ASAYİŞ - 18 Mart 2013 Pazartesi 09:33

'Laz Ziya' vahşi cinayeti böyle anlattı

A
A
A
'Laz Ziya' vahşi cinayeti böyle anlattı

Amerikalı Sarai Sierra'nın katil zanlısı Laz Ziya cinayeti nasıl işlediğini kameraya anlattı.

Suriye’nin İdlip kentinde çekildiği iddia edilen görüntülerde Laz Ziya'nın, Sarai Sierra cinayetini nasıl işlediği ile ilgili olarak, “Kendimi kaybettim, nasıl olduğunu hatırlamıyorum” dedi. Laz Ziya'nın konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Başına ağır bir cisimle vurdum. Sabah geldiğimde ölmüştü, üzerini kapattım. Polisler cesedi bulunca Suriye’ye kaçtım.”

Mutlu ve Çapkın'dan açıklama

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, ABD’li turist Sarai Sierra’nın katil zanlısı ‘Laz Ziya’ lakaplı Ziya T.’nin yakalanmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Vali Mutlu ve Emniyet Müdürü Çapkın, Edirnekapı Şehitliği’nde ‘18 Mart Şehitler Günü Anma’ etkinliğine katıldı. Anma töreninin ardından Mutlu ve Çapkın, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. ABD’li turist Sarai Sierra’nın katil zanlısı ‘Laz Ziya’ lakaplı Ziya T.’nin yakalanmasıyla ilgili soru üzerine Vali Hüseyin Avni Mutlu, “Bu konu bizim açımızdan katilin yakalanmış olması ve şu ana kadar itiraf etmiş olması. Bundan sonraki süreçte bizi asıl ilgilendiren katilin elde olması. Bu cinayetin aydınlanması daha önce sağlanmıştı. Ama failinin de yakalanmış olması nedeniyle de bizim için asıl önemli kısım tamamlanmıştır. Bunun dışındaki husus İstanbul dışında olduğu için o konuyla ilgili açıklama yapabilecek durumda değilim” dedi.

Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın ise, “Tüm dünyada yankı uyandıran bir cinayetti. Arkadaşlarımız aylarca iğneyle kuyu kazarak sanığın kim olduğunu tespit ettiler. Fail tespit edildikten sonra kaçtı. Failin nerede olduğu, hangi civarda olduğu tespit edildi. Ondan sonra Hatay emniyetinin birimleri, bizim oraya gönderdiğimiz iki ayrı ekibin çalışmasıyla sanık yakalanarak getirildi. Bu sürecin hepsi önemli” diye konuştu. Çapkın, Ziya T.’nin teslim olmadığını açıkladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.