GÜNDEM - 03 Ekim 2016 Pazartesi 15:27

Kendi kurduğu ormanın satılmasını istemiyor

A
A
A
Kendi kurduğu ormanın satılmasını istemiyor

Konya’nın Ereğli ilçesinde 18 yıl önce kurduğu ormana 32 bin ağaç kazandıran ve oynadığı reklam filmiyle tüm Türkiye’de tanınan emekli Matematik Öğretmeni Rahim Demirbaş’ın büyük emeklerle oluşturduğu ormanı borçları nedeniyle satılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

Konya'nın Ereğli ilçesine bağlı Beyören Mahallesinde yaşayan Rahim Demirbaş’ı tüm Türkiye ‘Bozkır’ın ortasında bir deli’ olarak tanıdı. Oynadığı reklam filmlerinde azmi ile herkese örnek olan Rahim Demirbaş, 1998 yılında orman oluşturmaya karar verdiği günden bu yana doğaya 32 bin adet ağaç kazandırdı. Emekli Matematik Öğretmen’i Rahim Demirbaş çok çalışarak sahibi olduğu bir dershane ile altı çocuğuna aldığı altı adet evini de satarak hayalindeki ormanı oluşturdu. Bölgede ‘Orman Dede’ olarak tanınan Demirbaş, şimdilerde ise borçları nedeniyle ormanı satılma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı.

“Öğrenciler ‘hocam biz bunu öderiz’ diyorlar”
Dershanesini FETÖ ile rekabet edemediği için kapattığını ifade eden Rahim Demirbaş, “Soruları çalıp başarılı gösteriyorlardı. Hayır hasenet toplayıp ablalar ve ağabeyleri ile çalışma yürütüyorlardı. Böyle olunca gariban Rahim ne yapabilir. Dayanamadık ve 2013 yılında dershanemi kapattım. Fakat dershaneden sigorta borcum olduğu için sıkıntı yaşıyorum. Gerçi öğrenciler ‘Hocam biz bunu öderiz’ diyorlar ama şimdilik yaşantımıza devam ediyoruz. Allah’ım bu günden geri koymasın. Eşim dostum oldu ancak iyi gün dostlarımda kayboldu. Şu an yanımda gariban dostlarım var” dedi.

“Ağaçların arasında gömüldüğüm zaman daha mutlu olacağıma inanıyorum”
Çok çalışan bir insan olduğunu belirten Rahim Demirbaş, “Sahibi olduğum dershane ve altı adet evi sattım. Biraz daha mal varlığım olsaydı onları da satardım. Denize dayandık ama yüzmeyi bilmiyoruz. Şimdilik yaşayıp gidiyoruz. Bu bölgeye mezarımı da yaptırdım. Ne zaman öleceğimiz belli olmaz. Gün gelir bakarsınız çocuklarım ve torunlarım ‘Babamızın ya da dedemizin mezarını ziyaret edelim’ diyerek ormana gelecekler. Ağaçların arasında gömüldüğüm zaman daha mutlu olacağıma inanıyorum” diye konuştu.

“Tek gayem rol model olmaktı”
Ormanın verdiği oksijenden sadece burasının değil Afrika’daki insanların bile faydalandığını söyleyen Demirbaş, “500 dekarlık arazi aldım ve etrafını tellerle çevirdim. En çok sıkıntı suydu ve ben de suyu bulabilmek için 8 kilometrelik bir mesafeden borular çektirdim ama ilk zamanlar su olmadığı için hayvanlar ile getirdim. Bunca çabalarım boşa gitmedi. Tek gayem rol model olmaktı. Burayı merak eden çok insanlar geldi. Şu anda iki parça ormanımda tam 32 bin ağaç var” dedi.
Dershaneden kalan sigorta borcu nedeniyle zor günler geçiren Rahim Demirbaş, ormanın satılmaması için yetkililerden yardım bekliyor. 

Özcan Saraç

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Evde doğum yapan anne ve bebeği, saatler süren çalışmanın ardından kurtarıldı Diyarbakır’da sancısı gelen bir kadın evde doğum gerçekleştirdi. Anne ve bebeği, kar nedeni ile saatler süren çalışmanın ardından kurtarılarak hastaneye kaldırıldı. Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi, 1 Ocak 2026 günü yaşanan bir doğum vakasında sağlık ekiplerini zamanla yarışan zorlu bir mücadeleye sürükledi. Saat 11.46’da Yeşiltaş Mahallesi’nden gelen doğum ihbarı üzerine Diyarbakır genelinde sağlık birimleri alarma geçti. Sağlık Komuta Kontrol Merkezi koordinasyonunda vakaya 1 kara ambulansı ve 1 UMKE timi olmak üzere toplam 6 sağlık personeli yönlendirildi. Hava ambulansı talebi, olumsuz hava şartları nedeniyle karşılanamazken, karadan ilerleyen ekipler yoğun kar, kapalı yollar ve tipi nedeniyle sık sık durmak zorunda kaldı. Ambulans ekibinin ilerleyememesi üzerine UMKE timi devreye girdi. Sahada ambulansa zincir desteği sağlandı, ancak Aşağı Kırlangıç köyü mevkiinde kar yağışının şiddetlenmesiyle ekipler yeniden mahsur kaldı. Bunun üzerine Çınar Kaymakamlığı ve Büyükşehir Belediyesi ile temasa geçilerek yol açma çalışmaları başlatıldı. Köy halkının traktör desteğiyle ekipler bir süre daha ilerleyebildi. Saatler süren çabanın ardından, yol açma çalışmaları ve saha koordinasyonunun güçlendirilmesiyle UMKE ekibi saat 18.15’te anneye ulaşmayı başardı. Olay yerinde doktor bilgisi dahilinde damar yolu açılarak tıbbi müdahale yapıldı, doğan bebeğin muayenesi gerçekleştirildi. Anne ve bebek, güvenli şekilde ambulans ekiplerine teslim edilerek Çınar 2 No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu tarafından saat 23.41’de SBÜ Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Çocuk Hastalıkları Hastanesine nakledildi. Operasyonu yakından takip eden Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, zorlu süreçte görev alan UMKE Ekip Sorumlusu Salih Bülbül’e, ekibi adına gösterdiği özverili çalışmalardan dolayı teşekkür etti. Asiltürk, "Zorlu kış şartlarına ve saatler süren ulaşım güçlüklerine rağmen ekiplerimiz büyük bir koordinasyon ve özveriyle görevlerini yerine getirdi. UMKE, 112 acil sağlık ekiplerimiz ve vatandaşlarımızın desteğiyle anne ve bebeğimiz güvenli şekilde sağlık tesisimize ulaştırıldı. Diyarbakır’da vatandaşlarımızın sağlık hizmetine erişimi için her şartta sahadayız. Bu süreçte görev yapan tüm sağlık personelimize teşekkür ediyorum’’ dedi.
Düzce Tropikal misafirler kar yağışını görünce mest oldu Düzce’yi etkisi altına alan kar yağışı, kentin en uzak misafirlerine unutulmaz anlar yaşattı. Sri Lanka ve Ruanda gibi tropikal iklim ülkelerinden eğitim için kente gelen öğrenciler, hayatlarında ilk kez gördükleri kar karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi. Kent genelinde etkisini sürdüren yağışla birlikte kar kalınlığı şehir merkezinde 20, Konuralp ve Bahçeşehir bölgelerinde ise 40 santimetreye ulaştı. Kar yağışı, çocuklar kadar memleketlerinden binlerce kilometre uzaktaki üniversite öğrencilerini de mutlu etti. "Burada ilk defa kar görüyorum" Düzce Üniversitesi Hemşirelik Bölümü öğrencisi Sri Lankalı Mohoummead Ayizea, ülkesinin tropikal iklim kuşağında yer alması nedeniyle daha önce hiç kar görmediğini söyledi. Yağışın tadını çıkardığını belirten Ayizea, "Sri Lankalı olarak biz orada kar görmüyoruz. Tropikal olduğu için hava hep güneşli. En fazla yağmur yağıyor. Burada ilk defa kar görüyorum ve her gördüğümde çok heyecanlanıyorum. Karın tadını en güzel şekilde çıkartmaya çalışıyorum" dedi. "Bizim hayallerimizi yaşıyorsun" Ülkesinde kar yağışını hep televizyondan izlediğini belirten Ayizea, şöyle konuştu: "Kar yağışını hep filmlerde görüyorduk. Karlı günleri filmlerde gördüğümüz gibi burada da aynı şekilde kendimiz yaşadık. Arkadaşlarıma ve aileme kar görüntülerini çekip gönderiyorum, onlar da çok seviniyorlar. Karlı havalar, bembeyaz zeminler Sri Lankalılar için bir hayaldir. Kar görmeleri, birbirleriyle kartopu oynamaları hepsi onlar için hayal. Bana ’Bizim hayallerimizi yaşıyorsun’ diyorlar." Kar yağışı Ruanda’dan gelen öğrenciyi korkuttu Ruanda’dan gelen Receaip Moukizzia da eğitim için bir yıldır Türkiye’de bulunduğunu anlattı. Karla ilk karşılaştığında şaşkınlık yaşadığını ifade eden Moukizzia, "Türkiye’ye gelince çok mutlu oldum, şimdilik her şey yolunda. Afrika’da kar yağmıyor. Burada kar görünce hem şaşırdım hem korktum. Çok soğuk olduğu için korktum, soğuktan korkmuştum ama şimdi alıştım" ifadelerini kullandı. Millet Bahçesi’nde Türk arkadaşlarıyla bir araya gelen öğrenciler, kar topu oynayıp hatıra fotoğrafı çektirerek keyifli vakit geçirdi.