DÜNYA - 01 Şubat 2026 Pazar 15:02 | Son Güncelleme : 01 Şubat 2026 Pazar 15:04

İran dini lideri Hamaney: "ABD'liler bir savaş başlatırsa, bu savaş bölgesel olacaktır"

A
A
A

İran dini lideri Ali Hamaney, ABD'nin İran'a yönelik tehditlerine ilişkin yaptığı açıklamada, "ABD'liler eğer bir savaş başlatırlarsa, bu savaşın bölgesel bir savaş olacağını bilmelidir" dedi.

İran dini lideri Ali Hamaney, başkent Tahran'da İslam Devrimi'nin 47'nci yıl dönümü nedeniyle halkla bir araya gelerek ABD'nin İran'a yönelik tehditlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. ABD'nin çeşitli zamanlarda savaş söylemlerini gündeme getirmesinin yeni bir durum olmadığını belirten Hamaney, "ABD'liler geçmişte de sık sık tehditkar açıklamalar yaparak 'tüm seçenekler masada' ifadesini kullanıyordu ve buna savaş seçeneği de dahildi" dedi.
Hamaney, ABD Başkanı Donald Trump'ı kastederek, "Şimdi de bu kişi sürekli olarak bölgeye uçak gemisi getirdiklerini ve benzeri iddiaları dile getiriyor" ifadelerini kullandı.

"ABD başlatırsa savaş bölgesel olur"

İran halkının bu tür söylem ve tehditlerle korkutulamayacağını vurgulayan Hamaney, "Biz savaş başlatan taraf değiliz ve kimseye zulmetmek ya da herhangi bir ülkeye saldırmak istemiyoruz. Ancak İran halkı, kendisine saldıran ya da baskı uygulayanlara karşı sert ve güçlü bir karşılık verecektir. Ancak ABD'liler eğer bir savaş başlatırlarsa, bu savaşın bölgesel bir savaş olacağını bilmelidir" ifadelerini kullandı.

"İran milleti 'haddiniz değil' dedi"

ABD ile İran arasındaki sorunun kökenine de değinen Hamaney, "ABD ile İran arasındaki sorun nedir? Yaklaşık 40 yıldır süren bu çekişmenin sebebi ne? Bana göre bu mesele iki kelimede özetlenebilir. ABD, İran'ı yutmak istiyor ve buna İran'ın onurlu milleti ve İslam Cumhuriyeti engel oluyor. Hani derler ya, 'kız istemeye gittim, her şey tamam ve mesele iki kelimeye kaldı. Biz kızınızı istiyoruz derken, karşı taraf haddiniz değil diyor.' Bugün İran milleti de karşı tarafa haddiniz değil demiştir. İran milletinin sözde suçu budur ve kavga da bu yüzden çıkmıştır. İran petrolü, gazı, zengin madenleri ile stratejik ve coğrafi konumu sayesinde dikkat çeken bir ülkedir. Bu nedenle açgözlü ve saldırgan büyük güçler doğal olarak İran'a göz diker. Amaçları, geçmişte olduğu gibi bu ülke üzerinde yeniden hakimiyet kurmaktır" dedi.

"Pehlevi dönemindeki düzeni geri istiyorlar"

Yaklaşık 30 yıl boyunca ABD'lilerin İran'da ülkenin tüm imkanlarını kontrol ettiğini söyleyen Hamaney, "Kaynaklar, petrol, siyaset, güvenlik ve dış ilişkiler onların elindeydi. Otuz yıl boyunca istedikleri gibi davrandılar. Sonra elleri kesildi. Bugün yeniden geri dönmek, Pehlevi dönemindeki düzeni kurmak istiyorlar. İran milleti ise dimdik ayakta durarak buna engel oluyor. Düşmanlık ve kavga buradan kaynaklanıyor. İnsan hakları gibi söylemler ise yalnızca bahane. Asıl mesele şudur ki karşı taraf İran'a göz dikmiştir. İran ise kararlılıkla ayakta durmuş ve bundan sonra da durmaya devam edecektir. Bu duruş, karşı tarafı sinsi girişimlerinden ve rahatsız edici tutumlarından vazgeçirecektir" ifadelerini kullandı.

Aynur Sena Çabuk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.