DÜNYA - 12 Nisan 2026 Pazar 15:45 | Son Güncelleme : 12 Nisan 2026 Pazar 15:48

İran’da ABD-İsrail saldırılarında can kaybı 3 bin 375’e yükseldi

A
A
A
İran’da ABD-İsrail saldırılarında can kaybı 3 bin 375’e yükseldi

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında hayatını kaybeden kişilerin sayısının 3 bin 375’e yükseldiği açıklandı.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında hayatını kaybedenlere ilişkin bilanço yükseliyor. İran Adli Tıp Kurumu Başkanı Abbas Mescidi, savaşın başlangıcından bu yana yaşanan can kaybının 3 bin 375’e yükseldiğini bildirdi. Yetkili, kimliği tespit edilen cenazelerden 2 bin 875’inin erkeklere ve 500’ünün kadınlara ait olduğunu söyledi.

Mescidi açıklamasında, ülke genelinde yürütülen kimlik tespit çalışmalarının sürdüğünü belirterek, en yüksek can kaybının Tahran, Hürmüzgan ve İsfahan eyaletlerinde kaydedildiğini de ifade etti.

Hayatını kaybedenlerin uyruklarına ilişkin de bilgi veren Mescidi, "Hayatını kaybedenlerin büyük bir kısmı İran vatandaşı ancak Türkiye, Suriye, Afganistan, Pakistan, Çin, Irak ve Lübnan vatandaşları da saldırılar sonucu yaşamını yitirdi" dedi.

Aynur Sena Çabuk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "İş dünyamızın en büyük sıkıntısı finansmana erişim" TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, küresel ticaret savaşlarının yoğunlaştığı bir dönemde Türkiye’nin sanayisini koruyacak yeni adımlar atılması gerektiğini belirterek, "Şu anda iş dünyamızın en büyük sıkıntısı finansmana erişim. Kredi hacmindeki daralma ve yüksek faiz oranları özellikle KOBİ’lerimizin ayağına pranga oluyor" dedi. TOBB 2026 yılı Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla TOBB İkiz Kuleler’de gerçekleştirildi. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde düzenlenen törene, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da katıldı. Programda konuşan Hisarcıklıoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Türk özel sektörünün üretim, ihracat ve istihdam alanlarında önemli başarılara imza attığını ifade etti. Türkiye’nin 1,6 trilyon doları aşan milli gelir ve 400 milyar dolarlık mal-hizmet ihracatıyla İslam dünyasının en büyük ekonomisi haline geldiğini belirten Hisarcıklıoğlu, "Dünya üzerinde ulaşmadığımız, malımızı satmadığımız ülke kalmadı. ‘Made in Türkiye’ imzası artık dünyada tanınıyor, biliniyor ve tercih ediliyor" dedi. Savunma sanayi alanındaki gelişmelere de değinen Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin savunma sanayi ihracatında dünyada 11’inci sıraya yükseldiğini belirterek, bunun ülkenin caydırıcı gücünü pekiştirdiğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, NATO Zirvesi, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 ve Türk Devletleri Teşkilatı zirvesinin bu yıl Türkiye’de düzenleneceğini ifade ederek, söz konusu organizasyonların Türkiye’nin küresel diplomasi alanındaki konumunu daha da güçlendireceğini kaydetti. Küresel ticarette korumacı politikaların yaygınlaştığını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, ABD, Avrupa Birliği ve Çin’in kendi üreticilerini koruyan politikalar izlediğini belirterek, Türkiye’nin de sanayi üretimini destekleyecek yeni tedbirler alması gerektiğini söyledi. "Sanayi Koruma ve Dönüşüm Stratejisi" çağrısında bulunan Hisarcıklıoğlu, nihai ürün ithalatında daha sert tedbirler alınması gerektiğini ifade ederek, yerli üretimi teşvik edecek uygulamaların artırılmasını istedi. İhracat desteklerinin sürdürülmesinin önemine işaret eden Hisarcıklıoğlu, reeskont kredi hacminin artırılması gerektiğini kaydetti. Hisarcıklıoğlu, "Şu anda iş dünyamızın en büyük sıkıntısı finansmana erişim. Kredi hacmindeki daralma ve yüksek faiz oranları özellikle KOBİ’lerimizin ayağına pranga oluyor. Piyasada ödemeler aksıyor, ticaret yavaşlıyor, neticede büyüme ivme kaybediyor. Bu sıkıntıları aşmak için KOBİ’lerimize pozitif ayrımcılık yapmalıyız. KOBİ kredileri ile ticari kredi kartlarını aylık kredi büyüme sınırları dışına çıkartmalıyız. Böylelikle piyasada önemli bir rahatlama sağlayabiliriz" diye konuştu.
Tokat Başkan Yazıcıoğlu’ndan yıkımı gerçekleştirilen ÇEDAŞ köprüsü yerine yeni köprü müjdesi Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, Yeşilırmak’taki taşkın riskine karşı kontrollü şekilde yıkım çalışmaları sürdürülen ÇEDAŞ Köprüsü’nün yerine, standartlara uygun yeni bir köprü inşa edileceğini açıkladı. Yoğun yağışlar nedeniyle debisi yükselen Yeşilırmak’ta risk oluşturduğu belirlenen ÇEDAŞ Köprüsü’nde yıkım çalışmaları devam ederken, Tokat Belediyesi bir yandan da yeni köprü için çalışmalarını başlattı. Bölgede Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Devlet Su İşleri Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, AFAD Afetlere Müdahale Genel Müdürü Sadi Ergin, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürü Osman Yıldız ve belediye başkan yardımcılarıyla birlikte incelemelerde bulunan Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, yapılacak yeni köprünün Devlet Su İşleri standartlarına uygun şekilde projelendirileceğini belirterek, "Yükseklik bakımından standartlara uygun olmayan ÇEDAŞ Köprüsü’nde yıkım çalışmalarımız devam ediyor. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcımız Sayın Ebubekir Gizligider’le yaptığımız görüşmeler sonrasında, Bakanlığımızın destekleriyle aynı bölgede standartlara ve Yeşilırmak’ın yapısına uygun yeni köprümüzün yapımına başlayacağız. Bakan beyin özellikle talimatı bu yönde. İnşallah buraya daha sağlıklı, daha güvenli ve modern bir köprüyü en kısa sürede kazandırmış olacağız" dedi. DSİ onayıyla yeni köprü yapılacak Yeni yapılacak köprünün, Devlet Su İşleri’nin onaylanacağı proje doğrultusunda inşa edileceğini ifade eden Başkan Yazıcıoğlu, süreçte destek veren isimlere teşekkür ederek, "Bugün çok verimli bir toplantı gerçekleştirdik. Devlet Su İşleri Müdürlüğümüzün talimatıyla yeni köprümüzün yapımına başlanılacak. Vatandaşlarımız endişe duymasın. Bizzat Sayın Bakanımızın talimatıyla yapılacak. Yeni yapılacak köprümüze verdikleri desteklerden dolayı Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı’ya, Bakan Yardımcımız Sayın Ebubekir Gizligider’e ve Devlet Su İşleri Genel Müdürümüz Sayın Mehmet Akif Balta’ya hemşehrilerim adına teşekkür ediyorum. İnşallah bu sıkıntılı süreci hep birlikte atlatacağız" diye konuştu.