DİĞER SPORLAR - 19 Temmuz 2019 Cuma 11:41

İstemeyerek başladığı karatede dünyayı dize getirmek istiyor

A
A
A
İstemeyerek başladığı karatede dünyayı dize getirmek istiyor

Annesinin ısrarıyla 5 yaşında istemeyerek de olsa karate kursuna yazılan 20 yaşındaki Esra Karabağ, 15 yılda aralarında Türkiye ve Balkan şampiyonluklarının da bulunduğu 50’nin üzerinde madalya kazandı. Şimdilerde ise Dünya Şampiyonası’na hazırlanan Karabağ, tüm rakiplerini dize getirerek altın madalyayı kazanmak istiyor.

Beş yaşındayken annesi Nazlı Fıstıkçı’nın kendisini koruması gerektiği düşüncesiyle istemeyerek de olsa karateye başlayan Esra Karabağ, bu spor dalında zamanla pek çok Türkiye ve Balkan şampiyonluğu elde etti. Aynı zamanda Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Mimarlık Fakültesi’nde eğitim hayatına devam eden 20 yaşındaki Esra Karabağ’ın annesinin ısrarıyla başladığı karate sporunda elde ettiği başarılarla ellinin üzerinde madalyası bulunuyor. Rakiplerini bir bir dize getiren Esra, şimdi ise dünyaya meydan okuyor. 

Gaziantep Büyükşehir Belediyepsor’un lisanslı sporcusu olan Esra Karabağ, önümüzdeki günlerde yapılacak olan Dünya Şampiyonası seçmelerine de katılmaya hak kazanarak önemli bir başarıya daha imza attı. 20 yaşındaki genç sporcu, seçmelerde başarılı olması durumunda ise Dünya Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil edecek.

"Karateye annemin isteğiyle kendimi korumak için başladım"
Karateye annesinin isteğiyle kendisini korumak için başladığını söyleyen Esra Karabağ, "Karateye beş yaşında annemin katkısı ve isteğiyle kendimi korumak için başladım. Daha önce ablam da bu sporu yapıyordu. Ben de annemin isteğiyle istemeyerek de olsa başladım. Annem de kendimizi savunabilmemiz için bu sporu yapmamızı istiyordu, o yüzden o zamanlar beni de ablamı da karate kursuna yazdırma kararı almıştı. İlk başlarda istemeden başlasam da sonrasında elde ettiğim başarılarla karateye bağlandım diyebilirim" şeklinde konuştu.

İstemeyerek başladığı karatede dünyayı dize getirmek istiyor

Çok sayıda şampiyonluğu ile dikkat çekiyor
Karatede pek çok başarı elde ettiğini ve ellinin üzerinde madalya kazandığını da açıklayan Karabağ, "Beş yaşında başladığım karatede ilk kez 12 yaşında Türkiye şampiyonu oldum. Bunun dışında pek çok şampiyonluğum var. Yani toplam ellinin üzerinde madalyam var diyebilirim. Bu başarılarımın arasında 2011 yılından beri elde ettiğim Türkiye şampiyonlukları ve Balkan şampiyonluklarım var. Bu şampiyonluklarla önümüzdeki süreçte yapılacak olan Dünya Şampiyonası seçmelerine de katılmaya hak kazandım. Umarım orada da başarılı olarak Dünya Şampiyonasında ülkemizi temsil etmek istiyorum" ifadelerini kullandı.

"En büyük destekçim Annem"
Yaptığı sporda en büyük destekçisinin de annesi olduğunu vurgulayan Karabağ, "Yani aslında çok zor bir spor yapsam da annemin bana bu konuda çok büyük bir katkısı var. Beni çok iyi motive ediyor. Bazen bir tek sözü bile bir maçı kazanmamı sağlayabiliyor" şeklinde konuştu.

Anne Nazlı Fıstıkçı: "Başarılarından ötürü gururlu ve mutluyum"
Kızının başarılarıyla gurur duyduğunu ifade eden Anne Nazlı Fıstıkçı ise, "Kızımın başarılarından ötürü gururlu ve mutluyum. Tüm gençlere yanlış yerlerle yanlış işlerle vakit geçirmek yerine spora yoğunlaşmalarını öneriyorum. Kızımı da evde içine kapanık oturması yerine spora yönlendirdim ve beş yaşında götürüp karate kursuna yazdırdım. Bunun pek çok da zorluğu vardı. Yani spora yetiştirme, maçlara hazırlama çabaları ve daha pek çok şey var ama bunlar güzel yorgunluklardı. Yani tekrar geri dönme şansım olsa yine yaparım aynısını" diye konuştu.  

Said Vakkas Yağcı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Mustafa Sözen Filyos’un kuşlarını anlattı Bülent Ecevit Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sözen, "9. Çaycumalılar Buluşuyor" etkinlikleri kapsamında "Filyos’un Kuşları ve Biyoçeşitliliği" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Kaymakam Serkan Keçeli Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşiye çok sayıda davetli katıldı. Prof. Dr. Sözen, 1944 yılından bu yana bölgede yapılan kuş gözlemleri üzerine önemli bilgiler paylaşarak, Zonguldak’ın kuş çeşitliliği açısından son derece zengin bir coğrafyaya sahip olduğunu söyledi. İlk bilimsel çalışmaların 1946-1948 yılları arasında, muhtemelen Çatalağzı Termik Santrali’nde görev yapan Lain H. Ogilvie tarafından Çatalağzı ve çevresinde gerçekleştirildiğini ifade etti. Türkiye’nin göçmen kuşların önemli geçiş güzergâhlarından biri olduğunu belirten Sözen, ülkede bugüne kadar 505 kuş türünün gözlemlendiğini, bunların 300’den fazlasının ise Zonguldak’ta görüldüğünü vurguladı. Bu rakamın bölgenin doğal zenginliğini ortaya koyduğunu dile getirdi. Biyoçeşitlilik yaşamın teminatı İnsan dahil tüm canlıların besin zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sözen, yaşamın sürdürülebilmesi için biyoçeşitliliğin korunmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Filyos’ta endüstri bölgesi ilan edilen alanın kuşların konaklama ve üreme bölgeleri üzerinde bulunduğunu hatırlatan Sözen, yoğun girişimler sonucunda 100 hektarlık alanın proje kapsamı dışına çıkarılarak "kuş cenneti" ilan edildiğini belirtti. Bu kararın geri dönüşü olmayan önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Sözen, Filyos’un yalnızca kuşlar değil sürüngen türleri açısından da oldukça zengin olduğunu ifade etti. Toplumda çevre bilincinin artırılması amacıyla yürüttükleri çalışmalara da değinen Sözen, "Zonguldak’ın Biyoçeşitliliği" ve "Zonguldak Kuşları" gibi eserler yayımladıklarını belirtti. Özellikle Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Bülent Ecevit Üniversitesi ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hazırlanan "Zonguldak Kuşları" kitabından 10 bin adet bastırıldığını söyleyen Sözen, bu kitapların başta okullar olmak üzere geniş kesimlere ulaştırılarak farkındalık oluşturulduğunu kaydetti. Söyleşinin sonunda salondan gelen soruları yanıtlayan Prof. Dr. Mustafa Sözen’e teşekkür eden Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı ise Filyos Vadisi’nde belediyeler olarak yürüttükleri "Yeşil Kuşak Projesi" hakkında bilgi verdi. Projeye destek çağrısında bulunan Kantarcı, Sözen’e günün anısına plaket takdim etti.