KENT HABERLERİ - 20 Mart 2014 Perşembe 12:44

Kadir Topbaş'tan metrogar müjdesi

A
A
A
Kadir Topbaş'tan metrogar müjdesi

Büyükçekmece’de vatandaşlarla buluşan Başkan Kadir Topbaş, burada yapılacak Türkiye’nin ilk metrogarının ilçeyi dünyaya açacağını söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Büyükçekmece Turgut Özal Bulvarı’nda AK Parti Seçim İrtibat Bürosu’nu açarak vatandaşlara seslendi. Başbakan Erdoğan’ın başlattığı yerel yönetim anlayışıyla İstanbul’a hizmet etmeye devam ettiklerini, bu kapsamda 186 kilometre öteden Melen’den su getirdiklerini, 136 kilometrelik ikinci hattın haziran ayında devreye gireceğini belirten Topbaş, “İstanbul’un bir yıllık suyunu tek başına karşılayacak Melen Barajı’nın da 2016 yılında devreye gireceğini söyledi. İstanbul’da bu mevsimlerde 2,5 milyon metreküp su kullanılıyor, kuraklık var ama su sıkıntısı yok” dedi.

“Hizmet bizim işimiz. 10 yılda İstanbul’un nereye geldiğini görüyorsunuz. Birileri kabul etmese de dünya bizi izliyor” diyen Kadir Topbaş, birkaç gün önce ziyaretine gelen Londra Belediye Başkanının kendisine, ‘Beraber çalışmalarımız olabilir’ dediğini hatırlattı. Başkan Topbaş, “Dünya İstanbul’u takdir ediyor, takip ediyor. İstanbul’a 10 yılda 60 milyar yatırım yaptık. Paris’te hava kirliği nedeniyle araçların iki günde bir trafiğe çıkması kararı alınırken, İstanbul’da ne hava kirliliği ne çözülemeyecek trafik var. UCLG Başkanı olarak dünyadaki belediyeleri yakından takip ediyorum. Kimin ne kadar yol aldığını biliyorum. İstanbul gerçekten çok iyi bir noktada. Her yere metro, her yerde metro projemiz kapsamında Büyükçekmece’ye de metro getiriyoruz” şeklinde konuştu.

Kendilerinin yaptığı projeleri birilerinin anlamasının da yetişmesinin de mümkün olmadığını belirten Topbaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bakırköy’den Beylikdüzü’ne gelecek metroyu Türkiye’de ilk defa metrogar yaparak Büyükçekmece’nin metrosuna kadar getireceğiz. Buradan metroya binerek İstanbul’un ve Türkiye’nin istediğiniz noktasına raylı sistemle gidebileceksiniz. Güzel bir bina yapacağız ve esnafımızı da orada toplayacağız. Bugün bunun projesini basına dağıtacağız. Lütfen oradan takip edin.”

“İSTANBUL’DAKİ ATIK SULARIN YÜZDE 97’SİNİ ARITIYORUZ”

İstanbul’daki atık suların yüzde 97’sini arıttıklarını, bunun yüzde 40’ının ileri biyolojik arıtma olduğunu vurgulayan Topbaş, Ataköy’de yıllarca herkesin söz verdiği biyolojik arıtma tesisini kendilerinin bitirdiğini, günde 400 bin metreküp atıksuyu arıtan dev tesisin bir benzerinin de Ambarlı’da yaptıklarını söyledi. Büyükçekmece’ye de aynı ölçekte ileri biyolojik arıtma tesisini bitirmek üzere olduklarının altını çizen Topbaş, şunları kaydetti:

“Böylece biyolojik arıtma yüzde 5’lere çıkacak. Aynı şekilde Silivri’de 22 kilometre tünel yaparak sahildeki atıkları topladık Selimpaşa’daki ileri biyolojik arıtma tesisini tamamladığımızda İstanbul’un il hudutları içinde denizlere ve derelere bir gram atıksu gitlediği gibi biylojik arıtma yüzde yüze yaklaşacak. Tuzla’da 2 tane biyolojik arıtma tesisimiz var. İstanbul’da günde 3 milyon 180 bin metreküp atıksu akıyor. Bunların yüzde 40’ın biyolojik arıtıyoruz. Yenikapı’da ön arıtma var. Dolgu alanın esas amacı yer olmadığı için oraya ileri biyolojik arıtma tesisi yapmak. Yer yok çünkü. Köstebek gibi Haliç’in altından delikler delerek bütün atıkları topluyoruz. Köylere kadar paket ileri biyolojik arıtma götürdük. Bugüne kadar yönetimler yapmadı, biz yapıyoruz. Düşünmediler dahi. Ana muhalefetin su atıksu konusunda söz hakkı yok. İstanbullulardan özür dilemesi lazım. Haftada bir gelen su kirlilik nedeniyle kaynatmadan kullanmayın diyorlardı. Çevre konusunda dereleri açık kanal kabul edip bütün ederleri kirletmişler. Böyle şey olur mu? Bunların pisliklerini biz temizliyoruz.”

“BİZ ÇÖPTEN ELEKTRİK ÜRETİYORUZ, İZMİR VADİLERE BOŞALTIYOR”

Ümraniye’de çöp patlamasından 38 vatandaşın ölmesine ve aradan geçen 20 yıla rağmen İzmir’de hala vadilere çöpleri boşaltıp adına vahşi depolama dediklerine dikkat çeken Topbaş, “Biz çöpteki metan gazından günlük 200 bin insanın elektriğini üretiyoruz. Oraya küçük bir yatırım yapsalar İzmir’de bunu yapabilirler. Dertleri yok, protokol adamı bunlar. TBB Başkanı olarak Türkiye’deki tüm belediyelere de ağabeylik yapıyorum. Kadir Abi sözünü göğsümde bir madalya olarak taşıyorum. Biz proje adamıyız, tasarlıyoruz, üretiyoruz” ifadelerini kullandı.

Şehirler yerelden geliştiğini bu nedenle bu yerel seçimler istikrar ve daha çok hizmet demek olduğunu belirten Topbaş, “Bu Türkiye’nin milletler topluluğunda ezber bozması demektir. Bizim daha çok iş, daha çok metro yapmamız demektir. Bize Celal Babayiğit kardeşimle birlikte 30 Mart’ta destek verirseniz Büyükçekmece’nin yarını bugünden çok farklı olur. Biz daha iyisin yaparız diyoruz. Yerelde daha iyi hizmet almak istiyorsanız bizi tercih edin. Yerel seçim siyasetin ötesinde hizmet demek. Vatandaşlarımıza rica ediyorum; kimden hizmet alıyorsanız, kime güveniyorsanız, ona hizmet verin” dedi.

AHMET FARUK SARIKOÇ - REFİK FİDAN

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Edremit’te er meydanında büyük heyecan Balıkesir’in Edremit Belediyesi tarafından düzenlenen 18. Geleneksel Şehit Hamdibey Yağlı Pehlivan Güreşleri, büyük bir coşku ve yoğun katılımla gerçekleştirildi. Toplam 403 pehlivanın kol bağladığı er meydanında başpehlivanlığı Erkan Taş kazandı. Kuva-yi Milliye Kahramanı Edremit Kaymakamı Şehit Hamdibey anısına düzenlenen güreşler, Tuzcumurat Mahallesi’ndeki güreş alanında yapıldı. Organizasyona Ali Gürbüz, Recep Kara, Mehmet Yeşil Yeşil, Mustafa Taş, Enes Doğan, Ertuğrul Dağdeviren, Erkan Taş ve Yunus Emre Yaman gibi önemli başpehlivanların da aralarında bulunduğu 403 sporcu katıldı. Geleneksel güreş ağalığını ise Edremitli iş insanı Ali Baydar üstlendi. Gün boyu süren müsabakalarda küçük boylardan başpehlivanlığa kadar tüm kategorilerde kıyasıya mücadeleler yaşandı. Özellikle minik ve teşvik boylarındaki güreşler renkli görüntülere sahne olurken, başpehlivanlık mücadeleleri ise büyük heyecana neden oldu. Final müsabakasında Erkan Taş ile Serhat Balcı karşı karşıya geldi. Zorlu geçen mücadelede rakibini mağlup eden Erkan Taş, 18. Geleneksel Şehit Hamdibey Yağlı Pehlivan Güreşleri’nin başpehlivanı oldu. Başpehlivan Erkan Taş ve dereceye giren güreşçilere ödülleri Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş tarafından takdim edildi. Diğer boylarda dereceye giren güreşçilere ödülleri CHP Edremit İlçe Başkanı Emin Yalçıntaş, Güreş Ağası Ali Baydar, belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri ve protokol tarafından verildi. Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, organizasyonun ardından yaptığı açıklamada, "18. Geleneksel Şehit Hamdibey Yağlı Pehlivan Güreşleri’nde ata sporumuzun heyecanını, birlik ve kardeşlik ruhunu Edremit’te hep birlikte yaşamanın gururunu yaşadık. Er meydanında yiğitliğin, centilmenliğin ve kardeşliğin en güzel örneklerine tanıklık ettik. Başpehlivanımız Erkan Taş başta olmak üzere tüm pehlivanlarımızı yürekten kutluyorum. Bu anlamlı günde bizleri yalnız bırakmayan ilçe protokolümüze, muhtarlarımıza, oda başkanlarımıza, federasyon temsilcilerimize, hakemlerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Tribünleri doldurarak bu büyük geleneğe sahip çıkan hemşehrilerimize de ayrıca şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı. Yağlı güreşlerin sadece bir spor değil, köklü bir kültür mirası olduğuna dikkat çeken Ertaş, "Kökleri yüzyıllara dayanan bu gelenek; saygının, cesaretin ve dayanışmanın simgesidir. Bu mirası yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak en büyük sorumluluğumuzdur. Edremit, ata sporuna sahip çıkan bir kent olmaya devam edecek" dedi.
Van Van Gölü’nde horon coşkusu: Akdamar Adası’nda Trabzon rüzgârı esti Türkiye’nin en önemli turizm noktalarından biri olan Akdamar Adası, bu kez Karadeniz’in enerjisine ev sahipliği yaptı. Trabzon’dan Van’a gelen bir kafile, tekneyle ulaştıkları adada horon oynayarak renkli görüntüler oluşturdu. Doğu’nun incisi Van, bugün eşine az rastlanır, neşeli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Uzungöl Doğa Sporları Adrenalin Kulübü Derneği (UDSAK) öncülüğünde Karadeniz’den yola çıkıp Van’ın tarihi ve doğal güzelliklerini görmeye gelen Trabzonlu turist kafilesi, Akdamar Adası’na doğru yol alırken teknede unutulmaz bir şova imza attı. Van Gölü’nün turkuaz suları eşliğinde Doğu ile Karadeniz’i bir araya getiren etkinlikte grup tekne üzerinde horon oynamaları ilgi odağı oldu. Etkinliğe katılan ziyaretçiler, Van’ın doğal ve tarihi güzelliklerine hayran kaldıklarını belirterek, bu tür kültürel buluşmaların Türkiye’nin zenginliğini gözler önüne serdiğini ifade etti. Akdamar Adası’nda horonla yankılanan müzik sesleri, Van Gölü’nün serin sularına karışırken ortaya unutulmaz görüntüler çıktı. Kültürlerin kardeşliğini yansıtan etkinlik, bölge turizmine de renk kattı. Gevaş ilçesinden Akdamar Adası’na gitmek üzere tekneye binen yaklaşık 15 kişilik Trabzonlu grup, Van Gölü’nün eşsiz manzarasını kemençe sesleriyle inletti. Yolculuğun başlamasıyla birlikte yanlarında getirdikleri kemençeye eşlik eden kafile, teknenin güvertesini adeta bir halk oyunları sahnesine çevirdi. Mavinin her tonuna eşlik eden "vura vura" oynanan horon, hem teknedeki diğer yolcuların hem de çevredeki teknelerin ilgi odağı oldu. Van Gölü’nün sakin suları üzerinde yükselen horon sesleri, iki bölgenin kültürünün ne kadar iç içe geçebileceğini bir kez daha kanıtladı. Kulüp olarak yaklaşık 17 yıldır aktif bir şekilde bu gibi etkinlikler düzenlediklerini ifade eden USDAK başkanı Aydın Mutlu, "Bugün de gezi olarak Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinden başlayarak Van’a girdik. Van programımızda şu anda Akdamar Adası’ndayız. Akdamar programında bitirdikten sonra ters lalelere gideceğiz. Ondan sonra Van merkezinde Van Kalesi, mediyevi ve çevresindeki olan bütün güzellikleri gezerek programımızı sonlandıracağız. Trabzon’a dönüş yapacağız" dedi. Her yıl Van’a geldiğini ifade eden Mutlu, "Van her geçen yıl daha fazla güzelleşerek, daha fazla gelişerek çok değerler katıyor kendine. Biz çok memnunuz ve şu anda gerçekten güzel bir faaliyet güzel bir bölgedir. Zaten tam karşımızda Artos Dağı var. O ayrı bir güzelliğiyle, karıyla, görkemiyle ayrı bir güzel bir ambiyans var. Van’daki ziyaretlerimizin ardından Trabzon’a geri dönüş yapacağız" diye konuştu. (EKİP-ŞAK-
İzmir Büyükşehir çiftçinin emeğine katma değer katıyor İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle Türkiye’nin ilk şekersiz stevia (şeker otu) gazozunu üreten Çamlılı üreticiler, talep ettikleri kurutma makinesine kavuştu. Büyük çoğunluğu kadınlardan oluşan kooperatifin ürettiği stevia, istiridye mantarı ve domates gibi ürünlerin raf ömrünü uzatıp katma değerini artıracak makine teslim edildi. Destekle birlikte üreticiler, köylerinde üretmeye devam edebildiklerini vurguladı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın kırsal kalkınma hamlesi ve üretici odaklı destek politikaları, İzmirli çiftçiye nefes aldırdı. Kırsalda gelir çeşitliliğini artırmak ve kadın üreticileri güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren İzmir Büyükşehir Belediyesi, daha önce sağladığı stevia (şeker otu) fidesi desteğiyle Türkiye’de ilk kez şeker ilavesiz stevia gazozu üretiminin önünü açtığı Güzelbahçe Çamlı Üretim ve Pazarlama Kooperatifi’ne bu kez katma değeri artıracak sebze ve meyve kurutma makinesi desteği sağladı. Üyelerinin dörtte üçü kadınlardan oluşan kooperatifin, Başkan Tugay’a ilettiği talep doğrultusunda yapılan saha çalışmaları ve ihtiyaç analizlerinin ardından 80 tepsili kurutma makinesi temin edildi. Ürünlerin değerini artıracak bu destek, özellikle kadın üreticiler olmak üzere kooperatif üyeleri arasında memnuniyetle karşılandı. "Kooperatiflerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli ziraat mühendisi Hilal Balcıoğlu, kooperatife sağlanan destek sürecini şöyle anlattı: "Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak 2025 yılında kooperatifimize 15 bin stevia fidesi vermiştik. Üreticiler bu fideleri yetiştirip kurutarak gazoz üretiminde kullandı ve kuru ürün olarak da satışa sundu. Geçtiğimiz ay Başkan Dr. Cemil Tugay’ın katıldığı kooperatif toplantısında kurutma makinesi talebinde bulundular. Amaçları, ürünlerini kurutarak katma değerini artırmak ve pazara daha güçlü şekilde sunmaktı. Bu talep karşılık buldu ve makine teslim edildi. Çiftçilerimiz istiridye mantarı, domates, tarhana ve salça gibi ürünler üretiyor. Satılamayan ürünler bu makine sayesinde kurutularak daha uzun süre değerlendirilebilecek. Daha önce stevia bitkisini kendi imkanlarıyla kurutuyorlardı, şimdi ise daha kontrollü ve hijyenik şartlarda üretim yapabilecekler. Kooperatifin 57 ortağının 40’ı kadınlardan oluşturuyor. Kadın üreticilerimiz dayanışma içinde hareket ediyor. Biz de İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak başkanımızın öncülüğünde kooperatiflerimizin yanında olmaya devam edeceğiz." "Raf ömrünü uzatacak" Çamlı Kooperatifi kurucu üyelerinden ve gıda mühendisi Işık Şahbaz, "İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yaptığımız kooperatif toplantısında ürünlerimize nasıl katma değer kazandırabileceğimizi öğrendik ve Cemil Başkanımızdan rica ettik. Kendisine teşekkür ediyoruz. Bu toplantıların devamını diliyorum. Şu an dört kabinli bir kurutma makinemiz var. Bu kabin bizim ürünlerimize katma değer kazandırdığı gibi raf ömrünü de uzatacak. Çok daha hijyenik ürünler elde edeceğiz. Bundan önce tamamen ev şartlarında kurutma yapılıyordu. Bazıları güneşte, bazıları gölgede kurutuyordu. Standart bir ürün elde edemiyorduk. Şimdi istediğimiz şekilde tek tip standart ürün üretme şansımız olacak" ifadelerini kullandı. "Bizim için de gurur" Kooperatif üyesi Sine Köse, desteğin ürün çeşitliliğini artıracağını ve uzun vadeli değerlendirme imkânı sağlayacağını ifade ederek, "Çok teşekkür ediyoruz. Bu destekler öncelikle köyde yaşamaya devam etmek için insanlara fırsat oluşturuyor. Bence en önemli ayağı bu. Çünkü burada kalmaya devam etmek demek, toprağımızı işlemek demek. Toprağımızı işlemek demek, burada kalabilmek demek. Stevia zaten dünyada çok kullanılan bir ürün. Bu ürüne katma değer katmak, gazoz olarak üretmek bizim için de büyük gurur" diye konuştu. "Marka oluşturmaya başladık" Kooperatif üyelerinden Ayşe Özgen de kurutma makinesinin hijyen ve kalite açısından önemli katkı sağlayacağını belirterek, "Çok güzel bir çalışma yapıyoruz ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız destekliyor. Bu kurutma makinesi, mantarlarımız, kekiklerimiz, köyümüzde yapılan tarhanamız için çok önemli. Bir marka oluşturmaya başladık. Biz kadınlar, önümüz açıldığında çok güzel işler başarırız" ifadelerini kullandı. "Büyükşehir tam destek veriyor" İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı desteklerin Çamlı halkının hayatına dokunduğunu söyleyen Çamlı Mahallesi Muhtarı Ebru Günay Köse ise "İzmir Büyükşehir Belediyesi bize tam destek vermeye çalışıyor, sağ olsun. Kooperatifimiz ve Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı çok iyi çalışıyor. Bunu görmekten çok mutluyuz, çok teşekkür ediyoruz. Kooperatifin gelişmesiyle birlikte kadınların istihdamı daha kolay oldu. Herkese destekleri için teşekkür ederiz" dedi.