DÜNYA - 04 Ekim 2024 Cuma 18:59 | Son Güncelleme : 04 Ekim 2024 Cuma 19:02

İran Dışişleri Bakanı: "İsrail, İran'a yönelik bir adım atmaya kalkarsa daha sert yanıt veririz"

A
A
A

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Lübnan’da, “İsrail, İran'a yönelik bir adım atmaya kalkarsa daha sert yanıt veririz. Yanıtımız uygun ve hesap edilmiş oldur” dedi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi resmi temaslarda bulunmak üzere geldiği Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta basın toplantısı düzenledi. İsrail'in Beyrut havaalanına yönelik saldırılarına rağmen Lübnan'a gelmekten korkmadıklarını belirten Arakçi, Lübnan halkı ve devleti ile dayanışmada kararlık mesajı verdiklerini söyledi. İsrail'e yönelik düzenlenen Gerçek Vaad 2 operasyonunu İran'ın meşru hakkı olarak nitelendiren Arakçi, “Saldırı başlatan biz değildik, Siyonist İsrail rejimi İran'ın egemenliğini hedef alan saldırıları başlattı. Bu operasyonda İsrail'in aksine sivil yerleşim yerlerini değil askeri noktaları hedef aldık” ifadelerini kullandı.

“Daha sert yanıt veririz”

İran'ın İsrail'e karşı askeri operasyonları devam ettirme niyetinde olmadığını kaydeden Arakçi, "İsrail, İran'a yönelik bir adım atmaya kalkarsa daha sert yanıt veririz. Yanıtımız uygun ve hesap edilmiş olur” dedi.

İran Dışişleri Bakanı:

“Ateşkes çabalarını, Gazze'deki ateşkesle senkronize olma koşuluyla destekliyoruz”

Tahran'ın Hizbullah'ın desteği ve Gazze Şeridi'nde ateşkesle eş zamanlı olarak Lübnan'da ateşkes çabalarını desteklediğini belirten Arakçi, "Lübnan'daki durum olağan olmadığı gibi benim Beyrut ziyaretim de normal koşullarda gerçekleşmiyor. Ateşkes konusunda Lübnan ve diğer ülkelerin yetkilileri ile temas halindeyiz. Ateşkes çabalarını, Lübnan halkının ve direnişin kabul edebileceği, ayrıca Gazze'deki ateşkesle senkronize olma koşuluyla destekliyoruz. Lübnan'daki gelişmelere ilişkin Lübnan Başbakanı ve Meclis Başkanı ile yapıcı ve olumlu görüşmelerim oldu” ifadelerini kullandı.

“Ziyaretim, İran’ın Lübnan halkı ile Şii'leri desteklemeye devam ettiğini göstermektedir”

Arakçi, “Beyrut her gece Siyonist İsrail rejimi tarafından bombalanırken bu zor şartlar altında Beyrut'a ziyaretim, İran'ın hala güçlü bir şekilde Hizbullah'ın, yanında olduğunu ve Lübnan halkı ile Şii'leri desteklemeye devam ettiğini göstermektedir” dedi.

"İsrail karşısında Arap ve İslam ülkeleri birlikte hareket etmeli"

Arakçi, Beyrut ziyareti çerçevesinde Lübnan Başbakanı Necib Mikati ile görüştü. Görüşmede, İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybeden Hizbullah Lideri Hasan Nasrallah ve sivil kayıplar nedeniyle Lübnan Başbakanına başsağlığı dileyen Arakçi, İsrail işgaline karşı İran'ın Lübnan devleti ve halkını desteklemeye devam edeceğini söyledi. Arakçi, İsrail'in savaş suçları ve katliamları karşısında Arap ve İslam ülkelerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini belirterek, İsrail saldırganlığının durdurulması için uluslararası kurumların daha fazla sorumluluk almalarının önemli olduğunu vurguladı.

Lübnan Başbakanı Mikati ise İsrail'in saldırıları karşısında Birleşmiş Milletlerin etkisiz kalmasından dolayı üzüntü duyduklarını belirterek, İran'a desteklerinden dolayı teşekkür etti.

"İsrail'e destek veren Batılı ülkeler üzerinde baskı kurulmalı"

Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri ile de görüşen Arakçi, İran'ın İsrail saldırıları karşısında Lübnan'a olan desteğinin bölge barışı ve istikrarı açısında önemli olduğunu belirterek, bölgede barışın Gazze savaşının ve Lübnan'a yönelik işgalin sona erdirilmesi ile sağlanabileceğini ifade etti.

İsrail'e destek veren Batılı ülkeler üzerinde baskı kurulması gerektiğini ifade eden Arakçi, bu konuda İslam ülkeleri ile İslam İşbirliği Teşkilatı'nın daha aktif ve iş birliği içerisinde hareket etmesinin önemli olduğunu belirtti. İsrail işgalinin durdurulmasını yasal, insani ve ahlaki bir zorunluluk olarak nitelendiren Arakçi, İsrail'in diğer İslam ülkelerine olası bir saldırı ve işgaline izin verilmemesi gerektiğini vurguladı.

Lübnan Meclis Başkanı Berri ise, Lübnan halkının İsrail karşısında büyük bir direniş verdiğini belirterek, İran'a Lübnan direnişi ile devletine verdiği destekten dolayı teşekkür etti. İsrail'in hedeflerine ulaşmaması gerektiğini kaydeden Berri, Arap ve İslam dünyasının sorumluluk almasını ve diplomasiye daha fazla fırsat verilerek bölgeye insani yardımların ulaşımına yönelik engellerin kaldırılmasını talep etti.

İran Dışişleri Bakanı:

Aynur Sena Çabuk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’de belediye memurlarının ’TİS’ eylemi sürüyor İzmir’in Buca, Bayraklı, Karşıyaka ve Narlıdere belediyelerinde görevli memurlar, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) kapsamındaki haklarını alamadıkları gerekçesiyle 10 Nisan’da başlattıkları eylemlerine devam ediyor. İzmir’deki ilçe belediyelerinde çalışan memurların eylemleri sürüyor. Buca, Bayraklı, Karşıyaka ve Narlıdere belediyelerinde görev yapan yüzlerce memur, ödenmeyen TİS hakları ve arazi tazminatları için iş yerleri önünde toplanarak basın açıklaması düzenledi. Buca’da memurlardan ’Hak ihlali’ tepkisi Buca Belediyesi önünde bir araya gelen memurlar, 7 aylık geriye dönük alacaklarının ödenmemesini ve verilen sözlerin tutulmamasını protesto etti. Memurlar adına açıklamayı okuyan Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube İdari Sekreteri Nurcan Hükenek, emeğin değersizleştirildiğine dikkat çekerek şunları kaydetti: "Bugün burada sadece rakamları konuşmak için değil, çiğnenen bir hukuku savunmak ve yok sayılan irademize sahip çıkmak için toplandık. Sabır taşı çatlamış, artık mücadele konuşmaya başlamıştır. Aylardır ‘sabredin’ denilerek oyalanıyoruz. Toplu İş Sözleşmesi’nden doğan 7 aylık alacağımızın ödenmemesi bir idari gecikme değil, açık bir hak ihlalidir. 30 Mart 2026 tarihinde imza altına alınan sözleşme, bugün ’sınıra çekme’ kılıfıyla fiilen ortadan kaldırılmak istenmektedir. Haklarımızı söke söke alana kadar meydanlarda, iş yerlerinde ve her platformda mücadelemizi büyüteceğiz." "TİS bir kağıt parçası değil, emeğin onurudur" Eylemlerin bir diğer adresi olan Bayraklı Belediyesi önünde de memurlar tepkilerini dile getirdi. Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz, belediyelerde gece gündüz çalışan emekçilerin görmezden gelindiğini ve müzakere masasında verilen sözlerin yok sayıldığını belirtti. İmzalanan sözleşmelerin geri çekilmesini eleştiren Filiz, "Dün kabul ettikleri hakları, bugün geri çekiyorlar. TİS’i bir hak değil, keyfi bir uygulama gibi görüyorlar. TİS; bir kağıt parçası değil, emeğin onurudur. Bir imza değil, bir mücadelenin sonucudur. Gasp edilen haklarımızı geri alacağız ve TİS hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Samsun Uzmanından uyarı: "Düzenli kontrollerle yumurtalık kanserini erken teşhis etmek mümkün" Kadınlarda yumurtalık kanserinin sık görüldüğünü belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Hilal Mürüvvet Bulut Aydemir, "Yumurtalık kanseri, diğer jinekolojik kanserlere kıyasla erken evrede belirti vermediği için tanısı genellikle geç konur. Bu da tedavi sürecini olumsuz etkileyebilir. Oysa erken evrede tanı konan hastalarda sağ kalım oranları belirgin şekilde daha yüksektir. Bu yüzden düzenli jinekolojik muayene ve ultrasonografi ile takip, erken tanı açısından büyük önem taşır ve asla ihmal edilmemelidir" dedi. Liv Hospital Samsun Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Hilal Mürüvvet Bulut Aydemir, yumurtalık (over) kanseri hakkında açıklamalarda bulundu. Yumurtalık kanserinin ne olduğundan bahseden Dr. Aydemir, "Over kanseri, halk arasında yumurtalık kanseri olarak bilinen ve kadın üreme sisteminde yer alan rahmin her iki yanında bulunan, yumurta üretimi ile östrojen ve progesteron hormonlarının salgılanmasından sorumlu yumurtalıklar ya da fallop tüplerinde ortaya çıkan bir kanser türüdür. Bu kanser, söz konusu bölgelerdeki hücrelerin kontrolsüz şekilde büyüyüp çoğalmasıyla gelişir" diye konuştu. "Jinekolojik kanserlerde en fazla ölüme yol açan kanser türü" Over kanserinin kadınlarda yaygın görüldüğüne dikkat çeken Op. Dr. Aydemir, "Türkiye’de yumurtalık kanseri, kadınlarda rahim kanserinden sonra en fazla görülen ikinci jinekolojik kanserdir ve endometrium (rahim) kanserinin ardından gelir. Jinekolojik kanserler arasında ise en fazla ölüme yol açan kanser türüdür" şeklinde konuştu. "Sık idrara çıkma görülebilir" Yumurtalık kanserinin belirtilerinin genellikle hastalığın ilerlemiş evrelerinde görüldüğünü ve bu durumun erken teşhis koymayı zorlaştırabileceğine değinen Dr. Aydemir, "Karın ağrısı, karında şişkinlik, sıvı birikmesi (asit), karında ele gelen kitle, kabızlık, sık idrara çıkma, bulantı, kusma, menopoz sonrası kanama ve önemli bir kilo kaybı, bu hastalığın yaygın belirtilerindendir" ifadelerini kullandı. "Hastaların yaklaşık yüzde 20’si erken evrede teşhis edilebiliyor" Yumurtalık kanseri hastalarının yaklaşık yüzde 20’sinin erken evrede teşhis edilebildiğini söyleyen Dr. Aydemir, "Çoğu hasta hastalığının ileri aşamasında tanı aldığı için tedavi süreci daha güçlü ve karmaşık hale gelmektedir. Ayrıca, günümüzde bu kanseri erken evrede tespit etmeye yönelik kesin ve güvenilir bir tarama yöntemi henüz mevcut değildir. Bu yüzden kadınların, herhangi bir belirti olmasa bile belirtilere karşı duyarlı olması ve yılda en az bir kez jinekolojik muayeneden geçmesi büyük önem taşır. Özellikle risk faktörlerine sahip bireylerin daha sık ve yakından izlenmesi gerekmektedir. Bu risk faktörleri arasında ailede yumurtalık veya meme kanseri öyküsünün bulunması, ailede kalıtsal kanser öyküsü, genetik yatkınlık, aşırı kilo, hiç çocuk sahibi olmamış olmak ve menopozun erken yaşta başlaması gibi durumlar risk faktörleri arasında yer alır" açıklamasında bulundu. "Teşhis süreci" Tanı konma sürecinden bahseden Aydemir şunları söyledi: "Jinekolojik muayeneler sırasında yumurtalıklarda kitle olup olmadığı değerlendirilirken sıklıkla kistler tespit edilebilir. Ancak her yumurtalık kisti kanser anlamına gelmez. Özellikle üreme çağındaki kadınlarda görülen kistlerin büyük çoğunluğu basit ve zararsızdır, zaman içinde kendiliğinden kaybolabilir. Tespit edilen bir kistin kötü huylu olup olmadığını belirlemek için doktor muayenesi, özellikle ultrasonografi ile kistin boyutu, şekli ve karın içinde sıvı (asit) varlığı değerlendirilir. Ayrıca bazı kan testleri de tanıya yardımcı olabilir ve gerektiğinde manyetik rezonans görüntüleme (MR) uygulanarak ayrıntılı analiz yapılabilir. Kistin izlenip izlenmeyeceği, cerrahi ile çıkarılıp çıkarılmayacağı ise uzman hekimin değerlendirmesiyle belirlenir. Yumurtalık kanseri, diğer jinekolojik kanserlere kıyasla erken evrede belirti vermediği için tanısı genellikle geç konur. Bu da tedavi sürecini olumsuz etkileyebilir. Oysa erken evrede tanı konan hastalarda sağ kalım oranları belirgin şekilde daha yüksektir. Bu yüzden düzenli jinekolojik muayene ve ultrasonografi ile takip, erken tanı açısından büyük önem taşır ve asla ihmal edilmemelidir."
Samsun Canikli vatandaşlara yerinde hizmet: 16 bin kişiye diş tedavisi Samsun Canik Belediyesi’nin ilçeye kazandırdığı Canik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde son 4 ayda 16 bin hastaya modern diş ünitlerinde tedavi hizmeti sunuldu. Canikli vatandaşlara kolaylık sağlayan Canik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, vatandaşların çevre ilçelere gitmeye gerek duymadan ağız ve diş sağlığı ile ilgili tüm tedavilerini gerçekleştirebilmelerine imkân sunuyor. Canik Belediyesi’nin yerinde, hızlı ve etkin hizmet adımlarının önemli çalışmaları arasında yerini alan Canik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde 2026 yılının ilk 4 ayında 16 bin vatandaşa tedavi hizmeti sunuldu. Son teknoloji cihazlarla donatılan modern diş ünitlerinin yer aldığı merkezde, muayene ve tedavi işlemleri ile birlikte ayrıca cerrahi müdahaleler de yapılıyor. Yaşamı kolaylaştıran projeler Canik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde çocuklar ve yetişkinler için ayrı modern diş ünitlerinin yer aldığını ifade eden Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, vatandaşların ağız ve diş sağlığı ile ilgili tüm tedavilerini Canik’te gerçekleştirebildiğini söyledi. Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imize kazandırdığımız Canik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezimiz, modern diş ünitleriyle hemşehrilerimize hizmet vermeyi sürdürüyor. Yetişkin ve çocuk diş ünitlerinin yer aldığı merkezimizle hemşehrilerimiz, ağız ve diş sağlığı ile ilgili tedavi işlemlerinin tamamını gerçekleştirebiliyor. Hemşehrilerimizin yerinde hizmet almalarına imkân sunan merkezimiz, modern ve son teknoloji cihazlarla donatılan diş ünitleriyle gündelik yaşamın daha kolay bir hale gelmesinde önemli bir rol üstleniyor. Canik’mize değer katan, hemşehrilerimizin yaşamını kolaylaştıran eser ve hizmetleri ilçemize kazandırmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Muğla Ustalık yolculuğu bu kez çocuklarla devam etti Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin, kadınların marangozluk, sıhhi tesisat, elektrik ve boyama gibi geleneksel olarak erkek mesleği olarak görülen alanlarda eğitim almasını sağlayan ‘Hayatımın Ustasıyım’ projesi, farklı yaş gruplarına ilham vermeye devam ediyor. Kadınların üretim gücünü desteklemek amacıyla hayata geçirilen proje, bu kez miniklerle buluşarak anlamlı bir deneyime dönüştü. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen proje kapsamında düzenlenen atölye çalışmasında çocuklar, yalnızca eğlenmekle kalmadı; aynı zamanda üretmenin ve ortaya bir ürün koymanın değerini deneyimledi. Muğla Büyükşehir Belediyesi 2 No’lu Hizmet Binası’nda yer alan Marangoz Atölyesinde gerçekleşen etkinlikte minikler eğitmenler eşliğinde sürecin her aşamasına aktif olarak katıldı. Kendi kalemliklerini tasarladılar Atölyeye katılan çocuklar, ahşap parçaları bir araya getirerek kendi kalemliklerini oluşturdu. El becerilerini geliştiren minikler, ardından kalemliklerini boyayarak hayal güçlerini renklerle buluşturdu. Ortaya çıkan birbirinden farklı ve özgün tasarımlar, etkinliğe renkli görüntüler kattı. Kendi emekleriyle yaptıkları kalemlikleri kullanacak olmanın heyecanını yaşayan çocuklar, üretmenin verdiği mutluluğu doyasıya hissetti. Ortaya çıkardıkları ürünleri gururla sergileyen minikler, hem başarma duygusunu tattı hem de özgüven kazandı. El becerileri ve özgüven gelişti Etkinlik boyunca çocukların el-göz koordinasyonu, dikkat ve yenilikçi becerileri desteklenirken, paylaşma ve birlikte üretme kültürü de pekiştirildi. Güvenli bir ortamda temel el aletlerini tanıma fırsatı bulan çocuklar, yeni deneyimler kazanarak farklı alanlara olan ilgilerini keşfetti.