KENT HABERLERİ - 08 Nisan 2014 Salı 14:18

Kadir Topbaş mazbatasını aldı

A
A
A
Kadir Topbaş mazbatasını aldı

30 Mart yerel seçimlerinde oyların büyük bölümünü alarak tekrar seçilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, 3. dönem mazbatasını aldı.

Yapılan yerel seçimlerde rakipleri ile girdiği yarıştan galip çıkarak 3. kez İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na seçilen Kadir Topbaş, mazbatasını aldı. İstanbul Adliyesi’nde düzenlenen törene AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, ilçe belediye başkanları ve partililer katıldı. Mazbatasını İstanbul İl Seçim Kurulu Başkanı Hayriye Gül’ün elinden alan Topbaş’a salonda bulunanlar büyük sevgi gösterisinde bulundu. Kadir Topbaş’ın konuşması ‘3 dönemin Fatih’i Kadir abi’ sloganları ile kesildi. Törende konuşan Topbaş, “Bu gerçekten gurur verici bir yetki. İlk mazbatayı aldığım günden daha heyecanlıyım. Gece ve gündüz demeden çalışan herkese teşekkür ediyorum. Bir noktada güven tazeleme olarak görmekteyim. İstanbullular yaptığımız hizmetlere ve gelecek adına da kendi geleceklerini emanet ederek bir güven duygusu tazelediler. İstanbul Türkiye’yi taşıyan bir kent, dünya ile yarışan bir şehir. Bu yarışta İstanbul’un hep önde olmasını arzu ettik. Beraberce tüm seçilmiş olan belediye başkanları ile, meclis üyeleri ile, siyasi partilerimizin ve partimizin ağırlıklı desteği ile bu hizmeti sunacağız. Seçimler geride kaldı, meydanlardaki konuşmalar geride kaldı. Artık bundan sonra gelecek var. Geleceğe birlikte yürüyeceğiz. İstanbullulara ve milletimize hayırlı olsun” dedi.

REFİK FİDAN

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara İsrail’in Sumud Filosu’na müdahalesi Yunanistan’da tartışmaya yol açtı Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları, İsrail’in Sumud Filosu’na yönelik müdahalesinin Yunanistan’da tartışmaya yol açtığını bildirdi. Milli Savunma Bakanlığı (MSB) kaynakları İsrail donanmasının, Gazze’ye insani yardım ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu’na yönelik uluslararası sularda gerçekleştirdiği müdahaleye ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık kaynakları, yapılan müdahalenin uluslararası hukuk ve deniz yetki alanları açısından ciddi tartışmaları beraberinde getirdiği belirterek "Girit’in yaklaşık 80 deniz mili batısında ve Yunanistan’ın arama-kurtarma sorumluluk sahası içinde bulunan filoya yönelik müdahalede iletişim sistemlerinin engellendiği, insansız hava araçlarıyla tacizde bulunulduğu ve bazı gemilere fiili çıkma yapıldığı bildirildi. Olayın, insani yardım taşıyan sivil unsurlara yönelik gerçekleşmesi nedeniyle başta Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) olmak üzere uluslararası hukukun temel ilkelerini ihlal ettiği görülmektedir. Uzmanlar, serbest seyrüsefer hakkı, yaşam hakkı ve sivil mülkiyetin korunmasına ilişkin normların bu tür müdahalelerle zedelendiğine dikkat çekmektedir" açıklamasında bulundu. Söz konusu müdahalenin ardından, İsrail unsurlarının alıkoyduğu mürettebatı taşıyan geminin bir Yunan limanına yönlendirilmesi ve bu sürecin Yunan makamlarınca engellenmemesi, Atina yönetiminin tutumuna yönelik eleştirileri artırdığını aktaran Bakanlık kaynakları, "Başbakan Miçotakis ve Savunma Bakanı Dendias’ın politikalarının, Yunanistan’ın deniz yetki alanları ve egemenlik hakları bakımından tartışma oluşturduğu ifade edilmektedir. Yunanistan’ın kendi arama-kurtarma sorumluluk sahasında meydana gelen bir olaya karşı pasif bir tutum sergilemesi uluslararası yükümlülüklerini göz ardı ettiğini göstermektedir. Yunanistan’ın bu tutumu, Yunan kamuoyunda ‘Bölgedeki hassas dengelerin olumsuz etkilendiği ve deniz yetki alanlarına ilişkin Yunanistan’ın iddialarının uluslararası düzlemde zayıflamasına yol açtığı’ şeklinde eleştiriliyor. İsrail’in Gazze’de yürüttüğü askeri faaliyetler ve insani yardım girişimlerine yönelik müdahaleleri birlikte ele alındığında, söz konusu gelişmeler uluslararası hukuk normlarının sahada giderek daha fazla tartışmaya açıldığını göstermektedir. Bu durum, yalnızca bölgesel güvenlik dengelerini değil, aynı zamanda küresel ölçekte hukuk temelli düzenin sürdürülebilirliğini de etkileyebilecek nitelik taşımaktadır. Uzmanlar, artan gerilimin düşürülmesi, insani yardım faaliyetlerinin güvence altına alınması ve uluslararası hukuk kurallarına eksiksiz riayet edilmesinin, bölgesel istikrarın korunması açısından kritik önem taşıdığını vurgulamaktadır" ifadelerini kullandı.
Adana Hayriye Teyze’nin yüzü devlet desteğiyle güldü Adana’nın Kozan ilçesinde yaşanan sel felaketinde 1 inek, 1 keçi, 3 oğlak ve 1 kuzusunun telef olmasının ardından gözyaşı döken Hayriye Özcan’ın yüzü devletin desteğiyle yeniden güldü. Adana’nın Kozan ilçesinde geçtiğimiz günlerde etkili olan sağanak yağış sonrası Tabak Deresi taşarken, taşkının etkisiyle Bucak yolu üzerindeki Karabuzağı Mahallesi döşeme mevkiinde bağlantı yolları su ve çamurla kaplandı. Sel felaketinde hayvancılıkla geçimini sağlayan vatandaşlar da etkilendi. Adana İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, bölgede incelemelerde bulunurken Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gönderilen çadırlar hızla kurularak üreticilerin hizmetine sunuldu. Sel felaketinde 1 inek, 1 keçi, 3 oğlak ve 1 kuzusu telef olan Hayriye Özcan’da selde telef olan ineğinin yavrusuna bakmaya devam etti. Bakanlığın gönderdiği çadır ve sağlanan destekler ile hayvanlarını koruma altına alan Özcan, bu kez buzağılarını güvenli bir alana aldı. "Ben bu hayvanlarıma bakarak 3 evlat yetiştirdim" Devlete teşekkür eden Hayriye Özcan, yıllardır hayvancılıkla geçimini sağladığını, çocuklarını okuttuğunu anlatarak, "Devletimizden, milletimizden Allah razı olsun. Çadır benim için önemliydi. Hayvanlarımı güvene aldım. O günün acısını atlatmış değilim. Selde annesi telef olan buzağı yanımdan ayrılmıyor. Yüreğim kaldırmıyor, ben bu hayvanlarıma bakarak 3 evlat yetiştirdim. Biri mühendis oldu, biri diş doktoru, biri daha küçük. Severek yapıyorum ben işimi" diye konuştu.