RAMAZAN - 17 Haziran 2015 Çarşamba 09:38

İşte Ramazanda beslenme önerileri

A
A
A
İşte Ramazanda beslenme önerileri

Ünlü Diyetisyen Ayşenur Fişek, Ramazan ayı dolayısıyla vatandaşlara doğru beslenmenin püf noktalarını anlattı.

Ramazan’da doğru beslenmenin püf noktalarını anlatan Diyetisyen Ayşenur Fişek, "İftarı yaptıktan bir buçuk saat sonra mutlaka ara öğün ve tekrar bir buçuk saat sonra tekrar bir öğün yapılmalı. Yani kişinin iftarla sahur arasında en az iki defa ara öğün yapması gerekiyor. Eğer ara öğün yapmazsa tokluk hissi oluşmayacak, tokluk hissi oluşmazsa da sahurda yedikten sonra da iftarda tamamen yemek yemeye abanmış olacak.

Ramazan ayının yaz mevsimine denk gelmesinden dolayı 16-17 saat gibi uzun bir süre içerisinde oruç tutulacağını belirten Ayşenur Fişek, “Benim söyleyeceklerim aslında sadece Ramazan Ayı için geçerli değil. İnsanların son yıllarda Ramazan ayının yaz ayına denk gelmesinden dolayı çok dikkat etmelerini söyleyeceğim ama insanlar normal yaşantılarında da çok dikkat etmeleri gereken şeyler var. Bunların en önemlileri ise yeterli, dengeli beslenme ve ara öğünlere çok dikkat etmeleridir. Özellikle kronik rahatsızlıkları olan, metabolik hastalıkları olanlar için çok önemlidir. Örneğin, diyabet hastası olan birinin çok uzun saatler süren bu orucu aslında tutmamaları gerekiyor. Çünkü, 16-17 saat süren bir açlık süresinden bahsediyoruz” dedi.

“İFTAR VE SAHUR ARASINDA İKİ DEFA ARA ÖĞÜN YAPILMALI”
İftardan sahura kadar olan sürede sıvı tüketiminin önemli bir yere sahip olduğunu dile getiren Fişek, “İftarı yaptıktan sonra bir buçuk saat sonra mutlaka ara öğün ve tekrar bir buçuk saat sonra tekrar bir öğün yani kişinin iftarla sahur arasında en az iki defa ara öğün yapması gerekiyor. Eğer ara öğün yapmazsa tokluk hissi oluşmayacak, tokluk hissi oluşmazsa da sahurda yedikten sonra da iftarda tamamen yemek yemeye abanmış olacak. Bu beslenme şekli de doğru bir beslenme şekli değil” diye konuştu.

“YUMURTANIN ÜZERİNE ÇÖREK OTU TOKLUK HİSSİ VERİR”
Ramazan ayı içerisinde vatandaşların yağ dengesini iyi bir şekilde ayarlaması gerektiğini söyleyen Fişek, şunları söyledi: “Benim en çok haşlanmış yumurtayı ve onun üzerine çörek otunu öneriyorum. Haşlanmış yumurtayı önerme sebebim de, yağdan ziyade sadece yumurtanın yağını alacaklar. Yumurta doymuş bir yağ olmasından dolayı önemli bir yağ kaynağıdır. Yumurta haşlanmış bir şekilde tüketildiği zaman ciddi bir tokluk hissi yaratır. En çok önerdiğim şeylerden bir diğeri ise yumurtanın üzerine çörek otudur. Çörek otu özellikle diyabet hastalarında şeker regülasyonunu sağlar. Yani açlıkla beraber kan şekeri düşmüş olan birinin şekeri hızlı bir şekilde yükselmemesi için bu şeker regülasyonuna çok dikkat edilmelidir” şeklinde konuştu.

Yenilen besinlere dikkat edilmediği zaman kan şekerinin aniden yükseleceğini söyleyen Fişek, “İftarı yaparken yarım bardak suyla orucunuzu açtıktan sonra çorbayla iftarınızı yapmaya başlarsınız. İftarı hurmayla yapmayın. Çünkü, hurma glisemik endeksi çok yüksek bir meyvedir. Kişinin kan şekerine karbonhidratın kan şekerine yaptığı etkidir. Yani karbonhidratın içindeki glikoz, kan şekerimizdeki regülasyonu yani pik’i yapan maddedir. Şekeri çok yüksek olan meyvelerde, kan şekerinin aniden yükselmesine neden olur. Kan şekerinin yükselmesi ise kişide uykusuzluk, halsizlik, baş dönmesi gibi etkileri görüyorlarsa glisemik endeksi yüksek besinler almışlardır. Bu yüzden hurmayı önermiyorum. Ama orucun suyla açılmasının doğru olduğunu ve hatta yemek aralarında da kişiler su içebilirler hiçbir sakıncası yok” ifadelerini kullandı.

“GÜLLAÇ VE PİDEYİ ÇOK FAZLA ÖNERMİYORUM”
Fişek, sözlerine şöyle devam etti: “Ramazan ayının vazgeçilmezi olan güllaç ve pideyi ben size anlatmak istiyorum. Vatandaşların pideyi her gün yememeleri gerektiğini söylüyorum. Özellikle kilo fazlası olanlar Güllaç’ı da her gün yememelidirler. Haftada bir ya da maksimum iki yapsınlar. Onun dışında ben çok fazla güllaç ve pide tüketmelerini önermiyorum” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yalova Yalova’da 14 aylık bebeğin yaralandığı komşu kavgasıyla ilgili baba ve anne ifade verdi Yalova’nın Çınarcık ilçesinde aralarında husumet bulunan komşularının saldırısında, kucağındaki 14 aylık çocuğuyla birlikte yaralanan baba ile eşi savcılıkta ifade verdi. Olayla ilgili tutuklanan saldırganın ifadesinde, "Benim amacım Muhammed Baca’ya vurmaktı. Ancak savurduğum cisim kucağındaki çocuğa denk geldi" dediği ortaya çıktı. Alınan bilgiye göre, Çınarcık’a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak bina yapıları nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.’nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra’nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Servet E. ise serbest kaldı. Minik İkra, 3 günlük tedavinin ardından taburcu edildi. "İfadelerde hem Servet hem de Şener vurulduğunu kabul etmiştir" Olayla ilgili Muhammed Baca ve eşi B. Baca, Yalova Adliyesi’ne gelerek savcılıkta ifade verdi. Adliye çıkışı açıklama yapan Baca ailesi avukatlarından avukat Tolga Taylı, son günlerde sanki çocuğun yaralanmasının torpidoya çarparak olduğu gibi bir algı oluşturulmak istendiğini belirterek, "Servet E.’nin veyahut da Şener E.’nin ifadeleri de apaçık ortadadır. Muhammed Baca’ya karşı yapılan bir saldırı neticesinde Muhammed Baca’nın elinde çocuğu olduğu görülmesine rağmen cisim vurulmaya ve fırlatılmaya devam edilmiştir. Kaza da olsa elinde bir çocuk olan babaya karşı böyle bir eylemin yapılmasının hiçbir anlamı yoktur ve bunu farklı yerlere çekmeye de gerek yoktur" diye konuştu. "Kalıcı bir hasar olduğu da tespit edilmiştir" Adli Tıp raporunun da dosyada yer aldığını belirten Taylı, "Rapor içerisinde çocuğun kafatasının arka kısmında ciddi ve kalıcı bir hasar olduğu da tespit edilmiştir. Torpidoya çarpmayla oluşacak bir hasar değildir. Nitekim medya servis edilen görüntülerde 18.55 anlarında Muhammed Baca’nın 112’yi arayarak ve aynı zamanda kaymakamlık makamını arayarak yardım istediği bir görüntü sızmış ve burada ‘çocuğun yüzüne ne oldu’ ifadesi geçmiştir. Bu ifade farklı yerlere çekilmektedir. 18.59’da aynı tarihte çocuğun ev içerisindeki bir video kaymakama gönderilirken yüzü burada apaçık ortadır. Herhangi bir hasar yoktur. İkra bebeğin son günlerdeki, hastanedeki görüntüler de hepinizin zaten malumudur. Yani bir torpidoyla çarpmakla değil. Zaten 18.59’da çocuğun yüzünde herhangi bir hasar olmamasına rağmen 3-4 saat sonrasında hastanelik oluyor. Yani torpidoyla ulaşan bir şey değildir. Burada farklı yerlere, farklı yorumlara çekmeye veyahut da sürüklemeye gerek yoktur. Muhammed Baca ve ailesi mağdurdur. Tekrardan mağdur edilmeye çalışılmaktadır. Bu süreçle ilgili dosyaya girmiş ve süreci takip etmeye başlamış bulunmaktayız. İfadelerde hem Servet hem de Şener vurulduğunu kabul etmiştir. Kasti olarak çocuğa yapmadık ama çocuğu Muhammed’in kucağında gördük olarak ifadelerini net olarak söylemişlerdir." "Muhammed Baca bir hedef olarak göstermiştir" Servet E. ile ilgili de şikayetçi olacaklarını kaydeden Taylı, "Son birkaç gündür sanki Muhammed Baca bilinçli olaraktan burnundan akan kanları İkra Bebek’in üzerine akıtaraktan bir mağduriyet oluşturma, mağdur edebiyat yapma çabasında olduğuna yönelik birkaç tane röportajını gördük. Burada halkı da yanlış yönlendirmektedir. Keza gerek x hesabında gerekse diğer sosyal mecralarda Muhammed Baca ve ailesine karşı şu an bir itibar suikastı vardır. Burada halkı kim ve düşmanlığa yöneltmektedir. Muhammed Baca bir hedef olarak göstermiştir. Bugün için buraya gelirken bile sokakta kendisine ters ters bakılaraktan suçlu baba psikolojisi içerisine sokulmuştur. Bu durumla ilgili de ayrıca hukuki süreçler başlatılacaktır" dedi. Avukat Berika Kurt ise sanıkların suçlamaları kabul ettikleri beyanları olduğunu belirtti. Kurt, sosyal medya üzerinden yapılmaya çalışılan algı operasyonlarına halkın inanmaması gerektiğini kaydetti. Baba Muhammed Baca ise sanıkların suçlamaları kabul ettiğini ve Türk adaletine güvendiğini söyledi. "Kasıtlı olarak çocuğa vurmadım" Öte yandan tutuklanan Şener E.’nin ise ifadesinde, "Muhammed’in elinde çocuğu varmış ve savurduğum cisim Muhammed ile çocuğuna çarpmış. Ben olayın siniri ve heyecanı ile kucağındaki çocuğu fark etmemişim bile. Müteakip jandarma müdahale etti ve bizleri ayırdı. Yengem N. ile Muhammed’in eşi arasında da bir kargaşa oldu ancak birbirlerini darbedip etmediklerini görmedim. Olaylar sona erdikten sonra jandarma tarafından karakola getirildik. Muhammed Baca isimli şahıstan şikayetçi ve davacıyım. Benim amacım Muhammed Baca’ya vurmaktı. Ancak savurduğum cisim kucağındaki çocuğa denk geldi. Kasıtlı olarak çocuğa vurmadım" dediği öğrenildi.