GÜNDEM - 08 Eylül 2019 Pazar 10:01

Kendi ürettiği makine ile salça fabrikalarına meydan okuyor

A
A
A
Kendi ürettiği makine ile salça fabrikalarına meydan okuyor

Balıkesir’in Gönen ilçesinde imal edilen yerli makine, günde 5 ton domatesi salçaya dönüştürüyor.

Gönen’de dede mesleği maşınga imalatı ile geçimini sağlayan Kadri Bayar, günümüzde maşıngaya rağbet kalmayınca mesleği bıraktı. Türkiye’nin sayılı salça fabrikalarında makine kurulumu ve imalatı yapan Bayar, emekli olduktan sonra da tamamen kendi imkanları ile geliştirdiği yüzde yüz yerli ve milli salça makinesi ile vatandaşa hizmet vermeye başladı. Gönen’de mütevazi deposunda hizmetine devam eden Bayar, kendi imkanları ile yapmayı başardığı makinesini İHA’ya anlattı. Bayar, "Dedem, babam ve ben 100 yıl maşında imalatı yaptık. Artık arkamızda zanaatımızı bırakacağımız bir kişi olmadığı için bu işi bırakarak makine imalatına başladık. Şimdi yiyecek, içecek üzerine bazı makineleri kendimiz yapıyoruz. Burada bir prototip salça makinemiz var. Bunu imal ettik. Üzerinde araştırmalar yaparken vatandaşlar gördü. Herkesin salçalık domatesini, biberini burada çekmeye başladık. Cüzi bir ücret alıyoruz. Elimizde kalan bazı parçalardan da yararlanarak bu makineleri üretmeye başladık. Fakat şimdi yapmıyoruz ama elimizde bir tek makine kalmıştı, onu da burada vatandaşın hizmetinde kullanıyoruz. Getiriyorlar salçalık domates ya da biberlerini salçayı çekiyoruz. İsteyen olursa ocağımız da var, kazanımız da var pişirip, salçalarını çekip evlerine tertemiz götürüyorlar. Makinemiz günde 5 ton salça üretme kapasitesine sahip. Elimizdeki makine 12 yıllık bir makine. 20 yıl daha sorunsuz çalışır" dedi.

Bayar, "Üstündeki elekte domateslerin suyu süzülür. İçerisinde blender sistemi denilen bir parçalayıcı sistem var. Bıçakları var ürünü parçalayan. Bir ezme bölümü, bir de çıkış bölümü var. Piyasada olmayan bir sistem bu. İmalatını durdurduk, birkaç makine yaptık ama şu anda elimizde kalan tek makine ile vatandaşa hizmet ediyoruz. Sadece domates veya biber gibi ürünlerden salça yapmıyoruz. Vatandaşa üzümünü getiriyor, üzüm suyu yapıyoruz. Ya da elma çekip elma suyu yapıyoruz" diye konuştu.

İbrahim Aldemir - Hüseyin Efe G.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Milli Eğitim Bakanı Tekin’den Aydın’da ’Demokrasi ve Însan’ dersi Bir dizi program ve etkinlik için Aydın’a gelen Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adnan Menderes Demokrasi Müzesi’nde düzenlenen özel programda Aydın’daki bir grup öğrenciye ‘Demokrasi ve İnsan’ konulu ders verdi. Yıllar sonra öğrencilerin karşısına geçip ders veren Bakan Tekin, yaklaşık 1 saatlik gecikme ile başladığı programına öğrencilerden helallik isteyerek başladı. Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen programda Adnan Menderes Anadolu İmam Hatip Lisesi, Aydın Lisesi, Sosyal Bilimler Lisesi, Aydın Fen Lisesi ve Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi’nden seçilen öğrenciler ‘Demokrasi ve İnsan Dersi’ni Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in anlatımı ile dinledi. Dersine; yasama, yürütme ve yargı sistemini anlatarak başlayan Bakan Tekin, Türkiye’de demokrasinin 1878’de başladığını ancak Adnan Menderes Dönemi’nde yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını belirterek, "Bizde demokrasi tartışması bize bu konuda akıl verenlerden çok önce 1878 de başlamıştır" dedi. "Nisan ayını Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı ilan ettik" Demokrasi ve milli egemenlik tarihi bakımından Nisan ayını önemsediklerini ve bu nedenle bu ayı ‘Milli Egemenlik ve Demokrasi Ayı’ ilan ettiklerini kaydeden Bakan Tekin, Demokrasi Müzesi’nde verdiği dersinde demokrasi şehidi Aydınlı Başvekil Adnan Menderes’in siyasi hayatı ve o dönemde yaşananlardan bazı kesitlere yer verdi. Adnan Menderes’in içinde siyasete başladığı CHP’nin takip ettiği politikayı, ülke çıkarları adına beğenmeyerek Celal Bayar ile Demokrat Parti’yi kurduğunu belirten Tekin, Türkiye’de birden fazla siyasi partinin katıldığı ilk seçimde açık oy kullanılıp gizli sayım yapılan günleri anlattı. 27 Mayıs 1960’da halkın iradesi yok sayılarak yapılan darbeden de kısaca söz eden Bakan Tekin, millet iradesi ve demokrasinin önemine değindi. Dersin sonunda Bakan Tekin, öğrencilerin sorularını cevapladı. Türkiye’deki eğitim sistemi ülkemizin dünyadaki durumu hakkında da bilgiler veren Tekin, artık beceri odaklı bir eğitime odaklanıldığını kaydetti. "350 bin sınıftan 750 bin sınıfa geldik" Türkiye’nin 2002 yılındaki sınıf sayısının 350 bin civarında, öğretmen sayısının 500 bin civarında olduğunu geride kalan süreçte bu sınıfların yaklaşık 150 binin deprem veya çeşitli nedenlerle yok olduğunu belirten Tekin, "Bugün gelinen noktada 750 bin sınıf 1 milyon 250 bin öğretmen ile eğitim devam ediyor" dedi. Bakan Tekin, "Eskiden bilgiyi erişmek için tek enstrüman okul idi. O zaman bizim sistem bunun üzerine kurulu idi. Artık bilgi vermek değil beceri temelli bilginin hayata dönüştürüldüğü bir sistem önem kazandı. Beceri odaklı eğitim müfredatına geçtik. Türkiye’de 75 bin okulumuz var. Kararları alırken aldığımız kararın yan etkilerini de düşünerek alıyoruz" dedi. Program sonunda Bakan Tekin’e Yüksel Yalova Güzel Sanatlar Lisesi öğretmeni tarafından anlık olarak çizilen bir portre hediye edildi.