1938 yılından sonra binden fazla tarihi cami ve vakıf eserin satılıp, maksadı dışında kullanılmasına ilişkin açıklamaları, Bursa'da 70 yaş grubu üzerindeki vatandaşları geçmişteki zorlu günlere götürüyor. Bursa Belediyesi Fen İşleri Memurluğu'ndan emekli olan araştırmacı tarihçi Erhan Yıldızalp, Bursa'da tescilli 230 camiden 100 den fazlasının 1938 yılından sonra ibadete kapatıldığını söyledi.
Başbakan Erdoğan'ın vakıflar konusunda çok önemli açıklamasını dinleyerek o günlere gittiğini belirten Erhan Yıldızalp, "Keşke o konuşmayı dinlemeseydim. Bursa'da şehadet camisinden bahsedince emin olun, içim cız etti. Başbakanın anlattığı Şehadet Camisini çocukluğumda 1944 ile 46 yılları arasında, çok iyi hatırlıyorum depo ve askeri bando çalıma yeri olarak kullanılıyordu. Okula giderken, askerlere selam veriyorduk. Nasıl depo olarak kullanıldığını, bando olarak kullanıldığını biliyorum. Sadece Şehadet Camisi değildi. Burası Sultan Murat Hüdavendigar şehit olduğunda onun hatırası için şehadet camisi olarak anılıyordu. Hemen yakında Darphane Mescidi olan bina CHP'nin Hisar Bucak Teşkilat binasıydı. Hisar'da İsabey Fenari camisi müzenin deposuydu. İçeride heykeller, mezar taşları vardı. Akrepler bulunurdu. Molla Gürani camisi kapalıydı, malzeme konuluyordu. Yerkapı Camisi vakıflardan kiralanmış depo olarak kullanılırdı" dedi.
Tahtakale Semti'ndeki Veledi Veziri camisinin dükkan olarak kullanıldığını, onun hemen altındaki Veziri Camisi'nin ise palamut deposu olduğunu anlatan Yıldızalp, "Tahtakale deki Hacı Sevinç camisi kapısı kilitliydi. 1954 yılında Fırıncı Hacı Musa, Bakkal Ali Rıza, Aşcı Halil İbrahim üçü birlik oldular, tamir ettirip bu camiyi açtılar. Mecnun Dede camisi, çarşı esnafından para toplanıp ibadete açıldı. Bir kısmı satılmıştı. Bir kısmı da kiraya verilerek yapılış maksadına mütenasip olmayan şekilde kullanılıyordu. Bu eserler birer birer ayağa kalkmaya başladı. Anıt Eserler bugün yerel yönetimler tarafından daha iyi bir şekilde alınıp ihya ediliyor" diye konuştu.
Zeyniler Camisi'nin de kaderine terk edildiğini anlatan Erhan Yıldızalp, " Üzerinde incir ağacı çıkmıştı. Dönemin valisi İhsan Sabri Çağlayangil'in öncülüğünde hayırseverlerin katkıları ile restore edildi. Çancılar'daki cami de depoydu. Cumhuriyet Caddesindeki Yiğit Köhne, Gümşçeken'deki Simkeş Mescidi, Doğanbey'deki Kefensüzen Cami, Şehreküstü'deki Zagfiranlık ve Mizanoğlu Mescidleri de satılmıştı. Bursa'da 230 tane tescilli cami var. Bunların 100 taneden fazlası kapılıydı. Büyük bir kısmı da şahsa satılmıştı. Sadece camiler değil, medrese, hamam gibi vakıf eserleri de satılmıştı. Bugün şahıs malı olanlarda bulunuyor. Bazıları vakıf idaresinden kiraya verilmişti. O günleri gören yaşayan kişiler olarak bugün bu anıt eserlerin onarılması, restore edilmesinden memnunuz. Yapanlardan Allah razı olsun" dedi.
İHSAN ALTIKARDEŞ -REFİK FİDAN-BURSA








