KENT HABERLERİ - 19 Temmuz 2013 Cuma 10:55

Kartal’da caminin muslukları çalındı

A
A
A
Kartal’da caminin muslukları çalındı

Kartal’da bir caminin musluklarını birer gün arayla çalan iki hırsız güvenlik kameralarına yakalandı.

Olay, Kartal’daki 30 Ağustos Camii’nde yaşandı. Alınan bilgiye göre, birer gün arayla cami şadırvanının musluklarının çalındığını gören cami imamı güvenlik kamera görüntülerini izleyince muslukların iki hırsız tarafından çalındığını gördü. Cami imamının şikayeti üzerine harekete geçen polis ekipleri, tanesi 15 lira olan 30 musluğu çalan hırsızların eşkalini belirledi. Yapılan araştırmada hırsızların A.Y. ve N.K. olduğu belirlendi. Zanlıların izini süren Güven Timleri zanlıları Güngören’de yakaladı. Zanlılar, sorgulanmak üzere Kartal Polis Merkezi’ne getirildi.

Caminin güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde hırsızlar sırayla birer gün arayla camiye gelerek, muslukları büyük bir ustalıkla yerinden söküyor. Bu sırada kamerayı gören hırsızlardan biri, söktüğü musluğu bırakıp kameranın yönünü değiştiriyor. Olayın ikinci gününde ise geri kalan muslukları söken diğer hırsız getirdiği torbaya yerleştirip hızla uzaklaşıyor.

CENK İŞVER
İSTANBUL

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ordu Ameliyatsız, stentsiz tedavi: Kalp damarları ilaç kaplı balonla açıldı Ordu’da kalp damarlarında 3 ayrı bölgede ciddi tıkanıklık bulunan 55 yaşındaki hasta, ameliyat olmadan ve stent takılmadan, ilaç kaplı balon yöntemiyle tedavi edildi. Başarılı geçen işlemin ardından hasta tedavinin 2’nci gününde taburcu edilerek günlük yaşamına döndü. Kalp ve damar hastalıklarının hem dünyada hem de Türkiye’de en sık ölüm nedenleri arasında yer aldığına dikkat çeken uzmanlar, son yıllarda bu hastalıkların daha genç yaşlarda görülmeye başlandığını belirtiyor. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde yaygın olarak görülen koroner arter hastalığında, erken tanı ve doğru tedavi yöntemlerinin önemi her geçen gün artıyor. Gelişen teknolojiyle birlikte öne çıkan tedavi yöntemlerinden biri olan ilaç kaplı balon uygulaması, damara kalıcı metal yapı bırakmadan tedavi imkânı sunuyor. Bu yöntemde, özel ilaç kaplı balon damar içerisinde genişletilerek hem darlık gideriliyor hem de ilaç doğrudan damar duvarına etki ediyor. "3 damar tıkalıydı, ameliyat yerine balon tercih edildi" Ordu Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği’ne göğüs ağrısı şikâyetiyle başvuran 55 yaşındaki erkek hastada yapılan anjiyografide, 3 damarda ileri derecede darlık tespit edildi. İlk değerlendirmede hastaya bypass ameliyatı önerildi. Ancak hastanın ameliyatı kabul etmemesi üzerine alternatif tedavi seçenekleri değerlendirildi. Yapılan detaylı incelemeler sonucunda hasta için ilaç kaplı balon yöntemiyle girişimsel tedavi planlandı. Uygulanan işlemle hastanın 3 damarındaki tıkanıklıklar stent kullanılmadan açılırken, hasta ise tedavinin 2’nci günü taburcu edildi. "Her hasta için uygun değil, doğru seçim önemli" Ordu Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Kardiyolog Doç. Dr. Seçkin Dereli, kalp damar hastalıklarının görülme sıklığının arttığını ve daha genç yaşlara indiğini belirterek, "Günümüzde koroner arter hastalığında yeni tedavi yaklaşımları gündeme geliyor. İlaç kaplı balon yöntemi de bunlardan biri. Ancak her hasta için uygun değildir, doğru hasta seçimi büyük önem taşır" dedi. Doç. Dr. Dereli, uyguladıkları yöntemin avantajlarına değinerek, "Bu tedaviyle damarda kalıcı bir stent bırakmıyoruz. Bu da ileride aynı damara yeniden müdahale edilebilmesine veya gerekirse bypass uygulanabilmesine imkân tanıyor" ifadelerini kullandı. "İleri görüntüleme yöntemleri kullanıldı" Tedavi sürecinde damar yapısının ayrıntılı incelendiğini belirten Dereli, "İşlem öncesinde intravasküler ultrason (IVUS) ile damar duvarını değerlendiriyoruz. Ayrıca fraksiyonel akım rezervi (FFR) ile darlığın kan akımına etkisini ölçüyoruz. Bu yöntemler, doğru karar vermemizi ve başarılı sonuç elde etmemizi sağlıyor" diye konuştu. "Şimdiye kadar 200 hastada kullanıldı, başarı oranı yüksek" Kliniklerinde bugüne kadar yaklaşık 200 hastaya ilaç kaplı balon tedavisi uyguladıklarını belirten Dereli, başarı oranlarının yüksek olduğunu ve tıkanma oranlarının dünya ortalamasının altında seyrettiğini söyledi. "Ameliyat olmadan sağlığıma kavuştum" Hasta İsmail Kızılkaya ise yaşadığı süreci anlatarak, göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikâyetleriyle hastaneye başvurduğunu, yapılan değerlendirmelerde damarlarının ciddi şekilde tıkalı olduğunun söylendiğini ifade etti. Ameliyat olmak istemediğini belirten Kızılkaya, "Farklı bir tedavi yöntemi sordum. Doktorum ilaç kaplı balon uygulamasını önerdi. Yapılan işlem sonrası tüm damarlarım açıldı. Ameliyat olmadan sağlığıma kavuştum, şu an hiçbir şikayetim yok" dedi.
Adıyaman Kahta’da açılan anjiyo ünitesinde ilk hasta başarıyla tedavi edildi Adıyaman’ın Kâhta Devlet Hastanesi bünyesinde kurulan anjiyo ünitesinde ilk hasta da başarıyla tedavi edildi. Kalp ve damar hastalıklarının tanı ve tedavisinde önemli bir eksikliği gidermesi hedeflenen anjiyo ünitesi, hizmete alınmasının hemen ardından ilk vakasını kabul etti. Kalp krizi şüphesiyle Kâhta Devlet Hastanesi Acil Servisi’ne başvuran hasta, yapılan ilk müdahalenin ardından vakit kaybetmeden anjiyo ünitesine alındı. Burada gerçekleştirilen operasyonla hastanın kapalı olan iki damarına stent takıldı. Müdahalenin ardından hastanın genel sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Kâhta Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Mustafa Akel, "Hastanemizden 45 km mesafede ikamet eden 59 yaşındaki hastamız, göğüs ağrısı şikâyeti ile hastanemize başvurmuştur. Yapılan tetkiklerde kalp krizi geçirdiği tespit edildi ve acil bir şekilde yeni açmış olduğumuz anjio merkezimize hastayı aldık. Yapılan görüntülemede kalbinin ön damarı olan LAD mid bölgesi total tıkalı tespit edildi. Hastamızın kalbinin ön damarına iki adet stent takarak tam açıklık sağlandı. Hastamızın genel durumu iyi olup yoğun bakıma takip amacıyla alındı" dedi. Yeni açılan anjiyo ünitesinde ilk müdahalenin başarıyla gerçekleştirilmesi, ilçede sağlık hizmetleri açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirilirken, hastane yetkilileri acil vakalara artık ilçe içerisinde hızlı ve etkin şekilde müdahale edilebildiğini ifade etti.
Erzurum Erzurum Adliyesi’nde tarihi başarı: Temizlenme oranı yüzde 118’e ulaştı Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, yayınladığı faaliyet raporuyla yargıdaki hızını ve verimliliğini gözler önüne serdi. Paylaşılan verilere göre Başsavcılık, yıl içerisinde gelen dosya sayısının üzerine çıkarak yüzde 118,24’lük bir temizlenme oranına ulaştı. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma dosyalarına ilişkin güncel istatistiklerini kamuoyuyla paylaştı. Adli performansın sayısal verilerle ortaya koyulduğu tabloda, yargı süreçlerinin hızlandırılmasına yönelik çalışmaların meyvesini verdiği görüldü. İstatistiklere göre, yıl içerisinde Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na toplam 27 bin 216 yeni soruşturma dosyası geldi. Bir önceki yıldan devreden 19 bin 723 dosya ile birlikte yoğun bir mesai harcayan savcılık makamı, dönem sonunda 32 bin 180 dosyayı karara bağlamayı başardı. Temizlenme oranında büyük artış Yargıdaki verimliliğin en önemli göstergelerinden biri olan "Temizlenme Oranı", Erzurum’da bir önceki yıla göre büyük bir sıçrama yaşadı. Bir önceki dönemde yüzde 88,01 olan temizlenme oranı, son verilerle birlikte yüzde 118,24’e yükseldi. Bu rakam, Başsavcılığın sadece yeni gelen dosyaları değil, geçmişten devreden dosyaların da önemli bir kısmını sonuçlandırdığını ortaya koydu. Reel çalışma oranı yüzde 68 olarak kaydedildi Dosyaların karara bağlanma hızı ve adli personelin performansını yansıtan "Reel Çalışma Oranı" ise yüzde 68 olarak kayıtlara geçti. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, adalet hizmetlerinin etkinliğini artırmak ve vatandaşların mağduriyetlerini en kısa sürede gidermek adına yürüttüğü titiz çalışmaların önümüzdeki dönemde de artarak devam etmesi bekleniyor. İşte ortalama bitirilme süreleri Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, kentte en sık karşılaşılan 10 suç türüne yönelik soruşturmaların ortalama bitirilme sürelerini açıkladı. Verilere göre en hızlı sonuçlanan dosya türü 16 gün ile terör suçları olurken, en uzun süren soruşturma ise 79 günle kasten yaralama suçları oldu. Yayımlanan tabloya göre, "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçuna yönelik soruşturmalar, ortalama 16 gün gibi kısa bir sürede karara bağlanarak listenin en hızlı sonuçlanan kalemi oldu. Terör suçlarını, 31 gün ile "Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma" ve 34 gün ile "Bilişim Sistemleri, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık" suçları takip etti. En uzun mesai kasten yaralama dosyalarında Adliyenin en yoğun mesai harcadığı suç türleri arasında ise kasten yaralama dosyaları öne çıktı. Ortalama 79 günde tamamlanan "Kasten Yaralama" soruşturmaları, listenin en geç sonuçlanan suç türü olarak kayıtlara geçti. Diğer suç türlerinin ortalama bitirilme süreleri ise şöyle sıralandı: Tehdit: 73 gün, Basit Yaralama: 69 gün, Uyuşturucu Madde Satın Almak ve Bulundurmak: 55 gün, Hakaret: 54 gün ve Dolandırıcılık: 52 gün. İstatistiklere göre, Erzurum’da en çok karşılaşılan bu 10 suç türündeki soruşturmaların toplam ortalama süresi ise 501 gün olarak hesaplandı.