ASAYİŞ - 23 Kasım 2018 Cuma 14:59

Karlov suikastinde baş şüpheli teröristbaşı!

A
A
A
Karlov suikastinde baş şüpheli teröristbaşı!

Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un saldırgan Mevlüt Mert Altıntaş tarafından uğradığı suikast sonucu öldürülmesine ilişkin soruşturma tamamlandı.

28 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, suikastin arkasında Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) olduğu, suikast talimatının örgüt elebaşı Fetullah Gülen tarafından verildiği ve suikastin Türkiye ile Rusya ilişkilerini baltalamak için gerçekleştirildiği vurgulandı. 

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Karlov'un Ankara'da 19 Aralık 2016'da katıldığı bir sergide uğradığı suikast sonucu öldürülmesine ilişkin yürüttüğü soruşturmayı tamamladı. "Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkileri baltalamak için suikastin Fetullahçı Terör Örgütü'nce düzenlendiği" tespitine yer verilen toplam 600 sayfalık iddianamede, aralarında FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in de bulunduğu 28 şüphelinin cezalandırılması istendi. İddianamede, şüpheliler Fetullah Gülen, Şerif Ali Tekalan, Emrullah Uslu, Hamza Sevinç, Temel Alsancak, Murat Tokay, Ahmet Kılınçarslan, Salih Yılmaz, Şahin Söğüt, Ramazan Yücel, Cengiz Özkan, Cemal Karaata, Hüseyin Kötüce, Vehbi Kürşad Akalın, Hayreddin Aydınbaş ve Mustafa Timur Özkan'ın "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme", "terör amaçlı tasarlayarak kasten öldürme" ve saldırıda yaralanan 3 kişiyi "terör amaçlı kasten öldürmeye teşebbüs etme" suçlarından cezalandırılması istendi. Şüpheliler Sercan Başar, Kadir Şamlı, Oğuzhan Öztürk, Sefa Kurnaz, Hasan Tunç, Ufuk Gül, Doğukan Söylemez, Bilal Dereli, Kaan Bülbül , Abdulsamet Kekeç , Burak Yusmak ve Ayşe Söğüt'e ise "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan ceza verilmesi talep edildi. 

Karlov'un eşi Marina Mihaylovna Karlov ile saldırıda yaralanan Anıl Değer, Anastas Zimbirikaki ve Leyla Gündoğan iddianamede şikayetçi sıfatıyla yer aldı.  

FETÖ, Karlov suikasti için MİT içindeki örgüt üyesinden bilgi toplamış

 Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov suikasti için MİT'teki örgüt elemanından bilgi topladığı belirlendi. Milli İstihbarat Teşkilatında (MİT) İstihbarata Karşı Koyma (İKK) bölümünde Rusya masasında çalışan şüpheli Vehbi Kürşad Akalın, kendinden sorumlu örgüt üyesine Karlov'un kişiliği ve güvenliğine yönelik bilgiler verdiğini, bu kişinin de bilgileri örgütün tepe noktasına ulaştırdığını anlattı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Karlov'un 19 Aralık 2016'da Ankara'da katıldığı bir sergide uğradığı suikast sonucu öldürülmesine ilişkin yürüttüğü soruşturmayı tamamladı. 28 şüphelinin bulunduğu yaklaşık 600 sayfalık iddianamede FETÖ elebaşı Fetullah Gülen bir numaralı şüpheli olarak yer alırken, örgütün tepe yöneticileri arasında yer alan Şerif Ali Tekalan ve Emrullah Uslu da şüpheliler arasında bulunuyor. 

Şüpheli Vehbi Kürşad Akalın, ifadesinde MİT İKK bölümünde Rusya masasında çalıştığını, FETÖ soruşturmaları kapsamında 2017'nin Haziran ayında ihraç edildiğini söyledi. Teşkilatta 3 yıl 4 ay çalıştığını ve bu süre içerisinde tamamen Rusya masasında görev yaptığını belirten Akalın, yaptığı iş ve çalıştığı bölüm nedeniyle Rusya Federasyonunun Türkiye'deki istihbari faaliyetleri ile ilgili birçok bilgiye ve bu ülkenin Türkiye'de bulunan temsilcilikleri ile ilgili bilgilere sahip olduğunu ifade etti. Örgütte kendisi ile ilk etapta Yıldıray Pala isimli şahsın ilgilendiğini, daha sonra ise "Yusuf" kod adlı soruşturmanın şüphelilerinden Hüseyin Kötüce'nin kendisiyle ilgilenmeye başladığını dile getiren Akalın, Kötüce'nin Rusya savaş uçağının düşürülmesinden sonra kendisiyle sık sık görüştüğünü anlattı.

Karlov'a ilişkin bilgiler MİT içindeki örgüt üyelerince temin edilmiş 

Kötüce'nin görüşmelerde sürekli olarak Rusya'nın Ankara Büyükelçiliğinin güvenliğinin nasıl olduğunu ve ne şekilde sağlandığını sorduğunu aktaran Akalın, "Büyükelçi Andrey Karlov ile ilgili ve şahsın kişiliğiyle alakalı bilgiler verdim. Sadece Karlov ile alakalı değil, sorduğu diğer çalışanlarla ve güvenlikle alakalı bilgiler de verdim. Güvenlikle ilgili bir şirketin ana kapıda nöbet tuttuğunu, bazen olası eylemlere karşı polisin dışarıda sokakta güvenlik sağladığını, Büyükelçilik binası içerisinde ise güvenlikten sorumlu personelin görev aldığını söyledim. Bu hususları Yusuf kod adlı kişiye sohbet ortamında bir araya geldiğimizde sözlü olarak verdim. Herhangi bir belge veya dijital materyal şeklinde vermedim. Yusuf kod adlı kişi, Karlov'un aracına koruma aracının eşlik edip etmediğini sordu. Ben, bu durumun değişkenlik gösterdiğini, Büyükelçilik ile alakalı protesto eylemlerinde koruma aracının eşlik edebildiğini, gösteri ve protesto eylemleri olmadığında ise normal prosedürün devam ettiğini, Büyükelçinin protesto olaylarında korumalarının olduğunu, onun haricinde Türkiye'de kendisini güvende hissetmesi nedeniyle koruma talep etmediğini söyledim" diye konuştu.

"Bu bilgiler sayesinde yol haritası hazırlanıldığını söyledi" 

Verdiği bilgilerin ne yapıldığını, nerede kullanıldığını Kötüce'ye sorduğunu belirten Akalın, şunları kaydetti:
"Bu bilgilerin abiler tarafından incelendiğini, diğer kaynaklardan elde edilen bilgilerin bir araya getirildiğini ve elde edilen bu bilgiler sayesinde yol haritası hazırlanıldığını söyledi. Ülke içerisinde makam sahibi konumunda olan abilere bu yönde bilgiler verildiğini ve bu abilerin çizilen rota dahilinde politika ürettiklerini ve bu yönde işlemler yaptıklarını belirtti. Ayrıca sadece kendisinden bilgi almadıklarını, teşkilat içerisinde bulunan ve örgüt mensubu olan diğer arkadaşlarından da bilgi aldıklarını söyledi." 

Şüpheli Hüseyin Kötüce, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunda (BTK) 2013 ile 2017 tarihleri arasında uzman yardımcısı olarak görev yaptığını belirterek, bu sürede MİT içerisindeki bazı örgüt üyelerinin "abiliğini" yaptığını ve kod isminin "Yusuf" olduğunu anlattı. Örgüt içerisindeki abisi "Sadık" kod adlı soruşturmanın şüphelilerinden Cemal Karaata'nın kendisinden Rusya Büyükelçiliği ile ilgili bilgiler istediğini kaydeden Kötüce, bunun üzerine MİT'in İKK bölümünde Rusya Federasyonu biriminde çalışan "Vedat" kod adlı şüpheli Vehbi Kürşad Akalın'dan buna ilişkin bilgiler aldığını, bu bilgileri laptopuna işlediğini ve Karaata'ya teslim ettiğini ifade etti. Kötüce, Karaata'nın istediği bilgiler arasında Andrey Karlov'un kimler tarafından korunduğu, koruma kullanıp kullanmadığı gibi bilgiler ile genellikle Karlov ile alakalı bilgiler olduğunu anlatarak, bu bilgilerin kendisinden Rus uçağının düşürülmesi olayının ardından istendiğini söyledi.

Karlov bilgileri örgüt elebaşı Gülen'e götürüldü 

Kötüce, söz konusu bilgilerin doğrudan doğruya "en yukarıya" götürüldüğünü, Karaata'nın bir keresinde Amerika'ya giderek örgüt elebaşı Gülen'e bu hususları kendisinin arz ettiğini söylediğini kaydetti. Gülen'e bilgiler gitmeden herhangi bir karar verilebileceğini düşünmediğini anlatan Kötüce, silsile içerisinde bilgilerin gittiğini, bu şekildeki bir karar verildiğini düşündüğünü, örgüt içerisinde Gülen'in bilgisi ve izni dışında karar alınmasının söz konusu olmadığını ifade etti.

"Kendisini örgüte adamış bir kişiydi" 

Suikasti gerçekleştiren Mevlüt Mert Altıntaş'ın örgüt içerisindeki abisi olduğu belirtilen Şahin Söğüt ise, Altıntaş ile doğrudan veya dolaylı herhangi bir irtibatının bulunmadığını, FETÖ üyesi olmadığını savundu. Söğüt, söz konusu suikastten de haberinin olmadığını öne sürerken, iddianamede Söğüt'ün FETÖ ile irtibatına bir bir yer verildi. Soruşturmanın şüphelilerinden Salih Yılmaz'ın alınan ifadesinde, Ankara'ya gelen Mevlüt Mert Altıntaş'ı soruşturmanın şüphelilerinden Ramazan Yücel'in karşıladığını ve Altıntaş'ı Söğüt'e teslim ettiğini anlattığı kaydedildi. Söğüt'ün kod adının "Ahmet" olduğunu belirten Yılmaz'ın, "Şahin Söğüt, derecelendirilmede de 5/5 olarak derecelendirilmiş, kendisini örgüte adamış bir kişiydi. Örgütün ifadesiyle dava adamı olan bir kişiydi" şeklinde beyanda bulunduğu aktarıldı. İddianamede, Söğüt'ün ByLock kullanıcısı olduğunun tespit edildiği, FETÖ çatı davası sanıklarından örgütün üst düzey yöneticileri Ali Çelik ve Ziya Demirel ile HTS kaydının bulunduğunun belirlendiği ifade edildi.

Üzerinde ele geçirilen telefonu kırarak, "Telefon içerisindeki hiçbir şeyi alamayacaksınız" demiş
İddianamede, gözaltına alınan Şahin Söğüt'ün Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü D Büro Amirliği içerisinde bulunduğu esnada masa üzerinde delil poşeti içerisinde bulunan üzerinden ele geçirilen hatsız şekildeki cep telefonunu bir anda alarak açık olan oda kapısından hızla koştuğu anlatıldı. Söğüt'ün peşinden koşan polisleri engellemek için kağıt kıyma makinesini yıktığı, boş ekran dolabını devirdiği ve tuvalet kısmına girerek kapıyı kilitledikten sonra telefonu kırdığı belirtildi. Tuvalet kapısı kırılarak etkisiz hale getirilen Söğüt'ün polislere, "Telefon içerisindeki hiçbir şeyi alamayacaksınız, hepinizin Allah belasını versin, zalimsiniz, mazlumları eziyorsunuz" dediği kaydedildi.
Karlov suikastini azmettirdiği ve saldırgan polis memurunun maillerindeki mesajları sildiği iddia edilen Söğüt'ün suikasttan 10 gün önce Altıntaş'ın evinin yakınlarında baz kaydı tespit edildi. Altıntaş'ın bu görüşmenin ardından suikast hazırlığı yapmaya başladığı ve suikast talimatının da Söğüt tarafından getirildiği belirtildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Yaşlıların sütle, gençlerin sade tükettiği Balkan lezzeti: Baniçka Sakarya’nın Hendek ilçesinde yarım asırdır aynı adreste üretilen, su, tuz ve sıvı yağ dışında hiçbir katkı maddesi içermeyen tarihi "Baniçka" böreği damak çatlatıyor. 2006 yılında devraldığı dükkanda asırlık tarifi koruyan Kenan Coşkun, halk arasında "Bulgar böreği" olarak da bilinen lezzetin özellikle yaşlılar tarafından sütle birlikte tüketildiğini belirtiyor. İlçede 1975 yılında çırak olarak girdiği dükkanı 2006’da devralan Kenan Coşkun, Hendek’e özgü bu eşsiz lezzeti aslına uygun şekilde müşterilerine sunuyor. Balkan kültürünün bir yansıması olan ve halk arasında "Baniçka" olarak adlandırılan börek, hem ilçe halkının hem de çevre illerden gelen misafirlerin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Böreğin en büyük özelliğinin sadeliği ve doğallığı olduğuna dikkati çeken Coşkun, ustalarından aldığı mirası korumanın gururunu yaşadığını belirtti. "Geçmişi Bulgar böreği olarak bilinir" Üretim aşamaları ve böreğin tarihçesine ilişkin bilgiler veren Coşkun, "Özelliği; katkı maddesi kullanılmadan su, tuz ve sıvı yağ ile hazırlanmasıdır. Yıllardan beri bu şekilde yapıyoruz. 1975’ten 2006’ya kadar burada çalıştım, şimdi ise ben işletiyorum. Bu börek Hendek’e mahsus olabilir ama geçmişi Bulgar böreği olarak bilinir. Halk arasında ’Baniçka’ derler" dedi. Yaşlılar sütle, gençler sade tercih ediyor Balkan kültürünün bir yansıması olan Baniçka böreğinin tüketim alışkanlıklarına da değinen Coşkun, şunları kaydetti: "Börek genellikle sütle beraber tüketiliyor. Bu tamamen bir tercih meselesi. Müşterilerimizin çoğu sütle tüketmek istiyor. Özellikle yaşlı müşterilerimiz bu geleneği sürdürüp sütle yemeyi seviyor ancak gençler pek süt tercih etmiyor."
Samsun Başkan Kurnaz: "Özel bireylerimizin her zaman destekçisiyiz" Samsun’un İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Özel bireylerimizin farklılıklarının farkındayız. İlkadım’da da bu bilinçle hizmetlerimize ve desteklerimize devam ediyoruz" dedi. Down sendromlu ve otizmli bireyler ve aileleriyle bir araya gelen İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, özel günlerinde onların yanlarında olmaya devam ediyor. Down sendromlu ve otizmli bireylerin farklılıklarının farkında olduklarını altını çizen Başkan İhsan Kurnaz, toplumun her kesiminin bu konuya hassasiyeti göstermesi gerektiğini belirtti. İlkadım Belediyesi’nin Engelsiz Yaşam Merkezi ile ilgili çalışmalarının devam ettiğini söyleyen Başkan İhsan Kurnaz, "İlkadım’da özel bireylerimizi ve ailelerini mutlu edecek bir projeyi hayata geçireceğiz" diye konuştu. Kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının özel bireylere yönelik yaptığı çalışmaları takip ettiklerini söyleyen Başkan İhsan Kurnaz, "Down sendromu, bireylerde fiziksel ve zihinsel gelişim farklılıklarına yol açan genetik bir durumdur. Ancak bu farklılık, bireylerin özel eğitim ve desteklerle topluma önemli katkılar sağlamasına engel değildir. Otizmli bireylerin ise toplumsal yaşama katılımını artıracak çalışmalar yapılmalı, empati ve anlayış yaygınlaştırılmalıdır. Down sendromlu ve otizmli bireylerde erken yaşlarda eğitime başlanması, sosyal desteklerin sağlanması ve kapsayıcı politikaların yürütülmesi, özel bireylerin yaşam kalitesini daha da arttıracaktır. Bu noktada İlkadım Belediyesi olarak bizler de özel bireylerimiz ve ailelerine yönelik destek ve projelerimize devam ediyoruz. Farklılıkların toplum nezdinde kabul görmesi, ayrımcılığın önlenmesi ve herkes için eşit fırsatlar sunulması amacıyla biz de ‘Engelsiz Yaşam Merkezi’ projemizi hayata geçirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Özel bireylerimize ve ailelerine önemli katkılar sunacak olan bu merkez; onların sosyal hayatta daha çok yer almalarına imkan sağlayacak. Her fırsatta bir araya geldiğimiz down sendromlu ve otizmli bireylerimizle buluşmaya, onların mutluluklarını paylaşmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Rize "Açılışa kuruyacak çiçeklerle değil çocukları sevindirecek oyuncaklarla gelin" çağrısı Rize’nin Ardeşen ilçesinde işletme sahibi kadın, açılışa çiçek yerine oyuncak getirilmesini isteyerek 2 günde solacak çiçekler yerine sevgi evindeki çocuklar için birbirinden güzel oyuncaklar topladı. Rize’nin Ardeşen ilçesinde yeni açılışı yapılan bir mağaza için işletme sahibi Songül Önder farklı bir uygulamaya imza attı. Açılışın öncesinde sosyal medya hesabından bir video yayınlayan Önder, "Çok fazla çiçek şimdiden gelmeye başladı. Bu çiçekler kuruyacak ve artık koyacak yer yok. Bu nedenle biraz faydalı bir şey olsun diye açılışa gelirken çiçeklerle değil oyuncaklarla gelin. Sonrasında bu oyuncakları sevgi evindeki çocuklara hediye etmek işitiyorum" diyerek işletmesinin açılışı için çiçek değil oyuncak istedi. Önder’in bu çağrısı karşılık buldu ve açılış günü vatandaşlar işletmeye birbirinden güzel oyuncaklarla geldi. Tereddütle yaptığı çağrının sonucunda insanların geri dönüşlerinin kendilerini çok mutlu ettiğini kaydeden Songül Önder, "Aslında ilk başta tereddütle başlamıştım ama çok güzel tepkiler aldım. Çok güzel oyuncaklar geldi. Başka insanlar için nasıl katkıda bulunabilirim diye düşündüğümde sevgi evinde kalan çocuklarımız için böyle bir kampanya aklıma gelmişti. Zaten muhteşem de geri dönüşler aldık. İnşallah bundan sonra yapılacak açılışlarda bu uygulama açılışı yapacak kişilere örnek olur" ifadelerini kullandı.
Sakarya Yaşlıların sütle, gençlerin sade tükettiği Balkan lezzeti: Baniçka Sakarya’nın Hendek ilçesinde yarım asra yakındır aynı adreste üretilen, su, tuz ve sıvı yağ dışında hiçbir katkı maddesi içermeyen tarihi "Baniçka" böreği damak çatlatıyor. 2006 yılında devraldığı dükkanda asırlık tarifi koruyan Kenan Coşkun, halk arasında "Bulgar böreği" olarak da bilinen lezzetin özellikle yaşlılar tarafından sütle birlikte tüketildiğini belirtiyor. İlçede 1975 yılında çırak olarak girdiği dükkanı 2006’da devralan Kenan Coşkun, Hendek’e özgü bu eşsiz lezzeti aslına uygun şekilde müşterilerine sunuyor. Balkan kültürünün bir yansıması olan ve halk arasında "Baniçka" olarak adlandırılan börek, hem ilçe halkının hem de çevre illerden gelen misafirlerin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Böreğin en büyük özelliğinin sadeliği ve doğallığı olduğuna dikkati çeken Coşkun, ustalarından aldığı mirası korumanın gururunu yaşadığını belirtti. "Geçmişi Bulgar böreği olarak bilinir" Üretim aşamaları ve böreğin tarihçesine ilişkin bilgiler veren Coşkun, "Özelliği; katkı maddesi kullanılmadan su, tuz ve sıvı yağ ile hazırlanmasıdır. Yıllardan beri bu şekilde yapıyoruz. 1975’ten 2006’ya kadar burada çalıştım, şimdi ise ben işletiyorum. Bu börek Hendek’e mahsus olabilir ama geçmişi Bulgar böreği olarak bilinir. Halk arasında ’Baniçka’ derler" dedi. Yaşlılar sütle, gençler sade tercih ediyor Balkan kültürünün bir yansıması olan Baniçka böreğinin tüketim alışkanlıklarına da değinen Coşkun, şunları kaydetti: "Börek genellikle sütle beraber tüketiliyor. Bu tamamen bir tercih meselesi. Müşterilerimizin çoğu sütle tüketmek istiyor. Özellikle yaşlı müşterilerimiz bu geleneği sürdürüp sütle yemeyi seviyor ancak gençler pek süt tercih etmiyor."
Kayseri Başkan Çolakbayrakdar: Tesislerimizle hemşehrilerimizin hayatına ve Kocasinan’a değer katıyoruz" Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar; insanı merkeze alan ve hizmet odaklı belediyecilik anlayışıyla ilçeye kazandırılan sosyal yaşam alanlarının şehrin çehresini değiştirmeye devam ettiğini söyledi. Kayseri’nin geleceğine yönelik hayata geçirilen projeler kapsamında ilçenin sosyal tesislerle donatıldığını belirten Başkan Çolakbayrakdar, bu doğrultuda bugüne kadar toplam 46 modern sosyal tesisin vatandaşların hizmetine sunulduğunu ifade etti. Kocasinan’ı her geçen gün daha modern ve konforlu bir ilçe hâline getirdiklerine dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar, vatandaşların hayatına renk katmak amacıyla modern sosyal tesisler yaptıklarını vurgulayarak; "Kayserililerimize daha iyi imkânlarda hizmet verebilmek için durmadan çalışıyoruz. Yaptığımız modern sosyal tesisler, mahallelerin sosyal, kültürel ve sanatsal hayatına büyük bir canlılık katıyor. Mahallelerimizi cazibe merkezi hâline getiren tesislerimizin sayısını her geçen gün artırıyoruz. Vatandaşlarımızın tesislerimize olan yoğun ilgisi ve memnuniyeti, bizi yenilerini kazandırma konusunda teşvik ediyor. Bu çerçevede toplam 46 sosyal tesisi ilçemize kazandırdık. Özellikle iki yıl önce kazandırdığımız Erkilet Ertuğrulgazi Mahallesi’ndeki Kocasinan Akademi Sosyal Tesisi, Kayseri’nin en büyük ve her alanda hizmet veren tesisidir. Tesisimizde tam olimpik kadın ve erkek olmak üzere iki yüzme havuzu; fitness, pilates, aerobik gibi sporların yapıldığı bir spor merkezi ve çocuklar ile gençlerin farklı aktiviteler yaptığı alanlar bulunuyor. Ayrıca hizmete sunduğumuz Kuşçu Su Sporları Merkezi ile Kayseri’mizde su sporlarının yapılabildiği, nitelikli ve her türlü donanıma sahip tesisi kazandırdık. Geçen yıl ise Erkilet Hacı Mustafa Tarman Kültür Merkezi ile Uğurevler Aile Sağlığı Merkezi’ni hemşehrilerimizin hizmetine sunduk. Hayırlı uğurlu olsun" ifadelerini kullandı. "Gençlerimiz bizim göz bebeğimizdir. Gençlerimiz için ne yapsak azdır." diyen Başkan Çolakbayrakdar, ihtiyaç olan bölgelere Sinan Kütüphanesi kazandırdıklarının altını çizerek; "Fevziçakmak Mahallesi’nde açtığımız Sinan Kütüphanesi ile gençlerimizin ders çalışabilecekleri ve verimli vakit geçirebilecekleri bir tesis daha kazandırdık. Osmangazi Mahallemizdeki kültür merkezimiz de kütüphane olarak hizmet vermeye başladı. Ayrıca burada bebek ve çocuk kütüphanesi bölümleri ile farklı bir merkez oldu. Tesisle birlikte bir de Kafe Sinan’ı bölgeye kazandırmış olduk. Yenişehir Kütüphane’mizde ayrı bir bölgeye değer kattı. Yaptığımız hizmetlerle her bir mahallemize renk ve heyecan katıyoruz. Bütün gayretimiz, hemşehrilerimizin mutlu ve huzurlu vakit geçirebilecekleri mekânları inşa etmek ve hayata geçirmektir" diye konuştu. Başkan Çolakbayrakdar, Kocasinan’ı hak ettiği şekilde daha ileriye taşımak için yoğun gayret gösterdiklerini vurgulayarak, ’Kocasinan’da yaşamak ayrıcalıktır’ dedirtene kadar projeleri ve yatırımları artırarak devam edeceklerini sözlerine ekledi.