EKONOMİ - 02 Nisan 2026 Perşembe 15:49

Tunceli’de çiftçilere tohum ve fide desteği

A
A
A
Tunceli’de çiftçilere tohum ve fide desteği

Tunceli’de atıl durumdaki araziler üretime açılırken, binin üzerinde çiftçiye yüzde 75 hibeli tohum ve fide desteği sağlandı.


Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü’nce yürütülen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında, Tunceli’de boş, nadasa bırakılan veya atıl durumdaki tarım arazilerinin üretime kazandırılması için önemli bir adım atıldı. Proje çerçevesinde İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde düzenlenen programda üreticilere yüzde 75’i Bakanlık hibeli yağlık ayçiçeği, nohut ve kuru fasulye fideleri teslim edildi.


Programda yaptığı konuşmada üretimin ve çiftçiliğin öneminden bahseden Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, "Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bir ifadesi var ‘Köylü milletin efendisidir’ diye. Bunu hepimiz alkışlıyoruz. Ancak Ulu Önder, köylü milletin efendisidir derken zincir marketten yoğurt alan köylüden bahsetmiyor, yumurtasını gelip şehirden alan köylüden bahsetmiyor. Üreten, memleketine katkı sağlayan ve vatandaşına hizmet eden köylüden bahsediyor. Bizim bu köy yapısını oluşturmamız lazım. Devletimiz Türkiye yüzyılı ifadesini tarım için de Tarım Yüzyılı şeklinde kullanıyoruz. Hangi vatandaşımız bir katkı almak istiyorsa devletimizin neredeyse yüzde 70-80’lere kadar hibe destekleri var. Faizsiz kredi destekleri var. Onun için çiftçilerimizin de harekete geçmesi gerekiyor. Bu sene İl Özel İdaresinde de bir ilke imza attık. Tarım için 12 milyon TL bütçe ayırdık. Tarımı desteklememiz gerekiyor" dedi.


Tunceli İl Tarım ve Orman Müdürü Yavuz Suat Pala ise "Gerek sertifikalı tohum kullanımını yaygınlaştırmak gerekse atıl, nadasta olan arazilerimizi tekrar üretime dahil etmek amacıyla yüzde 75 hibeli tohumlarımızı Tarım Alanlarının Üretimin Yaygınlaşması Projesi kapsamında çiftçilerimizin kullanımına sunuyoruz. Bugün burada 55 bin 550 ton nohut, 5,5 ton kuru fasulye, 450 kilo yağlık ay çiçeği tohumu dağıtımını gerçekleştireceğiz. 5’inci ayda 147 bin 960 adet sebze fidesi, eylül ayında 30 ton toplam mercimek tohumunun dağıtımını gerçekleştirip bu yıl toplam bin 104 çiftçimize 8 bin 36 dekar alan için 5 milyon 614 bin TL toplam destek sunacağız. Bakanlığımızın destekleri Valimizin liderliğinde gerek bitkisel gerek hayvansal üretimde Tunceli Tarım İl Müdürlüğü olarak üreticilerimize desteklerimiz devam edecek" ifadelerini kullandı.



Tunceli’de çiftçilere tohum ve fide desteği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İş Bankası, Avrupa’nın en güçlü 10 banka markası arasında Dünyanın önde gelen uluslararası marka değerleme ve strateji danışmanlığı kuruluşu Brand Finance, bankacılık sektöründe en değerli markaların sıralandığı 2026 yılına ilişkin Banking 500 raporunu açıkladı. Türkiye İş Bankası, Avrupa’nın marka gücü en yüksek ilk 10 bankası arasında yer alırken aynı zamanda üst üste üçüncü kez en yüksek marka değeri ile Türkiye’de birinci oldu. İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, bankanın Avrupa’nın en güçlü 10 banka markası arasına girmesini ve üst üste üçüncü kez "Türkiye’nin en değerli banka markası" seçilmesini, yalnızca bir başarı değil, aynı zamanda artan bir sorumluluk olarak değerlendirdi. Finansal göstergelerin ötesinde güven, yenilikçilik ve müşterilerle kurulan bağ gibi ölçütlere dayanan bu sıralamanın kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını belirten Aran, "Bu tür değerlendirmelerde yer almak, doğru yolda ilerlediğimizi hissettirir. Ama asıl önemli olan, her yeni güne bu güveni tazeleyecek bir heyecanla başlamak, kendimize müşterilerimiz ve ülkemiz için neyi daha iyi yapabileceğimizi sormak, bugün bu yanıtları teknoloji ve yapay zekanın sunduğu olanaklarla verirken odağımızın her zaman insan olduğunu unutmamak" dedi. Türk bankacılık sektörünün teknolojik ve finansal altyapısıyla küresel ölçekte rekabetçi bir noktada durduğuna dikkat çeken Aran, sözlerini şöyle sürdürdü: "Küresel arenada fark oluşturmanın yolu, rekabeti ülke dışına taşımaktan, Türkiye’deki fintech’leri ve faaliyet gösterdiğimiz alanlardaki oyuncuları rakip yerine yol arkadaşı olarak görmekten geçiyor. Trendlerin peşinden gitmek yerine bir adım önde olmaya; oyunun kuralını belirleyen tarafta yer almaya çalışıyoruz. İkinci yüzyılımızda güçlü dijital altyapımızla geniş bir coğrafyada faaliyet gösteren, küresel ölçekle rekabet eden bir oyuncu olma yolunda ilerlerken, Avrupa’nın ilk 10 bankası arasında yer almak ve uluslararası arenada görünürlüğümüzü artırmak da stratejik önceliklerimiz açısından kıymetli." Aran, uluslararası başarıların bu yolculuğun bir yansıması olduğunu, ancak asıl işin her gün yeniden kazanılması gereken müşteri güveni olduğunu da sözlerine ekledi.
Çorum Çorum’da ilk kez ekilen yerli ve milli buğday umut vaat ediyor Çorum’da ilk kez ekimi gerçekleştirilen yerli ve milli yazlık buğday çeşidi "kirve", başaklanma dönemindeki verimiyle üreticiler için kuraklığa karşı yeni bir umut ışığı oldu. Çorum İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü iş birliğinde yürütülen demonstrasyon çalışması kapsamında ekilen "kirve" türündeki buğdayın gelişim süreci teknik ekipler tarafından yakından takip ediliyor. Kuraklık riskine karşı üreticilere alternatif çeşitler sunmak, yazlık buğdayların bölge şartlarındaki performansını değerlendirmek ve yerli-milli çeşitlerin yaygınlaştırılmasına katkı sağlamak amacıyla gerçekleştirilen çalışma kapsamında yapılan son fenolojik gözlemlerde olumlu sonuçlar elde edildi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personellerince yapılan arazi incelemelerinde, Kirve çeşidinin güçlü bir gelişim gösterdiği, yoğun kardeşlenme oluşturduğu ve başaklanma evresine geçtiği tespit edildi. Bitkilerde gözlenen yüksek kardeşlenme kapasitesi ve sağlıklı gelişim, çeşidin Çorum’un iklim ve toprak şartlarına başarılı şekilde uyum sağladığını ortaya koydu. Demonstrasyon alanındaki gözlemler, tün bölge için umut vadeden bir yazlık buğday alternatifi olduğunu gösterirken, çalışmanın ilerleyen aşamalarında verim unsurlarına yönelik detaylı ölçümler yapılacağı bildirildi. Hasat öncesinde başak sayısı, dane sayısı ve diğer verim kriterleri teknik personeller tarafından değerlendirilecek. Elde edilen sonuçlar, hasat döneminde bölgede yetiştirilen kışlık buğday çeşitleriyle karşılaştırılacak.
Kütahya Kütahya’da çocukların eğitim hayatı boyunca karşılaşabilecekleri güvenlik riskleri kapsamlı şekilde ele alındı Kütahya Valisi Musa Işın başkanlığında, çocukların eğitim süreçlerinin güvenliğine yönelik koruyucu ve önleyici hizmetlerin artırılması amacıyla İl Yürütme Kurulu Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, çocukların eğitim hayatı boyunca karşılaşabilecekleri güvenlik riskleri kapsamlı şekilde ele alındı. Özellikle okul çevrelerinde alınan güvenlik tedbirleri, çocuklara yönelik şiddet, ihmal ve istismar olayları, akran zorbalığı, siber güvenlik, servis ve trafik güvenliği ile bağımlılıkla mücadele konularında yürütülen çalışmalar değerlendirildi. Ayrıca okul güvenliği kapsamında kurumlar tarafından gerçekleştirilen faaliyetler gözden geçirilirken, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyon süreçleri masaya yatırıldı. Öğrencilerin daha güvenli eğitim ortamlarında öğrenim görmelerine yönelik koruyucu ve önleyici tedbirler üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıda ilgili kurumların mevcut çalışmaları değerlendirilerek, çocukların eğitim süreçlerinde karşılaşabilecekleri risklerin azaltılması ve güvenli eğitim ortamlarının güçlendirilmesi amacıyla yapılacak yeni çalışmalar ele alındı. Vali Musa Işın, çocukların güvenli, sağlıklı ve huzurlu ortamlarda eğitim almalarının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, bu hedef doğrultusunda kurumlar arası koordinasyonun etkin ve kesintisiz şekilde sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Toplantının, çocukların eğitim hayatında karşılaşabilecekleri risklerin önlenmesi ve güvenli okul ortamlarının güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
Bilecik BŞEÜ kampüsünde yeni hizmet Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nde (BŞEÜ) kampüs yaşamını kolaylaştıran önemli hizmet hayata geçirildi. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörlüğü’nün girişimleriyle, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı koordinasyonunda hayata geçirilen proje, kampüs yaşamını daha konforlu hale getirmeyi hedefliyor. Öğrenci ve personelin talepleri doğrultusunda planlanan kafeterya ve market, özellikle ders aralarında ve yoğun akademik programlar içerisinde kampüs dışına çıkma zorunluluğunu ortadan kaldırarak önemli bir kolaylık sağlıyor. Geniş ürün yelpazesiyle hizmet veren tesislerde, temel gıda ürünlerinden kişisel ihtiyaçlara kadar birçok ürün yer alırken, uygun fiyatlı ve pratik alışveriş imkânı sunuluyor. Modern ve ferah tasarımıyla dikkat çeken kafeterya ise yalnızca yeme-içme alanı olarak değil, aynı zamanda öğrencilerin ders çalışabileceği ve sosyalleşebileceği bir yaşam alanı olarak da hizmet veriyor. Kampüs içerisinde hayata geçirilen bu yeni hizmetle birlikte öğrencilerin üniversite içinde daha fazla vakit geçirdiği, sosyal hareketliliğin arttığı ve bunun akademik motivasyona da olumlu yansıdığı ifade ediliyor. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, öğrenci odaklı hizmetlerin artarak devam edeceğini belirterek şunları söyledi: "Üniversitemizde eğitim gören öğrencilerimizin sadece akademik değil, sosyal ve günlük yaşam ihtiyaçlarını da en iyi şekilde karşılamak önceliklerimiz arasındadır. Merkez kampüsümüzde hayata geçirilen kafeterya ve alışveriş marketi, öğrencilerimizin ve personellerimizin yaşamını kolaylaştıran önemli bir hizmet olmuştur. Aldığımız olumlu geri dönüşler, doğru bir planlama yaptığımızı göstermektedir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de öğrenci odaklı projelerimizi artırarak sürdürmeye devam edeceğiz."
Kocaeli Kocaeli’nin turizm vitrini Kandıra’da 39 ton atık toplandı Kocaeli’nin önemli turizm destinasyonlarından Kandıra ilçesindeki sahillerde, Kurban Bayramı tatili boyunca 39 ton atık toplandı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ekiplerince, kentin Karadeniz’e kıyısı olan ve yaz aylarında binlerce turisti ağırlayan turizm merkezi Kandıra sahillerinde, yaz sezonunun başlamasıyla temizlik ve bakım çalışmaları yoğunlaştırıldı. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ekipleri, Kurban Bayramı tatili dolayısıyla ziyaretçi akınına uğrayan sahillerde artan insan hareketliliğine rağmen mesaisini sürdürdü. Ekiplerin çalışmalarıyla bayram süresince kumsal ve sahil alanlarından toplam 39 ton atık toplanarak plajların temiz ve düzenli kalması sağlandı. Çalışmalar kapsamında sadece kumsallar değil; yürüyüş yolları, yeşil alanlar ve ortak kullanım noktaları da detaylı şekilde temizlendi. Sahiller yeni sezona hazırlandı Vatandaşların temiz ve konforlu ortamda tatillerini geçirebilmesi için mesai harcayan ekipler, plajlardaki soyunma kabinleri, duş alanları, oturma grupları ve çeşitli donatıların bakım onarımını da gerçekleştirdi. Kullanıma bağlı olarak yıpranan alanlar elden geçirilirken, eksiklikler tek tek tespit edilerek giderildi. Özellikle hafta sonları yoğunluğun zirveye çıktığı bölgelerde gündüz mesaisinin yanı sıra gece saatlerinde de temizlik çalışmaları yürütüldü.
Kayseri Yaza sağlıklı ve ışıltılı bir ciltle girmenin 8 altın kuralı Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Muhammed Burak Yücel, yaz öncesinde cilt sağlığı hakkında önerilerde bulundu. Yaz aylarında artan güneş maruziyeti, sıcaklık, nem, terleme, deniz ve havuz cilt sağlığını doğrudan etkileyebiliyor. Güneş ışınları yalnızca güneş yanığına değil; leke oluşumuna, erken deri yaşlanmasına ve uzun vadede deri kanseri riskine de neden olabiliyor. Bu nedenle yaz aylarında cilt bakımı konusunda güneş kremi sürmenin yanı sıra güneşten bütüncül olarak korunmak, cilt bariyerini desteklemek ve şüpheli cilt değişikliklerini erken fark etmek gerekiyor. Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Muhammed Burak Yücel, yaz öncesinde cilt sağlığı hakkında önerilerde bulundu. "Güneş kremini doğru miktarda ve doğru zamanda kullanın" Yaz aylarında güneş koruyucu kullanımı cilt sağlığının en temel basamaklarından biridir. Ancak güneş kreminden beklenen etkinin sağlanabilmesi için ürünün doğru seçilmesi ve düzenli yenilenmesi gerekir. Geniş spektrumlu, yani hem UVA hem de UVB’ye karşı koruma sağlayan, en az SPF 30 içeren ürünler tercih edilmelidir. Leke eğilimi olan, açık tenli, gebelik döneminde olan, rozasea veya melazma gibi güneşle tetiklenebilen cilt problemleri bulunan kişilerde SPF 50+ ürünler daha uygun olabilir. Güneş kremi dışarı çıkmadan yaklaşık 15-30 dakika önce uygulanmalı; açık havada kalındığında yaklaşık 2 saatte bir, yüzme veya yoğun terleme sonrasında ise daha erken yenilenmelidir. Suya dayanıklı ürünler bile deniz, havuz ve terleme sonrası etkinliğini kaybedebilir. Bu nedenle ‘sabah sürdüm, gün boyu korur’ düşüncesi doğru değildir. "Güneşten korunmayı sadece kremle sınırlamayın" Güneşten korunmada en etkili yaklaşım, güneş kremiyle birlikte fiziksel korunma yöntemlerini de kullanmaktır. Özellikle güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında doğrudan güneş altında uzun süre kalmaktan kaçınılmalıdır. Gölge alanlar tercih edilmeli, geniş kenarlı şapka, UV korumalı güneş gözlüğü ve açık renkli, sık dokunmuş kıyafetler kullanılmalıdır. Plajda veya açık havada uzun süre kalınacaksa şemsiye, gölgelik veya koruyucu kıyafetler güneş kremi kadar önemlidir. Güneş kremi, güneşte kalma süresini uzatmak için değil; kaçınılamayan maruziyet sırasında cildi desteklemek içindir. "Benlerinizi yaz başlamadan kontrol ettirin" Yaz öncesi ben ve leke kontrolü, özellikle çok sayıda beni olan, ailesinde deri kanseri öyküsü bulunan, çocukluk döneminde sık güneş yanığı geçiren veya açık tenli kişiler için önemlidir. Benlerde asimetri, kenar düzensizliği, renk değişikliği, çapta büyüme veya zaman içinde belirgin farklılaşma varsa dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır. Halk arasında ‘ben aldırmak kansere yol açar’ gibi yanlış bir inanış vardır. Oysa şüpheli benlerin dermatolojik değerlendirme ile erken fark edilmesi, melanom gibi ciddi deri kanserlerinde erken tanı açısından hayat kurtarıcı olabilir. "Deniz, havuz, kum ve tuz sonrası cilt bariyerini destekleyin" Deniz suyu, havuz kloru, kum ve sık duş alma cilt bariyerini kurutabilir. Özellikle atopik dermatit, egzama, rozasea veya hassas cilt yapısı olan kişilerde bu durum kızarıklık, kaşıntı, yanma ve pullanmayı artırabilir. Deniz veya havuz sonrası cilt temiz suyla durulanmalı, ardından cilt tipine uygun nemlendirici uygulanmalıdır. Nemlendiriciler yalnızca kuruluğu gidermek için değil, cilt bariyerini güçlendirmek ve tahrişi azaltmak için de önemlidir. Aşırı parfümlü, alkol içeriği yüksek veya irrite edici ürünlerden kaçınılmalıdır. "Çok sıcak suyla duş almayın" Yaz aylarında sık duş almak ferahlık sağlasa da çok sıcak suyla duş almak cildin doğal yağ tabakasını azaltarak kuruluk ve hassasiyeti artırabilir. Bu nedenle ılık suyla kısa süreli duşlar tercih edilmelidir. Duş sonrası cilt tamamen kurumadan nemlendirici uygulanması, nemin ciltte daha iyi tutulmasına yardımcı olur. Özellikle güneş sonrası kızarık, yanmış veya hassaslaşmış cilde kese, peeling veya sert temizleyiciler uygulanmamalıdır. Bu tür işlemler cilt bariyerini daha da bozabilir. "Terli kıyafetlerle uzun süre kalmayın" Sıcak havalarda terleme artar. Terli ve nemli kıyafetlerle uzun süre kalmak, özellikle sırt, göğüs, kasık ve koltuk altı gibi bölgelerde tahriş, isilik, mantar enfeksiyonları ve folikülit adı verilen kıl kökü iltihaplarına zemin hazırlayabilir. Spor, yürüyüş veya yoğun terleme sonrası kıyafetlerin değiştirilmesi, cildin nazikçe temizlenmesi ve mümkünse pamuklu, nefes alabilen kıyafetlerin tercih edilmesi cilt sağlığı açısından önemlidir. "Yaz aylarında ağır bakım ürünlerinden kaçının" Yazın cilt daha fazla terlediği ve yağlandığı için kış aylarında kullanılan yoğun yapılı kremler, bazı kişilerde gözenek tıkanıklığına ve akne artışına neden olabilir. Bu dönemde cilt tipine uygun, hafif yapılı, komedojenik olmayan nemlendiriciler tercih edilmelidir. Nem maskeleri veya bariyer destekleyici ürünler bazı ciltlerde faydalı olabilir; ancak her cilt için gerekli değildir. Özellikle aktif aknesi, rozaseası veya hassasiyeti olan kişiler, rastgele maske ve peeling ürünleri kullanmadan önce dermatoloji uzmanına danışmalıdır. "Antioksidan desteği güneşten korunmanın yerine geçmez, ama cildi destekleyebilir" UV ışınları ciltte oksidatif stres oluşturarak leke, elastikiyet kaybı ve erken yaşlanma sürecine katkıda bulunabilir. C vitamini, E vitamini, polifenoller ve karotenoidlerden zengin beslenme genel cilt sağlığını destekleyebilir. Topikal antioksidan içeren ürünler de uygun cilt tiplerinde fotoyaşlanma zıttı bakımın bir parçası olabilir. Ancak antioksidan serumlar veya besin destekleri güneş kreminin yerine geçmez. Güneşten korunmanın temeli; doğru güneş koruyucu kullanımı, gölge, kıyafet, şapka ve güneşten kaçınma davranışlarının birlikte uygulanmasıdır. Güneş yanığı gelişirse ne yapılmalı? Güneş yanığı oluştuğunda cilt serin tutulmalı, bol su içilmeli, parfümsüz nemlendiricilerle bariyer desteklenmelidir. Şiddetli ağrı, su toplaması, ateş, titreme, bulantı veya yaygın yanık varsa dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır. Yanık bölgeye diş macunu, yoğurt, kolonya veya bilinçsiz bitkisel ürünler sürülmemelidir. "Cilt sağlığı için korunma tedaviden değerlidir" Güneş ışınları cilt sağlığı üzerinde hem kısa hem de uzun vadeli etkilere sahiptir. Güneş yanığı, lekelenme ve erken yaşlanma gibi sorunların yanında, yıllar içinde deri kanseri riskinde artış da görülebilir. Bu nedenle güneş kremi kullanmak önemlidir; ancak tek başına yeterli değildir. Gölge, koruyucu kıyafet, şapka, güneş gözlüğü ve düzenli ben kontrolü yaz aylarında cilt sağlığının temel parçalarıdır.