TEKNOLOJİ - 15 Kasım 2014 Cumartesi 09:03

İşte WhatsApp'ta 'mavi tik'i kapatmanın yolu

A
A
A
İşte WhatsApp'ta 'mavi tik'i kapatmanın yolu

Akıllı telefonların en çok kullanılan uygulamalarından olan WhatsApp, büyük tartışmalara sebep olan 'Mavi tik' özelliğini kullanmak istemeyenler için yeni bir güncelleme yayınladı.

Akıllı telefonların en çok kullanılan uygulamalarından olan WhatsApp, sosyal medyada büyük tartışmalara neden olan ve gönderilen iletilerin okunduğunu bildiren 'Mavi tik' özelliğini kullanmak istemeyenlerin kapatabilmesi isin yeni bir güncelleme için yayınlayarak kullanıcılarını sevindirdi.

Şuan sadece Android kullanıcılarına gelen güncelleme beta aşamasında olduğu için WhatsApp'ın resmi sitesinden yapılabiliyor. Kullanıcılar, yakın zaman içerisinde 'Mavi tik' kapatma güncellemesinin AppStore'de ve Google Play'de yayınlanmasını sabırsızlıkla bekliyor.

Öte yandan, WhatsApp'ın 'mavi tik' konusunda yaptığı bu güncelleme kullanıcılar tarafından oldukça olumlu karşılanırken, kullancılar 'mavi tik'ten kurtulmanın rahatlığını yaşıyor.

'MAVİ TİK' NASIL KAPATILIR?

Beta sürümüyle gelen WhatsApp'a gelen 'Mavi tik' kapatma seçeneği nasıl uygulanır?

Ayarlar-Hesaplar-Gizlilik menüsü altından 'Read Receipts' seçeneğini kapatarak 'Mavi Tik' seçeneğini kapatabilirsiniz.

WhatsApp'ın 'Mavi tik' özelliğini kapatmak için beta sürümünü yüklemek isteyen kullanıcılar bu adresten güncelleme yapabilirler..

http://www.whatsapp.com/android/

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Başkan Vekili Özdemir: "Altıntaş’a çok önemli yatırımlar yapıldı" Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve ASAT’ın tüm gücüyle Altıntaş Bölgesi’ne çok önemli yatırımlar yaptığını açıkladı. Başkan Vekili Özdemir, bazı siyasi çevrelerin eleştirilerine cevap vererek, "İnsanların acısı üzerinden, afet üzerinden siyasi şov yapılmaz. Altıntaş’ta 34 yeni su içme suyu kuyusu açtık. Birçok bina şantiye elektriği kullanırken, Altıntaş’ta evinde içme suyu olmayan hanemiz yok. Çok önemli yatırımlar yapıyoruz. 36 kilometre yeni yol açtık. Bazı projelerimiz ile yapılan yatırımlar Aksu Belediyesi’nin 2026 yılı bütçesinden fazladır" dedi. Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi Şubat ayı olağan toplantısı Başkan Vekili Büşra Özdemir, başkanlığında toplandı. Toplantıda önergelerle birlikte 129 gündem maddesi yer aldı. Toplantıyı yöneten Başkan Vekili Büşra Özdemir, 22 Ocak’tan bu yana etkili olan yağışlardan ve hortumdan zarar gören vatandaşlara ve üreticilere geçmiş olsun dileğinde bulundu. Büşra Özdemir, Antalya’da etkili olan şiddetli yağışlar ve yapılan çalışmalara ilişkin meclis üyelerine açıklamalarda bulunarak, son 95 yılın verilerine bakıldığında Ocak ayında metrekareye 229,5 kg yağış düşerken, son yağışlarda metrekareye 426 kg yağış düştüğünü kaydetti. "Ekiplerimiz 7/24 çalıştı" 4-5 günde düşecek yağışların 2 saat içerişimde meydana geldiğini söyleyen Özdemir, "Antalya Büyükşehir Belediyemizin tüm birimleri ve ASAT olarak meteorolojik uyarıların verildiği ilk andan itibaren afet koordinasyon ekibimizi oluşturduk. Şehir genelinde 400 araç, 1500 personelimizle 7-24 esasıyla sahada ve teyakkuzdaydık. Yaz aylarından bu yana yağmur suyu, kanalizasyon hatları, rögarlarda yaptığımız önleyici çalışmaların çok ciddi bir etkisini gördük. Ana arterlerde ve alt geçitlerde ciddi problemlerle karşılaşmadık. Afet süresi ve sonrasında su baskınlarının önlenmesi, mahsur kalanların kurtarılması, üreticilerimizin hasar tespitlerinin yapılması ve çok hızlı bir reaksiyonla yardımların vatandaşlarımıza ulaştırılmasını da sağladık. Tüm kurumlarımızla koordinasyon içerisinde çalıştık. Hizmet veren, koşan herkese teşekkür ediyoruz" dedi. "Kurumlarla koordirasyon içinde çalıştık" 24 Ocak’ta Afet Koordinasyon Merkezi’nde toplantı halindeyken Aksu ilçesinden yoğun ihbarlar gelmeye başladığını söyleyen Özdemir, "Afetin yaşandığı İhsaniye ve Karaçalı mahallerimize girdik. Vatandaşımızın kepçe isteği vardı, yardım talebi vardı, ekipman isteği vardı, karşıladık. Biz oradayken Aksu Belediye Başkanı ve AK Parti Aksu İlçe Başkanı da oradaydı. Geçmiş olsun dileklerimizi ileterek, yapabileceklerimiz noktasında konuştuk. DSİ ve ASAT ekiplerimiz birlikte çalışmaya devam etti. Bu alan bizim sorumluluğumuzda değil burada taşkın var DSİ’nin sorumluluğunda demedik. DSİ’ye teşekkür ettik ve ekiplerimiz onlarla birlikte çalışmaya devam etti. Afet üzerinden siyaset yapmadık, şov yapmadık. Biz bu tutumla hareket ederken aynı gün bazı kimselerin ki kendilerini kanıtlama çabalarını ben çok iyi anlıyorum ama Altıntaş üzerinden bir gündem oluşturma haline kalkıştıklarını gördük" diye konuştu. "Altıntaş’ın imar sorununu çözdük" 2017 yılında sulhname ile Aksu Belediyesi’nin Altıntaş’ta yetkisini devrettiğini söyleyen Özdemir konuşmasını şöyle sürdürdü: "2019 seçimleri öncesi Altıntaş’taki imar yetkileri Aksu Belediyesi’nin talebiyle Büyükşehir Belediyesi’ne devredildi. Bölgenin yıllardır çözümsüz kronikleşmiş imar problemleri vardı. Aksu Belediyesi’nin İller Bankasından gelen gelirlerine el konulmuştu. Devirle birlikte imar problemleri çözüldü, hacizler kalktı. Burayı devretmekle belediye gelirlerindeki kısıtlılıktan kurtuldu Aksu Belediyesi, bütçesini kullanabilir hale geldi. Altıntaş’ın devri Aksu’nun borçlarından kurtuluşu tabiri caizse nefes almasıydı." "Yatırımlarımız sürüyor" Aksu’nun imar problemi çözüldükten sonra Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin bölgenin alt yapı ihtiyaçlarını karşılamak üzere harekete geçtiğini söyleyen Büşra Özdemir yapılan çalışmaları şöyle anlattı: "İmara açılan bir bölgenin en temel ihtiyacı sudur. ASAT Altıntaş’ta 34 yeni içme suyu kuyusu açtı. Yine bu yapılaşmayla bölgenin atıksu yükü artacağı için Lara Atıksu Tesisimizin kapasitesini yüzde 100 oranında arttırarak yaklaşık 1,5 milyar TL’lik bir yatırımla sezon öncesine yetiştirerek Mayıs ayında bitiriyoruz. Altıntaş’ın içme suyu alt yapısını bitiriyor ve kanalizasyon alt yapısını da yaz aylarında yüzde 85 oranında bitirmiş olacağız. Burada yaklaşık 2 milyara yakın bir maliyetle yatırımımızı sürdürüyoruz. Sadece Fen İşlerimiz 36 km’lik bir yol açtı. Altıntaş’a sadece altyapı yatırımı yapmadık. Altıntaş’ta suyu götürülmemiş evimiz yok. Ancak birçok bina hala şantiye elektriği kullanıyor. Sizlerden elektriği götürmekle ilgili kamu kuruluşuna da aynı çağırıyı yapmaya davet ediyorum." "Projeler izinleri bekliyor" Altıntaş bölgesi için 2021 yılında yağmur suyu projesi hazırlandığını aktaran Başkan Vekili Özdemir, "Bu bölgenin denize doğrudan deşarj edilecek bir deresi yok. Yağmur sularının toplanıp denize ulaştırmak için bazı izinlerin alınması gerekiyor. Şu an bazı izinleri bekliyoruz. İzinler tamamlanınca yatırım bütçesi hazır. 1,5 milyar TL’yi aşan bir yatırım yapacağız. Aksu Belediyesi’nin 2026 yılı bütçesi 2,2 milyar TL. Şu saydıklarım bile Aksu Belediyesi’nin 2026 yılı bütçesinden fazladır. Aksu merkezinde meşhur köftecilerin olduğu yer kanalizasyon kokusundan geçilmiyordu. 2020 yılında Muhittin Başkanımız buranın kanalizasyon sorununu çözdü. Eleştirdiğiniz ASAT’ın 2019 yılında müteahhitlere ödemesini yapamayan, 100 milyon TL birikmiş elektrik borcu vardı. Bugün bütçesinin yüzde 60’ını yatırıma ayırın bir ASAT var" şeklinde konuştu. "Afet üzerinden şov yapılmaz" "Siyaset bazen çok konuşur ama bazen susmayı, geçmişle yüzleşmeyi bilmelidir" diyen Büşra Özdemir, "Yerel yönetim dediğimiz şey sahne değildir. İnsanların acısı üzerinden, afet üzerinden şov yapılmaz. Zor zamanlarda yön değiştirilmez. Eksik varsa tamamlanır. Unutmayın bu şehir günü kurtaranları değil, zor zamanda sorumluluk alanları hatırlar. Aksu Belediye Başkanımızın üslup problemine de lütfen bir çözüm bulmanızı siz grup sözcülerimizden rica ediyorum. Bir makamdan bir makama isimle hitap edilmez. Ben kendisinin kardeşi, akrabası, arkadaşı değilim. Hele ki yol arkadaşı hiç değilim. Kendisini siyasi nezakete üsluba ve iyi bir hitabete davet ediyorum" dedi. "Görünere değil altyapıya yatırım" Muhittin Böcek’in birçok siyasetçinin yapmadığı bir yatırıma giriştiğini aktaran Büşra Özdemir, "Muhittin Başkan görünüre değil, yerin altına bir yatırımı yapmayı tercih etti. Ekonomik ömrünü tamamlamış içme suyu hatlarını, altyapıyı yenileme çalışmalarına başladı. Ekiplerin yoğun çalışmaları sürüyor. Zaman zaman artan yağış döneminde yatırım çalışmalarımız duraksadı. Yağış olduğu dönemde asfaltı seremezsiniz. Kazılır, dolgu yapılır ve 20-25 gün oturmasını beklersiniz. Makul sürenin sonucunda kazılan noktalar kapatılır. Değiştirdiğimiz borular, yıllardır değişmeyen, evde basınç sorunu yaşanan, sık sık arızalanan borular. Bir içme suyu borusunda 13 kez tamir edilmiş noktalar var. Siyasetçinin kamuoyunu doğru bilgilendirme sorumluluğu vardır. Altıntaş’ın iskan ve harç ücretlerinden toplanan 483 milyon TL iken kamuoyunu farklı bilgiler vermemeliyiz. AFAD toplantısında Aksu’da yaptıkları çalışmaya ilişkin Devlet Su İşleri Bölge Müdürü bir rakam söyledi. İlgili belediye başkanını yanına iki tane sıfır ekleyip bir dere ıslah çalışmasından bahsetti. DSİ’nin emeklerine teşekkür ediyorum. İlgili belediye başkanını bahsettiğiniz bin 100 kilometrelik dere ıslah çalışması Antalya’dan Ankara’ya gider gelir. Bu kadar kilometre yolu Aksu’da nerede buldunuz merak ediyorum" ifadelerini kullandı. Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin Şubat ayı toplantısında daha sonra gündem maddeleri görüşüldü.
Edirne Edirne’de sigara bağımlılığıyla mücadele anlatıldı Edirne’de 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü etkinlikleri çerçevesinde sigara bağımlılığıyla mücadeleye dikkat çekildi. Edirne İl Sağlık Müdürlüğü ve Yeşilay Edirne Şubesi ekipleri tarafından Kurtuluş Mahallesi Muhtarlığı’nda bilgilendirme faaliyeti gerçekleştirildi. Etkinlikte, sigaranın insan sağlığı üzerindeki zararları ile bağımlılıktan kurtulma yolları vatandaşlara anlatıldı. Selimiye Sağlıklı Hayat Merkezi’nde görevli Dr. Bekir Tunçer, sigaranın yalnızca akciğer kanserine değil; kalp hastalıkları, inme, böbrek ve damar hastalıklarına da yol açtığını vurguladı. Sigara kullanımının kalp krizi riskini ciddi şekilde artırdığını belirten Dr. Tunçer, günde 10 dal ve üzeri sigara içen kişilerin kalp krizi geçirme riskinin 5 kat arttığını söyledi. Bırakma sürecinde sinirlilik, huzursuzluk ve konsantrasyon güçlüğü gibi yoksunluk belirtilerinin görülebileceğini ifade eden Tunçer, sigara bırakma polikliniklerinden profesyonel destek alınması çağrısında bulundu. Yeşilay Edirne Şubesi Sosyal Hizmet Uzmanı Dilara Akgün Tamer ise tütün bağımlılığıyla mücadelede gizlilik esasına göre ücretsiz destek sağlandığını, 115 YEDAM Danışma Hattı’nın aranmasının yeterli olduğunu belirtti. Yeşilay personeli Esra Güzey de kapalı alanlarda sigara içme ihlallerinin "Yeşil Dedektör" uygulaması üzerinden bildirilebileceğini hatırlattı. Program sonunda katılımcılara bilgilendirici broşürler dağıtıldı. Etkinliğin ardından ekipler mahalledeki kahvehaneleri ziyaret ederek sigarayı bırakmanın önemi konusunda vatandaşlarla birebir görüşmeler yaptı.
Tekirdağ Çorlu´nun Yeni Nüfusu 306 bin 939 Oldu 2025 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerine göre Çorlu’nun yeni nüfusu 306 bin 939 kişi oldu. Türkiye İstatistik Kurumu 2024 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre 300 bin 296 olan Çorlu nüfusu, Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı ADNKS 2025 yılı verilerine göre 6 bin 645 kişi artarak 306 bin 939 kişiye ulaştı. Çorlu’nun nüfus artış oranı yüzde 2,21 olarak ortaya çıktı. Tekirdağ’ın 1 milyon 187 bin 162 olan nüfusu ise 21 bin 279 kişi artarak 1 milyon 208 bin 441 oldu. Bir Tekirdağ’ın büyümesi ile yılda yüzde 1,79 olarak belirlendi. Çorlu 306 bin 939 kişilik nüfusu ile Tekirdağ’ın en kalabalık ilçesi olurken diğer ilçelerdeki nüfus sayıları ise şu şekilde kaydedildi: Çorlu: 306 bin 939, Süleymanpaşa: 226 bin 582, Çerkezköy: 223 bin 975, Kapaklı: 152 bin 509, Ergene: 68 bin 648, Saray: 51 bin 468, Malkara: 50 bin 123, Şarköy: 34 bin 458, Marmaraereğlisi: 33 bin 623, Muratlı: 30 bin 410, Hayrabolu: 29 bin 706 kişi olarak kaydedildi. TÜİK ADNKS verilene göre Çorlu’n un mahalle bazlı nüfusu da açıklandı. Buna göre 43 bin 51 kişilik nüfusu ile Şeyhsinan Mahallesi Çorlu’nun en kalabalık mahallesi olurken 66 kişilik nüfusu ile Maksutlu Çorlu’nun nüfusu en az olan mahallesi oldu. 31 Aralık 2025 tarihi itibariyle Çorlu’nun mahalle bazlı nüfusu ise şu şekilde ortaya çıktı: Alipaşa Mahallesi 10 bin 981, Cemaliye Mahallesi 9 bin 851, Çobançeşme Mahallesi 16 bin 88, Cumhuriyet Mahallesi bin 33, Deregündüzlü Mahallesi 83, Esentepe Mahallesi 15 bin 204, Hatip Mahallesi 10 bin 34, Havuzlar Mahallesi 11 bin 800, Hıdırağa Mahallesi 8 bin 674, Hürriyet Mahallesi 18 bin 233, Kazımiye Mahallesi 11 bin 444, Kemalettin Mahallesi 17 bin 441, Maksutlu Mahallesi 66, Muhittin Mahallesi 38 bin 621, Nusratiye Mahallesi 21 bin 631, Önerler Mahallesi 6 bin 834, Reşadiye Mahallesi 34 bin 37, Rumeli Mahallesi 12 bin 633, Şahpaz Mahallesi 509, Sarılar Mahallesi 374, Şeyhsinan Mahallesi 43 bin 51, Seymen Mahallesi bin 43, Silahtarağa Mahallesi 2 bin 955, Türkgücü Mahallesi bin 100, Yenice Mahallesi 2 bin 314, Zafer Mahallesi 10 bin 950.
Mersin Adana Müze Kompleksi, Akdeniz Diyabet Akademisi’ne ev sahipliği yaptı Akdeniz Diyabet Akademisi 7. Toplantısı Adana Müze Kompleksi’nde gerçekleştirildi. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü ve Türkiye Diyabet Vakfı koordinesinde ve birçok sağlık kuruluşlarının işbirliğiyle düzenlenen Akdeniz Diyabet Akademisi 7. Toplantısı, Türkiye ve Orta Doğu’nun en büyük müze kompleksi olan Adana Müze Kompleksi’nde gerçekleştirildi. Toplantının, Adana’nın sağlık turizmi alanındaki vizyonunu ve kültürle entegre edilen özgün organizasyon anlayışını güçlü biçimde ortaya koyduğu ifade edildi. ’Diyabet Tarihle Buluşuyor’ temasıyla hayata geçirilen etkinliğin sağlık, bilim, kültür ve turizmi aynı çatı altında buluşturarak sağlık turizminin çok boyutlu yapısına örnek teşkil ettiği kaydedildi. Aynı gün eş zamanlı olarak 24. GAPDİAB (Güneydoğu Anadolu Diyabet Destek Projesi) ve Adana TEKNODİAB (Teknoloji ve Diyabet) toplantılarının da düzenlenmesiyle Adana, diyabet alanında bölgesel ölçekte önemli bir bilimsel merkez haline geldiği aktarıldı. Toplantılarda diyabet ve diyabet teknolojileri alanındaki en güncel bilimsel gelişmeler, yenilikçi tedavi yaklaşımları ve klinik uygulamalar ele alındı. Endokrinoloji uzmanları, iç hastalıkları uzmanları ve aile hekimlerinin yoğun ilgi gösterdiği organizasyon, 400’ün üzerinde hekimin katılımıyla bölgenin en büyük ve en prestijli diyabet toplantılarından biri olma özelliğini pekiştirdi. "Müzeler, akademik üretime ve tematik turizme ev sahipliği yapıyor" Toplantı, Adana İl Kültür ve Turizm Müdürü Emre Duru ile Akdeniz Diyabet Akademisi Başkanı ve Türkiye Diyabet Vakfı Yönetim Kurulu Genel Sekreteri Prof. Dr. Okan Bakıner’in açılış konuşmalarıyla başladı. İl Kültür ve Turizm Müdürü Emre Duru, Adana’nın yalnızca tarih ve kültür kenti değil, aynı zamanda sağlık turizmi açısından güçlü ve yükselen bir destinasyon olduğunu vurguladı. Duru, "Müzeler, klasik sergileme alanlarının ötesine geçerek bilimsel toplantılara, akademik üretime ve tematik turizme ev sahipliği yapıyor. Bu, bizim için çok değerli" dedi. Toplantının planlama ve içerik sürecine İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Halil Nacar’ın sağlık turizmine yönelik vizyonu ve katkıları da önemli destek sağladı. Diyabet gibi kronik hastalıklar alanında düzenlenen bu nitelikli bilimsel toplantıların, Adana’nın sağlık turizmi hedeflerine doğrudan katkı sunduğu ifade edilerek Nacar’a teşekkür edildi. Toplantıya ev sahipliği yapan Adana Müze Kompleksi, Türkiye ve Ortadoğu’nun en büyük müze kompleksi olma özelliğini taşırken, koleksiyon çeşitliliğiyle bölgenin en zengin müze yapıları arasında yer aldığı vurgulandı. Tescilli endüstriyel mirasın kamu eliyle müzeye dönüştürüldüğü en büyük yapı olma niteliğini taşıyan kompleksin, çevre dostu ve yeşil bina olarak tasarlanan Türkiye’nin tek kamu müzesi olmasının yanı sıra, açık ve kapalı alanlarıyla ülkenin en geniş etkinlik alanına sahip müze kompleksi olarak dikkat çektiği de ifade edildi. Toplantı kapsamında ayrıca sanat tarihi, tıp tarihi ve sağlık turizmi başlıkları da öne çıktı. Antik dönemlerden günümüze hastalık algısı ve tedavi yaklaşımları müze koleksiyonları ve arkeolojik veriler eşliğinde ele alındı. Bu yönüyle etkinlik, bilimsel içeriği kültürel mirasla buluşturan örnek bir sağlık turizmi organizasyonu olarak değerlendirildi.
Mersin MTSO Yeşil Ödülleri için başvurular başladı Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), sürdürülebilir ekonomi, yeşil dönüşüm ve iklim değişikliğine uyum konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlediği ’I. Yeşil Ödülleri’ için başvuruları başlattı. Yarışmaya başvurular 15 Nisan 2026 tarihine kadar yapılabilecek. MTSO tarafından düzenlenen ve çevresel sürdürülebilirliği iş dünyasının merkezine taşımayı hedefleyen I. Yeşil Ödülleri, Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ile Yönetim Kurulu Üyesi Gökben Gökbulut’un katıldığı lansman toplantısıyla basın mensuplarına tanıtıldı. Kaynak verimliliğini esas alan üretim ve hizmet modellerinin teşvik edilmesi, iyi uygulamaların görünür kılınması ve sürdürülebilir ekonomi anlayışının yaygınlaştırılmasını amaçlayan yarışma; Yeşil Lider, Yeşil Yapı, Yeşil Sanayi, Yeşil Lojistik ve Taşımacılık, Yeşil Turizm ile Yeşil Tarım olmak üzere 6 kategoride düzenlenecek. Yeşil Lider kategorisine Türkiye genelinden bireysel başvurular alınırken, diğer kategorilere yalnızca Mersin’de faaliyet gösteren MTSO üyesi firmalar başvurabilecek. Bu kapsamıyla yarışma, Türkiye’de bu ölçekte ilk kez düzenlenen organizasyon olma özelliği taşıyor. 15 Nisan’a kadar yapılacak başvuruların değerlendirme süreci 15 Mayıs 2026’da tamamlanacak. Ödüller ise Haziran 2026’da düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak. Başvurular, ’www.mtsoyesildonusum.com’ adresi üzerinden gerçekleştirilebilecek. Toplantıda konuşan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, Mersin’in dış ticaret kenti olduğuna dikkat çekerek, Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında firmaların karbon ayak izi ve karbon vergisine yönelik hazırlık yapmasının kaçınılmaz hale geldiğini söyledi. Türkiye ihracatında Mersin’in 7’nci sırada yer aldığını belirten Çakır, "Uluslararası pazarlara entegre bir kentiz. Bu gücümüzü koruyabilmemiz için firmalarımızın yeşil dönüşüme hızla uyum sağlaması gerekiyor. Geçen yıldan bu yana bu alanda yoğun çalışmalar yürütüyoruz. Yeşil Ödülleri ile bu farkındalığı daha geniş bir alana yaymayı hedefliyoruz" dedi. İklim değişikliği konusunda yıllar önce farkındalık çalışmaları başlattıklarını hatırlatan Çakır, artık önlem aşamasının geride kaldığını vurgulayarak, "Önlem alınsa bile durdurulamayan bir süreçle karşı karşıyayız. Artık dönüşüm sürecindeyiz. Asıl mesele, iklim değişikliğine nasıl uyum sağlayacağımızdır" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin ve özellikle Mersin’in içinde bulunduğu Akdeniz Havzasının, iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölgeler arasında yer aldığını belirten Çakır, tarım, turizm ve sanayinin bu süreçten doğrudan etkileneceğini kaydetti. Küresel rekabete de değinen Çakır, Hindistan’ın önümüzdeki dönemde dünya ticaretinde önemli bir aktör olacağına işaret ederek, "İş gücü maliyetleri ve hammadde açısından rekabet etmemiz mümkün değil. Ancak Hindistan’ın en önemli açığı yeşil ve dijital dönüşümü tamamlayamamış olmasıdır. Biz bu dönüşümü ne kadar hızlı sağlarsak, rekabette o kadar öne çıkarız" diye konuştu. Yeşil dönüşümün yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluk olduğunu vurgulayan Çakır, "Bu dönüşümü sağlayamazsak Kapıkule’den tırlarımız geçemez, rekabetçi olamayız. Türkiye’nin kurtuluşu ihracattadır. İhracatı sürdürülebilir kılmanın yolu yeşil dönüşümden geçiyor" ifadelerini kullandı.