DÜNYA - 04 Ekim 2024 Cuma 16:20 | Son Güncelleme : 04 Ekim 2024 Cuma 16:30

İran Dini lideri Hamaney'den İsrail'e gözdağı: “Gelecekte gerekeni yapmaya devam edeceğiz"

A
A
A
İran Dini lideri Hamaney'den İsrail'e gözdağı: “Gelecekte gerekeni yapmaya devam edeceğiz"

İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney, 4 yıl sonra ilk kez Tahran'da kıldırdığı Cuma namazı öncesi tüfekle hutbe verdi. İsrail'e karşılık verilirken tereddüt edilmeyeceğini vurgulayan Hamaney, "Gelecekte gerekeni yapmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney, 4 yıl aradan sonra başkent Tahran'da cuma namazı kıldırdı. Cuma namazı hutbesi veren Hamaney, İsrail'e karşı İslam dünyasına birlik çağrısında bulundu. Hamaney, "Eğer Müslümanlar kendi aralarında birlik ve vahdeti sağlarlarsa Allah'ın izzeti ve yardımı onlar ile olur ve Müslümanlar Allah'ın sonsuz gücünü ve desteğini alırlar" ifadelerini kullandı.

“Bugün İslam dünyasının uyandığı gündür"

Hamaney, "Kuran'da siyaset çok açık, Müslüman milletler ve Müslümanlar gruplar kendi aralarında birlik olmalıdır. Allah'ın izzeti ancak bu şekilde Müslümanların üzerinde olur ve düşmanlar karşısında zafer elde edilebilir. İslam düşmanlarının siyaseti ise ayrı düşürmek ve parçalamaktır. Yani böl, parçala ve yönet. İslam dünyasında bu siyasetlerini hala devam ettiriyorlar. Müslümanlar arasında tefrikalar oluşturarak birbirlerine düşman yapıyorlar. Ancak bugün İslam dünyasının uyandığı ve bilinçlendiği bir gündür" ifadelerini kullandı.

“İran milletinin düşmanı Filistin milletinin düşmanıdır”

İsrail'in tüm İslam dünyasının düşmanı olduğunu vurgulayan Hamaney, İsrail saldırganlığının kendisini farklı yollar ile gösterdiğini belirterek, İslam dünyasının "düşman" karşısında uyanık olması gerektiğini söyledi.
Düşmanların benimsediği politikaların ayrılık ve fitne tohumları ekmek, tüm Müslümanlar arasına ayrılık ve aralarına fitne sokmak olduğunu vurgulayan Hamaney, "İran milletinin düşmanı Filistin milletinin düşmanıdır. Aynı zamanda Lübnan'ın, Irak'ın, Yemen'in Suriye'nin ve Mısır'ın düşmanıdır. Düşman tek, ancak uyguladığı yöntemler her ülkeye göre farklı. Bazen psikolojik savaş, bazen ekonomik baskı, bazen iki tonluk bombalar ile ve bazen de gülümseyerek düşmanlığını gösteriyor. Ancak tüm bunların komuta merkezi tek bir yerde ve İslam dünyasına ve Müslümanlara saldırmak için tek yerden emir alıyorlar" şeklinde konuştu.

“Artık uyanık olmak zorundayız”

İsrail saldırganlığının ve işgallerinin tek bir ülke ile sınırlı kalmayacağını ve yayılacağına işaret eden Hamaney, "Eğer rejimin bu siyaseti bir ülkede başarılı olursa ardından başka bir ülkeye yayılacaktır. Böylesi felç edici bir kuşatma altında olmak istemeyen milletler şimdiden gözerini açmalı ev buna izin vermemelidir. Düşman başka bir milletin üzerine gittiğinde o milletle ortak olunmalı ve zulüm altında olan o mazlum millete düşmanın başarısız olması için yardım edilmelidir. Biz Müslümanlar yıllar boyu bu gerçekten gaflet ettik ve sonuçlarını da gördük. Bugün artık gaflet edemeyiz ve uyanık olmak zorundayız" ifadelerini kullandı.

“Filistin halkının direnişi meşrudur”

Hamaney, İsrail'e karşı düzenlenen Aksa Tufanı Operasyonu'nun Filistinlilerin meşru müdafaa hakkı olduğunu belirterek, "Savunma ve özgürlük kemerini Afganistan'dan Yemen'e, İran'dan Gazze ve Lübnan'a kadar tüm İslam dünyasında sıkmalı ve sağlamlaştırmalıyız. İslam savunma hukuku, anayasamız ve uluslararası hukuk kendi egemenliğimizi ve toprak bütünlüğümüzü korumayı bize bir hak olarak veriyor. Bu kapsamda Filistinlilerin Aksa Tufanı Operasyonu İsrail'e karşı bir meşru müdafaa hakkıdır. Filistin halkı toprakları işgal eden İsrail rejimine karşı kendini koruyabilir ve bu onların hakkıdır. Hiçbir uluslararası kuruluş devlet bu konuda Filistinlilere itiraz edemez. Aynı şekilde hiç kimse Lübnan halkına Filistin direnişine destek verdikleri için itiraz edemez. Filistin halkının direnişi meşru olduğu kadar bu direnişe destek vermekte meşrudur" şeklinde konuştu.
İran'ın İsrail'e yönelik düzenlediği “Gerçek Vaad 2” operasyonun da meşru ve yasal olduğunu belirten Hamaney, "Kimsenin bu meşru desteği eleştirmeye ve neden sahaya giriyorsunuz demeye hakkı yoktur. Bizim silahlı kuvvetlerimiz de 2-3 gün önce yasal olarak harekete geçtiler ve yasal olarak bu operasyonu düzenledik. Silahlı Kuvvetlerimizin gerçekleştirdiği yanıt da tamamen meşru ve hukuka uygundur" şeklinde konuştu.

“Kana susamış kuduz köpeğe karşı verebileceğimiz en hafif yanıtı verdik”

İran'ın gerek duyması halinde İsrail'e tekrar yanıt verebilecek güçte olduğunu vurgulayan Hamaney, "Silahlı kuvvetlerimizin eylemi işgalci Siyonist rejime karşı verebileceğimiz en hafif cezaydı. İşledikleri akıl almaz suçlar karşısında bu kana susamış kuduz köpeğe karşı verebileceğimiz en hafif yanıtı verdik. Biz her türlü görevimizi yerine getirmeye devam edeceğiz. Her türlü sorumluluğumuzu ciddiyetle yerine getirmeye devam edeceğiz. İslam Cumhuriyeti elindeki vazifeyi en büyük kararlılıkla yerine getirecek" ifadelerini kullandı.

"Gelecekte gerekeni yapmaya devam edeceğiz"

İsrail'e karşılık verilirken acele ve tereddüt edilmeyeceğini vurgulayan Hamaney, "Mantıklı, doğru ve haklı olanı yapacağız. Karar verme sürecinde yer alacak askeri ve siyasi karar vericiler açısından da doğru zaman beklenecektir. Gelecekte gerekeni yapmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

Hutbesinin ikinci bölümüne Arapça devam eden Hamaney, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın kaybı nedeniyle büyük bir üzüntü yaşadıklarını belirterek, Nasrallah'ın İsrail karşısında büyük bir direniş gösteren lider olduğunu söyledi. Hamaney, "Nasrallah'ın faaliyetleri ile Hizbullah aşama aşama ilerledi ve güçlendi. Mantıklı ve doğal olanı yaptı, onun yaptığı çalışmalarla Siyonist düşman köşeye sıkıştı. Siyonistler asla Hamas'a ve Hizbullah'a galip gelemeyeceklerini anladılar. Bugün bölgedeki direniş, yiğitlerinin şehadetleriyle geriye gitmeyecektir. Gazze'deki direniş bütün dünyayı hayrete düşürdü, İslam'ın onurunu ve haysiyetini gösterdi. Karşımızda ne kadar şer güçleri olsa da Gazzeliler asla geri adım atmıyor" dedi.

İran'ın İsrail'e yönelik düzenlediği “Gerçek Vaad 2” operasyonunun ardından Ayetullah Hamaney'ın Cuma namazını kıldırması "zafer cuması" olarak nitelendirildi. Hamaney'in cuma hutbesine tüfek ile çıktığı görüldü. İran dini lideri Hutbe sırasında tüfeğin namlusunu tutarak konuşma yaptı.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ÜNİPERSEN, kurucuları arasında yer aldığı Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu (KASK) kuruldu Üniversite İdari Personel Sendikası’nın (ÜNİPERSEN) kuruluşunda yer aldığı ve 5 sendikanın çatı kuruluşu oluşturacak Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu (KASK) kuruldu. Üniversite İdari Personel Sendikası, (ÜNİPERSEN) kurucuları arasında yer aldığı KASK Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu’nun kuruluşunu kamuoyuna açıkladı. Kamu çalışanlarının haklarını daha güçlü, daha ilkeli ve daha etkili şekilde temsil etmek amacıyla kurulan KASK’ın; farklı hizmet kollarında faaliyet gösteren bağımsız sendikaların ortak iradesiyle hayata geçirildiği belirtildi. Bu doğrultuda Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu’nun; HEP-SEN, ÜNİPERSEN, BİZİM-SEN, Kamu399 ve HEP Büro-Sen ile birlikte kuruldu açıklandı. ÜNİPERSEN tarafından yapılan açıklamada, KASK’ın kuruluşunun yalnızca yeni bir konfederasyon yapılanması olmadığı; kamu çalışanlarının yıllardır biriken sorunlarına, temsil noktasında duyulan güçlü ihtiyaca ve bağımsız sendikacılığın daha etkili bir zemine taşınması iradesine verilen önemli bir cevap olduğu ifade edildi. Açıklamada, kamu çalışanlarının mali, sosyal ve özlük hakları başta olmak üzere; görevde yükselme, unvan değişikliği, tayin ve yer değişikliği sorunları, çalışma şartları, sosyal haklar ve kamuda liyakat gibi birçok alanda çözüm bekleyen sorunlarla karşı karşıya olduğu vurgulandı. ÜNİPERSEN’in de kurucuları arasında yer aldığı KASK’ın; herhangi bir siyasi anlayışın arka bahçesi olmadan, kamu çalışanlarının hak ve menfaatlerini önceleyen, bağımsız, ilkeli, katılımcı ve çözüm odaklı bir sendikal anlayışla faaliyet göstereceği bildirildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "ÜNİPERSEN olarak bugüne kadar üniversite idari personelinin mali, sosyal ve özlük hakları için kararlı bir duruş ortaya koyduk. Üniversite idari personelinin yıllardır çözüm bekleyen sorunlarını gündeme taşıdık, haklı taleplerini kamuoyuna duyurduk ve her platformda güçlü şekilde savunduk. Kurucuları arasında yer aldığımız KASK Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu, bu mücadelenin daha güçlü bir zeminde sürdürülmesi açısından stratejik bir adımdır. KASK; farklı hizmet kollarında faaliyet gösteren bağımsız sendikaların ortak iradesiyle, kamu çalışanlarının daha güçlü, daha etkili ve daha gerçekçi bir şekilde temsil edilmesi amacıyla kurulmuştur." KASK’ın temel hedefinin kamu çalışanlarının haklı taleplerini daha güçlü şekilde duyurmak, hak kayıplarına karşı etkili bir temsil ortaya koymak ve çalışma hayatında hakkaniyetli bir düzenin güçlenmesine katkı sunmak olduğu kaydedildi. ÜNİPERSEN açıklamasında, KASK çatısı altında kamu çalışanlarının sorunlarına gerçekçi çözümler üretmek, toplu sözleşme süreçlerinde daha güçlü bir temsil anlayışı ortaya koymak ve bağımsız sendikacılığı daha geniş bir zeminde büyütmek için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi. "ÜNİPERSEN olarak, üyelerimizin haklarını daha güçlü şekilde savunmaya devam edeceğiz" KASK’ın kamu çalışanlarının alın terini, emeğini ve hakkını esas alan bir anlayışla yola çıktığı dile getirilen açıklamada, "Bu yolda temel ilkemiz; bağımsız sendikacılık, güçlü temsil ve hakkaniyetli çalışma hayatıdır. ÜNİPERSEN olarak, üyelerimizin haklarını daha güçlü şekilde savunmaya ve kamu çalışanlarının ortak sorunlarının çözümü için sorumluluk almaya devam edeceğiz" denildi ÜNİPERSEN, KASK Bağımsız Kamu Sendikaları Konfederasyonu’nun kuruluşunun kamu çalışanlarına, sendikal hayata ve ülkeye hayırlı olması temennisinde bulundu.
Zonguldak Mustafa Sözen Filyos’un kuşlarını anlattı Bülent Ecevit Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sözen, "9. Çaycumalılar Buluşuyor" etkinlikleri kapsamında "Filyos’un Kuşları ve Biyoçeşitliliği" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Kaymakam Serkan Keçeli Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşiye çok sayıda davetli katıldı. Prof. Dr. Sözen, 1944 yılından bu yana bölgede yapılan kuş gözlemleri üzerine önemli bilgiler paylaşarak, Zonguldak’ın kuş çeşitliliği açısından son derece zengin bir coğrafyaya sahip olduğunu söyledi. İlk bilimsel çalışmaların 1946-1948 yılları arasında, muhtemelen Çatalağzı Termik Santrali’nde görev yapan Lain H. Ogilvie tarafından Çatalağzı ve çevresinde gerçekleştirildiğini ifade etti. Türkiye’nin göçmen kuşların önemli geçiş güzergâhlarından biri olduğunu belirten Sözen, ülkede bugüne kadar 505 kuş türünün gözlemlendiğini, bunların 300’den fazlasının ise Zonguldak’ta görüldüğünü vurguladı. Bu rakamın bölgenin doğal zenginliğini ortaya koyduğunu dile getirdi. Biyoçeşitlilik yaşamın teminatı İnsan dahil tüm canlıların besin zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sözen, yaşamın sürdürülebilmesi için biyoçeşitliliğin korunmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Filyos’ta endüstri bölgesi ilan edilen alanın kuşların konaklama ve üreme bölgeleri üzerinde bulunduğunu hatırlatan Sözen, yoğun girişimler sonucunda 100 hektarlık alanın proje kapsamı dışına çıkarılarak "kuş cenneti" ilan edildiğini belirtti. Bu kararın geri dönüşü olmayan önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Sözen, Filyos’un yalnızca kuşlar değil sürüngen türleri açısından da oldukça zengin olduğunu ifade etti. Toplumda çevre bilincinin artırılması amacıyla yürüttükleri çalışmalara da değinen Sözen, "Zonguldak’ın Biyoçeşitliliği" ve "Zonguldak Kuşları" gibi eserler yayımladıklarını belirtti. Özellikle Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Bülent Ecevit Üniversitesi ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hazırlanan "Zonguldak Kuşları" kitabından 10 bin adet bastırıldığını söyleyen Sözen, bu kitapların başta okullar olmak üzere geniş kesimlere ulaştırılarak farkındalık oluşturulduğunu kaydetti. Söyleşinin sonunda salondan gelen soruları yanıtlayan Prof. Dr. Mustafa Sözen’e teşekkür eden Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı ise Filyos Vadisi’nde belediyeler olarak yürüttükleri "Yeşil Kuşak Projesi" hakkında bilgi verdi. Projeye destek çağrısında bulunan Kantarcı, Sözen’e günün anısına plaket takdim etti.