GÜNDEM - 21 Ağustos 2014 Perşembe 18:53

İşte AK Parti'nin yeni Başbakan adayı

A
A
A
İşte AK Parti'nin yeni Başbakan adayı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Başkan ve Başbakan adayının Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu olduğunu açıkladı.

Seçilmiş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın son kez başkanlık yaptığı AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından partinin genel başkan adayı belli oldu. Başbakan Erdoğan, MYK toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında 30 Ağustos'ta yapılacak genel kurulda AK Parti Genel Başkan adayının Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu olduğunu açıkladı.
5 gündür parti teşkilatı ve vekillerin eğilimini değerlendiren Başbakan Erdoğan, istişare sonrası genel başkan adayının Ahmet Davutoğlu olmasına karar verildiğini kaydetti.

AHMET DAVUTOĞLU KİMDİR?
Türk dış politikasında yakından tanınan ve "Hoca" olarak bilinen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun özgeçmişi şöyle: "Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu 26 Şubat 1959'da Konya'da doğdu. Ortaöğrenimini İstanbul Erkek Lisesi'nde tamamladı. 1983–84 eğitim öğretim yılında Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Ekonomi bölümlerinden mezun oldu. Boğaziçi Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü'nde yüksek lisans, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünde de doktorasını yaptı.
1990 yılında, Malezya International Islamic University'de yardımcı doçent unvanı ile çalışmaya başladı. Üniversitenin Siyaset Bilimi bölümünü kurdu ve 1993 yılına kadar bu bölümün başkanlığını yürüttü. 1993 yılında Doçentlik unvanını aldı. 1995–1999 yılları arasında Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde öğretim üyesi olarak görev yaptı. 1998–2002 yıllarında, Silahlı Kuvvetler Akademisi ve Harp Akademileri'nde misafir öğretim üyesi olarak ders verdi.
3 Kasım 2002 yılında yapılan genel seçimlerin ardından 58. Cumhuriyet Hükümeti döneminde, Başbakan Başmüşavirliği ve Büyükelçilik görevine atanan Davutoğlu, 59. ve 60. Cumhuriyet Hükümetleri döneminde de bu görevlerini sürdürdü. 1999–2004 yılları arasında Profesör unvanı ile Beykent Üniversitesi'nde, üniversite yönetim kurulu üyeliği, senato üyeliği ve Uluslararası İlişkiler bölümü başkanlığının yanı sıra, Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde de misafir öğretim üyeliği yaptı.
Dış politika konusunda Türkçe ve İngilizce kaleme aldığı çok sayıda eseri bulunmaktadır. Ayrıca eserleri Japonca, Portekizce, Rusça, Arapça, Farsça ve Arnavutça başta olmak üzere çeşitli dillere tercüme edildi. 1 Mayıs 2009 tarihinde 60'ıncı hükümetin Dışişleri Bakanı olarak atandı. Evli ve dört çocuk babası olan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu İngilizce, Almanca ve Arapça bilmektedir."

DAVUTOĞLU'NUN EŞİ KADIN DOĞUM UZMANI SARE DAVUTOĞLU
2009 yılında Dışişleri Bakanlığı görevine getirilen Ahmet Davutoğlu'nun eşi Sare Davutoğlu, kadın doğum uzmanı olarak görev yapıyor. Eşiyle 30 yıl önce Ahmet Davutoğlu yüksek lisans yaparken evlendi. O dönem Sare Davutoğlu da tıp fakültesindeki eğitimini sürdürmekteydi. Davutoğlu'nun Sefure, Meymune, Hacer Bike ve Mehmet adında dört çocuğu var. En büyük kızı Sefure, Yıldız Holding'in kurucusu Sabri Ülker'in 3. torunu Ahmet Özokur ile ortanca kızı Meymune ise İstanbul Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Dursun Topçu'nun oğlu Talha Topçu ile evli. Sare Davutoğlu aynı zamanda Başbakan Erdoğan'ın kız kardeşi Vesile İlden'in de yakın dostu.  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara AK Parti Genel Sekreteri İnan: "27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız" AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, 27 Mayıs 1960 darbesinin yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, "27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın aziz hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, 15 Temmuz kahramanlarımızı minnetle anıyoruz" dedi. İnan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Bugün, Türkiye’nin demokrasi hafızasında derin bir yara olan 27 Mayıs 1960’ın yıl dönümündeyiz. Yıllarca bu kara günü ’bayram’ diye kutsayarak millete dayatan, o utanç verici darbe zihniyetini bir zafer gibi sunan herkesi ve bugün hala aynı çarpık zihniyeti taşıyan siyasi anlayışı bir kez daha şiddetle lanetliyoruz. CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel de, eğer bir siyasi partinin vesayetle ve yargı kollarının gölgesiyle nasıl hareket ettiğini, iradesini nasıl teslim ettiğini görmek istiyorsa; dönsün 27 Mayıs 1960’a baksın! O gün kurulan darağaçlarına, hukuk adı altında verilen tiyatro kararlara ve milli iradeyi boğmak için kullanılan yargı kılıflarına baksın. O günün karanlığı, bugün hala bazı zihinlerde pusuda bekleyen demokrasi düşmanlığının yegane aynasıdır" dedi. İnan, "Bizim tarihimizde ‘bayram’ bellidir; o da milletin kendi iradesiyle yazdığı destanlardır. 14 Mayıs 1950 tarihinde, Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes’in öncülüğünde milletin oylarıyla gerçekleşen, tek parti baskısını ve o karanlık ‘CHP faşizmini’ sandığa gömen ‘Beyaz İhtilal’ gerçek bayramımızdır. O gün, millet kendi kaderine el koymuş, vesayetin zincirlerini kırmıştır. 27 Mayıs 1960’ta darbeyi yapanlar, işte bu 1950’deki ’Beyaz İhtilal’in kazanımlarını geri almak için milletin özgürlüğüne kastetmişlerdir. O karanlık günlerde, sadece bir hükümet değil; milletin onuru ve iradesi hedef alınmıştır. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Dışişleri Bakanımız Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanımız Hasan Polatkan. Onlar, dar ağacına yürürken bile milletin emanetini yere düşürmeyen birer şeref abidesiydiler. İnançlarından, milletine olan bağlılıklarından ve demokrasiden bir an olsun ödün vermeden, vakarla şehadete yürüdüler. Onlar, milletin kalbinde ebediyen yaşayacak olan birer demokrasi kahramanıdır" ifadelerini kullandı. Menderes ve arkadaşlarının vasiyetinin AK Parti çatısı altında vücut bulduğunu ifade eden İnan, şunları kaydetti: "Bugün tarihe baktığımızda, çok net bir hakikati görüyoruz: ‘Beyaz İhtilal’in ruhu, Merhum Başvekilimiz Menderes ve arkadaşlarının vasiyeti, bugün AK Parti çatısı altında vücut bulmuştur. 1950’de başlayan o onurlu yürüyüşün bayraktarlığı, 2002 yılında AK Parti’nin gerçekleştirdiği ’Anadolu İhtilali’ ile devralınmıştır. Tam 24 yıl oldu. Çeyrek asra yaklaşan bu süreçte, bu anlayışla, bu inançla ve milletin iradesinden aldığımız güçle; gece gündüz demeden, dur durak bilmeden ülkemize hizmet ediyoruz. Nasıl ki 1950’de Adnan Menderes, milleti devletin asli unsuru kıldıysa; biz de 2002’den bu yana Anadolu’nun sessiz çoğunluğunu bu ülkenin gerçek sahibi yapmış, vesayeti kökünden söküp atmış, milletin iradesini her şeyin üzerinde tutmuş bir hizmet destanı yazdık. 27 Mayıs 1960, açılan bir parantezdi; 15 Temmuz 2016 ise bu parantezin sonsuza dek kapatıldığı yerdir. Milletimiz, 15 Temmuz 2016 gecesi sadece bir darbeyi püskürtmedi; aynı zamanda 1960’tan beri süregelen o vesayetçi ‘darbe tezini’ de sonsuza dek tarihin çöplüğüne gömdü." 15 Temmuz’un gerçek demokrasi bayramı olduğuna dikkati çeken İnan, "Çünkü o gece, darbelerin artık bu topraklarda asla yeşeremeyeceğinin, milletin efendisinin sadece yine millet olduğunun kesin tescilidir. Bizler, Menderes’in 1950 ’Beyaz İhtilali’nden 2002’nin ’Anadolu İhtilali’ne uzanan o sarsılmaz iradenin takipçileriyiz. 27 Mayıs’ın karanlık zihniyetine karşı, AK Parti’nin aydınlık yolunda, vesayetin her türlüsünü yok etmeye ve demokrasiyi daha ileri taşımaya kararlıyız. Merhum Başvekilimiz Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın aziz hatıraları önünde bir kez daha saygıyla eğiliyor, 15 Temmuz kahramanlarımızı minnetle anıyoruz. O günün ’Yeter Söz Milletindir’ nidası, bugün ’Söz de Karar da Milletindir’ diyerek yankılanmaya devam ediyor. Yaşa, var ol Menderes! Yaşa, var ol demokrasi şehitleri! Yaşa, var ol 24 yıldır millete hizmeti şeref bilen Anadolu İhtilali’nin sarsılmaz iradesi! Yaşa, var ol milli irade" dedi.