RAMAZAN - 06 Haziran 2016 Pazartesi 13:14

Kalp hastalarına Ramazan uyarısı

A
A
A
Kalp hastalarına Ramazan uyarısı

Ramazan ayında kalp yetmezliği bulunan hastaların oruç tutmasının uygun olmadığını belirten Medical Park Elazığ Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Op. Dr. Adil Orman, sıvı dengesine dikkat edilmesi gerektiğini ve sıvı kayıplarının kalp krizlerine neden olabileceğini söyledi.

Medical Park Elazığ Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Op. Dr. Adil Orman, Ramazan ayı nedeniyle kalp hastaları ve vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Ramazan ayında sıvı kayıplarının önemine dikkat çeken Orman, kalp hastaları ve vatandaşların kalp sağlıkları için iftarda ve sahurda dengeli beslenmeleri gerektiğini ifade etti. Kalp hastalığı bulunan vatandaşların oruç tutup, tutmamalarının kalp hastalarının teşhisine ve hangi hastalığa sahip olduklarına bağlı olduğunu belirten Orman, “Kalp yetmezliği hastalarının, kalbinde gücü azalmış, kalp gücünün az olduğu hastalarda kalp, vücudu yeterli derecede beslemediği için bu hastalarımızın oruç tutmasını istemiyoruz. Ancak tedavi edilmiş olan bazı kalp hastaları oruçlarını tutabilirler. Doktorlarıyla irtibat kurdukları zaman kendilerine daha ayrıntılı bilgi verecektir. Ama oruç tutulup tutulmaması konusu hastalarımızın tedavi edilip edilmemiş olmasına bağlıdır. Oruç tutmam meselesinde kişinin yaşama tarzı da önemlidir. Oruçlu süresinin geçirilmiş olduğu yerde çok önemlidir. Yayla gibi bir ortamda kalmış, vücutta sıvı kaybının olmadığı ve sürekli klimalı bir ortamda tedavi edilmiş bir kalp hastası oruç tutabilir. Çok yoğun bir çalışma ortamında bulunan ve sürekli sıvı kaybına neden olan bir yerde sağlıklı insanların bile oruç tutması riskli olabilir. Bu kişiye göre özelleştirilmiş olması gerekir. Bunun yanında hastalığa göre kanaat getirilmesi gerekiyor. Özellikle kalp yetmezliği hastaların illaki tutmaması gerektiğini birçok çalışma gösteriyor” dedi.

“SAHURDA MUTLAKA LİFLİ GIDALAR ALINMASI GEREKİYOR”
Sahurda çok yemenin doğru olmadığını vurgulayan Orman, “Ben sahurda çok yersem acıkmam diye bir durum yok. Yemek miktarını artırdığımız zaman hem midemizdeki gerginliği artırıyoruz hem de kan şekerimizin çok hızlı yükselmesine sebep oluyoruz. Bunlar olduğu zaman vücut hemen yakmaya geçer. Yakma işlemi de hızlı olacağı için acıkmamız kısa zamanda gerçekleşecektir. Onun için sahurda genellikle lifli gıdaların mutlaka alınması gerektiğini düşünüyoruz. Sebze, meyve ağırlıklı, kahvaltı türü ve bol sulu gıdalar alınması sahurda daha önemlidir” diye konuştu

“HIZLI SIVI ALIMI KALP YETMEZLİĞİNE SEBEP OLABİLİR”
İftarda çok hızlı yememeye özen gösterilmesi gerektiğini aktaran Orman, “Ani ve hızlı yemek, kan şekerimizi hızlı bir şekilde yükseltir. Buda ciddi problemlere sebep olur. Ya da yoğun miktarda ve hızlı bir şekilde sıvı alımı kalp gücü azalmış olan hastalarda kalp yetmezliğine sebep olur. O yüzden ilk başta bir çorba türü veya bir bardak su içip bir süre bekleyip iftarı ondan sonra yine aynı şekilde dengeli bir beslenme tarzına özen göstererek, aşırı yağlılardan ve kızartmalardan uzak durarak daha rahat bir dönem geçireceğiz” dedi.

“SIVI KAYBI KALP KRİZLERİNE SEBEP OLABİLİR”
Aşırı sıvı kaybının bir takım olumsuzluklar doğurabileceğini ifade eden Orman, şunları kaydetti:
“Yoğun bir güneşli ortamda çalıştığımız zaman vücudun aşırı sıvı kaybı, damarların içerisindeki kanımızın pıhtılaşmasına sebebiyet vererek kalp krizlerine ve kalp ritim bozukluklarına sebebiyet verebilir. Kalp hastası olsak da olmasak da sıvı dengesi çok önemlidir. Kalp hastalarında bu bir derece daha fazla önem arz etmeye başlıyor. O yüzden onların daha fazla dikkat etmesi gerekiyor.”  

KAMİL CANKILIÇ 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri MHP’den Gesi ve Erkilet hamlesi Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekilleri İsmail Özdemir ve Baki Ersoy tarafından hazırlanan Kayseri’nin Gesi ve Erkilet bölgelerinin ilçe statüsüne kavuşturulmasını öngören kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunuldu. Teklifte, artan nüfus, genişleyen yerleşim alanları ve kamu hizmetlerine erişimde yaşanan yoğunluk gerekçe gösterilerek, söz konusu bölgelerin müstakil birer ilçe haline getirilmesinin hizmetlerin daha etkin ve verimli sunulmasına katkı sağlayacağı ifade edildi. Kayseri’nin tarih boyunca önemli medeniyetlere ev sahipliği yaptığına dikkat çekilen teklifte, özellikle Kültepe gibi merkezlerin şehrin köklü geçmişini ortaya koyduğu vurgulandı. Bu tarihsel birikimin günümüzde artan nüfus ve ekonomik gelişimle birlikte yeni bir idari düzenlemeyi gerekli kıldığı belirtilirken, Gesi ve Erkilet bölgelerinin sahip olduğu potansiyelin altı çizildi. Teklifte Erkilet’in, Hıdırellez Tepesi, Hızır İlyas Köşkü ve Yamula Barajı gibi önemli noktalarıyla dikkat çektiği, aynı zamanda Nuh Naci Yazgan Üniversitesi ile eğitim alanında da gelişim gösterdiği ifade edildi. Gesi’nin ise tarihi dokusu, doğal yapısı ve kültürel değerleriyle öne çıkan bir yerleşim alanı olduğu kaydedildi. Kanun teklifinde, yeni ilçelerin kurulmasıyla birlikte kamu hizmetlerinin daha planlı yürütülmesi, yerel ihtiyaçların daha hızlı karşılanması ve vatandaş memnuniyetinin artırılmasının hedeflendiği belirtildi. Ayrıca düzenlemenin, Kayseri’nin genel kalkınmasına katkı sunacağı ve bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılmasına yardımcı olacağı ifade edildi.
Kayseri Bu proje ile suça sürüklenen çocuklar topluma kazandırılacak Kayseri’de, suça sürüklenen çocukların suçtan uzaklaştırılması, topluma kazandırılması ve güvenli bir gelecek inşa edebilmeleri amacıyla yürütülen önleyici ve rehabilite edici çalışmaların yer alacağı ’Sensiz Olmaz’ Projesinin tanıtım toplantısı düzenlendi. TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, "Suç bataklığını kurutmadan rahat yok" dedi. Kayseri Valiliği himayelerinde, Kocasinan Kaymakamlığı tarafından koordine edilen, suça sürüklenen çocukların suçtan uzaklaştırılması, topluma kazandırılması ve güvenli bir gelecek inşa edebilmeleri amacıyla yürütülen önleyici ve rehabilite edici çalışmaların yer aldığı ’Sensiz Olmaz’ Projesinin tanıtım toplantısı düzenlendi. Vali Gökmen Çiçek başkanlığında Valilik Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, İl Müftüsü Durmuş Ayvaz, AK Parti İl Başkanı Hüseyin Okandan, ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı. Toplantıda konuşan Vali Çiçek, "Biz Kayseri’de suç oranlarının azaltılması, evlatlarımızın tehlikelere karşı terk edilmemesi için mücadele ettiğimizi defalarca haykırdık. Hepinizin bildiği gibi Kayseri’de çocuklarımız için bir proje ortaya koyduk. Bugün 66 ERVA Spor Okulu’na ulaştık. 16 bin öğrenciye ulaştık. Bu 16 bin öğrenci aktif lisanslıdır. Bu Türkiye’nin en büyük sportif projelerinden biridir. Göktim Akademi 13 atölyeye ulaştı. Göktim Akademi ile mühendislik alanına meraklı çocuklarımızı teknolojiyle buluşturmak için imkânlar oluşturuyoruz. Bunların yanında hiçbir evladımızı ayırmadan, suça karışmış olan çocuklarımızı; bir şekilde dezavantajlı ortamlarda büyümüş ve yaşanan süreçler nedeniyle suçla aşırı şekilde iç içe olmuş çocuklarımızı ne yapacağız? Bununla ilgili Kocasinan Kaymakamlığımızla bir proje gerçekleştirdik. İl Aile ve Sosyal Hizmetler bu konuda çok büyük bir gayret gösteriyor. Aile Müdürlüğümüzün de tecrübelerine dayanarak Kocasinan Kaymakamlığımızla "Sensiz Olmaz" projesini ortaya koyduk. Bakın, 15 yaşında 23 suç kaydı olan; henüz 17 yaşında olup 32 suç kaydı bulunan çocuklarımız var. Kendi hayatlarını yok ettikleri gibi yarın gelip bizim ve sizin evlatlarımızla şehirde bambaşka meselelerle karşımıza çıkmaları da muhakkaktır. Bu çocuklarımızın bir şekilde o ortamdan kurtarılması gerekiyor. En azından İbrahim A.S.’ın ateşine su taşıyan karınca gibi bir mücadele verilmesi gerekiyor. Biz ilk başladığımızda sadece suça karışan çocukları o ortamdan çekip çıkarmak için yola çıktık. Ancak bir eve gittiğimizde, evdeki üç çocuğun da suça karıştığını ve annenin hapiste olduğunu gördük. "Sensiz Olmaz" projesi, bütün bu projelerle birlikte, en son noktada çocuklarımızdan bir tekini bile o ortamdan kurtarabilirsek bunu başarı sayacağımız bir meseledir" dedi. "Bataklığı kurutmadan rahat yok" TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, suçun önüne geçmek için sineklerle tek tek uğraşmak yerine bataklığın kurutulması gerektiğini söyleyerek, "Bugün bir bakanlık gelip de valimize ‘Sen neden ERVA’yı kurmadın?’ diye bir soru sormaz. İstese olmazdı fakat bizde ERVA var. Çeşitli illere gidiyoruz, konuşmalar yapıyoruz, insanları dinliyoruz. Burada biz, Kayseri olarak ne kadar övünsek azdır. Bu durumda Valimiz, il başkanlarımız, ilçe başkanlarımız gerçekten bir uyum ve dayanışma içinde. Kimseyle yarış içerisinde değiliz; şehrimizi layık olduğu yere getirmek için elimizden gelen samimiyeti gösteriyoruz. Kayseri dışında olan bazı gelişmeler var. Her yıl özetlemek gerekirse, 2000 yılı ile bugün arasında ne fark var? İletişim ve ulaşım farkı var. İstanbul’dan Ankara’ya telefon edeceğiz diye bir günümüzü harcıyorduk. Kayseri’den İstanbul’a gitmek en iyi şartlarda 12 saat sürüyordu. İletişim hızlandı, ulaşım hızlandı. Sosyal medya öyle bir ortam ki iyisi de var, kötüsü de var. Sosyal medyayı kullanarak dil, matematik, tarih öğrenebilirsiniz. Fakat diğer taraftan kumar dâhil her işe girebilirsiniz. Bunların hepsinin yönetimi için çalışmamız lazım. Bizim sineklerle tek tek değil, bataklıkla uğraşmamız lazım. Bataklığı kurutmadan rahat yok. 4-12 yaş arasındaki eğitim çok önemli. Buna ‘Bed-i Besmele’ diyorlar. Bir çocuk 4 yıl, 4 ay, 4 gün olduğunda okula başlıyor. Bu çocuk geldiğinde değerler sistemi ve her şey inançla başlıyor. İnançlar topluluğu, dinî ve millî inançlar toplumun, bizim de değerler sistemimizi meydana getiriyor. Değerler sistemi de sizin tutumunuzu meydana getiriyor. Tutum, sizin davranışlarınızı belirliyor. İşin başlangıcından itibaren çocuklarımıza millî ve manevi değerlerimizi ortaya koymakta fayda var. Biz dünkü devlet değiliz. Bizim 2 bin 500 yıllık büyük Türk hakanlığı geçmişimiz var. Bu değerler sisteminden varacağımız yer, pratik sonuç olarak otokontroldür. Herkesin başına polis, herkesin başına savcı koyamayız. Onun için başlangıçta çocuğa değerler sistemini yükleyeceksiniz. Emniyet Genel Müdürlüğümüzün duvarında yazılı olduğu gibi: ‘Herkesin vicdanı kendi polisidir. Polis, vicdanı olmayanların peşindedir.’ Anneye babaya gerek kalmadan çocuk kendi kararını verebilmeli: ‘Benim bu saatte eve gitmem gerekir, ben sigara içmem, kopya çekmem, hırsızlık yapmam, uyuşturucu kullanmam’ gibi çocuğun kendi kendini kontrol edebilmesi için bizim 4-12 yaşta mutlaka eğitimi kullanmamız lazım. Bizim 5-10 yıllık geleceğimizin temelinde bu var" ifadelerini kullandı.