SAĞLIK - 18 Nisan 2022 Pazartesi 10:52

Maden suyu içenler oruç tutarken daha az yorgunluk hissediyor

A
A
A
Maden suyu içenler oruç tutarken daha az yorgunluk hissediyor

Maden suları, içeriğindeki zengin mineral yapısıyla Ramazan ayında oruç tutanların yorgunluk şikayetlerini azaltmada değerli katkılar sunuyor. Doç. Dr. Muhammet Emin Çam maden sularında bulunan bikarbonat ve magnezyumun enerji ihtiyacının karşılanmasında önemli bir köprü görevi üstlendiğini söyledi.

Ramazan ayında oruç tutanları zorlayan yorgunluk hissini azaltmak için, düzenli ve daha sık maden suyu tüketmenin yararlı olduğu ifade ediliyor. Ramazan ayında uzun süreli açlığa bağlı olarak ortaya çıkan yorgunluğun en temel nedenlerinden biri, kan şekerinin düşmesi olarak tanımlanıyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Muhammet Emin Çam, insan vücudunda kan glukoz seviyesini ayarlayan temel hormonun insülin olduğunu söyledi. Emin Çam şu bilgileri aktardı: “İnsülinin reseptörüne bağlanması ile glukozun kas hücresine alınması, karaciğerde glikojen yağ dokusunda ise lipid sentezi tetiklenmiş olur. Ancak vücut içerisinde insülin direnci geliştiği zaman insülin üretimi olmasına rağmen insülin reseptörlerine bağlanamaz ve glukoz hücre içine alınamayarak kan glukoz seviyesi artar. Vücut içerisindeki glukoz dengesinin ayarlanmasında görev alan iki önemli mineral ise bikarbonat ve magnezyumdur.”

Magnezyum sağlıklı bir hücre yapısı için büyük önem taşıyor

Doç. Dr. Çam magnezyumun; insülin reseptörünün çalışmasında doğrudan görev aldığını ve bu yönüyle insan vücudunun enerji ihtiyacını gidermekte kritik önem taşıyan glukozun hücreye alınmasında vazgeçilmez bir önem taşıdığını aktardı. Çam, “Magnezyum insülin reseptörünün hücre içi alanına bağlanarak insülinin reseptörüne bağlanması sonrası gerçekleşen hücre içi olayları düzenler. Böylece insülin duyarlılığını artırır. Yapılan bazı çalışmalarda, oral magnezyum takviyesinin kas hücrelerinin hücre zarındaki glukoz taşıyıcılarının sayısını artırdığı bilinmektedir. Bu nedenle glukoz daha hızlı ve daha etkili bir şekilde hücre içine alınır. Böylece enerji ihtiyacı için gerekli olan glukoz hücreye alınmış ve sonucunda yorgunluk giderilmiş olur” dedi.

Maden suyu tüketimi Ramazan’da daha da önem kazanıyor

İnsan vücudunun günlük olarak ihtiyaç duyduğu enerjinin üretilmesi için ihtiyaç duyulan magnezyum ve bikarbonatın alınması adına maden sularının oldukça değerli olduğunun altını çizen Doç. Dr. Muhammet Emin Çam şöyle konuştu: “Özellikle Ramazan ayında vücudumuzun ihtiyacı olan enerjinin karşılanması ve oldukça dikkat edilmesi gereken glukoz metabolizması dengesinin korunması için günlük olarak ihtiyaç duyulan magnezyum ve bikarbonatın alınması çok önemlidir. Bu sebeple düzenli maden suyu tüketilerek sadece bu mineralleri değil vücutta fonksiyonel öneme sahip kalsiyum, potasyum, sodyum, klorür gibi diğer mineraller de doğal yoldan kolayca yerine konulmuş olur”

Kızılay Erzincan magnezyum yönünden oldukça zengin

Gelirinin tamamını ‘iyilik’ için kullanan ve Afyonkarahisar ve Erzincan’daki iki farklı kaynaktan elde ettiği ürünlerini milyonlarca tüketiciyle buluşturan Kızılay Doğal Maden Suları, Ramazan ayında oruç tutanlar için değerli bir katkı sunuyor. Bilindiği gibi Türkiye’deki maden suyu varlığı bakımından gerek Afyonkarahisar gerekse de Erzincan kaynakları benzersiz özellikler taşıyor. Önemli bir mineral kaynağı olarak öne çıkan Kızılay Doğal Maden Suları, insan vücudunun sentezleyemediği ve düzenli olarak vücuda alınması gereken önemli bileşikleri içeriğinde bulunduruyor. Kızılay Afyonkarahisar maden suları 3480 mg/l ile Türkiye’nin en zengin mineral kaynağı iken Erzincan maden suları da 317 mg/l ile dünyanın en zengin magnezyum kaynaklarından biri olarak ön plana çıkıyor. Özellikle Ramazan ayında yorgunluktan şikayet edenler için Kızılay Erzincan zengin magnezyum içeriğiyle büyük destek sağlıyor.

Oğuzhan Halil Özbek
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.