EKONOMİ - 10 Haziran 2020 Çarşamba 10:55

'İspanyol çeşidi Arbequina zeytinlerinin verimi ve kalitesi yüksek'

A
A
A
'İspanyol çeşidi Arbequina zeytinlerinin verimi ve kalitesi yüksek'

Zeytin ve zeytinyağı üretiminde faaliyet gösteren Genius Olive Oil'in kurucuları Oğuz Bekir Çakır ve Tarkan Karakaya, verimi ve kalitesi yüksek olan İspanyol çeşidi Arbequina zeytinin önemine değinirken, sıkım tesisi için 4 milyon TL’lik yatırım planladıklarını dile getirdi.

Meyvesi yağlık ve sofralık olarak işlenebilen zeytin, iklim şartları dolayısıyla dünyada daha çok Akdeniz’e kıyısı olan İspanya, İtalya, Yunanistan, Türkiye, Tunus gibi ülkelerde yetiştiriliyor. Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Zeytin Konseyi verilerine göre,İspanya zeytin üretiminde 613 bin ton ile ilk sırada yer alırken bunu 450 bin ton ile Mısır, 420 bin ton ile Türkiye, 342,5 bin ton ile Cezayir ve 190 bin ton ile Yunanistan izliyor. Zeytinyağı üretiminde ise 2019 yılı verilerine göre yine 1,5 milyon ton ile dünya üretiminin yarısını alan İspanya ilk sırada yer alıyor. Türkiye ise 178 milyon adet ağaç ile 225 bin ton seviyelerinde seyrederek her geçen yıl üretimini artırmayı sürdürüyor. Zeytin ve zeytinyağı sektörünün Türkiye’deki çekim gücü yepyeni üreticileri ve markaları beraberinde getiriyor. New York Uluslararası Zeytinyağı Yarışması’ndan (NYIOOC) altın madalya ödüllü Genius Olive Oil, Manisa’da 38 bin adet ‘Arbequina’ cinsi zeytin ağacının bulunduğu bahçelerinin tasarımından hasat yöntemine, zeytinin işlenmesinden özel tasarım şişelerine kadar her detayı titizlikle yapan butik üreticilerden biri.

Oğuz Bekir Çakır ve Tarkan Karakaya 2008 yılında bu topraklarda, sağlık değeri yüksek, dünya standartlarında zeytinyağı üretmek için çalışmalara başlamıştı. Uzun yıllara dayanan araştırmaları, çalışmalar ve verilen emekler, son zamanda başarılı sonuçlar verdi. Genius Olive Oil'in kurucuları çalışmaları hakkında bilgi verdi.

''İspanyol Arbequina ile yüksek kalite ve verim''
İspanyol çeşidi Arbequina zeytinlerinin önemine değinen Oğuz Bekir Çakır, ''Dünyadaki trende baktığımızda tüm ciddi yatırımların Arbequina ve benzer çeşitlerde yoğunlaştığı görülüyor. Arbequinanın kaliteli yağ ile dünyada ismi özdeşleşiyor. Arbequina ağacı dört yıldan sonra verime ama özellikle altıncı yıldan sonra yüksek verime yatıyor. Bizimde zeytinlerimiz çeşitli yaşlarda olduğu için büyümeye bağlı olarak her yıl üretimimiz artıyor. Arbequina, ülkemize gireli 10 yıl oldu. Birkaç girişimci bahçe tesisini sık dikime göre yapmasına rağmen, hasat makinesinin olmaması nedeniyle konvansiyonel yönteme dönmek zorunda kaldı. Bu nedenle yeni Arbequina bahçe tesisi sayısı çok az. Ülke olarak dünyadaki payımızı artırmak istiyorsak Arbequina’ya ciddi sübvansiyon sağlamalıyız. Butik zeytincilikte bizim aldığımız pay fena sayılmaz. Yaptığımız yatırımlarla birkaç yıl içinde sektör liderliğini hedefliyoruz'' dedi.

Türkiye’nin ilk ve tek hasat makinasıyla el değmeden hasat
Çakır ve Karakaya, zeytinlerin toplanmasından zeytinyağı olarak şişelenmesine kadar geçen süreci şöyle anlattı: ''Mükemmel bir zeytinyağı için zeytinlerin doğru rengi aldığı anda toplanması gerekiyor. çiftliğimizdeki zeytinleri tam da toplanması gereken zamanda toplamak için dünyanın sayılı, Türkiye’nin ilk ve tek endüstriyel kaliteli marka hasat makinası ile el değmeden hasat ediyoruz. Zamanla yarışabilen ve sadece bizde bulunan bu hasat makinesinin çalışabilmesi için de özel tasarlanmış bir bahçe gerekiyor. Dünyanın en özel zeytinyağlarından birini üretebilmek için sık dikim yapmak ve birim alana yaklaşık 10 kat daha fazla fidan dikmek gerekiyor. Bu sayede zeytinlerimizi optimum sürede asla yere değmeden topluyoruz. Yaklaşık 2 saat içinde bu çok değerli sıvıyı, son derece hijyenik paslanmaz çelik tanklara koyuyor ve sonrasında şişeliyoruz''.

''Sıkım tesisi için 4 milyon TL’lik bir yatırım planlıyoruz''
Butik bir üretici olarak yıllık 15 ila 20 ton arası üretim yaptıklarını ve ABD'ye ihracat gerçekleştirdiklerini söyleyen Oğuz Bekir Çakır ve Tarkan Karakaya, gelecek yıl içinde 30 ila 40 ton, birkaç yıl içinde de 100 ton üretim yapmayı hedeflediklerini vurguladı. Önümüzdeki dönemde bahçenin hemen yanında kuracakları sıkım tesisi için 4 milyon TL’lik bir yatırım planı yaptıklarını üdile getiren Karakaya, ''Bunun en büyük avantajı, sürdürülebilir kalite demek. Zeytin meyvesinin dalından koptuğu andan itibaren asitliği artmaya başlar. Biz bunu neredeyse tamamen ortadan kaldıracağız. Özel hasat makinesi ile toplanan zeytinler 5 ila 10 dakika sonra tesise ulaşacak ve hemen yağa dönüşebilecek. Hijyenik ortamda, dilediğimiz zaman ve belirlediğimiz koşullarda sürdürülebilir bir kalite yakalamış olacağız'' şeklinde konuştu.

''Butik üretim yapıyor; anahtar teslim Arbequina bahçesi kuruyoruz''
Uzman kadrosuyla Arbequina çeşidi zeytinde, sıfırdan anahtar teslim meyve bahçesi tesisi hizmeti verdiklerinin de altını çizen Çakır ve Karakaya, ''Sertifikalı ve aşılı meyve fidanları kullanarak siz el sürmeden bahçenizi dikiyor, sistemi kuruyor ve teslim ediyoruz. Zeytin bahçelerinde gübreleme, budama, sulama, toprak işleme konularında en kaliteli tarımsal danışmanlık hizmetini sunuyoruz. Her yıl planlama hakkında bilgilendiriyor, yıllık bakım planını takip ediyoruz. Kısacası, bize danışmadan Arbequina bahçesi kurmayın diyoruz'' diye konuştu.

''En yüksek polifenol, en düşük asidite''
Çakır, sözlerine şöyle devam etti: ''Genius Olive Oil, Arbequina’nın cins özelliğiyle yüzde 0,2’nin altında asit oranı, yüksek meyvemsilik ve toplam polifenolde 360-475 aralığını yakalayabiliyor. Yani yüksek polifenol oranına ve aynı zamanda en düşük asiditelerden birine sahip gurme bir zeytinyağı üretiyor. Markamız yüksek meyvemsiliğe sahip, çimen, roka, yeşil erik, domates fidanı gibi kokuları hissettiren bir zeytinyağı. Sağlıklı yağı, hücre yenilenmesinde ve hücre yıpranmasının önlenmesinde görev alan antioksidanların başında gelen yüksek polifenol ve meyvemsilik ile özetleyebiliriz. Özel koşullar altında polifenol oranını yükseltmek mümkün ancak polifenolün acılığı dengesiz olursa bu tüketiciyi rahatsız eder. Biz Genius’da bu anlamda kusursuz bir denge yakaladık'' ifadelerini kullandı.

Altın Madalya Ödülü
Verilen bilgiye göre Marka, 2020 yılında 8'incisi düzenlenen 26 ülkeden 800’ün üzerinde zeytinyağı numunesinin yarıştığı New York Uluslararası Zeytinyağı Yarışması’nda (NYIOOC) altın madalya aldı. Marka, önümüzdeki Premium Özel Hasat Soğuk Sıkım Zeytinyağının yanı sıra ‘Arbequina’ ve ‘Memecik’ zeytinlerinden harmanladığı Deli Yağ’ını da ürün kategorisine eklemeye hazırlanıyor. Marka her çeşit sıcak yemek, soğuk meze ve hatta hamur işlerinde kullanılabiliyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Altıeylül’de can dostlara büyük destek Altıeylül Minik Patiler Hayvan Bakımevi ve Doğal Yaşam Alanı, hayvanseverlerin örnek dayanışmasına sahne oldu. Hayvanseverler kampanya ile 2 ton mama bağışı topladılar. Altıeylül Hayvan barınağında yaşayan can dostlar için sosyal medya üzerinden başlatılan bağış kampanyası kısa sürede geniş kitlelere ulaştı ve yaklaşık 2 ton mama desteği sağlandı. Türkiye’nin farklı noktalarından destek veren vatandaşlar, sokak hayvanlarının yaşam şartlarını iyileştirmek için tek yürek oldu. Toplanan mamalar, Altıeylül Belediyesi ekipleri tarafından teslim alınarak bakımevinde yaşayan hayvanlara ulaştırılmaya başlandı. Modern bakımevi hayvanların ihtiyaçlarına göre tasarlandı Yaklaşık 300 hayvana ev sahipliği yapan bakımevinde, hayvanların ihtiyaçlarına yönelik olarak planlanan 39 doğal yaşam alanı ve 52 padok yer alıyor. Tesiste ayrıca her biri 10 metrekare büyüklüğünde olan müşahede, karantina, yavrulu anne ve ameliyat sonrası bakım alanları bulunuyor. Söz konusu alanların tedavi ve bakım süreçlerinde aktif olarak kullanılarak can dostların tedavi ve rehabilitasyon işlemleri yapılıyor. Yeşil alanlarla iç içe tasarlanan bakımevi, hayvanların hem fiziksel hem de ruhsal sağlıklarına katkı sağlıyor. Bakımevinde şu anda toplam 288 köpek bulunurken, bunların 63’unu yavrular oluşturuyor. Sağlanan mama desteği, bu ihtiyacın karşılanmasında önemli bir rol oynarken, bakım süreçlerinin de daha sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlıyor. "Herkes elini taşın altına koydu" Altıeylül’de gerçekleşen bu anlamlı dayanışma, hayvan hakları konusunda toplumsal farkındalığın arttığını bir kez daha ortaya koydu. Mama desteği için büyük bir dayanışma içerisinde olduklarını söyleyen hayvansever Zeynep Gökçen Cihan "Bu kampanyayı başlatırken amacımız, bakımevindeki can dostlarımızın temel ihtiyaçlarına bir nebze de olsa katkı sağlayabilmekti. Altıeylül Belediyemiz can dostlarımızın ihtiyaçlarını zaten eksiksiz karşılıyor. Bizde onlara bir nebze olsun yardım etmek istedik. Çok kısa sürede bu kadar büyük bir destekle karşılaşmak hepimizi hem şaşırttı hem de çok mutlu etti. Türkiye’nin farklı yerlerinden hayvanseverler adeta tek yürek oldu. Yaklaşık 2 ton mama desteğinin toplanması, aslında toplumda bu konuda ne kadar büyük bir duyarlılık olduğunu da gösteriyor. Herkes elinden geleni yaptı; kimi bir paket mama gönderdi, kimi kampanyayı paylaşarak daha fazla kişiye ulaşmasını sağladı. Bu dayanışma bizim için çok kıymetli. Bakımevinde yaşayan yüzlerce hayvanın düzenli beslenmesi büyük önem taşıyor. Özellikle yavruların sağlıklı gelişimi için bu destekler hayati nitelikte. Biz de elimizden geldiğince bu tür çalışmaların devam etmesi için çaba göstermeye devam edeceğiz. Destek veren, paylaşan, katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyoruz" dedi.
Aydın Efeler’de Otizm Yaşam Merkezi büyüyor Efeler Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Otizm Yaşam Merkezi, her geçen gün daha fazla özel bireye ulaşarak kapasite ve hizmet çeşitliliğini artırıyor. Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin’in görev süresi boyunca merkezde önemli gelişmeler kaydedilirken, otizmli bireylerin günlük yaşam becerilerini artırmaya, sosyal uyumlarını güçlendirmeye ve bireysel gelişimlerini desteklemeye yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Alanında uzman eğitmenler eşliğinde yürütülen eğitimlerde; iletişim, motor beceriler, akademik gelişim ve sosyal etkileşim gibi birçok alanda destek sağlanıyor. Ayrıca ergoterapi, duyu bütünleme, spor, müzik, resim ve dil-konuşma eğitimleriyle bireylerin çok yönlü gelişimi hedefleniyor. Merkezden faydalanan öğrenci sayısı da dikkat çekici şekilde arttı. Başkan Yetişkin döneminde yaklaşık yüzde 60 oranında artış yaşanırken, bu gelişmeyle birlikte daha fazla otizmli bireyin eğitim ve destek hizmetlerinden yararlanması sağlandı. Öte yandan merkezde yalnızca eğitim değil, sosyal ve kültürel gelişimi destekleyen projeler de hayata geçirildi. Özel bireylerin sanatsal yönlerini ortaya koyabilmeleri amacıyla dans grubu kurulurken, vals ve bale gibi branşlarda çalışmalar başlatıldı. Meslek ve uygulama atölyesiyle üretim becerilerinin geliştirilmesi hedeflenirken, "Topraktan Sofraya Meslek Mutfağı Atölyesi" projesinin kabul edilmesiyle eğitim imkanları genişletildi. Ayrıca öğrencilerin dikkat ve stratejik düşünme becerilerini geliştirmek amacıyla satranç grubu da oluşturuldu. 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, otizmin bir eksiklik değil farklılık olduğunu belirterek, "Efeler’de herkesin kendini değerli ve görünür hissettiği bir kent oluşturmak için çalışıyoruz. Otizmli bireylerimizin hayatın her alanında yer alabilmesi en büyük önceliğimiz. Farkındalık sadece bir güne sığdırılamaz; yılın her günü bu bilinçle hareket etmeliyiz" dedi.
Tunceli Tunceli’de çiftçilere tohum ve fide desteği Tunceli’de atıl durumdaki araziler üretime açılırken, binin üzerinde çiftçiye yüzde 75 hibeli tohum ve fide desteği sağlandı. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü’nce yürütülen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında, Tunceli’de boş, nadasa bırakılan veya atıl durumdaki tarım arazilerinin üretime kazandırılması için önemli bir adım atıldı. Proje çerçevesinde İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde düzenlenen programda üreticilere yüzde 75’i Bakanlık hibeli yağlık ayçiçeği, nohut ve kuru fasulye fideleri teslim edildi. Programda yaptığı konuşmada üretimin ve çiftçiliğin öneminden bahseden Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, "Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bir ifadesi var ‘Köylü milletin efendisidir’ diye. Bunu hepimiz alkışlıyoruz. Ancak Ulu Önder, köylü milletin efendisidir derken zincir marketten yoğurt alan köylüden bahsetmiyor, yumurtasını gelip şehirden alan köylüden bahsetmiyor. Üreten, memleketine katkı sağlayan ve vatandaşına hizmet eden köylüden bahsediyor. Bizim bu köy yapısını oluşturmamız lazım. Devletimiz Türkiye yüzyılı ifadesini tarım için de Tarım Yüzyılı şeklinde kullanıyoruz. Hangi vatandaşımız bir katkı almak istiyorsa devletimizin neredeyse yüzde 70-80’lere kadar hibe destekleri var. Faizsiz kredi destekleri var. Onun için çiftçilerimizin de harekete geçmesi gerekiyor. Bu sene İl Özel İdaresinde de bir ilke imza attık. Tarım için 12 milyon TL bütçe ayırdık. Tarımı desteklememiz gerekiyor" dedi. Tunceli İl Tarım ve Orman Müdürü Yavuz Suat Pala ise "Gerek sertifikalı tohum kullanımını yaygınlaştırmak gerekse atıl, nadasta olan arazilerimizi tekrar üretime dahil etmek amacıyla yüzde 75 hibeli tohumlarımızı Tarım Alanlarının Üretimin Yaygınlaşması Projesi kapsamında çiftçilerimizin kullanımına sunuyoruz. Bugün burada 55 bin 550 ton nohut, 5,5 ton kuru fasulye, 450 kilo yağlık ay çiçeği tohumu dağıtımını gerçekleştireceğiz. 5’inci ayda 147 bin 960 adet sebze fidesi, eylül ayında 30 ton toplam mercimek tohumunun dağıtımını gerçekleştirip bu yıl toplam bin 104 çiftçimize 8 bin 36 dekar alan için 5 milyon 614 bin TL toplam destek sunacağız. Bakanlığımızın destekleri Valimizin liderliğinde gerek bitkisel gerek hayvansal üretimde Tunceli Tarım İl Müdürlüğü olarak üreticilerimize desteklerimiz devam edecek" ifadelerini kullandı.