DÜNYA - 08 Mart 2026 Pazar 09:59 | Son Güncelleme : 08 Mart 2026 Pazar 10:01

Laricani: "ABD Venezuela modelini İran’da uygulayabileceğini sandı"

A
A
A
Laricani: "ABD Venezuela modelini İran’da uygulayabileceğini sandı"

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, ABD’nin İran’ı yanlış hesapladığını belirterek, "Venezuela gibi bazı ülkelerde uyguladıkları yöntemlerin İran’da da tekrarlanabileceğini sandılar. Oysa İran’da şartlar tamamen farklıdır" dedi.

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Laricani, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının doğru anlaşılabilmesi için çatışmaya daha geniş bir perspektiften bakılması gerektiğini belirtti.

"ABD’nin hedefi İran’ı parçalamaktı"

ABD’li yetkililerin son günlerde yaptıkları açıklamalara dikkat çeken Laricani, "Trump ve beraberindeki isimler ile Siyonistler ve bazı bölgesel aktörler son günlerde yaptıkları açıklamalarda gerçek niyetlerini açıkça ortaya koydu. Onların hedefi İran’da küçük bir değişiklik yapmak değil, İran’ı parçalamaktı" ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın sosyal medya paylaşımına değinen Laricani, "Bugün Trump’ın İran’ın parçalanmakta olduğunu iddia ettiğini gördük. Bu da onların baştan beri asıl hedefinin İran’ın bölünmesi için zemin hazırlamak olduğunu gösteriyor. Bence ABD’lilerin en büyük sorunu Ortadoğu ve özellikle İran’ı doğru tanımamalarıdır. Venezuela gibi bazı ülkelerde uyguladıkları yöntemlerin İran’da da tekrarlanabileceğini sandılar. Oysa İran’da düşünce yapısı ve şartlar tamamen farklıdır" dedi. Laricani, "Bugün ABD kendi yanlış hesaplarının bataklığına saplanmış durumda ve beklediğinin aksine krizlerin içinden daha fazla birlik ve dayanışma fırsatı çıkaran bir milletle karşı karşıya" ifadelerini kullandı.

"ABD savaşın içinde sıkışıp kaldı"

ABD ve İsrail’in savaşın başında geniş çaplı bir saldırı başlattığını belirten Laricani, "Bu saldırıların zirve noktası Dini Lider Hamaney’in şehit edilmesi ve silahlı kuvvetlerde görev yapan bazı komutanlar ile yakınlarının hayatını kaybetmesiydi. Böyle bir durumda ülkede doğal olarak hem derin bir üzüntü hem de aynı anda bir kahramanlık ruhu oluştu. Düşman muhtemelen bu durumu toplumda bir şok oluşturmak için kullanabileceğini düşünüyordu. Ancak pratikte kendileri bu savaşın içinde sıkışıp kaldılar" dedi.

"İddialar psikolojik savaşın parçası"

ABD’nin bazı İranlı askeri komutanların kendileriyle iletişime geçtiği yönündeki iddialarına da değinen Laricani, "Trump bazı kişilerin İran içinden kendilerine mesaj gönderdiğini ve saldırı olması halinde kendileriyle iş birliği yapacaklarını söylediğini iddia etti ve eğer ABD’ye katılmazlarsa onları ifşa edeceğini söyledi. Bu iddiaların büyük ölçüde psikolojik savaş kapsamında ortaya atıldığını ve bazı durumlarda bu tür anlatıların yayılması için yapay zeka araçlarından bile yararlanıldığını görüyoruz. İranlılar farklı görüşlere sahip olabilir ancak İran’ın bölünmesi konusunda hiçbir yabancı güçle iş birliği yapmazlar" ifadelerini kullandı.

"Ayrılıkçı planlar sonuç vermedi"

ABD’nin İran’da ayrılıkçı hareketleri teşvik etmeye çalıştığını savunan Laricani, "Onların bir başka planı da bazı etnik grupları kışkırtarak ülkede ayrılıkçı bir ortam oluşturmaktı. Bu kapsamda Kürt bölgelerindeki bazı gruplarla temas kurarak onları hükümete karşı harekete geçmeye teşvik etmeye çalıştılar. Ancak Kürtler İran’da köklü bir halktır ve ABD’nin özellikle Suriye’deki politikalarını bildikleri için bu tür planlara aldanmadılar. Bazı ABD’li yetkililer destek vaatlerinde bulunsa da bu vaatlerin aldatıcı olduğu görüldü ve bu girişim sonuç vermedi" dedi.

"ABD’nin bölgedeki itibarı zarar gördü"

ABD’nin bölgedeki konumunun zayıfladığını savunan Laricani, "İran’a itibari bir darbe vurmak istediler ancak pratikte kendi itibarları ve konumları bölgede zarar gördü. Bölge ülkeleri artık ABD’nin bölgenin güvenliğini sağlayamayacağı sonucuna varmış durumda ve bu savaş, ABD’nin bölgedeki rolüne ilişkin yeni bir anlayış ortaya çıkardı" şeklinde konuştu.

"İran’a karşı kullanılan üsler cevapsız kalmaz"

İran’a yönelik saldırılarda bölge ülkelerindeki üslerin kullanılmasına ilişkin konuşan Laricani, "Bu savaşta eğer bir üs ABD’nin kullanımına verilirse ve oradan İran’a karşı operasyon yapılırsa İran’ın karşılık verme hakkı vardır ve bu yasal ve pazarlık konusu olmayan bir haktır. Bölge ülkeleri hem İran’la uyum içinde olduklarını söyleyip hem de üslerinin İran’a karşı kullanılmasına izin veremez" ifadelerini kullandı.

"ABD ve İsrail’e karşı mücadelede ülkede görüş ayrılığı yok"

Laricani, ABD’nin yanlış hesap yaptığını ve İsrail’in etkisi altında kaldığını belirterek Washington’un hatasını kabul edip yolunu düzeltmesinin daha iyi olacağını ifade etti. Laricani ayrıca ABD ve İsrail’e karşı mücadele konusunda ülkede hiçbir görüş ayrılığı olmadığını belirterek, "Halk ile yetkililer arasında tam bir koordinasyon bulunmaktadır" dedi.

Aynur Sena Çabuk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli’nin turizmi canlandırmak için yol haritası belirleniyor Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger başkanlığında gerçekleştirilen Turizm Tanıtım Platformu Toplantısı’nda, Denizli’nin turizmde hak ettiği noktaya ulaşması için master plan ve güçlü iş birliği vurgusu yapıldı. Denizli’de turizmin geliştirilmesi, çeşitlendirilmesi ve daha etkin tanıtılması amacıyla "Turizm Tanıtım Platformu Toplantısı", Yavuz Selim Köşger başkanlığında Valilik Makam Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör temsilcileri ve ilgili paydaşların geniş katılımıyla düzenlenen toplantı, ilin turizm potansiyelinin daha verimli kullanılması adına önemli, önemli kararlar alındı. Toplantının açılışında konuşan Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, tüm paydaşların ortak hedef doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini belirterek, "Denizli turizmini bulunduğumuz noktadan daha ileri taşımak için eşgüdüm içerisinde çalışmak zorundayız. Tanıtım faaliyetleriyle turist çekmek kadar, gelen ziyaretçilerin beklentilerini karşılamak da büyük önem taşıyor" dedi. Denizli turizminin lokomotifinin Pamukkale olması gerektiğini vurgulayan Vali Köşger, özellikle bölgede yaşanan hijyen ve altyapı sorunlarının ivedilikle çözülmesi gerektiğine dikkat çekti. Karahayıt ile birlikte turizm bölgelerinde planlama ve düzenleme eksikliklerinin giderilmesinin önemine değinen Köşger, imar uygulamaları ve yenileme alanlarıyla ilgili sorunların da çözülmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasında güvenlik konusuna da değinen Vali Köşger, Cumhurbaşkanlığı Genelgesi doğrultusunda turizm tesislerinin yangın güvenliği raporlarını 31 Mayıs’a kadar tamamlamasının hayati önem taşıdığını belirtti. Kartalkaya’da yaşanan benzeri olayların bir daha yaşanmaması gerektiğini vurgulayan Köşger, belediyeler ve itfaiye teşkilatlarının bu süreçte rehberlik edici bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini söyledi. Denizli’nin inanç, termal sağlık, kültür ve gastronomi turizmi açısından önemli değerlere sahip olduğunu ifade eden Vali Köşger, bu potansiyelin planlı bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. İlin turizm master planının bulunmadığını dile getiren Köşger, ilgili kurumlara ivedilikle kapsamlı bir plan hazırlanması talimatını verdi. Bu plan sayesinde günübirlik ziyaretlerin ötesine geçilerek, konaklamalı turizmin artırılmasının hedeflendiğini kaydetti. Toplantı kapsamında İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından "Denizli’nin Kültür ve Turizmine Genel Bakış" sunumu yapılırken, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı temsilcileri de "Michelin Yıldızı" sürecine ilişkin bilgilendirmede bulundu. T oplantıya Bülent Nuri Çavuşoğlu, Vali Yardımcısı Nurettin Ateş, Pamukkale Kaymakamı Uğur Bulut, Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, akademisyenler ile oda ve dernek temsilcileri katıldı. Toplantı, katılımcıların görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.
Nevşehir Sobesos Antik Kenti kazı statüsü yükseltildi Nevşehir’de bulunan Sobesos Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmaları, Cumhurbaşkanlığı kararlı kazı statüsüne yükseltildi. NEVÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Bilsen Şerife Özdemir başkanlığında yürütülecek olan Sobesos Antik Kenti kazıları, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile NEVÜ iş birliğinde ‘Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı’ statüsüne yükseltildi. Kapadokya bölgesinin önemli arkeolojik alanlarından biri olan Sobesos Antik Kenti’nde yürütülen kazıların, Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde bilimsel çalışmalarla sürdürüleceği bildirildi. Alınan bu statü ile birlikte kazı çalışmalarının daha kapsamlı ve uzun soluklu şekilde yürütülmesinin önü açıldı. Nevşehir il sınırları içerisinde yürütülecek önemli arkeolojik projelerden biri olan Sobesos kazılarının, bölgenin kültürel mirasının korunması ve gün yüzüne çıkarılması açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Özellikle sahip olduğu mozaikler, hamam yapısı ve villa kalıntılarıyla dikkat çeken alanın, bilimsel kazılarla daha detaylı incelenerek turizme kazandırılması hedefleniyor. Sobesos Antik Kenti, ilk olarak 2002 yılında kaçak kazı ihbarı üzerine başlatılan çalışmalar sırasında gün yüzüne çıkarıldı. Yapılan arkeolojik araştırmalarda Roma ve erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen mozaikli yapılar, hamam kompleksi ve çeşitli yaşam alanları tespit edildi. Bölgede bulunan mozaiklerin figürlü ve geometrik motifleriyle dikkat çektiği, bu yönüyle Kapadokya’daki nadir örnekler arasında yer aldığı belirtildi. Kazı çalışmalarının yeni statü ile birlikte yıl boyunca sürdürülebileceği, elde edilecek bulguların hem bilim dünyasına hem de bölge turizmine önemli katkılar sunmasının beklendiği kaydedildi.
Kocaeli Başiskele’de elektrikli çöp kamyonu dönemi başlıyor Başiskele Belediyesi, ayda yaklaşık 20 bin litre yakıt tüketimi yapılan çöp kamyonlarında tasarruf sağlamak ve karbon salınımını azaltmak amacıyla elektrikli araç testlerine başladı. Belediyeye ait güneş enerjisi santraliyle şarj edilmesi planlanan araçlardan beklenen verim alınması halinde, ilçedeki tüm temizlik işleri araç filosu elektrikliye dönüştürülecek. Test süreci kapsamında Başiskele Belediyesine geçici olarak temin edilen elektrikli çöp kamyonu, Belediye Başkanı Yasin Özlü tarafından kullanılarak test edildi. Başkan Özlü, test sürüşüne ilişkin değerlendirmelerini sosyal medya hesapları üzerinden paylaştığı bir video ile kamuoyuna anlattı. Mevcut sistemde çöp kamyonlarının yüksek yakıt tüketimine dikkat çeken Başkan Özlü, "Sadece çöp kamyonlarında ayda yaklaşık 20 bin litre yakıt tüketiyoruz. Elektrikli araçlar, beklediğimiz verimi sunarsa bizim için çok ciddi bir ekonomik avantaj sağlayacak ve önemli ölçüde tasarruf elde edeceğiz" dedi. Elektrikli araçların yalnızca ekonomik değil, çevresel açıdan da büyük kazanımlar sunacağını vurgulayan Özlü, bu araçların karbon salınımının azaltılmasına katkı sağlanacağını belirtti. Şehir içinde en fazla kullanılan araçların çöp kamyonları olduğuna dikkat çeken Başkan Özlü, elektrikli sistem sayesinde ses ve gürültü kirliliğinin de önemli ölçüde azalacağını dile getirdi. Başiskele Belediyesinin hayata geçirdiği güneş enerjisi santraline de değinen Başkan Yasin Özlü, elektrikli araçlarda kullanılacak enerjinin büyük ölçüde buradan karşılanabileceğini ifade etti. Bu sayede hem maliyetlerin düşeceğini hem de çevreci bir yaklaşımın güçleneceğini belirtti. Elektrikli çöp kamyonunun birkaç ay boyunca test edileceğini belirten Başkan Özlü, süreç sonunda beklenen verimliliğin sağlanması halinde tüm temizlik işleri araç filosunun elektrikli araçlara dönüştürülmesinin planlandığını açıkladı. Özlü, "İstediğimiz verimi alırsak, öncü ve çevreci bir yaklaşımla filomuzu tamamen dönüştürmek istiyoruz" diye konuştu.
İstanbul Ataşehir Belediyesi’nde Afet Yardım Gönüllüleri tanışma toplantısı Ataşehir Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi’ne (ATAK) katılacak yeni üyeler için "Gönüllüler Tanışma Toplantısı" 31 Mart Salı günü Ataşehir Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) düzenlenecek. Afet risklerine karşı hazırlık çalışmalarını sürdüren Ataşehir Belediyesi; deprem, yangın ve sel başta olmak üzere, acil durum ve afetlerde yaşanabilecek kayıpları en aza indirmek için arama kurtarma ekibi ATAK’ı 7/24 nöbet sistemiyle görev başında hazır tutuyor. Ataşehir Belediyesi’ne bağlı personel ve ilçedeki gönüllülerden oluşan Ataşehir Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (ATAK), her yıl yeni üyelerin katılımıyla daha da büyüyor ve güçleniyor. Ataşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren ATAK ekibine katılacak yeni üyeler için "Gönüllüler Tanışma Toplantısı" düzenlenecek. 31 Mart Salı günü Atatürk Mahallesi Ataşehir Bulvarı’nda bulunan Ataşehir Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) saat 19.30’da başlayacak tanışma toplantısı yaklaşık iki saat sürecek. ATAK ekibine katılmak isteyen tüm gönüllü yurttaşlara açık olan toplantıda; Afet İşleri Müdürlüğü’nün yapısı, görevleri ve projeleri anlatılacak ayrıca katılımcıların birbirleriyle ve ekip ile tanışması sağlanacak. ATAK ekibine kayıt işlemleri de bu toplantı esnasında gerçekleştirilecek. Toplantıyla birlikte ekip içerisinde tanışma ve kaynaşma sağlanarak, saha deneyimleri paylaşılarak daha güçlü bir ekip oluşturulacak.