DÜNYA - 24 Eylül 2025 Çarşamba 17:50 | Son Güncelleme : 24 Eylül 2025 Çarşamba 17:54

Kremlin'den Trump'a yanıt: "Rusya kaplan değil gerçek bir ayıdır"

A
A
A
Kremlin'den Trump'a yanıt: "Rusya kaplan değil gerçek bir ayıdır"

Kremlin Sarayı Sözcüsü Dmitriy Peskov, ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya'yı "kağıttan kaplana" benzetmesine cevap vererek, "Rusya kesinlikle bir kaplan değil. Sonuçta Rusya daha çok bir ayıya benzetilir. Kağıttan ayılar yoktur ve Rusya gerçek bir ayıdır" dedi.

Kremlin Sarayı Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rus medyasına gündeme dair açıklamalarda bulundu. RBC kanalına konuşan Dmitriy Peskov, ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya'yı "kağıttan kaplana" benzetmesine cevap vererek, "Rusya kesinlikle bir kaplan değil. Sonuçta Rusya daha çok bir ayıya benzetilir. Kağıttan ayılar yoktur ve Rusya gerçek bir ayıdır" ifadesini kullandı.

Rusya ekonomisine değinen Peskov, "Rusya dayanıklılığını koruyor ve makroekonomik istikrarını sürdürüyor. Evet, ekonominin çeşitli sektörlerinde, karşı karşıya olduğumuz çok sayıda ekonomik kısıtlama, yaptırım ve benzeri şeyler ile küresel ekonomik çalkantılar nedeniyle kaçınılmaz olarak bazı gerilim ve zorluk noktaları yaşanıyor" diye konuştu.

"Rus ekonomisi büyük ölçüde kendini özel askeri harekatın ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırdı"

Rus ekonomisinin çökeceği ifadelerini daha önce duyduklarını aktaran Peskov, "Bunları Washington'dan defalarca duyduk, Avrupa başkentlerinden duyduk. Ama epeyce zaman geçti. Rus ekonomisi büyük ölçüde kendini özel askeri harekatın ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırdı ve cephedeki tüm ihtiyaçlar fazlasıyla karşılanıyor" dedi.
Dmitriy Peskov 2026 yılı için hazırlanan federal bütçe tasarısının ve 2027-2028 planlama dönemi bütçesinin tamamen dengeli olduğunu söylerken, "Şu anda her ülkenin ekonomisi sorunlarla karşı karşıya ve bizim durumumuzda bu sorunlar söz konusu yaptırım kısıtlamalarıyla daha da ağırlaşıyor. Ama dengeli bir bütçe hükümete sunuldu" şeklinde konuştu.

Amerikan çok uluslu petrol ve doğal gaz şirketi ExxonMobil'in Rusya'ya geri dönebileceği yönündeki iddialara değinen Kremlin Sarayı Sözcüsü Dmitriy Peskov, "İnanın bana, Rus pazarındaki varlığını yeniden canlandırmakla ilgilenen tek şirket onlar değil. Biz hazırız. Bunu defalarca söyledik, Başkan Vladimir Putin bunu söyledi, Başbakan Mihail Mişustin bunu söyledi. Tutumumuz iyi biliniyor" ifadeleriyle yeşil ışık yaktı.

"Trump, tüm dünyayı Amerikan petrolünü daha yüksek fiyata almaya zorlamaktadır"

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un Birleşmiş Milletler Genel Kurulu oturum aralarında gerçekleştireceği görüşmelerin oldukça aktif geçeceğini kaydeden Peskov, New York'ta birçok dünya liderinin bir araya gelmesiyle birlikte yoğun bir siyasi faaliyet yaşandığını ifade etti. Dmitriy Peskov, "Heyetimize Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov başkanlık edecek. Bugünden itibaren çok, çok aktif temaslarda bulunacak, ki bu temasların şüphesiz son derece kapsamlı olacağına inanıyoruz" dedi.
ABD Başkanı Trump'ın bir iş adamı olduğunu ve tüm dünyayı Amerikan petrolü ile sıvılaştırılmış doğal gazı daha yüksek fiyata almaya zorlamak istediğini belirten Peskov, "Başkan Trump, ABD'nin ekonomik çıkarlarını sağlama niyetini asla gizlemedi. En basit yol, tüm dünyayı Amerikan petrolünü daha yüksek fiyata ve Amerikan sıvılaştırılmış doğal gazını daha yüksek fiyata almaya zorlamaktır" diye konuştu.
Trump'ın karmaşık diplomatik taktiklerden kaçınarak ilerlediğini vurgulayan Peskov, "Belki Amerikalılar, Avrupalıları enerji kaynaklarını daha yüksek fiyata almaya zorlayabilir. Birçok açıdan başarılı oldular. Birçok Avrupa ülkesi sıvılaştırılmış doğal gazı daha yüksek fiyatlarla almaya başladı. Bu da onların bütçelerine ek yük bindirdi. Bu da dolayısıyla vergi mükelleflerinin cebine yük bindirdi" ifadelerini kullandı.

"Putin, Ukrayna çatışmasının bu temel nedenlerini çözmeyi teklif etti"

Almanların çift haneli elektrik faturaları almaya başladığına, konfor alanlarının dışına çıkmaya başladıklarına değinen Dmitriy Peskov, "Bu sadece Almanlar için değil, neredeyse tüm Avrupalılar için geçerli. Tabii ki Fransa için belki daha az ölçüde, zira onlar enerji üretiminin büyük kısmını nükleer enerjiden sağlayan bir ülke. Ama diğer tüm ülkeler petrol ve gaza bağımlı" şeklinde konuştu.

Avusturya ve İsviçre'nin tarafsız ülke olmadıklarını kaydeden Peskov, "Ukraynalılar birçok teklif getiriyorlar, çok sayıda ülke ismi veriyorlar. Başlangıçta Kazakistan'a hiç odaklanmadılar, bizim için kesinlikle kabul edilemez olan ülkelere odaklandılar. Nedense İsviçre hala tarafsız bir ülke olarak kabul ediliyor. Ya da Avusturya. Onlar artık bizim için fiilen tarafsız ülkeler değiller, bu dikkate alınmalı" dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ukrayna çatışmasının temel nedenlerini çözmeyi defalarca teklif ettiğini aktaran Kremlin Sarayı Sözcüsü Peskov, "Putin defalarca denedi ve Ukrayna çatışmasının bu temel nedenlerini çözmeyi teklif etti. Bunu Amerikalılara; Biden yönetiminden ve Biden'dan önce Obama'ya da teklif etti. Hatırlıyoruz, 2007 yılıydı. Herkese teklif edildi. Tüm dünyaya teklif edildi. Ancak bu konuda konuşmayı kesin bir şekilde reddeden Amerikalılardan sert yanıtlar aldık" diye konuştu. Peskov ayrıca, "Avrupalıların, Rusya'nın Avrupa güvenlik meselelerine karışmaması gerektiği ve Avrupalıların bu meseleleri kendilerinin çözeceği" yönündeki sert çıkışlarını da hatırlatarak, bu tutumun "bölünmez güvenlik ilkesine tamamen aykırı" olduğunu söyledi.

"Avrupa güvenliğini Rusya'nın güvenliği pahasına ele alamazsınız"

Rusya Devlet Başkanı Putin'in Stratejik Silahların Azaltılması Anlaşması'nın (New START) geleceğiyle ilgili teklifiyle birlikte ABD'ye "elini uzattığını" bildiren Peskov, "Bu çok karmaşık bir meseledir. Bu durumda elbette Başkan Putin elini uzatıyor. Ancak önemli bir çekince var: Tüm tekliflerimiz, Putin'in iyi niyetli siyasi iradesi, yalnızca Washington buna karşılık gelen bir tutum benimserse geçerliliğini sürdürebilir" ifadelerini kullandı.

Moskova'nın Washington'dan herhangi bir yanıt alıp almadığı sorusuna Peskov, "Görünüşe göre Vladimir Zelenskiy, Başkan Donald Trump'a, Başkan Putin'in bu girişimine yanıt olarak bir tutum formüle etme fırsatı vermedi" şeklinde konuştu.
Rusya'nın Avrupa güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Peskov, "Avrupa güvenliğini Rusya'nın güvenliği pahasına ele alamazsınız. Dahası, kim ne derse desin, bugün bile Rusya, Avrupa güvenliğinin ayrılmaz bir parçasıdır" dedi. Peskov, Rusya olmadan ya da Rusya'nın aleyhine Avrupa güvenliği hakkında yapılan tartışmaların "en hafif tabirle sürdürülemez, gerçekte ise tehlikeli ve kabul edilemez" olduğunu vurguladı.

Putin'den "Moskova'da görüşelim" önerisi

Ukrayna ile müzakerelere değinen Peskov, "Unutmamaları gerekir ki, Ukrayna tarafı müzakereleri reddettikçe geçen her gün, müzakerelerdeki konumları yalnızca kötüleşecektir. Gerçek durum budur. Cephe hattındaki dinamikler bunun fazlasıyla açık bir kanıtıdır" diye konuştu.

Putin'in, ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya-Ukrayna çatışmasına barışçıl bir çözüm arayışını sürdürme konusundaki siyasi iradesini çok değerli bulduğunu belirten Dmitriy Pskov, "Başkan Putin, barışçıl bir çözüm arayışına açık" ifadelerini kullandı.

Kiev'in çözüm müzakereleri kapsamında istekli olmadığını söyleyen Kremlin Sarayı sözcüsü, "Bakın, şu an konuştuğumuz konu yer meselesi: Moskova, Kazakistan, Cenevre. Kabul edersiniz ki bu ikincil bir mesele. Putin diyor ki, 'Görüşmek mi istiyorsunuz? Hadi yarın görüşelim.' Ve sonra Kiev rejimi oyalanmaya başlıyor. Putin, atadığı müzakere heyeti başkanı Vladimir Medinskiy aracılığıyla diyor ki, 'Haydi müzakere edelim. Üç çalışma grubu kuralım.' Şimdi herkes bunu unutmuş durumda. Daha çok yeni bir olay. Kiev tarafı hiç yanıt vermedi. Her şey havada kaldı. Çalışma grupları oluşturulmadı ve dahası, hiçbir yanıt alınmadı. Kiev bu konuda herhangi bir istek göstermedi" şeklinde konuştu.

"Moskova ile Washington arasındaki diyalog kanalları açık"

Putin'in Ukrayna tarafıyla Moskova'da görüşme önerisi temelinde hareket ettiğini vurgulayan Peskov, "Kiev rejiminden hemen bir ret aldık. Dediler ki, 'Hiçbir yere gitmeyeceğiz. Bu ciddi bir teklif değil.' Neden Kiev rejiminin tutumunu olduğu gibi kabul etmeliyiz? Neden gelmesinler? Eğer diyaloğa açıksalar, neden gelmiyorlar" dedi.

Moskova ile Washington arasındaki diyalog kanallarının açık olduğunu söyleyen Peskov, "Durum Joe Biden yönetimindekinden farklı. Şimdi Amerikalılarla konuşuyoruz" diye konuştu.

Rus askeri uçaklarının başka ülkelerin hava sahasını ihlal ettiğine dair iddiaları "abartılmış bir histeri" olarak değerlendiren Peskov, "Askeri havacılığımız tüm uçuş kurallarına ve düzenlemelere uymakta, bu kurallar doğrultusunda hareket etmekte ve onlara en sıkı şekilde bağlı kalmaktadır" ifadelerini kullandı.

"Moskova'ya ve diğer şehirlere İHA'larla saldırmak daha çok bir PR gösterisidir"

Rusya'nın başkenti Moskova'nın hava savunma sistemleri tarafından iyi korunduğunu kaydeden Peskov, "Kiev, Trump ile görüşmeden önce neyi göstermek istiyor? Etkili ve gürültülü bir şekilde savaştıklarını. Askeri açıdan bakıldığında, Moskova'ya ve diğer şehirlere İHA'larla saldırmak daha çok bir PR gösterisidir" şeklinde konuştu.
Cephe hattına değinen Dmitriy Peskov, "Durum artık farklı. Ukrayna'nın durumu şimdi çok daha kötü. Tekrar ediyorum, bu durum sadece daha da kötüleşmeye devam edecek. Ukrayna'nın her şekilde çatışmaları sürdürmeye teşvik edilmesi ve Ukrayna'nın bir şey kazanabileceği fikri bize göre bir hatadır. Cephe hattındaki durum kendi kendini anlatıyor" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Çeşme’de, duygu dolu Çanakkale anması 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla Çeşme’de anlamlı bir anma programı düzenlendi. 18 Mart’ta okulların ara tatilde olması nedeniyle bugün gerçekleştirilen törende duygu dolu anlar yaşandı. Çakabey Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa ilçe protokolü, daire amirleri, siyasi parti temsilcileri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program, Sıdıka Kelami Ertan Ortaokulu tarafından hazırlanırken, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı okul müdürü Hikmet Aykut yaptı. Aykut, konuşmasında Çanakkale Zaferi’nin yalnızca bir askeri başarı olmadığını, aynı zamanda bir milletin kaderini değiştiren tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Çanakkale’de verilen mücadelenin fedakârlık, inanç ve kararlılığın en büyük örneklerinden biri olduğunu ifade eden Aykut, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğine dikkat çekerek, "Onun askeri dehası ve sarsılmaz iradesi olmasaydı bugün bu topraklarda özgürce yaşamak mümkün olmayacaktı" dedi. Konuşmasında gençlere de seslenen Aykut, Çanakkale ruhunun yalnızca geçmişte kalmaması gerektiğini belirterek, bu ruhun bilim, sanat ve üretimle geleceğe taşınmasının önemine değindi. Şehitlerin emaneti olan vatanın korunmasının en büyük sorumluluk olduğunu ifade etti. Öğrencilere ödülleri verildi Program kapsamında İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen şiir ve resim yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Öğrencilerin Çanakkale ruhunu yansıtan eserleri, katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. Tören, öğrenciler tarafından sahnelenen "Geçilmez Çanakkale" adlı gösteri ile devam etti. Duygusal anların yaşandığı gösteri, izleyicilerden büyük alkış aldı. Anma programı, toplu hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
Kocaeli Patrondan nezarethanede para teklifi iddiası: "Başını kaldır bana bak, sigortalı söyle" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği parfüm fabrikası yangınına ilişkin davanın duruşmasında, olaydan yaralı kurtulan personel Gülhan Bendi yaşananları anlattı. Olaydan önce elektrik sorunları yaşandığını ve yangın merdiveninin maliyet gerekçesiyle yapılmadığını söyleyen Bendi, ayrıca fabrikada Defacto ve LC Waikiki gibi ünlü markalara parfüm dolumu yaptıklarını belirterek, üretimin iddiaların aksine aktif şekilde sürdüğünü söyledi. Bendi, "Kurtuluş Oransal bana nezarethanede ’Gülhan başını kaldır bana bak. İşçilerin SGK’lı olduğu söyle’ diyerek para teklif etti" dedi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki Ravive Kozmetik isimli parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Sanık savunmaları tamamlandı Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 2’si firari 16 sanığın savunmaları tamamlandı. Sanık savunmaları tamamlanmasının ardından müşteki ifadelerinin dinlenmesine geçildi. Müştekilerden, patlamadan yaralı kurtulan çalışan Gülhan Bendi (40), fabrikanın çalışma düzeni, üretim süreci ve yangın öncesine ilişkin beyanlarda bulundu. "Yandım ama sesleri duyuyordum" Olaydan yaklaşık bir hafta önce elektrik tesisatında sıkıntıların başladığını ve şalterlerin sürekli attığını belirten Bendi, "Ravive Kozmetik’te yaklaşık 4,5-5 yıldır çalışıyordum. Olaydan 1 hafta önce elektrikte sıkıntı vardı. Tuncay Yıldız fişi taktıktan sonra patlama oldu. Ben çıktım ama diğerleri çıkamadı. Yandım ama sesleri duyuyordum, çıktığımda ben de yanıyordum. Saniyeler içinde fabrika tutuştu, herkes çığlık çığlıyaydı. Kurtuluş Bey de yoldan geri dönmüş" dedi. "Hafta sonu çalışmamız istendi" Fabrikadaki üretim süreci ve eksiklikler hakkında bilgi veren Bendi, "Kurtuluş Bey bize özellikle ’hafta sonu gelin, yetişmesi gereken ürünler var’ dedi. Defacto, LC Waikiki, Sheliq, Kiva, Shauran ürünleri o gün yapılacaktı. Önce hastaneye, sonrasında karakola gittik. Shauran üretimini de yapıyorduk, yapılmıyordu söylemleri yalandır. Biz Sheliq paketlemesine gidiyorduk, hatta Ataşehir’deki ofiste bizi görmedikleri, tanımadıkları iddiası yalandır. Olay günü Tuncay Yıldız Defacto’nun karışımını yaptı, biz de dolumunu yapacaktık. Tuncay alana getirdi ürünü. Aynı zamanda krem yapıyordu. Yaklaşık bir hafta boyunca şalter atıyordu ama bir problem olmuyordu, aynı zamanda elektrik faturası da geliyordu" diye konuştu. Tutuklu sanıklardan fabrika sahibinin gelini Aleyna Oransal’ın "iş yerine hiç gitmediği" yönündeki savunmasını yalanlayan Bendi, "Eski fabrikada bir makine vardı, ikinci fabrikaya geçince 2 makine alındı. Aleyna Oransal fabrikaya gelmediğini söylüyor ancak geldi, hatta işimiz yoğun olduğu zaman yardımcı da oldu. Çağatay ve Gökberk Güngör de ofise geliyordu" ifadelerini kullandı. "SGK yalanı için para teklif etti" Çalışanların sigortasız çalıştırıldığına ilişkin de konuşan Bendi, gözaltı sürecinde kendisine para teklif edildiğini ileri sürerek, "Kurtuluş Oransal bana nezarethanede ’Gülhan başını kaldır bana bak. İşçilerin SGK’lı olduğu söyle’ diyerek bana para teklif etti. Ben de 3 gün nezarethanede kaldım. Çok merak ediyorum, babaları yaşasaydı suçu yine babalarının üzerine atabilecekler miydi" diye konuştu. "Kurtuluş Oransal çok para dedi" Gülhan Bendi, sözlerine şöyle devam etti: "Tekirdağ’dan ürünler geliyordu, burada dolum yapıyorduk. Kiva, Defacto, LC Waikiki dolumlarını yapıyorduk. Hem kendi fabrikalarına hem de başka fabrikalara üretim ve dolum yapıyorduk. Altay Ali Oransal ve İsmail Oransal (tutuklu fabrika yetkilileri) yeni yere geliyordu. Bazen çalışıyor, müşteri de getiriyorlardı. Daha çok Altay müşterilerle görüşüyordu. Yangın merdiveni için 300 bin TL istediler, Kurtuluş Oransal ’Çok para’ dedi. İkinci kez gelenler 500 bin istedi, yaptırmadı." "Kurtuluş Oransal Kartepe’ye taşınmak istemişti, o da farkındaydı tehlikenin" Gülhan Bendi ayrıca, fabrikaya hiçbir resmi kurumun denetime gelmediğini söyleyerek, "Bize iş güvenliği eğitimi verilmedi. Hiçbir resmi kurum denetime gelmedi. Sadece zabıta geliyordu, çaylarını içip gidiyorlardı. Çevreden şikayet geliyordu, koku ve çöplerle ilgili. Kurtuluş Oransal Kartepe’ye taşınmak istemişti, o da farkındaydı tehlikenin. Zabıtalar parfüm alıp gidiyordu" cümlelerine yer verdi. Bendi’nin ifadesinin ardından duruşmaya ara verildi.