SAĞLIK - 18 Ekim 2016 Salı 11:51

Kaybedilen Göze Yüz Güldürücü Tedavi: Göz Protezi

A
A
A
Kaybedilen Göze Yüz Güldürücü Tedavi: Göz Protezi

Görmeyen bir gözün yerine protez göz yapılması fikrinin, nedeni ne olursa olsun hastalar için duygusal olarak zorlayıcı bir karar olduğunu belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Doç.Dr. Barış Yeniad, ancak çok iyi bir cerrahi ve birinci sınıf bir protez işçiliği ile hastaların çoğunda yüz güldürücü sonuçların alınmakta olduğunu söyledi.

Göz Vakfı Bayrampaşa Göz Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç.Dr. Barış Yeniad görmeyen bir gözde tedavi seçenekleri neler olduğunu şöyle sıraladı: “Görmeyen bir gözde, bazı durumlarda cerrahi uygulanmadan renkli kontakt lensler veya göz üzeri yerleştirilen protezler ile simetrik sonuçlar elde edilebilir. Ancak bunun yapılabilmesi için öncelikle görmeyen gözün buna uygun olması gerekmektedir. Özel cerrahiler ile bu tür gözler protez takılır hale getirilebilmektedir. Tüm uğraşılara rağmen göz üzerine protez takılamıyorsa, ayrıca gözde ağrı, kızarıklık, sulanma gibi kişiyi rahatsız eden, günlük hayatını yaşanmaz hale getiren şikayetler mevcutsa görmeyen gözün alınarak protez takılmasına uygun hale getirilmesi gerekmektedir. Birçok hasta şikayetleri olmamasına rağmen alınan mükemmele yakın sonuçlar nedeni ile kozmetik amaçlı da protez gözü seçmektedir.”

Protez göz cerrahisinde temel olarak 2 yöntem uygulandığını belirten Yeniad, “Birinci ve en sık kullanılan yöntem sadece göz içeriğinin boşaltıldığı Evisserasyon yöntemidir. Bu yöntemde göz kaslarına hiçbir şekilde dokunulmaz. Görmeyen gözün içeriği boşaltıldıktan sonra bu boşluğu doldurmak amacı ile yerine bir orbital implant takılır. Uygulanan cerrahi yaklaşık 30 dakika sürmektedir ve lokal veya genel anestezi altında yapılabilir. İkinci kullanılan yöntem ise gözün tamamının alındığı enükleasyon dediğimiz yöntemdir. Bu cerrahide göz kasları ayrılarak göz bütün halinde alınmakta ve kaslar konulan orbital implant üzerine yerleştirilmektedir. Göz tümörleri veya mikroftalmi gibi gözün hiç gelişmediği durumlarda enükleasyon yapılması zorunluluk haline gelebilir. Hangi yöntem uygulanırsa uygulansın enükleasyon veya eviserasyon, mükemmel bir sonuç için çok iyi bir cerrahi ve protez işçiliği gerekmektedir” diye konuştu.

Protez cerrahisinde kullanılan orbital implantlar kaç tiptir?
Yeniad, “Orbital implantlar protez cerrahisi yapıldıktan sonra kaybolan boşluğun yerinin doldurulması amacı ile kullanılan yapay veya doğal olabilen yuvarlak şekilli özel materyallerdir. Günümüzde çok farklı tipte orbital implant mevcuttur. En sık kullanılanlar silikon, akrilik, polietilen ve hidroksiapatit materyalden yapılan implantlardır. Her implantın kendine özgü eksi ve artı özellikleri mevcuttur. Temelde hepsi aynı görevi yapmaktadır ancak implant seçiminde görmeyen gözün özellikleri, doktorun bu konudaki tecrübesi ve hasta tercihleri önem kazanmaktadır. Orbital implantlar farklı büyüklükte yapılırlar. Boyutları 14 mm den 22 mmye kadar değişmektedir. Kullanılacak orbital implantın büyüklüğü kişiden kişiye değişmekle beraber erişkinlerde sıklıkla 20 mm ve daha büyük implantın kullanılması daha sonra yapılacak protezin hareketinde kritik öneme sahiptir. Çocuk ve bebeklerde ise daha ufak çaplı implantlar kullanılabilir” ifadelerini kullandı.

Protez göz ilk ne zaman uygulanır ?
Protez göz cerrahisi lokal veya genel anestezi altında uygulandığını ifade eden Yeniad, “Bu tamamen gözün, ve hastanın genel durumu ile ilgilidir. Ameliyat sonrasında hastalar kendilerini iyi hissederlerse evlerine gidebilir ancak sıklıkla hastalarımızın bir gece hastanede misafir edilmesi ameliyat sonrası ağrı kontrolünün daha rahat sağlanması için tercihimiz olmaktadır. Ameliyattan hemen sonra göz kapatılmakta ve ertesi günü açılmaktadır. Ertesi günü pansuman yapıldıktan sonra damlalar ve antibiyotik tedavisi verilmektedir. Ameliyat sonrasında hastalar birkaç gün ağrı hissedebilir tabiki bu hastadan hastaya değişmektedir. Ağrının en önemli sebebi ise sağlam gözün hareketiyle ameliyatlı gözün de hareket etmesidir. Hastalarımızın unutmaması gereken şey ise protez yapılana kadar iç tarafta “konformer” dediğimiz plastik bir koruyucunun konulacağıdır. Ameliyat olan hastalar yaklaşık 1 hafta içinde işlerine dönebilir. Hastalarımızın protez yapılana kadar dışarı çıktığında göz pedlerinden takmasını gözün mikrop kapmaması açısından önermekteyiz. Protez en erken ameliyattan sonra 1. Ayda yapılabilir. Bu süre ameliyat sahasının iyileşmesi için gerekli olan minimum süredir. 1.aydan sonra eğer iyileşme yeterli ise protez gözün yapılması için hastalar protez merkezine yönlendirilir. Protez merkezinde hastaya kişiye özel protez yapılmaktadır ve bu süre yaklaşık 3-4 gün sürebilmektedir” dedi.

Protez göz nasıl görünür ? Protez gözün bakımı nasıl olmalıdır?
Göz Hastalıkları Uzmanı Doç.Dr. Barış Yeniad, “Protez göz yapıldıktan sonra hastalarımız kısa sürede protezlerine alışırlar ve protez vücutlarının bir parçası haline gelir. Hastalarımızın protez gözü devamlı takıp çıkarmalarına gerek yoktur. Protezin temizliği ve kontrolü belli aralar ile göz doktorları ve protez merkezlerinde okülaristler tarafından yapılmalıdır. Protez göz çok iyi bir cerrahi ve protez işçiliğinden sonra sağlam göze yakın bir oranda hareket edebilir. Hastalar protez göz ile her türlü aktiviteyi yapabilirler. Denize girebilirler ve spor yapabilirler. Bunun yanında protez gözün daha canlı görünmesi ve kayganlığının sağlanması amacı ile hastalarımıza mutlaka suni gözyaşı ilaçlarını kullanmalarını önermekteyiz. Ancak tüm uygulamalara rağmen zamanla protez eskiyip parlaklığını kaybeder, ayrıca protezin durduğu ve “soket” dediğimiz yuva değişikliklere uğrar bu nedenle protezin 3-4 yılda bir değiştirilmesi protez uygunluğu açısından çok önemlidir” diye konuştu.

Protez göz cerrahisi iyi yapıldığı sürece ikinci bir ameliyat gerekmediğini kaydeden Yeniad, “Yapılan cerrahi ile yerleştirilen orbital implant ömür boyu problemsiz şekilde yerinde durmaktadır. Ancak iyi yapılmayan cerrahiler ve uygun olmayan orbital implantların yerleştirilmesi nedeni ile maalesef istenmeyen yan etkiler görülebilmektedir. Zaman içinde protezin yerinden çıkması, yüzeyinin açılması, hastada devamlı çapaklanma olması istenmeyen yan etkilerdir. Hastalarda devamlı çapaklanma ve rahtsızlık hissi protezin soket ile uygun olmadığını göstermektedir.Bu durum protezin tekrardan gözden geçirilmesini gerektirir. Maalesef en istemediğimiz durum vücutlarının bir parçası haline gelir. Hastalarımızın protez gözü devamlı takıp çıkarmalarına gerek yoktur. Protezin temizliği ve kontrolü belli aralar ile göz doktorları ve protez merkezlerinde okülaristler tarafından yapılmalıdır. Protez göz çok iyi bir cerrahi ve protez işçiliğinden sonra sağlam göze yakın bir oranda hareket edebilir. Hastalar protez göz ile her türlü aktiviteyi yapabilirler. Denize girebilirler ve spor yapabilirler. Bunun yanında protez gözün daha canlı görünmesi ve kayganlığının sağlanması amacı ile hastalarımıza mutlaka suni gözyaşı ilaçlarını kullanmalarını önermekteyiz. Ancak tüm uygulamalara rağmen zamanla protez eskiyip parlaklığını kaybeder, ayrıca protezin durduğu ve “soket” dediğimiz yuva değişikliklere uğrar bu nedenle protezin 3-4 yılda bir değiştirilmesi protez uygunluğu açısından çok önemlidir” şeklinde konuştu.
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Amca yeğen kavgasında baba ve oğula ayrı ayrı ceza Kayseri’nin Tomarza ilçesinde amca yeğen arasında çıkan kavgada yargılanan baba ve oğluna ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Kayseri’nin Tomarza ilçesinde ocak ayında meydana gelen olayda; B.T. ile amcası Ö.T. arasında yaşanan kavgada silahlar konuşunca konu yargıya taşınmıştı. İddiaya göre; baba B.T. ve oğlu A.T., Ö.T.’nin evine gelerek önce silah ateş açmış, ardından da üzerine araç sürmüşlerdi. Tarafların birbirinden şikayetçi olduğu konuyla ilgili yargılamaya Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Tarafların katılmadığı duruşmada, Ö.T.’nin avukatı kasten yaralama suçunu kabul etmediklerini dile getirirken, B.T. ve A.T.’nin avukatı ise silah sıkmanın meşru müdafaa kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Mahkeme heyeti savcılık mütalaasından sonra bir ara talep etti. Aranın ardından açıklanan kararda, Ö.T.’nin kasten öldürmeye teşebbüs suçlamasının meşru müdafaa olmasından dolayı beraatına, Ö.T.’nin eşinin silahını kullanmasından 1 yıl 15 gün cezalandırılmasına, silahla tehdit suçundan 1 yıl 6 ay cezalandırılmasına ama iki ceza için de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, F.T. içinde için de yaralamadan kaynaklı para cezasına çarptırılmasına, yine bu ceza için de hükmün uygulanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Karşı tarafta yer alan yeğen B.T. ve oğlu A.T.’ye ise kasten öldürmeye teşebbüs suçlamasından ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis cezası ve tutuklama kararı verildi. Mahkeme ayrıca B.T. hakkında mala zarar vermekten 3 ay, ateşli silahlar kanuna muhalefet suçundan ise 1 yıl 15 gün ceza verdi.
Ankara CHP lideri Özel: "Türkiye’de gıda enflasyonu dünyanın 17 katı" Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Türkiye’de gıda enflasyonu dünyanın 17 katı" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Geçen hafta Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayii Fuarı’nı ziyaret ettiklerini ifade eden Özel, "Orada yerli teknolojilerimizi inceledik, firma ve kurumlarımızı ziyaret ettik. ASELSAN’dan HAVELSAN’a, TUSAŞ’ımızından TÜBİTAK’ımıza kadar tüm kurumlarımızı ve bu ekosisteme katkı sağlayan, çok önemli görevler yapan şirketleri, pırıl pırıl mühendisleri, gözleri pırıl pırıl gencecik insanları gördük. Çok önemli saatler geçirdik orada. Elbette savunma sanayiini bir partiye, bir döneme mal edenlere rağmen 1973’te kurulan TUSAŞ’ı, Cumhuriyet’in ilk yıllarında gökleri işaret eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten başlayarak TUSAŞ’taki büyük atılımla birlikte bugünlere kadar nasıl geldiğimizi konuştuk. Kimin emeği, katkısı varsa ayırmadan, sakınmadan hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Orada da kimseyi ayırmadan ziyaretlerde bulunduk" ifadelerini kullandı. "Türkiye’de gıda enflasyonu dünyanın 17 katı" Yıllık enflasyonun yüzde 32,4’e yükseldiğini belirten Özel, " Dört ay önce 30’un biraz altındayken, yıl sonunda yüzde 16’ya düşecek demişlerdi. Yüzde 30’dan 16’ya doğru düşeceğini iddia ettikleri enflasyonu dört ayın sonunda yıllık yüzde 32,4’e getirdiler. Son dört aydaki enflasyon yüzde 14,6. Ancak bu sene her ay üst üste binen enflasyonlar büyük bir tehlikeye dikkat çekiyor. Yüzde 14,6 ile bir yılda hedeflenen yüzde 16’lık enflasyonu dört ayda tüketmiş, dört ayda oraya ulaşmış noktadayız. Bundan sonra enflasyondaki her artış kar topu gibi büyüyerek fiyatları daha yüksek, maaşları daha yetersiz bir hale getirecek. Nisan ayı enflasyonumuz yüzde 4,2 olarak gerçekleşti. Yani dünyadaki 100 ülkenin bir yıllık enflasyonundan fazla. Hani diyorlar ya ‘Enflasyon bütün dünyada sorun’, dünyadaki 100 ülke bir yılda bizim bir ayda yaşadığımız enflasyondan azını yaşıyor. O yüzden dünyanın gelişmiş ülkelerinde böyle bir sorun yok. Kaldı ki işsizlikte, yüksek enflasyonda, yüksek faizde, yoksullukta, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz.. En önemli sorunlardan bir tanesi de birazdan çiftçilerimizden bahsederken bahsedeceğim. Gıda enflasyonu. Dünyanın 17 katı bir gıda enflasyonu ile boğuşmak durumundayız" dedi. "Diyanet İşleri kesim bedelini 18 bin lira olarak belirlemiş, 21 kat artırmış" Ak Parti iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşının 257 lira ve en düşük emekli maaşı ile iyi bir koçun 150 lira olduğunu söyleyen Özel, "Bugün aynı iyi koç 45 bin lira, en düşük emekli maaşı 20 bin lira. 1,5 koç alan emekli, yarım koç alamayan, iki emekli birleşse bir kurbanlık alamayan duruma geldiler. Ak Parti iktidara geldiğinde asgari ücret emekli maaşından düşüktü ve 187 liraydı. İyi bir koç, 150 liraydı. Bir asgari ücret, bir kurbanlığın fazlasını alıyordu. Bugün asgari ücretli kurban almaya gittiğinde, elinde 28 bin lira var. Kurbanlık 45 bin lira. Bu sene Diyanet İşleri kesim bedeline 18 bin lira demiş. 21 kat artırmış. O Diyanet İşleri Başkanı’nı atayan bu hükümet, ikramiyeyi sadece dört kat artırmış. Sekiz yılda 21 kat artan Diyanet İşleri’nin hesabı, dört kat artan emeklinin ikramiye hesabı. Bu duruma getirdiler" şeklinde konuştu. "Kendi çalışmasıyla dünya kadar servet yapmış, malına çöktüler" Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve oğlunun hukuk süreci hakkında değerlendirmede bulunan Özel, "Böcek’in oğlunun ve gelininin kaydettiği, eşiyle mahrem görüntülerinden bir tanesini kamuoyuna verdiler. Hatta dilim varmıyor ama bu iftirayı atan siteyi hâlâ engellemiyorlar. Ele geçirilmiş bir delinin bir sitesi var. Oradan gelininin aslında Muhittin Böcek’in sevgilisi olduğu, çocuğun Muhittin Böcek’ten olduğu, oğluyla evlendirdiği gibi iğrenç iftirayla bir video servis ettiler. ‘Devamı gelecek’ dediler. Biz de basından okuduk, Gökhan Böcek’in sinir krizi geçirdiği, ‘Tamam getirin ne istiyorsanız imzalayacağım’ dediği ortaya çıktı. Sonra Muhittin Böcek’in ifadesi alınıyor. Muhittin Böcek’i okudunuz. ‘Adaylığımla ilgisi yok, partiye her zaman olan bağışlardı. Oğluma geniş zamanlı, ‘Parti bir şey isterse ver, demiştim. Genel Başkan, ‘Partimize sahip çıkın, maddi manevi arkasında olun kampanyanın’ demişti. Geniş zamanlı talimatım vardı geniş zamanlı aldı. Almış, götürmüş benim haberim yok.’ Çünkü Muhittin Bey’e mal varlığına el konulana kadar, kamyon muavinliği, otobüs şoförlüğü ile başlamış. Kendi çalışmasıyla dünya kadar servet yapmış, malına çöktüler. Torununa iftira attılar. Büyüyecek o çocuk, büyüyecek. Tarih önünde biz bunları ispatlamazsak o çocuk bu iftiralarla büyüyecek" ifadelerini kullandı.
İstanbul Çölyak hastalarına özel gıda kolisi desteği Kağıthane Belediyesi, çölyak hastalarının günlük yaşamını kolaylaştırmak amacıyla glütensiz gıda kolisi desteğini sürdürüyor. İlçe sınırları içerisinde ikamet eden çölyak hastalarına yönelik hazırlanan gıda kolileri belediye ekipleri tarafından vatandaşların evlerine ulaştırılıyor. Üç ayda bir düzenli olarak gerçekleştirilen çalışma kapsamında yaklaşık 200’e yakın glütensiz gıda kolisi ailelere teslim ediliyor. Özel beslenme gerektiren çölyak hastalarının ihtiyaçlarına destek olmak amacıyla hazırlanan kolilerde, glütensiz ürünlerden oluşan çeşitli temel gıda malzemeleri yer alıyor. Düzenli olarak sürdürülen destek kapsamında vatandaşların sağlıklı ve güvenli gıdaya erişimine katkı sağlanması hedefleniyor. Çölyak hastalığı; buğday, arpa, çavdar ve yulaf gibi tahıllarda bulunan gluten proteinine karşı vücudun verdiği reaksiyon sonucu ortaya çıkıyor. İnce bağırsaklarda oluşan hassasiyet nedeniyle besin emilimini olumsuz etkileyen hastalık; halsizlik, kansızlık, iştahsızlık ve sindirim sorunları gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Kağıthane Belediyesi tarafından hazırlanan glütensiz gıda kolilerinin içerisinde; 3 paket un, köftelik bulgur, mısır nişastası, kakaolu fındık ezmesi, pirinç unu, arpa şehriye, mısır irmiği, tahinli kurabiye, susamlı çubuk, 3 paket makarna, karabuğday unu, kakaolu puding, 2 paket tane karabuğday ve mısır gevreği gibi glütensiz ürünler bulunuyor.
Edirne Edirne’de nefes kesen sel-taşkın tatbikatı Edirne’de Meriç Nehri’nde düzenlenen tatbikatta, sel ve taşkın afetlerine karşı kurumların müdahale kapasitesi sahada test edildi. Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) 2026 Yılı Bölge Düzeyi Sel-Taşkın Müdahale Tatbikatı, Edirne’de geniş katılımla gerçekleştirildi. Tatbikat gereği taşkın nedeniyle bölgede mahsur kalan vatandaşların kurtarılması, tahliye çalışmaları ve koordinasyon süreçleri uygulamalı olarak canlandırıldı. AFAD başta olmak üzere emniyet, su altı arama kurtarma dalgıçları, jandarma, sağlık, itfaiye, Kızılay ve ilgili kurum ekipleri tatbikatta aktif görev aldı. Edirne dâhil 9 ilden takviye ekip, afet anında koordinasyonun en üst seviyede tutulması çerçevesinde Meriç Nehri üzerinde ortak operasyonla kabiliyetlerini sergiledi. Senaryo gereği nehrin ortasında mahsur kalan vatandaşların kurtarılması için harekete geçildi. Botlarla suya açılan dalgıç polisler ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ekipleri, mahsur kalanları kurtararak tahliye etti. Meriç Nehri’nde su seviyesinin yükselmesi sonucu Karaağaç bölgesinde taşkın meydana geldiği varsayılarak arama-kurtarma, tahliye, sağlık, iletişim ve altyapı çalışmaları uygulamalı olarak gerçekleştirildi. Programda açıklamalarda bulunan Edirne Vali Yardımcısı Turgut Subaşı, afetlere karşı hazırlıklı olmanın önemine dikkat çekerek kurumlar arası koordinasyonun güçlü tutulmasının hayati önem taşıdığını belirtti. Subaşı, gerçekleştirilen tatbikatların afet durumlarında müdahale hızını ve etkinliğini artırdığını ifade etti. Gerçeğini aratmayan görüntüler Tatbikat ile ilgili açıklama yapan Edirne Vali Yardımcısı Turgut Subaşı, Edirne’nin özellikle Meriç ve Tunca nehirlerinden kaynaklı taşkın riski taşıdığını belirterek tatbikatın bu nedenle büyük önem taşıdığını vurguladı. Subaşı, "Karaağaç bölgesinde taşkın yaşanabileceği varsayımıyla senaryomuzu oluşturduk. Nehir kenarında bulunan vatandaşların ve araçların zarar görme ihtimaline karşı tüm müdahale gruplarımız görev aldı" diye konuştu. Tatbikatta sadece Edirne merkezden 996 personel, 146 araç, 15 bot, 5 dron, 1 mobil koordinasyon tırı, Kızılay ikram aracı ve 1 mobil baz istasyonunun katıldığını söyleyen Subaşı, "Ayrıca 18 saha olayı senaryosu ve 622 masa başı olayı üzerinden faaliyet icra edilmektedir. Dokuz destek ilinden ise 43 araç ve 194 personel katılmıştır. Yani toplamda 1200 kişiye yakın personelimiz burada tatbikata fiilen katılmaktadır" dedi. Tatbikatta 23 AFAD çalışma grubunun aktif rol aldığını ifade eden Subaşı, Edirne merkezle birlikte ilçelerde de kriz merkezleri oluşturulduğunu söyledi. Programda konuşan Afetlere Müdahale Genel Müdürü Sadi Ergin, Edirne’nin Arda, Meriç ve Tunca nehirlerinin birleşim noktasında bulunması nedeniyle sel ve taşkın riskinin yüksek olduğuna dikkat çekti. Bölgesel tatbikatların afet risklerine göre planlandığını belirten Ergin, "Türkiye Afet Müdahale Planı afetin anayasasıdır. Kurumlarımızın görevleri bu plan kapsamında net şekilde belirlenmiştir. Edirne’de her geçen yıl artan müdahale kapasitemizi test etmiş olduk" dedi. Ergin, AFAD’ın 2025 yılında 79 tatbikat gerçekleştirdiğini, bu yıl ise deprem, sel, orman yangını, çığ ve endüstriyel kazalar gibi farklı afet türlerine yönelik yeni tatbikatların planlandığını ifade etti. Afet yönetiminin dört seviyede yürütüldüğünü kaydeden Ergin, il, bölge, ulusal ve uluslararası kapasitenin gerektiğinde devreye alındığını söyledi.