DÜNYA - 19 Kasım 2018 Pazartesi 15:55

İşte ABD’nin katliam raporu

A
A
A
İşte ABD’nin katliam raporu

Araştırmacı yazar James A. Lucas’ın Global Research araştırma sitesinde yayınladığı raporda, ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’ndan günümüze kadar 37 ülkede işgal ve darbe gibi operasyonlarla 20 milyondan fazla kişinin ölümüne yol açtığı belirtildi.

Araştırmacı yazar James A. Lucas, Kanadalı ‘Global Research’ araştırma sitesinde ABD’nin 1945 yılından günümüze kadar ölümüne sebep olduğu insan sayısı hakkında bir rapor yayınladı. Raporda ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra 37 ülkede işgal ve darbe gibi silahlı operasyonlarında 20 milyondan fazla kişinin ölümüne yol açtığı kaydedildi. Raporun başında, İkinci Dünya Savaşı’nda 60 milyon insan hayatını kaybederken, ABD ve İngiltere’nin can kaybının yalnızca 400 bin civarında olduğuna dikkat çekildi. Raporda Kore, Vietnam, Kamboçya ve Laos ve Irak savaşlarında ABD silahlı kuvvetlerinin 10 ila 15 milyon insanın ölümünden doğrudan sorumlu olduğuna vurgu yapıldı. ABD vatandaşlarının bu savaşlardan ve Afganistan, Angola, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Doğu Timor, Guatemala, Endonezya, Pakistan ve Sudan’da vekâlet savaşlarında 10 milyonu aşkın insanın ölümünden de haberinin olmadığı vurgulandı. ABD’nin herhangi bir şekildeki müdahalesiyle hayatını kaybedenlerin yalnızca büyük ülkelerde değil, küçük ülkelerde de bulunduğuna dikkat çekildi.

37 ÜLKEDE 20 MİLYON KAYIP 

Rapora göre listenin başındaki ülke olan Afganistan’da ABD ve Sovyetler Birliği arasında yapılan savaşta 1 milyondan fazla insan hayatını kaybederken, ABD’nin 2001’den beri düzenlediği saldırılarda ise 12 bin kişi doğrudan ABD ordusu tarafından öldürüldü. Portekiz’den ayrılarak özgürlüğüne kavuşan Angola’nın yeni hükümeti Birleşmiş Milletler tarafından tanınmasına rağmen ABD ve birkaç ülkenin komünist hükümete karşı ülkede başlayan iç savaşı fonlamasıyla 1975-2002 yılları arasında yaşanan iç savaşta yaklaşık 500 bin insan hayatını kaybetmişti.

KAMBOÇYA İŞGALİ KITLIK VE İÇ SAVAŞA SEBEP OLDU 

Fransa’nın sömürüsünden kurtulan Kamboçya’da gerilla savaşı yaparak iktidara gelen Kızıl Kmerler’e karşı ABD ordusu ülkeyi işgal etmişti. ABD’nin bombardımanı sonucu ülkenin temel geçim kaynağı olan pirinç tarlaları boşaltılmış ve ülke genelinde kıtlık baş göstermişti. Bir yandan ABD bombardımanı, bir yandan pirinç kıtlığı ve bir yandan Vietnam savaşından kaçarak ülkeye sığınan mültecilerle boğuşan ülkede ABD ordusu darbe yaparak Kamboçya Kralı Sihanouk’u devirince büyük bir kriz baş göstermişti. Sadece 4 yıl içinde ülkede 1 milyondan fazla insan hayatını kaybetmişti. Savaştan sonra ortaya çıkan belgelerde Amerikan Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) Kızıl Kmerleri ABD ile savaşırken bile destekleyerek, ülkenin işgali için zemin oluşturduğu ortaya çıktı.

ABD’NİN SİLAHLARI POLİTİK CİNAYETLER İÇİN KULLANILDI 

Kolombiya ordusu, 1980’li yıllarda uyuşturucu kaçakçılarına karşı kullanmak üzere ABD’den silah yardımı almış ancak alınan askeri teçhizatı politik cinayetler için kullanarak askeri yardımları suiistimal etmişti. Kolombiya’da CIA’in desteğiyle 1960’lı yıllardan itibaren devlet terörü sonucunda 67 bin kişinin hayatını kaybettiği iddia ediliyor. Uluslararası Af Örgütü, sadece 1986-1994 yılları arasında ülkede 30 bin kişinin politik sebeplerden dolayı katledildiğini açıklamıştı.

MACAR PROTESTOCULAR GALEYANA GETİRİLDİ 

Macaristan halkı 1956 yılında Sovyetler Birliğine karşı ayaklanmış, ayaklanma ABD’nin “Özgür Avrupa” radyosundan yapılan yayınlarla suiistimal edilerek halk galeyana getirilmişti. Radyo yayınlarından halka Sovyetlerle nasıl savaşacakları konusunda yayın yapılarak, barışçıl halk gösterileri kanlı çatışmalara dönüştürülmüştü. Şiddete dönüşen protestolarda yaklaşık 3 bin Macar ve Sovyet destekçisi hayatını kaybetmişti.

İRAN’A AİT SİVİL UÇAK DÜŞÜRÜLDÜ 

ABD’nin desteklediği 1980-1988 arasında süren Irak-İran savaşında ABD donanmasına ait USS Vincennes gemisi İran Havayolları’na ait yolcu uçağını vurmuş, uçaktaki 290 kişi hayatını kaybetmişti. Savaşta ABD, Irak’a askeri ve teknik destek vermişti.

IRAK’TA SADECE 5 YILDA 560 BİN ÇOCUK ÖLDÜ 

Irak’ı iki defa işgal eden ABD ordusunun Birinci Körfez Savaşı’nda 25 binden fazla Iraklı, 4 bin Kuveytli ve 150 Amerikan askeri hayatını kaybetmişti. Sivil kayıpların ise 5 binden fazla olduğu biliniyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, yayınladığı raporda Irak’a yapılan yaptırımlar sebebiyle 1990-1995 yılları arasında 560 binden fazla çocuğun hastalıklar sebebiyle öldüğünü açıklamıştı. 2003 yılından beri devam eden ABD’nin başlattığı Irak savaşında ise 654 bin insan hayatını kaybetti.

LAOS’A 2. DÜNYA SAVAŞI’NDAN DAHA FAZLA BOMBA ATILDI 

ABD ordusu, 1965-1973 yılları arasında Vietnam’la sürdürdüğü savaş sırasında komşu ülke Laos’a 2 milyon ton bomba atmıştı. İkinci Dünya Savaşı’nda toplam kullanılan bombadan daha fazla bomba kullanan ABD, ülkede 200 bin insanın ölmesine sebep olmuştu. 

Filipinler’i yaklaşık 100 yıl boyunca kontrol eden ABD, Filipinler hükümetine ülkede çıkan karışıklıklarla mücadele etmesi için askeri destek sağlamıştı. ABD ordusunun da bizzat katıldığı operasyonlarda yaklaşık 100 bin kişi hayatını kaybetti.

6 ÜLKEDE DARBE DÜZENLENİP MUHALİFLER KATLEDİLDİ 

Arjantin, Bolivya, Brezilya, Şili, Paraguay ve Uruguay ülkelerinde hükümetler ve CIA ile ortak yürütülen Condor Operasyonu’nda ülkeler birbirlerinin sınırlarındaki muhalifleri ve dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış muhalifleri yakaladı. Yapılan operasyonlarda 13 bin Güney Amerikalı muhalif infaz edildi.

VİETNAM SAVAŞINDA ÖLÜ SAYISI 6 MİLYON 

Vietnam hükümetinin 1995 yılında yayınladığı bir raporda, 1955-1973 yılları arasında yapılan ABD ile girilen savaşta 5.1 milyon Vietnamlı sivilin ve 1 milyondan fazla Vietnamlı askerin hayatını kaybettiği belirtilmişti. ABD kaynaklarına göre ise savaşta 3.4 Vietnamlı sivil hayatını kaybetmişti.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Yerlikaya: "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" dedi. Bakan Yerlikaya, sosyal medya hesabından Mersin’de polis tarafından yapılan ‘Change Araç’ çetesine yönelik operasyona dair açıklama yaptı. Yerlikaya, operasyonda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüphelinin yakalandığını ve 14 şüphelinin tutuklandığını, 4 şüphelinin ise adli kontrol şartıyla bırakıldığını bildirdi. Aynı zamanda Yerlikaya, 27 adet araca da el konulduğunu belirtti. "1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık" Bakan Yerlikaya, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Mersin’de ‘Change Araç’ çetesine yönelik polisimiz tarafından düzenlenen operasyonumuzda aralarında 1 milyar 180 milyon lira işlem hacmi olduğu tespit edilen 18 şüpheliyi yakaladık. 14 şüpheli tutuklandı, 4 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. 27 adet araca el konuldu. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığımız ile EGM Asayiş Daire Başkanlığımız koordinasyonunda, Mersin Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu; yurt dışından kaçak yollarla ülkemize getirilen araçların şasi numaralarını ‘ağır hasarlı’ araçların şasi numaralarıyla değiştirerek, ağır hasarlı araçları tamir edilmiş gibi gösterip trafiğe çıkardıkları, çalıntı, gümrük kaçağı ve hacizli yakalamalı araçları parçalayıp yedek parça olarak piyasaya sürdükleri tespit edildi. Vatandaşlarımız ikinci el araç satın alırken çok dikkatli olmalı, aracı iyi kontrol ettirmelidir. Şüpheli bir durum varsa lütfen hemen 112 Acil Çağrı Merkezimize bildirin biz gereğini yapalım. Valimizi, Cumhuriyet Başsavcılığımızı, İl Emniyet Müdürlüğümüzü ve emeği geçenleri tebrik ediyorum."
Diyarbakır Diyarbakır’da hayvanların sessiz kahramanı Diyarbakır’da yaşayan Muhammet Bahattin Doğru, 10 yıldır sokak hayvanlarının yaşam mücadelesine umut oluyor. Geçimini bir inşaatta bekçilik yaparak sağlayan Doğru, bunun yanı sıra hurda eşyalar toplayıp satarak elde ettiği gelirle sokak hayvanları için mama, ilaç ve sağlık harcamalarını karşılıyor. Kendi imkânlarıyla ayakta durmaya çalışan Doğru, Diyarbakır’ın birçok noktasına arkadaşlarının ve gönüllülerin araçlarıyla ulaşarak düzenli olarak yemek ve mama bırakıyor. Doğru, 10 yılı aşkın süredir sokak hayvanlarıyla ilgili besleme ve çeşitli çalışmalar yaptığını belirtti. Doğru, "Sokak hayvanlarının dostluğunu gördükten sonra onlarla kaynaştım, bütünleştim. Bu dostluğu birebir yaşadım. Hayvanlar da Allah’ın yarattığı canlardır. Şantiyede çalışıyorum, şantiye elemanıyım. Buradaki imkanlarımla ve ayrıca topladığım hurdaları geri dönüşüm olarak satarak elde ettiğim gelirle sokak hayvanlarına destek olmaya çalışıyorum. Gördüğünüz gibi hem burada şantiyede hem de şantiye dışında; Çarıklı’da, Bağlar’da ve birçok bölgede sokak hayvanlarını besliyorum. Bugün o hayvanın dili yok, konuşamıyor, bir şey isteyemiyor. Allah, onları yaratmış ve bize emanet etmiş. Biz bu emanete sahip çıkmak zorundayız. Sokak köpekleri için, evcil olmayan hayvanlar için şunu söylüyorum: Merhamet, merhamet, merhamet. Merhametimizi onların üzerinden esirgemeyelim. Biz onlara baktıkça Allah-u Teâlâ da bize bakar. Biz onlara merhamet ettikçe Allah da bize merhamet eder. İslami ve dini boyutuyla ele aldığımızda da biz bu hayvanların açlığından, hastalığından ve yaşamından mesulüz. Bu meseleye bu bilinçle yaklaşmak gerekir. Buyurun gelin; biz gönüllüler, sivil toplum örgütleri olarak elimizi değil, gövdemizi taşın altına koymuşuz. Gelin el birliğiyle bu artan popülasyonun önüne kısırlaştırmayla geçelim. Öldürmekle, katletmekle ya da hayvanları sokaktan uzaklaştırmakla bu sorunu çözemeyiz. Aksine daha fazla ölüme sebep oluruz" dedi. Kedi ile köpeğin bir arada yaşamasının mümkün olduğunu aktaran Doğru, "Gerçekten mümkündür. Gözünüzle gördünüz, eminim kayda da aldınız. Birlikte oynuyorlar. Yeter ki biz aralarına nifak sokmayalım, onları birbirine kışkırtmayalım. Sevdirelim. Sevdirmek, sevmek bizim görevimizdir. Bu, bizim en insani görevimizdir. Buradan annelere, cami imamlarına, öğretmenlere ve toplumda kanaat önderi olan herkese sesleniyorum. Gelin bu hayvanları çocuklarımıza öcü gibi değil, sevgiyle anlatalım. Merhameti aşılayalım. Bunun eğitimini, vaazını, terbiyesini çocuklarımıza verelim ki bu hayvanlar gelecekte zarar görmesin" diye konuştu. 10 yıl boyunca gördüğü en korkunç vakalardan birini geçen hafta Cuma günü Çınar’da yaşadığını söyleyen Doğru, "Akşam saat 21.35 sıralarında bana bir telefon geldi. Çınar’da yaralı bir hayvan olduğu, cinsel organının dışarıda olduğu söylendi. Muhtemelen bir cisimle zorlandığı ifade edildi. Bunun üzerine hiç durmadan ticari bir araçla olay yerine gittim. Gördüğüm manzara karşısında insanlığımdan utandım. Gerçekten insanlığımdan utandım. O köpeği alıp geldim. Gece saat 02.30’a kadar Diyarbakır’da açık veteriner aradım ama maalesef bulamadım. O can sabaha kadar benim misafirim oldu. Sabahleyin kliniğe, veterinere götürdüm. Zor bir ameliyat geçirdi; yaklaşık 5 saat sürdü. Ameliyat iyi geçti ancak maalesef ertesi gün, öğleden sonra saat 15.00 civarında canımızı kaybettik. Bu, beni yüreğimden yaralayan vakalardan biriydi. Umarım bir daha böyle şeyler yaşanmaz. Ama yaşanacak. Neden mi? Çünkü biz çocuklarımıza sevgiyi aşılamıyoruz" diye konuştu.