DÜNYA - 09 Temmuz 2025 Çarşamba 11:52 | Son Güncelleme : 09 Temmuz 2025 Çarşamba 11:53

İran ve Suudi Arabistan'dan bölgesel istikrara ortak vurgu

A
A
A
İran ve Suudi Arabistan'dan bölgesel istikrara ortak vurgu

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile yaptığı görüşmede İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının bölge güvenliğini ciddi biçimde tehdit ettiğini belirterek, bölge ülkelerinin bu saldırılar karşısında ortak ve kararlı duruş sergilemesinin İsrail'in yayılmacı ve saldırgan politikalarına karşı bölgesel dayanışmayı gösterdiğini ifade etti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İsrail'le yaşanan çatışmalardan sonra ilk kez resmi temaslarda bulunmak üzere Suudi Arabistan'ın Cidde kentine geldi. Ziyareti kapsamında Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan Al Suud ile görüşen Arakçi'nin Veliaht Prens bin Selman ile yaptığı görüşmesinde ikili ilişkiler, bölgesel iş birliği ve güvenlik konuları ele alındı. Görüşmede İran'ın Suudi Arabistan ve diğer komşu ülkelerle iyi komşuluk ve karşılıklı çıkarlar temelinde ilişkileri geliştirmeye büyük önem verdiğini vurgulayan Arakçi, İran'ın ekonomik, ticari ve kültürel alanlarda Suudi Arabistan'la ilişkileri ilerletmeye hazır olduğunu belirtti.

İran'dan Suudi Arabistan'a teşekkür

Arakçi, ayrıca Suudi Arabistan'ın İran'a yönelik saldırıları kınamasından dolayı teşekkür ederek, İsrail ve ABD'nin İran'a karşı gerçekleştirdiği askeri saldırılarla ilgili Tahran'ın görüşlerini aktardı. Arakçi, söz konusu saldırıların Birleşmiş Milletler Şartı, uluslararası hukuk ve Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması'na (NPT) aykırı olduğunu belirtti. Bu saldırıların bölge güvenliğini ciddi biçimde tehdit ettiğini dile getiren Arakçi, bölge ülkelerinin bu saldırılar karşısında ortak ve kararlı duruş sergilemesinin İsrail'in yayılmacı ve saldırgan politikalarına karşı bölgesel dayanışmayı gösterdiğini ifade etti.

Diyalog ve iş birliği sürecek

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ise, İran ve Suudi Arabistan arasındaki anlayış ve iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ülkesinin bu süreci kararlılıkla sürdürmeye ve ikili ilişkileri tüm alanlarda geliştirmeye hazır olduğunu ifade etti. Veliaht Prens ayrıca, İran'ın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine yönelik askeri saldırıyı kınadıklarını belirterek, bölgenin güvenlik ve istikrarının bölge ülkeleri arasındaki iş birliği ve diyaloğa bağlı olduğunu vurguladı. Suudi Arabistan'ın bölgedeki güvensizlik ortamının derinleşmesini engellemek ve sorunların çözümünde diplomasi araçlarını kullanmak üzere tüm imkanlarını seferber edeceğini kaydeden Veliaht Prens, bu konuda her türlü desteğe hazır olduklarını belirtti.

"Arakçi, verimli görüşmeler gerçekleştirdi"

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, sosyal medya hesabından Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin Suudi Arabistan temaslarına ilişkin paylaşım yaptı. Bekayi paylaşımında, "Dışişleri Bakanı Arakçi, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Savunma Bakanı Halid bin Selman ve Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ile ikili ilişkiler ve bölgedeki son gelişmeler hakkında verimli görüşmeler gerçekleştirdi" ifadelerine yer verdi.

Aynur Sena Çabuk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Rektör Adıgüzel, Buhara’da Anadolu Üniversitesi’nin küresel eğitim vizyonunu anlattı Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Buhara’da katılmış olduğu programda, üniversitenin küresel eğitim vizyonuyla ilgili bilgilendirmede bulundu. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Özbekistan Yükseköğretim, Bilim ve İnovasyon Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen ’4. Özbekistan-Türkiye Rektörler Forumu’ iki ülkenin yükseköğretim kurumlarını Buhara’da bir araya getirdi. Buhara Devlet Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen forumda, küresel rekabet gücünün artırılması amacıyla yükseköğretimde iş birliği imkânları ele alındı. Çeşitli konularla ilgili değerlendirmelerde bulunuldu Forum programında, Özbekistan Cumhuriyeti Yükseköğretim Bilim ve İnovasyon Bakanı Prof. Dr. Kongratbay Avezimbetovich Sharipov ile Buhara İli Valisi Botir Komilovich Zaripov, YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Özbekistan’dan 25 üniversite Rektörü, Türkiye’den ise 8 üniversite Rektörü forum oturumlarına katılım sağladı. Forumda ortak bilimsel çalışmalar, yükseköğretimde iş birliği, akademik proje geliştirme süreçleri ve uluslararasılaşma politikaları değerlendirildi. Forumun açılışında konuşan YÖK Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Türkiye ile Özbekistan arasındaki köklü ilişkilerin yükseköğretim alanındaki iş birlikleriyle daha da güçlendiğini belirterek, iki ülke üniversiteleri arasında geliştirilecek ortak çalışmaların önemine dikkat çekti. Anadolu Üniversitesi’nin açık ve uzaktan öğrenme deneyimine dikkat çekildi Forum kapsamında düzenlenen ’Küresel Rekabet Gücü İçin Özbekistan-Türkiye Yükseköğretim İş Birliğinin Geliştirilmesi’ başlıklı oturumda konuşan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ise, yükseköğretim kurumları arasındaki stratejik ortaklıkların yalnızca akademik gelişime değil, aynı zamanda ülkelerin bilimsel üretim kapasitesine ve uluslararası rekabet gücüne de katkı sunduğunu ifade etti. Anadolu Üniversitesi’nin açık ve uzaktan eğitim alanındaki deneyimine dikkat çeken Rektör Adıgüzel, üniversitenin öğrenci sayısı bakımından Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise üçüncü büyük üniversitesi olduğunu belirtti. Açıköğretim Fakültesi’nin 45 yıllık köklü geçmişe sahip olduğunu aktaran Rektör Adıgüzel, değişen sektör ihtiyaçlarına göre eğitim programlarını sürekli yenilediklerini ifade etti. Bu kapsamda Yükseköğretim Kurulu ile yapılan çalışmalar doğrultusunda bazı programların güncellendiğini ve çağın ihtiyaçlarına uygun yeni bölümlerin açıldığını söyledi. Özbek öğrenciler teşvik edilmeli Türkiye ile Özbekistan arasındaki akademik ve kültürel bağların güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yapan Rektör Adıgüzel, Özbekistan’ın genç nüfus potansiyeline dikkat çekerek Türkiye’de öğrenim gören Özbek öğrenci sayısının artırılmasının önemine değindi. Prof. Dr. Adıgüzel, "Özbekistan dışında eğitim alan yaklaşık 160 bin öğrenci bulunuyor. Ancak Türkiye’de öğrenim gören Özbek öğrenci sayısı yaklaşık 10 bin seviyesinde. Bu oranı artırmak için üniversiteler arasında daha fazla iş birliği yapılması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Anadolu Üniversitesi’nde 23 bin örgün öğrencinin eğitim gördüğünü belirten Rektör Adıgüzel, bunların yaklaşık 3 binini uluslararası öğrencilerin oluşturduğunu söyledi. Üniversitede öğrenim gören Özbek öğrenci sayısının ise yaklaşık 80 olduğunu ifade eden Rektör Adıgüzel, bu sayının artırılması için çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. Türk Dili ve Kültürü Programı dil bariyerini kolayca aşmaya fırsat tanıyor Konuşmasında Anadolu Üniversitesi’nin uluslararası öğrencilere yönelik çalışmalarına da değinen Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel yalnızca uluslararası öğrencilere yönelik olarak açılan Türk Dili ve Kültürü Programı ile Türkçe hazırlık imkânlarının önemine işaret etti. Açıköğretim Fakültesi üzerinden dünyanın farklı ülkelerinden öğrencilerin Türkçe öğrenebildiğini belirten Rektör Adıgüzel dil bariyerinin bu yöntemle daha kolay aşılabileceğini ifade etti. Türkçe’nin Türk dünyasının ortak hafızasını güçlendiren temel unsur olduğunu vurgulayan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel üniversiteler arasında ortak Türkçe yayın ağlarının kurulması, akademik dergilerin çıkarılması ve ortak kitap projelerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Anadolu Üniversitesi’nin ’AU Press’ adıyla yeni bir yayınevi kurduğunu aktaran Rektör Adıgüzel, Türkiye ve Özbekistan’daki üniversitelerle ortak yayın projelerine açık olduklarını dile getirdi. İş birliği protokolleri imzalandı Forum süresince Rektör Adıgüzel tarafından Anadolu Üniversitesi ile çeşitli yükseköğretim kurumları arasında akademik iş birliği protokolleri imzalanırken, üniversite ziyaretleri ve ikili görüşmeler de gerçekleştirildi. Görüşmelerde ortak bilimsel projeler, öğrenci ve akademisyen hareketliliği ile eğitim alanında yapılabilecek yeni iş birlikleri ele alındı.