Başkan Seydaoğlu, ‘’Kadınlarımızı ve ailelerini ziyaret ederek gönül sohbetlerinde bulunduk. Hayatın her alanında emekleriyle, fedakarlıklarıyla ve güçlü duruşlarıyla toplumumuza değer katan kadınlarımızla bir araya gelmek bizler için büyük bir mutluluk oldu. Başta eşim Av. Nur Sümer Seydaoğlu ve biricik kızlarım olmak üzere, emeğiyle, cesaretiyle ve azmiyle hayatı güzelleştiren tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum. Kadınlarımızın sevgisi, sabrı ve emeği, ailemizin, toplumumuzun ve geleceğimizin en güçlü teminatıdır. Nitekim Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) Veda Hutbesinde şöyle buyurmuştur ‘Kadınlar size Allah’ın emanetidir.’ Sarıca Mahallesi’nde gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerde bizleri samimiyetle karşılayan tüm kadınlarımıza ve kıymetli ailelerine gönülden teşekkür ediyorum. Birlik, dayanışma ve muhabbetin hâkim olduğu bu güzel buluşmada kadınlarımızın toplumdaki yerinin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gördük’’ dedi.
Ankara Milli Eğitim Akademisi Hazırlık Eğitimi Kayıt Kılavuzu yayımlandı Milli Eğitim Akademisi’nde hazırlık eğitimi almaya hak kazanan öğretmen adaylarına yönelik kayıt kılavuzu yayımlandı. Kesin kayıt hakkı kazanan öğretmen adayların sonuçları, 23 Mart 2026 tarihinde ilan edilecek. Hazırlık eğitimine kabul edilen adayların kesin kayıt hakkı kazandıkları eğitim ve uygulama merkezine, kayıt takviminde belirtilen tarihlerde ve kılavuzda belirtilen evraklarla şahsen başvurmaları gerektiği belirtildi. Şahsen kayıt başvurusu yapmasına engel mücbir sebebi bulunan adayların, noter onaylı vekalet yoluyla kayıt işlemini yaptırabileceği ifade edildi. Adayların başvuru formundaki beyanları ile ibraz ettikleri belgeler, eğitim ve uygulama merkezlerinde oluşturulan kayıt kabul komisyonları tarafından incelenecek. İstenen belgeleri tam olarak ibraz edenlerin kayıtlarının yapılacağı, belgelerinde eksiklik görülenlerin kayıtlarının ise yapılmayacağı duyuruldu. Hazırlık eğitimi, 13 Nisan’da başlayacak Hazırlık eğitimine kesin kayıt hakkı kazanan adayların, 23 Mart tarihinde https://pbs.meb.gov.tr/sonuc ‘ tan ilan edileceği açıklandı. Kayıt başvurularının 25 Mart’ta başlayıp 3 Nisan 2026 saat 17.00’de sona ereceği belirtilirken, yedek adaylardan kayıt hakkı kazananların listesi ise 7 Nisan’da açıklanacak. Kayıtlar ise 8 Nisan’da başlayıp 10 Nisan saat 17.00’de tamamlanacak. Ayrıca hazırlık eğitimi, kayıt işlemleri tamamlandıktan sonra 13 Nisan tarihinde başlayacağının altı çizildi.