GÜNDEM - 07 Eylül 2014 Pazar 10:53

İşte Türkiye’nin ilk yerli tramvayı ve metro aracı

A
A
A
İşte Türkiye’nin ilk yerli tramvayı ve metro aracı

Türkiye'nin ilk yerli tramvayı ve metro aracı dünya sahnesine çıkıyor.

Durmazlar Holding, İpekböceği tramvayının çift yönlü modeli ve yeni bir hafif raylı sistem aracı Green City (LRV) ile dünyanın en büyük raylı sistemler fuarı Innotrans 2014'te dünyayı kucaklıyor.  Dünyanın 7. tramvay markası olan İpekböceği dünyayla yeniden buluşacağı büyük ve önemli yolculuğuna hazır. Berlin'de iki yılda bir düzenlenen ve bu yıl 12’ncisi düzenlenecek Innotrans 2014 fuarında yer alacak Türkiye'nin ilk tramvay markası olan İpekböceği; sektöründeki dünya devleriyle rekabetini kararlı adımlarla sürdürüyor.

DURMAZLAR, İKİ YENİ MODEL TANITIMI İÇİN BERLİN’DE
Yerli raylı sistem araç üretimine 2009 yılında Türkiye’nin ilk yerli raylı sistem aracı olan yüzde 100 alçak tabanlı İpekböceği tramvayının tasarımı ve üretimi ile başlayan Durmazlar Holding, ürün gamına İpekböceği tramvayının çift yönlü modelini ve yeni bir hafif raylı sistem aracı Green City'i ekledi. 23-26 Eylül tarihleri arasında Berlin’de yapılacak dünyanın en büyük raylı sistem fuarı Innotrans 2014’te görücüye çıkacak iki yeni modelin tanıtımı için geri sayım başladı.

YERLİ MODELLERİN ÜRETİMİNE VE GELİŞTİRİLMESİNE DEVAM EDİLİYOR
Durmazlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz ‘‘2009 yılında girdiğimiz raylı sistem araçları sektöründe AR-GE ve üretim faaliyetlerine ara vermeden devam ediyoruz, amacımız Türkiye’nin 2023 ihracat hedeflerine ulaşması için holding olarak gerekli katkıyı sağlamaktır.‘’ dedi. Durmaz, gelinen süreci şöyle özetledi: ‘‘İpekböceği tramvayının tasarımına 2009 yılında başladık. 2,5 yıl süren ürün geliştirme sürecinden sonra ilk aracın üretimini yaparak, standartlara uygunluğunu doğrulamak amacıyla 1 yıl süren homologasyon testlerini tamamladık ve aracımız tüm testleri başarıyla geçti. 2013 yılında Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teslim ettiğimiz 6 adet tramvay başarıyla çalışıyor.

Sonrasında durmadık, hem yurtiçi, hem de yurtdışı pazarlarını hedefleyerek ürün gamına 2 yeni model daha ekledik. Bunlardan biri çift yönlü İpekböceği tramvayı, diğeri ise yüksek tabanlı hafif metro aracı Green City. Bu 2 yeni aracımızın üretimi ve testlerini de tamamladık, Berlin’deki Innotrans 2014 fuarında sergilenmek üzere yola çıkarıyoruz. Bunlarla da kalmıyoruz, 2015 yılı 2. çeyreğinde yerli bir metro aracı tasarımı için de gerekli planlarımızı yaptık ve bu araçla şehir içi raylı sistem araç ürün gamımızı tamamlamış olacağız.’’ dedi.

"MİLLİ MARKA AMACINA HİZMET EDİLİYOR"
Hüseyin Durmaz, milli markanın önemine değinerek ‘‘Amacımız, ülkemizin patenti kendisine ait olan raylı sistem araçlarını tasarlayıp üreterek, sadece yurtiçinde değil, yurtdışı pazarlarda da kabul görecek bir marka oluşturmak Durmaray markası ile global pazarda yer almak. Fuarda sergileyeceğimiz hafif metro aracı Green City ile Avrupa’daki ihalelere de katılmak için hazırlık yapıyoruz. Ülkemizde otomotiv sektörü nedeniyle oluşan bir üretim altyapısı var, bu sayede kalite ve maliyet açısından Avrupalı üreticilerle rahatlıkla rekabet edebiliriz. Ancak, sadece üretmekle olmaz kendi markamızı oluşturmamız gerek. Yabancı sermaye şartlar değiştiğinde ya da uygun olmadığında ülkemizden gider. Bunun örnekleri de ülkemizde yaşanmıştır. Ancak yerli sermaye olarak bizler bu ülkede doğduk, bu ülke ile var olduk ve şartlar ne olursa olsun bu ülke için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.

"2023 HEDEFLERİNE KATKI SAĞLANIYOR"
60 yıldır Türkiye’de makine sektöründe üretim yaptıklarını ve üretimlerinin yüzde 80’ini ihraç ettiklerini belirten Hüseyin Durmaz, hükümetimizin 2023 yılı hedeflerinde yer alan ‘‘500 milyar dolar ihracat ve cari açığı kapatmak’’ hedeflerine ulaşmasına katkı sağlamak için raylı sistemler pazarını hedeflediklerini belirterek şöyle devam etti.

‘‘Biz özel sektör olarak 2023 hedefleri için üzerimize düşeni yapmaya hazırız, ancak hükümetimizin özel sektörün bu girişimini desteklemesi gerek. Memnuniyetle görüyoruz ki, savunma sanayiinde milli tank, milli gemi ve milli uçak üretimi hükümetimiz tarafından destekleniyor. Yine yerli otomobil için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda çalışmalar yapılıyor. Raylı sistemler de, hükümetimizin 2023 hedeflerini gerçekleştirmede oldukça kritik bir öneme sahip. Çünkü gelecek on yıl içinde sadece Türkiye’de 25 milyar dolarlık bir pazardan bahsediyoruz. Özel sektör olarak kendi öz kaynaklarımız ile çıktığımız bu yolda ülkemiz menfaatleri doğrultusunda hep beraber çalışmalıyız. Böylece 2023 hedeflerinde yer alan 500 milyar dolarlık ihracat ve cari açığı kapatma hedeflerine ulaşabiliriz.

"YERLİLİK ORANINA VERİLEN ÖNEM EKONOMİMİZİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR"
Durmazlar Raylı Sistemler Genel Müdür Yardımcısı Sabahattin Ara, 5 yıl önce yola çıktıklarında yaptıkları plan doğrultusunda yerlilik oranının \%67’e ulaştığını belirterek; ‘‘Amacımız yerlilik oranını daha da artırmak. Bunun için tedarikçi destekleme ve geliştirme faaliyetlerine de önem veriyoruz.’’ dedi. Yerli üretimin teknoloji transferi sağladığına ve bu alanda önemli bir know-how oluştuğuna dikkat çeken Sabahattin Ara; ‘‘Bugün Çin’de yerlilik şartı yüzde 75’lerde, Rusya’da 2017’de ulaşılması hedeflenen yerlilik oranı yüzde 80, Güney Afrika’da yüzde 65 yerlilik şartı var, benzer şekilde yerlileştirme oranını arttırma politikaları ülkemizde de uygulanmalı. Gerek ana üretici olarak bizim, gerekse tedarikçilerimizin yerli üretimi sayesinde ülke ekonomisine önemli oranda katkı sağlamayı hedefliyoruz.’’ diyerek yerli üretimin ülke ekonomisine katkıları hakkında bilgiler verdi.
Bu sektörde yetkinliklerinin artmasına paralel olarak, dünyanın en önemli raylı sistem aracı üreticilerinden Fransız Alstom ile işbirliği yaparak hızlı tren bogielerini üretip yurtdışına ihraç ettiklerini belirten Sabahattin Ara, bu sayede teknoloji transferi yapılarak katma değeri yüksek ürünlerin ihracatının sağlandığını belirtti.

TASARIM, DURMAZLAR AR-GE MERKEZİ TARAFINDAN YAPILIYOR
Durmazlar AR-GE Merkezi’nin ülkemizde makine sektöründe kurulan ilk AR-GE merkezi olduğuna dikkat çeken Durmazlar Raylı Sistemler Genel Müdürü Ahmet Civan, AR-GE merkezinin bu gücü sayesinde raylı sistem araç tasarımında başarıya ulaşıldığını ve yazılım, analiz, bogie, gövde ve iç-dış trim tasarımının yerli mühendisler tarafından yapıldığını belirtti. Civan; ‘‘AR-GE merkezimizde 75 mühendisimiz çalışıyor. Yazılım konusunda makine sektöründe uzun yıllarda oluşan bilgi birikimimiz vardı. Bu bilgi birikimini raylı sistem araçlarının yazılımı konusunda da geliştirerek know-how oluşturduk ve oluşturmaya devam edeceğiz. Sadece üretim yeterli değil, biz son 5 yılda geliştirdiğimiz 3 yeni modelle araç ana kontrol yazılımı, analiz, mekanik ve gövde tasarımı ile araç homologasyon testlerinde önemli bir know-how oluşturduk.’’ dedi.

SÜLEYMAN AYDIN
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Evde doğum yapan anne ve bebeği, saatler süren çalışmanın ardından kurtarıldı Diyarbakır’da sancısı gelen bir kadın evde doğum gerçekleştirdi. Anne ve bebeği, kar nedeni ile saatler süren çalışmanın ardından kurtarılarak hastaneye kaldırıldı. Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi, 1 Ocak 2026 günü yaşanan bir doğum vakasında sağlık ekiplerini zamanla yarışan zorlu bir mücadeleye sürükledi. Saat 11.46’da Yeşiltaş Mahallesi’nden gelen doğum ihbarı üzerine Diyarbakır genelinde sağlık birimleri alarma geçti. Sağlık Komuta Kontrol Merkezi koordinasyonunda vakaya 1 kara ambulansı ve 1 UMKE timi olmak üzere toplam 6 sağlık personeli yönlendirildi. Hava ambulansı talebi, olumsuz hava şartları nedeniyle karşılanamazken, karadan ilerleyen ekipler yoğun kar, kapalı yollar ve tipi nedeniyle sık sık durmak zorunda kaldı. Ambulans ekibinin ilerleyememesi üzerine UMKE timi devreye girdi. Sahada ambulansa zincir desteği sağlandı, ancak Aşağı Kırlangıç köyü mevkiinde kar yağışının şiddetlenmesiyle ekipler yeniden mahsur kaldı. Bunun üzerine Çınar Kaymakamlığı ve Büyükşehir Belediyesi ile temasa geçilerek yol açma çalışmaları başlatıldı. Köy halkının traktör desteğiyle ekipler bir süre daha ilerleyebildi. Saatler süren çabanın ardından, yol açma çalışmaları ve saha koordinasyonunun güçlendirilmesiyle UMKE ekibi saat 18.15’te anneye ulaşmayı başardı. Olay yerinde doktor bilgisi dahilinde damar yolu açılarak tıbbi müdahale yapıldı, doğan bebeğin muayenesi gerçekleştirildi. Anne ve bebek, güvenli şekilde ambulans ekiplerine teslim edilerek Çınar 2 No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu tarafından saat 23.41’de SBÜ Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Çocuk Hastalıkları Hastanesine nakledildi. Operasyonu yakından takip eden Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, zorlu süreçte görev alan UMKE Ekip Sorumlusu Salih Bülbül’e, ekibi adına gösterdiği özverili çalışmalardan dolayı teşekkür etti. Asiltürk, "Zorlu kış şartlarına ve saatler süren ulaşım güçlüklerine rağmen ekiplerimiz büyük bir koordinasyon ve özveriyle görevlerini yerine getirdi. UMKE, 112 acil sağlık ekiplerimiz ve vatandaşlarımızın desteğiyle anne ve bebeğimiz güvenli şekilde sağlık tesisimize ulaştırıldı. Diyarbakır’da vatandaşlarımızın sağlık hizmetine erişimi için her şartta sahadayız. Bu süreçte görev yapan tüm sağlık personelimize teşekkür ediyorum’’ dedi.
Düzce Tropikal misafirler kar yağışını görünce mest oldu Düzce’yi etkisi altına alan kar yağışı, kentin en uzak misafirlerine unutulmaz anlar yaşattı. Sri Lanka ve Ruanda gibi tropikal iklim ülkelerinden eğitim için kente gelen öğrenciler, hayatlarında ilk kez gördükleri kar karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi. Kent genelinde etkisini sürdüren yağışla birlikte kar kalınlığı şehir merkezinde 20, Konuralp ve Bahçeşehir bölgelerinde ise 40 santimetreye ulaştı. Kar yağışı, çocuklar kadar memleketlerinden binlerce kilometre uzaktaki üniversite öğrencilerini de mutlu etti. "Burada ilk defa kar görüyorum" Düzce Üniversitesi Hemşirelik Bölümü öğrencisi Sri Lankalı Mohoummead Ayizea, ülkesinin tropikal iklim kuşağında yer alması nedeniyle daha önce hiç kar görmediğini söyledi. Yağışın tadını çıkardığını belirten Ayizea, "Sri Lankalı olarak biz orada kar görmüyoruz. Tropikal olduğu için hava hep güneşli. En fazla yağmur yağıyor. Burada ilk defa kar görüyorum ve her gördüğümde çok heyecanlanıyorum. Karın tadını en güzel şekilde çıkartmaya çalışıyorum" dedi. "Bizim hayallerimizi yaşıyorsun" Ülkesinde kar yağışını hep televizyondan izlediğini belirten Ayizea, şöyle konuştu: "Kar yağışını hep filmlerde görüyorduk. Karlı günleri filmlerde gördüğümüz gibi burada da aynı şekilde kendimiz yaşadık. Arkadaşlarıma ve aileme kar görüntülerini çekip gönderiyorum, onlar da çok seviniyorlar. Karlı havalar, bembeyaz zeminler Sri Lankalılar için bir hayaldir. Kar görmeleri, birbirleriyle kartopu oynamaları hepsi onlar için hayal. Bana ’Bizim hayallerimizi yaşıyorsun’ diyorlar." Kar yağışı Ruanda’dan gelen öğrenciyi korkuttu Ruanda’dan gelen Receaip Moukizzia da eğitim için bir yıldır Türkiye’de bulunduğunu anlattı. Karla ilk karşılaştığında şaşkınlık yaşadığını ifade eden Moukizzia, "Türkiye’ye gelince çok mutlu oldum, şimdilik her şey yolunda. Afrika’da kar yağmıyor. Burada kar görünce hem şaşırdım hem korktum. Çok soğuk olduğu için korktum, soğuktan korkmuştum ama şimdi alıştım" ifadelerini kullandı. Millet Bahçesi’nde Türk arkadaşlarıyla bir araya gelen öğrenciler, kar topu oynayıp hatıra fotoğrafı çektirerek keyifli vakit geçirdi.