GÜNDEM - 03 Kasım 2008 Pazartesi 13:57

Kılıçdaroğlu oğluyla ilgili iddiaları doğruladı

A
A
A
Kılıçdaroğlu oğluyla ilgili iddiaları doğruladı

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, oğlu Kerem Kılıçdaroğlu'nun ilköğretim okulunda okurken bir firmada sigortalı olarak çalışıyor gözüktüğü yönündeki iddiaları doğruladı

Kılıçdaroğlu,  "Çocuğum bir firmada çalışmış, doğrudur. Sigortalı olmuş, o da doğrudur. Eğer yasaksa, yasa dışıysa, çalışmadıysa hayhay, sizinle hemfikirim. Ama çalıştıysa niye itiraz ediyorsunuz" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Kılıçdarğlu, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında RTÜK Başkanı Zahid Akman'la ilgili yeni iddialar ortaya attı.

Türkiye'de genel ahlaka uygun yayın ilkelerini belirleyen bir yüksek kurulun başkanının, Almanya'da sonuçlanan Deniz Feneri dolandırıcılığında adı geçiyorsa görevinden ayrılması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, buna karşın Akman'ın ısrarla görevini sürdürdüğünü dile getirdi.

Daha önce Almanya'da mahkum olan Mehmet Gürhan'ın Zekeriya Karaman'a verdiği ve İstanbul 10. noterliğince onaylanan vekaletnameyi biat belgesi olarak kamuoyuna duyurduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, Zahid Akman'ın da Zekeriya Karaman'a bir vekaletname verdiğini belirtti.

 Kılıçdaroğlu, Ankara 18. noterliğince düzenlenen vekaletname ile Akman'ın Karaman'a şirkete ortak olma, yeni şirket kurma, kamu kuruluşları nezdinde kendisini temsil etme, kar payları üzerinde tasarrufta bulunma gibi tüm ticari işlemlerle tam yetki verdiğini söyledi.

Bu vekaletnamenin, Zahid Akman'ın gerçek patronunun Kanal 7'nin yöneticisi Zekeriya Karaman olduğunu ortaya çıkardığını öne süren Kılıçdaroğlu, bir televizyon yöneticisine bu denli bir biat belgesi veren RTÜK Başkanı'nın görevini objektif olarak yerine getiremeyeceğini vurguladı.

RTÜK Yasası'na göre RTÜK üyeleri ile 3. dereceye kadar olan yakınlarının özel radyo ve televizyon şirketlerinde ve bu şirketlerin ortaklık bağı bulunan şirketlerde ortak veya yönetici olamayacaklarını belirten Kılıçdaroğlu, faaliyet konularından birisi de sesli ve görüntülü video, sinema, televizyon ve reklam filmi ve paket program hazırlamak olan Rehber Basın Yayın Organizasyon ve Eğitim Tesisleri Şirketi'nin ortakları arasında Zahid Akman ve Zekeriya Karaman'ın da olduğunu açıkladı.

Kılıçdaroğlu, 3 Ocak 2008 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'ne bakıldığında bu gerçeğin görülebileceğini ifade etti.

Ankara 18. noterliği tarafından onaylanan bir belgede Akman'ın 3 ayrı imzasının bulunduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, Beyaz İletişim Şirketi'nin kararı olan ve İstanbul 28. noterliği tarafından tescil edilen bir başka belgede ise Akman'a ait imzanın sahte olduğunun açıkça görüldüğünü ifade etti.

Kılıçdaroğlu, bunu anlamak için kriminal rapor bile almaya gerek olmadığını belirtti. Kılıçdaroğlu, "RTÜK Başkanı, ahlakı korumak adına oraya oturamaz. O kolduğu derhal bırakması lazım. Ancak sayın Zahid Akman
Başbakan'dan aldığı gücü kullanmaya devam ediyor" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu basın toplantısında ayrıca İstanbul 28. noterliği hakkında da suçlamalarda bulundu. 28. noter tarafından onaylanan 3 belgeyi gösteren Kılıçdaroğlu, bu belgelerin ikisinde karar tarihinin 27 Temmuz 2005, onay tarihinin ise 25 Temmuz 2005 olarak olduğunun görüldüğünü belirtti.

Diğer belgede ise karar tarihinin 7 Kasım 2003, onay tarihinin 2 Ekim 2003 olarak gözüktüğünü ifade eden Kılıçdaroğlu, "Olmayan bir karar nasıl onaylanır. Dünyada örneği olmayan uygulamalar. Eğer gerçekleri sorgulayacaksak bu olayları da sorgulamamız gerekiyor. Noter bakalım nasıl bir açıklama yapacak" diye konuştu.

Basın toplantısının sonunda gazetecilerin sorularını cevaplayan Kılıçdaroğlu, bir işadamının Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan, Başkanvekili Kemal Sığırcıkoğlu, CHP milletvekilleri İsa Gök ile Fuat Çay hakkında ihalede yolsuzluk, rüşvet ve tehdit iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunun hatırlatılması üzerine, konuyu bilmediğini belirtti.

Kılıçdaroğlu, "İktidar var, yargı var. Bizim iktidarın önünü kesip kapayacak halimiz yok. Nerede bir yolsuzluk varsa oraya devlet bütün güçleriyle gitsin ve yolsuzluğu ortaya çıkarsın. Varsa bir suçlu suçlular da cezasını çeksin. Bu konuda hiçbir tereddüdümüz yok" şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, oğlu Kerem Kılıçdaroğlu'nun ilköğretim okulu öğrencisiyken 1997 yılında sigortalı çalıştığı yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine, "Kerem sigortalı çalıştı. Çalışmasın mı? Ama ilkokulda değil" dedi.

Oğlunun İstanbul'da değil Ankara'da sigortalı çalıştığını belirten Kılıçdaroğlu, "Bu yasadışı mı? Çalışıyorsa sigortalı olacak. İlgili firma eğer gerçekten çalışıyor diyorsa hiçbir sorun yok. İlgili firmaya soracaksınız. İlgili firma çalışıp çalışmadığını size açıklayacaktır. O zaman
gerçeği daha net görmüş olacağız" dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'ın, CHP Genel Başkanı Baykal için 'Mafyanın avukatı' ifadesini kullandığının hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, Fırat'ın normalde görevinden ayrılması gerektiğini, kamuoyu önünde herkese söz verdiğini söyledi.

Bu konumdaki birisinin artık siyaseten konuşmaması gerektiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, "Konuşuyorsa artık o kişinin sözlerine kimsenin güvenmemesi lazım. Bu kadar açık ve net" diye konuştu.

Doğalgaz zammı konusundaki soru üzerine Kılıçdaroğlu, bundan en çok emeklilerin etkileneceğini ifade etti. AK Parti hükümetinin emeklileri ikinci sınıf yurttaş saydığını kaydeden Kılıçdaroğlu, "Birileri borcunu ödemiyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi BOTAŞ'a borç takmış vaziyette. Faturasını getirip halka çıkarıyorsunuz. Bu kadar ağır bir zammı bu kriz döneminde halka ödetmenin akıllı, mantıklı bir açıklaması var mı acaba" şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, bu zammın gerekçesini Başbakan Erdoğan'ın açıklaması gerektiğini kaydetti.

Almanya'daki Deniz Feneri yolsuzluğu kapsamında para kaptıran gurbetçiler için bugün son başvuru günü olduğunun hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, gurbetçilerin, ellerindeki makbuzlar ve banka dekontlarıyla ilgili yerlere başvurup paralarını almaları gerektiğini ifade etti.

Kılıçdaroğlu, gurbetçilerin bir daha aynı duruma düşmemeye özen göstereceklerine inandığını bildirdi.

Kılıçdaroğlu, bir soru üzerine kamuoyuna duyurdukları 3 belgeyle ilgili olarak 28. noterle ilgili suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.

Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Savcılıklarının da harekete geçmesi gerektiğini belirtti.

Kılıçdaroğlu, ilköğretim okulunda okurken sigortalı olan oğlu Kerem'in ne iş yaptığını neden açıklamadığının sorulması üzerine şöyle konuştu:

"Benim açıklamam yeterli değil ki. Çalıştığı firmada part-time çalışmış. Siz niçin oraya sormuyorsunuz. Bir yasal engel mi var. Açın, firma Türkiye'nin en saygın firmalarından birisi. Benim çocuğum büyük bir çocuk. Varsa bir usulsüzlük, bir yolsuzluk üzerine gidelim. Hiçbir tereddüdüm yok benim. Ben ilkokuldayken çalıştım ama o dönemde sigortalılığım yoktu. Kimse bizi sigortalı yapmadı. Çocuğum bir firmada çalışmış, doğrudur. Sigortalı olmuş, o da doğrudur. Eğer yasaksa, yasa dışıysa, çalışmadıysa hayhay, sizinle hemfikirim. Ama çalıştıysa niye itiraz ediyorsunuz."

Oğlunun çalışmaya başladıktan sonra satın aldığı ilk şeyin baterinin bazı parçaları olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Bateri almasına karşıydım çünkü evde bateri çalarsa komşular rahatsız olur. Ama o da 'ben alacağım' dedi, aldı. Ne yapayım. Ben de çalışmasına karşıydım. Ben aldım dedi, sonunda da biz gidip bateriyi almak zorunda kaldık" şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, Mersin'deki yolsuzluk olayında adı geçen İbrahim Sefer'in akrabası olduğu yolunda iddiaların gündeme geldiğinin hatırlatılması üzerine, "Yeni duydum ama iyi. Demek ki akrabalarımın sayısı artıyor. Ama birşey var. Sayın Akman kesinlikle akrabam değil" dedi.

ZAFER ÇAKMAK - ANKARA

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mardin Aziz Yıldırım: "Taraftarımızla aramızdaki o sarsılmaz bağı yeniden inşa etmemiz lazım" Fenerbahçe Kulübü Başkan Adayı Aziz Yıldırım, Mardin Fenerbahçeliler Derneği ziyaretinde taraftarlarla bir araya geldi. Yıldırım, camianın eski güçlü günlerine dönmesi için öncelikle sarı-lacivertli taraftarlar ile yeniden barışması gerektiğini söyledi. Fenerbahçe Spor Kulübü’nde haziran ayında gerçekleştirilecek kongre öncesinde başkan adaylarından Aziz Yıldırım, Mardin Fenerbahçeliler Derneği’ni ziyaret etti. Fenerbahçe Kulübü Başkan Adayı Aziz Yıldırım, dernek yönetim kurulu üyeleri tarafından karşılandı. Artuklu Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Yıldırım, Mardin’de bulunmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Değerli Fenerbahçeliler, Mardin gibi kadim bir şehirde sizlerle buluşmaktan, yakın şehirlerden gelen Fenerbahçelilerle bir arada olmaktan mutluluk duyduğumu belirtmek isterim" dedi. Mardinspor’un 1. Lig’ yükselmesini de kutlayan Yıldırım, "Mardin Spor’un 1. Lige çıkışından dolayı da tüm Mardinli sporcuları tebrik ederim" ifadelerini kullandı. "Aceleyle alınan kararlar, bizi bugüne kadar hep hedeflerimizden uzaklaştırdı" Kongre sonrası Doğu illerindeki ziyaretlerine devam edeceklerini belirten Yıldırım, "6-7 Haziran’da yapılacak seçimden sonra kazansak da kaybetsek de bütün doğuyu gelip gezeceğim arkadaşlarımla. Bugün buraya geldiğimizde başta valimiz, emniyet güçleri, dernek başkanımız ve onların üyelerinin bizlere göstermiş olduğu kadirşinaslık için sizin huzurunuzda teşekkür ediyorum. Ben yalnız gelmedim. Yanımda İsmail bey var, Mehmet bey var, Fatih bey ve Barış bey var. Onlara da her türlü soruyu sorabilirsiniz. Biz yönetim olarak güçlü bir yönetim yaptık. Ve Futbol A.Ş’ye de girecek yeni isimler var. Onları da yıpratmamak amacıyla açıklamadık ama onlar da çok değerli insanlar. Onlarla beraber hem kulüp tarafını hem de futbol tarafını beraber yöneteceğiz. Planımızı yaptık. Kongreyi bekliyoruz. Bu plan, kongreyi kazanmak için değil, şampiyon olmak içindir. Geçmişte alınan bazı acele kararlar kulübe zarar verdi. Şunu da unutmayın. Acele ile tepkilerden dolayı alınan kararlar bizi bugüne kadar hep hedeflerimizden uzaklaştırdı. Rakiplerimizin ekmeğine yağ sürdü. Benim güvercinleri beslemek gibi bir hobim var. Çocukluğumdan beri de bu sevgimi devam ettiriyorum. Bugün de burada sağ olsunlar arkadaşlar Midyat’tan bile güvercin getirdiler. İnşallah bu akşam onları götüreceğim. Ama güvercin beslemek büyük bir sevgi, emek ve hepsinden öte sabır ister. Fenerbahçe gibi bir kulübün taraftarı olmak da sabır gerektirir’’ dedi. "Taraftarımızla aramızdaki o sarsılmaz bağı yeniden inşa etmemiz lazım" Fenerbahçe taraftarının en sabırlı camialardan biri olduğunu söyleyen Yıldırım, "Artık sabrı yöneticilere, başkanlara değil sahadaki futbolculara göstereceğiz. Sabırla takımımızı hep beraber destekleyeceğiz. Tribünlerin yeniden eski atmosferine kavuşması gerekiyor. Fenerbahçe’nin şahlanması için tribünlerin de eski güçlü günlerine dönmesi lazım. Tribünlerimizin tek ses, tek yürek olmadığı, taraftarın armasına küstüğü veya bölündüğü hiçbir senaryoda başarı hikayesi yazılamaz. Bizim taraftarımızla aramızdaki o sarsılmaz bağı yeniden inşa etmemiz lazım. Tribünler eskisi gibi rakiplere cehennem, takımımıza kalkan olmalıdır. Önümüzde Fenerbahçemizin geleceği adına çok kritik bir kongre var. Bu kongre kulübümüzün yeniden kendi öz kimliğine, şampiyon karakterine kavuşma iradesi olmalıdır. Birlik olacağız, omuz omuza vereceğiz, sabredeceğiz ve o haklı gururu yaşamak için tüm engelleri birer birer hep beraber aşacağız. O güzel günlerde şampiyonluk kutlamasını yine hep beraber yaşayacağız, yapacağız ve yaşatacağız. Hepinizi sevgiyle selamlıyorum. En büyük Fener diyorum. Kadıköy’den çıkış yok diyorum" diye konuştu. Program, taraftarların sorularının cevaplanmasının ardından sona erdi. Yıldırım, göreve seçilmeleri halinde transfer ve teknik direktör sorularına ilişkin, teknik direktör ismi söylemeyeceğini ancak şu anda 2 santrfor ile görüşmelerin yapıldığını sözlerine ekledi.
Kastamonu Taşköprü Belediyesi’nin kısa filmine uluslararası ödül Taşköprü Belediyesi’nin tamamen yapay zeka desteğiyle hazırlattığı "7 Kemerli Bir Zaman Geçidi: Taşköprü" isimli kısa film, AI Film Awards in Cannes 2026’da onur ödülüne layık görüldü. Taşköprü Belediyesi tarafından hazırlatılan "7 Kemerli Bir Zaman Geçidi: Taşköprü" kısa filmi, uluslararası alanda büyük bir başarıya imza attı. İlçenin tarihini, kültürel hafızasını ve medeniyetler boyunca taşıdığı izleri yapay zeka destekli sinema diliyle anlatan film, 21 Mayıs’ta düzenlenen AI FILM AWARDS in Cannes 2026 (AI Film Awards French Riviera) yarışmasında onur ödülü kazandı. Yaklaşık 14 dakika uzunluğundaki kısa film, sadece bir tanıtım çalışması olmanın ötesine geçerek ilçenin tarihi birikimini çağın yeni anlatım araçlarıyla buluşturan özel bir proje olarak dikkat çekti. Festival kapsamında verilen onur ödülü, Taşköprü’nün yerel bir hikâyeyi dijital sanatın gücüyle dünyaya taşıma yolundaki iddiasını uluslararası arenada görünür hale getirdi. Pompeiopolis’ten günümüze çok katmanlı zaman yolculuğu Adını ilçenin simge yapılarından biri olan tarihi köprüden alan "7 Kemerli Bir Zaman Geçidi: Taşköprü", izleyiciyi Pompeiopolis’ten günümüze uzanan çok katmanlı bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Yapımda, Taşköprü’nün Roma İmparatorluğu’ndan Osmanlı’ya, Paflagonya’dan Çobanoğulları’na kadar uzanan zengin geçmişi, yapay zeka destekli görsel anlatımla yeniden yorumlanıyor. 6 Aylık titiz çalışmayla Türkiye’de bir ilk gerçekleştirildi Taşköprü Belediyesi tarafından yürütülen ve yaklaşık 6 ay süren titiz bir çalışmanın ardından tamamlanan film, ilçenin kültürel mirasını klasik tanıtım anlayışının dışına taşıyor. Türkiye’de bir ilk olarak tamamı yapay zeka desteğiyle hazırlanan yapım; tarih, kültür, hafıza ve teknolojiyi aynı çatı altında buluşturarak farklı bir sinema dili sunuyor. Proje, yerel değerlerin geleceğin teknolojileriyle nasıl yeniden anlatılabileceğine dair güçlü bir örnek oluştururken, Taşköprü’nün kültürünü dijital dünyaya taşıma hedefini de ortaya koyuyor. AI Film Awards in Cannes 2026’dan gelen onur ödülü, filmin uluslararası festival yolculuğunda önemli bir eşik oldu. Taşköprü’nün tarihini ve kültürel kimliğini dünyaya açma hedefiyle hazırlanan yapım, ilçenin adını sanat, teknoloji ve kültür ekseninde daha geniş kitlelere duyurma potansiyeli taşıyor. Festivalde "Honorable Mention" adıyla takdim edilen bu başarı, Taşköprü için yalnızca bir festival derecesi olmanın ötesinde, yerel hafızanın yapay zeka destekli yeni nesil anlatılarla geleceğe taşınabileceğini gösteren anlamlı bir adım olarak öne çıktı.
İstanbul Eczacıbaşı Genç Kız Takımı, Türkiye şampiyonu oldu Eczacıbaşı Genç Kız Takımı, Tokat’ta 18-23 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen Genç Kızlar Türkiye Şampiyonası Finalleri’nde 28 maçın 28’ini de kazanarak şampiyon oldu. Eczacıbaşı Spor Kulübü, altyapıdaki başarılı yapılanmasını bir kez daha şampiyonlukla taçlandırdı. Tokat’ta 18-23 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen Genç Kızlar Türkiye Şampiyonası Finalleri’nde mücadele eden Eczacıbaşı Genç Kız Takımı, turnuva boyunca gösterdiği üstün performansla Türkiye şampiyonu oldu. Ayrıca Eczacıbaşı Genç Kız Takımı, sezon boyunca çıktığı 28 maçın 28’ini de kazanarak büyük bir başarıya imza attı. A Grubu’nda yer alan turuncu-beyazlılar; grup etabında Aydın BŞB., Beşiktaş ve Rota Koleji karşılaşmalarını set vermeden 3-0 kazanarak çeyrek finale yükseldi. Çeyrek finalde Karayolları’nı 25-13, 25-11 ve 25-23’lük setlerle mağlup eden Eczacıbaşı Genç Kız Takımı, yarı finalde ise Nilüfer Belediyesi’ni 25-13, 25-14 ve 25-22’lik setlerle geçerek finale adını yazdırdı. Final karşılaşmasında V.Bank ile karşılaşan genç turuncu-beyazlılar, mücadeleden 25-18, 23-25, 25-13 ve 25-18’lik set skorlarıyla 3-1 galip ayrılarak Genç Kızlar Türkiye Şampiyonası’nda kupanın sahibi oldu. Turnuva boyunca ortaya koyduğu disiplinli oyun ve takım performansıyla dikkat çeken Eczacıbaşı Genç Kız Takımı, kulübün altyapıdaki güçlü voleybol geleneğini bir kez daha ortaya koydu.