GÜNDEM - 05 Ocak 2012 Perşembe 10:31

İstanbul Adliyesi'nden 2 mahkeme daha taşındı

A
A
A
İstanbul Adliyesi'nden 2 mahkeme daha taşındı

Beşiktaş'ta bulunan CMK'nın 250. maddesiyle yetkili İstanbul Adliyesi'nde görev yapan iki mahkeme daha yer yokluğundan Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na taşınıyor.

YUSUF MELİKOĞLU
İSTANBUL

İstanbul 13. ve 14. Ağır Ceza Mahkemeleri, önümüzdeki günlerde Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na taşınacak. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesine devam edilen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin dava ise bu aşamada Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nde görülmeye devam edecek.

Kamuoyunun soruşturmaları ve duruşmaları ile yakından takip ettiği Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nde yaşanan yer sıkıntısı devam ediyor. İş yükünün azaltılması için HSYK tarafından geçtiğimiz yıl açılan İstanbul 15, 16 ve 17. Ağır Ceza Mahkemeleri yer yokluğundan dolayı Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'nda hizmete başlamıştı.

Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nde görev yapan İstanbul 13 ve 14. Ağır Ceza Mahkemeleri de, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na Çağlayan Adliyesi'nde görev yapmak için
başvurdu.

Yer yokluğundan ötürü her odanın üç hakim tarafından kullanıldığı Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nde duruşma salonunun azlığından dolayı haftada iki kez duruşma yapabilen iki mahkeme Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'na geçerek, duruşmalarını daha seri bir şekilde yapabilecekler. İki mahkemenin taşınmasının ardından Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nde görev yapan mahkeme sayısı 4'e düşecek.

Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nde 9, 10, 11 ve 12. Ağır Ceza Mahkemesi görev yapacak. İstanbul 13, 14, 15, 16 ve 17. Ağır Ceza Mahkemeleri ise Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'nda duruşmalarına devam edecek. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmesine devam edilen ve karar aşamasında olan Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'İn öldürülmesine ilişkin dava ise güvenlik gerekçesiyle Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'nde görülmeye devam edilecek.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.