DÜNYA - 18 Ocak 2025 Cumartesi 11:05 | Son Güncelleme : 18 Ocak 2025 Cumartesi 14:20

İsrail, ateşkesin ilk aşamasında 737 Filistinliyi serbest bırakacak

A
A
A

İsrail Adalet Bakanlığı, Gazze'de 6 hafta sürecek ateşkesin ilk aşamasında serbest bırakılacak 737 Filistinli tutuklu ve hükümlünün ismini açıkladı.

İsrail ile Hamas arasında varılan 3 aşamalı ateşkes ve esir takası anlaşmasının yarın yürürlüğe girmesi bekleniyor. İsrail Adalet Bakanlığı tarafından yapılan duyuruda, ateşkesin 6 hafta sürecek ilk aşamasında İsrail hapishanelerinden serbest bırakılacak 737 Filistinlinin isimleri açıklandı. Bakanlığın internet sitesinde yer alan listeye söz konusu Filistinlilerin büyük bölümünün 7 Ekim 2023'ten sonra tutuklandığı görüldü. Filistin Halk Kurtuluş Cephesi'ni temsil eden Filistin Yasama Konseyi üyesi avukat Halide Cerrar ve Filistinli gazeteci Büşra el-Tavil'in yanı sıra ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Filistin İslami Cihat Örgütü ve Batı Şeria'daki Filistin Yönetimi'nde bulunan iktidardaki El Fetih hareketinin üyeleri de serbest bırakılacak isimler arasında yer aldı.

Serbest bırakma işleminin anlaşmaya göre yarın saat 16.00'dan önce gerçekleşmeyeceği belirtildi.

Ateşkes anlaşmasının detayları

Hamas ile İsrail arasındaki anlaşma üç aşamadan oluşuyor. Yarın başlaması planlanan ve 6 hafta sürecek olan ilk aşamada saldırılar sona erecek, Gazze'deki yaklaşık 100 rehineden 33'ü bu süre zarfında serbest bırakılacak. İsrail güçleri Gazze'nin yoğun nüfuslu bölgelerinden çekilecek. Gazze'ye insani yardımlar artacak.

İlk aşama sürerken ikinci aşamaya ilişkin müzakereler ateşkesin 16. gününde başlayacak. İkinci aşamada Gazze'deki erkek askerler de dahil olmak üzere yaşayan tüm rehineler serbest bırakılacak. İsrail güçleri Gazze Şeridi'nden çekilecek. Üçüncü aşama, Gazze'de ölen rehinelerin cenazelerinin iade edilmesini ve yeniden inşa süreciyle karşı karşıya olan Gazze'de büyük bir yapılanmanın başlatılmasını içeriyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Leroy Sane: "3 puanı almayı başardık, en önemlisi buydu" Galatasaray’ın Alman futbolcusu Leroy Sane, 3-2 kazandıkları Samsunspor maçının ardından yaptığı açıklamada karşılaşmanın ikinci yarısında zorlandıklarını fakat önemli olanın 3 puanı kazanmak olduğunu ifade etti. Trendyol Süper Lig’in 15. haftasında Galatasaray, sahasında karşılaştığı Samsunspor’u 3-2 mağlup etti. Sarı-kırmızılılarda 1 gol ve 1 asistle oynayarak galibiyette önemli katkı sağlayan Alman futbolcu Leroy Sane, maçın ardından basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu. Sane, "Zor bir oyundu. Önemli bir maçtı bizim için. İlk yarıda çok iyi bir oyun sergiledik. İkinci yarıda daha zorlandığımız bir oyun oldu. Hatta kontrolü kaybettik bazı yerlerde. Ama sonunda kazanmasını bildik. 3 puanı almayı başardık, en önemlisi de buydu" diye konuştu. "Takımımız ve hocamızla birbirimize çok iyi alıştık" Takım olarak iyi bir adaptasyonları olduğunu ifade eden 29 yaşındaki futbolcu, "Tabii ki de herkesi tanımak, birbirimize alışmak, nasıl oynayacağımızı görmek biraz zaman alıyor. Herkes için olan bir şey bu. Hem takımımız hem de hocamızla birbirimize çok iyi alıştığımızı düşünüyorum. Abdullah (Kavukcu) ağabeye de çok teşekkür ediyorum. Geldiğimden beri evimde hissetmem için çok yardımcı oldu. Aslında kulüpteki herkes de böyle yapıyor. Önümüzdeki maçlarda daha da iyi olmamız gerektiğini düşünüyorum" açıklamasında bulundu. "Oyunda eli görmedim, bana değil gibi göründü" Son olarak maçın son anlarında Samsunspor’un penaltı beklediği pozisyonla alakalı sorulan soruyu yanıtlayan Leroy Sane, "Oyunumun dışındaki şeylerle ilgili çok yorum yapmak istemiyorum. Takımıma yardımcı olmak istiyorum. Her zaman odaklandığım şey bu. Takım olarak da başarılı olmak ve kazanmak istiyoruz. Oyun içerisindeyken eli görmedim, bana değil gibi göründü. Tekrardan görüntülere bakmam gerekir" diyerek sözlerini tamamladı.
Kayseri Avrupa’da Türk kadın gücü sahaya çıkıyor Avrupa’nın dört bir yanındaki Türk kadınlarından oluşan Türk Diasporası Kadınlar Birliği kuruluyor. Avrupa’nın dört bir yanındaki Türk kadınları ilk kez tek bir güçlü çatı altında birleşiyor. Bu tarihi adımın öncülüğünü, Almanya’da yaşayan iş insanı Jasmin Şahin üstleniyor. Uzun süredir üzerinde çalıştığı projeyi artık resmiyete kavuşturma aşamasına gelen Kurucu Başkan Jasmin Şahin, yönetim kadrosu ve Avrupa’daki etkili Türk kadınlarıyla defalarca toplantılar yaparak hem yakın plan hem orta vadeli hem de uzun vadeli bir yol haritası oluşturduklarını ifade etti. Şahin, kurulacak yapıya üyeliğin, herhangi bir statü şartına bağlı olmadığını vurgulayarak, şu sözleri kaydetti: "Türk Diasporası Kadınlar Birliği; yalnızca işveren kadınların, sadece akademisyenlerin ya da sadece girişimcilerin oluşturduğu bir platform değildir. Bu birlikte 18 yaşını geçmiş her Türk kadını yer alacak. Emekliler, çalışanlar, işçiler, öğrenciler, akademisyenler, ev kadınları, profesörler, girişimciler. Yani Avrupa’daki Türk kadınının tüm renkleri, tüm temsil grupları tek çatı altında birleşecek." Tek hedeflerinin Avrupa’da Türk kadınının sesini güçlü bir şekilde duyurmak olduğunu dile getiren Jasmin Şahin, "Kadın gücünün bu topraklarda hissedilmesi, görünmesi ve etkisinin artması için çalışıyoruz. Aynı zamanda Türkiye’deki dezavantajlı kadınlara destek olmak, onları güçlendirmek, balık tutmayı öğretmek, iş ve üretim fırsatları yaratmak temel misyonumuz. Üreten kadınların ürünlerini Avrupa pazarına taşıyacak projeleri de hazırladık" ifadelerini kullandı. Hazırlıkları son aşamaya gelen Türk Diasporası Kadınlar Birliği, önümüzdeki hafta resmen kurulmuş olacak. Avrupa’da kadın odaklı en geniş kapsamlı Türk sivil oluşumu olmaya aday bu birlik, daha şimdiden büyük bir heyecan ve umut yaratmış durumda.
Ankara AFAD’dan gönüllülerine sertifika ve kimlik teslim töreni Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından Akreditasyon Sertifika ve Destek AFAD Gönüllüleri Kimlik Töreni düzenlendi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından 5 Aralık Dünya Gönüllüler Günü kapsamında akreditasyon sürecini başarıyla tamamlayan ekiplerin ve 81 ilden gelen Destek AFAD Gönüllülerinin katılımıyla AFAD Başkanlığında ‘Akreditasyon Sertifika ve Destek AFAD Gönüllüleri Kimlik Teslim Töreni’ düzenlendi. Programa, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Sevim Sayım Madak, AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan ve gönüllüler katıldı. "Gönüllülük kavramıyla çerçeve daha da genişlemiştir" Akreditasyon Sertifika ve Destek AFAD Gönüllüleri kimlik kartlarını takdim etmek üzere bir araya geldiklerini belirten AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, "4 kavramdan bahsetmek isterim. Aslında belki de bu süreci özetleyen temel kelimeler, temel kavramlar arasında yer alan bu kavramlardan birisi; imece, diğeri gönül kelimesi gönül kavramı ve bu kavramlardan doğmuş olan gönüllü kavramı ve en nihayet akreditasyon kavramı. İmece; bizim kadim kültürümüzde, geleneğimizde yeri olan, insanlarımızın hiçbir karşılık beklemeden birbirlerinin yardımına koştuğu süreçleri ifade eder. Bir insanın, bir ailenin ihtiyacı olduğunda diğer komşuları o mahallede köyde yaşayanlar hiçbir teklif beklemeden bazen haberli bazen habersiz bu vatandaşlarımızın yardımına koşarlar ve belki de günlerce sürecek bir iş, 1 gün içerisinde bitirilir. Bunun hep birlikte mutluluğu yaşanır. Gönül kavramı; diğer insanlarda tek bir kelimeyle karşılığı olmayan, birçok anlamı içinde barındıran bir kelimedir. Kalp, ruh, duygu, arzu, istek gibi birçok anlamlı kelimeyi bünyesinde barındırır. Bu da aslında bizim sahip olduğumuz kültür ve medeniyet değerlerinin doğurduğu bir kelimedir, kavramdır. Bir işe gerçekten içtenlikle ve arzu, istekle ve kalben, ruhen katılım sağlamak, isteklilik göstermek anlamına gelir. Bu kelimeden doğmuş olan gönüllük kavramı hem imeceyle hem gönül kavramıyla bir bütünlük arz edecek şekilde hiçbir karşılık beklemeden insanların birbirinin yardımlarına kavuşmasıdır. Hatta gönüllülük kavramıyla çerçeve daha da genişlemiştir" diye konuştu. "Salondaki bütün gönüllere, bütün gönüllülere ihtiyacımız var" 5 Aralık Dünya Gönüllüler günü vesilesiyle tüm gönüllüleri tebrik eden İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, şöyle konuştu: "AFAD bir koordinasyon kurumu. AFAD, afet yönetimiyle ilgili bir işi kendisi yapacak diye bir şey yok. Dünyaya baktığımızda afet yönetiminin büyük çoğunlukla gönüllüler üzerinden yürüdüğünü de görüyoruz zaten. Şu ana kadar akredite ettiğimiz ekip sayısı 16 bini geçti. Benim resmi olarak şu anda AFAD’daki arama kurtarma eleman sayım kaç? Sadece 3 bin 500. Bin 200 daha alacağız. İşte 4 bin 500, 5 bine yaklaşacağız 5 bin bile olmayacağız. Bu bize yeter mi arkadaşlar? Yetmediğini 6 Şubat depreminde Rabbim hepimize öğretti. Bu sayıların yetmediğini, yetmeyeceğini sadece bu hizmeti kamu eliyle, kamu görevlisi eliyle yapamayacağımızı en büyük delili, ispatı 6 Şubat depremleriydi. Az önce sayı verildi. Dendi ki 6 Şubat depremlerinde 32 bin 500 arama kurtarma görevlisi sahada çalıştı. Doğru mu? Doğru. AFAD’ın elinde resmi çalışan kaç tane arama kurtarma elemanı vardı? 2 bin 200-2 bin 500. Gerisi, bir kısmı diğer kamu kuruluşlarından, emniyetin PAK’ı, Milli Eğitim’in arama kurtarma, cezaevlerinin arama kurtarma ekipleri. Diğeri de 14 bini de dünyanın çeşitli ülkelerinden bizim yardımımıza koşan dost ve kardeş ülkelerin gönüllüleri ve sivil toplum kuruluşları. Bizim bir hesabımız var. 6 Şubat depreminde 30 bin bina enkaz oldu. 25 kişidir bizim ekipler. Ekipler 25 kişi 8 saat çalıştı biz dinlenelim sonra 16 saat sonra gelip mesaiye devam ederiz diye bir kavram yok. Orada kesintisiz bir hizmete ihtiyaç var. Yani aynı enkazın başında 3 ayrı ekibe ihtiyacınız var. 75 kişi enkaz başına 30 binle çarparsanız 1 milyon 900 bin küsur arama kurtarmacıya aynı anda bütün enkazlara ulaşıp çalışma yapabilmeniz için ihtiyacınız var. Bu kadar insanı resmi olarak istihdam etme şansınız var mı? Yok. İşte o zaman salondaki bütün gönüllere, bütün gönüllülere ihtiyacımız var." Konuşmaların ardından AFAD gönüllülerine kimlikleri ve sertifikaları teslim edildi.