SAĞLIK - 21 Ocak 2011 Cuma 15:22

Karadeniz insanının burnu doğuştan eğri

A
A
A
Karadeniz insanının burnu doğuştan eğri

Özel İmperial Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Uğur Embiye Özgür, özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yaşayan kişilerde, nefes almayı engelleyen burun içi kemik fazlalıkları, burun kıkırdağı eğrilikleri ve burun etleri hastalıklarına sık rastlandığını söyledi.

BEKİR KOCA
TRABZON 

 

Özellikle bölgede ailesel geçişli doğuştan burun kemiği ve kıkırdağı eğriliklerinin yaygın olduğunu kaydeden Dr. Özgür “Burnun içerisinde burun deliklerini ikiye ayıran, önde kıkırdak, arkada kemikten oluşan bir yapı mevcuttur. Genetik nedenli oluşabileceği gibi doğum sırasında veya sonradan gelen darbelerle bu yapıda sağa, sola kaymalar veya kırılmalar oluşabilir.

 

Buna halk arasında burun kemiğinde eğrilik, tıpta ise ‘septum deviasyonu’ adı verilmektedir. Özellikle bölgemizde ailesel geçişli doğuştan burun kemiği ve kıkırdağı eğrilikleri yaygın. Doğu Karadeniz bölgesinin eğimli coğrafi yapısı gereği düşmeler sonucu burun çarpması burunda kırık ve kıkırdak eğrilikleri de oluşabilmektedir" dedi.


Dr. Uğur Embiye Özgür, rinoplasti ile hem burun estetiğinin hem de eğrilikten kaynaklanan nefes probleminin giderilmesinin sağlandığını belirterek "Burun gelişimi tamamlandıktan sonra genç kızlarda 16-17, erkeklerde ise 17-18 yaş arasında yapılabiliyor. Kıkırdak ve kemik eğrilikleri bulunan hastalarda burun dış görünümünde de eğrilik ve şekil bozukluğu var ise şekil bozukluğunun ve nefes alma fonksiyonunun aynı operasyonda düzeltilmesi (rinoplasti), ameliyatların farklı seanslarda yapılması başarı şansını düşürüyor" diye konuştu.


Burun içi kemik fazlalıkları veya darbeye bağlı kemik kırıkları, doğuştan kıkırdak eğrilikleri, kıkırdak kaymaları ve burun içi etlerin varlığı gibi sebeplerin burunda nefes almayı engelleyen durumlar olduğunu ifade eden Özgür “Burun etleri bazen kalıcı olarak aşırı büyüyüp nefes alıp vermemizi sürekli engelleyecek hale gelebilirler. Konka hipertrofisi veya burun eti büyümesi dediğimiz bu durum alerjik hastalıklar yada enfeksiyonlar sonucu oluşmaktadırlar. Konka hipertrofilerine bağlı burun tıkanıklıkları gece yatınca artmakta, bazen bir burun deliği fazla, bazen diğer burun deliği fazla tıkanmaktadır” şeklinde konuştu.


Burun eti büyümesi tedavisinde son zamanlarda Radyo Frekans yönteminin uygulandığını kaydeden Özgür “Bu yönteme halk arasında bıçaksız ameliyat denilmektedir. Sadece mukoza altı yağ dokusu ve diğer dokuların hacmi ısı ile azaltılmakta ve böylece konka hipertrofisi küçültülerek rahat nefes sağlanmaktadır. İleri burun eti hastalıkları olan nasal polipler patolojik, sonradan oluşan ve tamamen çıkartılması gereken oluşumlardır. Kronik sinüzit ve alerjik rinit sonrası oluşurlar.

 

Nasal polip için yapılan ameliyatlar son yıllarda endoskopik yöntemle (görüntülü yöntem) yapılır. Endoskopik yöntemde, ışık kaynağı, kamera ve monitör kullanılarak burun içinden girilir ve burun içi ile sinüslerdeki polip temizlenir. Endoskopik yöntemde bıçak kullanılmaz" diye konuştu.


Çocuklarda sıkça rastlanan geniz eti problemine de değinen Dr. Özgür “Geniz eti doğan her çocukta olması gereken bir dokudur. Vücudun bağışıklık sisteminin bir parçasıdır ve vücudu burundan giren mikroplara karşı korur. Sık iltihaplarla büyür ise burnu tıkayabilir ve nefes almayı zorlaştırır. Gece horlamaları olur ve büyüme gelişmeyi engeller. Bu durumda geniz etinin alınması şarttır” ifadelerini kullandı.


Geniz eti ameliyatının alt yaş sınırının 2 yaş olduğunu belirten Op. Dr. Özgür, aciliyet gerektiren zorunlu hallerde 1.5 yaşında da alınabileceğini sözlerine ekledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Evde doğum yapan anne ve bebeği, saatler süren çalışmanın ardından kurtarıldı Diyarbakır’da sancısı gelen bir kadın evde doğum gerçekleştirdi. Anne ve bebeği, kar nedeni ile saatler süren çalışmanın ardından kurtarılarak hastaneye kaldırıldı. Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi, 1 Ocak 2026 günü yaşanan bir doğum vakasında sağlık ekiplerini zamanla yarışan zorlu bir mücadeleye sürükledi. Saat 11.46’da Yeşiltaş Mahallesi’nden gelen doğum ihbarı üzerine Diyarbakır genelinde sağlık birimleri alarma geçti. Sağlık Komuta Kontrol Merkezi koordinasyonunda vakaya 1 kara ambulansı ve 1 UMKE timi olmak üzere toplam 6 sağlık personeli yönlendirildi. Hava ambulansı talebi, olumsuz hava şartları nedeniyle karşılanamazken, karadan ilerleyen ekipler yoğun kar, kapalı yollar ve tipi nedeniyle sık sık durmak zorunda kaldı. Ambulans ekibinin ilerleyememesi üzerine UMKE timi devreye girdi. Sahada ambulansa zincir desteği sağlandı, ancak Aşağı Kırlangıç köyü mevkiinde kar yağışının şiddetlenmesiyle ekipler yeniden mahsur kaldı. Bunun üzerine Çınar Kaymakamlığı ve Büyükşehir Belediyesi ile temasa geçilerek yol açma çalışmaları başlatıldı. Köy halkının traktör desteğiyle ekipler bir süre daha ilerleyebildi. Saatler süren çabanın ardından, yol açma çalışmaları ve saha koordinasyonunun güçlendirilmesiyle UMKE ekibi saat 18.15’te anneye ulaşmayı başardı. Olay yerinde doktor bilgisi dahilinde damar yolu açılarak tıbbi müdahale yapıldı, doğan bebeğin muayenesi gerçekleştirildi. Anne ve bebek, güvenli şekilde ambulans ekiplerine teslim edilerek Çınar 2 No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu tarafından saat 23.41’de SBÜ Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Çocuk Hastalıkları Hastanesine nakledildi. Operasyonu yakından takip eden Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, zorlu süreçte görev alan UMKE Ekip Sorumlusu Salih Bülbül’e, ekibi adına gösterdiği özverili çalışmalardan dolayı teşekkür etti. Asiltürk, "Zorlu kış şartlarına ve saatler süren ulaşım güçlüklerine rağmen ekiplerimiz büyük bir koordinasyon ve özveriyle görevlerini yerine getirdi. UMKE, 112 acil sağlık ekiplerimiz ve vatandaşlarımızın desteğiyle anne ve bebeğimiz güvenli şekilde sağlık tesisimize ulaştırıldı. Diyarbakır’da vatandaşlarımızın sağlık hizmetine erişimi için her şartta sahadayız. Bu süreçte görev yapan tüm sağlık personelimize teşekkür ediyorum’’ dedi.
Düzce Tropikal misafirler kar yağışını görünce mest oldu Düzce’yi etkisi altına alan kar yağışı, kentin en uzak misafirlerine unutulmaz anlar yaşattı. Sri Lanka ve Ruanda gibi tropikal iklim ülkelerinden eğitim için kente gelen öğrenciler, hayatlarında ilk kez gördükleri kar karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi. Kent genelinde etkisini sürdüren yağışla birlikte kar kalınlığı şehir merkezinde 20, Konuralp ve Bahçeşehir bölgelerinde ise 40 santimetreye ulaştı. Kar yağışı, çocuklar kadar memleketlerinden binlerce kilometre uzaktaki üniversite öğrencilerini de mutlu etti. "Burada ilk defa kar görüyorum" Düzce Üniversitesi Hemşirelik Bölümü öğrencisi Sri Lankalı Mohoummead Ayizea, ülkesinin tropikal iklim kuşağında yer alması nedeniyle daha önce hiç kar görmediğini söyledi. Yağışın tadını çıkardığını belirten Ayizea, "Sri Lankalı olarak biz orada kar görmüyoruz. Tropikal olduğu için hava hep güneşli. En fazla yağmur yağıyor. Burada ilk defa kar görüyorum ve her gördüğümde çok heyecanlanıyorum. Karın tadını en güzel şekilde çıkartmaya çalışıyorum" dedi. "Bizim hayallerimizi yaşıyorsun" Ülkesinde kar yağışını hep televizyondan izlediğini belirten Ayizea, şöyle konuştu: "Kar yağışını hep filmlerde görüyorduk. Karlı günleri filmlerde gördüğümüz gibi burada da aynı şekilde kendimiz yaşadık. Arkadaşlarıma ve aileme kar görüntülerini çekip gönderiyorum, onlar da çok seviniyorlar. Karlı havalar, bembeyaz zeminler Sri Lankalılar için bir hayaldir. Kar görmeleri, birbirleriyle kartopu oynamaları hepsi onlar için hayal. Bana ’Bizim hayallerimizi yaşıyorsun’ diyorlar." Kar yağışı Ruanda’dan gelen öğrenciyi korkuttu Ruanda’dan gelen Receaip Moukizzia da eğitim için bir yıldır Türkiye’de bulunduğunu anlattı. Karla ilk karşılaştığında şaşkınlık yaşadığını ifade eden Moukizzia, "Türkiye’ye gelince çok mutlu oldum, şimdilik her şey yolunda. Afrika’da kar yağmıyor. Burada kar görünce hem şaşırdım hem korktum. Çok soğuk olduğu için korktum, soğuktan korkmuştum ama şimdi alıştım" ifadelerini kullandı. Millet Bahçesi’nde Türk arkadaşlarıyla bir araya gelen öğrenciler, kar topu oynayıp hatıra fotoğrafı çektirerek keyifli vakit geçirdi.