SAĞLIK - 01 Ekim 2014 Çarşamba 10:42

Mangal kömürü kansere neden olabilir

A
A
A
Mangal kömürü kansere neden olabilir

Mersin Halk Sağlığı Müdürü Dr. Aytekin Kemik, yiyeceklerde yanlış pişirme yöntemleri sonucunda kanser yapıcı maddelerin oluşabildiğini ifade etti.

Mersin Halk Sağlığı Müdürü Dr. Aytekin Kemik, yiyeceklerde yanlış pişirme yöntemleri sonucunda kanser yapıcı maddelerin oluşabildiğini ifade ederek, "Mangaldaki kömür ve kömür tozları, pişirilen besinlerin üzerine sinerek kanserojen etki yapmakta, başta mide kanseri olmak üzere yemek borusu ve kalın bağırsak kanserlerine neden olabilmektedir" dedi.

Kurban Bayramı'nda beslenme ile ilgili açıklamalarda bulunan Dr. Aytekin Kemik, Kurban Bayramı'nda tatlı ve şeker tüketimine ek olarak özellikle kırmızı et tüketiminin ön plana çıktığını söyledi. Şişmanlık, yüksek tansiyon, kalp-damar, mide ve diyabet hastalığı olan kişilerin beslenmelerine dikkat etmesi gerektiğine dikkat çeken Kemik, "Yeni kesilmiş hayvanların etlerindeki sertlik, hem pişirmede hem de sindirimde zorluğa yol açar. Bu nedenle özellikle mide-bağırsak hastalığı olan kişiler kurban etlerini hemen tüketmemeli, buzdolabında birkaç gün beklettikten sonra tüketmelidir. Yağsız veya az yağlı etler tercih edilmeli, kısıtlı miktarlarda tüketilmelidir" diye konuştu.

KURBAN ETLERİNİN PİŞİRİLMESİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Sağlığın olumsuz etkilenmemesi açısından kurban etlerinin pişirilmesine dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Kemik, "Etlerin pişirilmesinde haşlama ve ızgara gibi yöntemler tercih edilmeli, kızartmalardan kaçınılmalıdır.

Çok yüksek ısıda, uzun süre pişirme ve kızartma yöntemi çeşitli 'kanserojen maddelerin' oluşumuna neden olabileceği için tercih edilmemelidir. Etlerin tek başına değil de sebzelerle birlikte pişirilmesi veya tüketilmesi, besin çeşitliliğinin sağlanması açısından sağlıklı bir yöntemdir. Etle yapılan yemekler kendi yağı ile pişirilmeli ve ilave yağ eklenmemelidir. Özellikle kuyruk yağı veya tereyağının et yemeklerinde kullanılmasından kaçınılmalıdır. Etler ızgarada pişirilirken, etle ateş arasındaki uzaklık eti yakmayacak ve kömürleşme sağlamayacak şekilde ayarlanmalıdır" şeklinde konuştu.
Kurban etlerinin pişirilmesinin yanında saklanmasının da önemli olduğunun altını çizen Kemik, "Kurban etleri birer yemeklik olacak şekilde küçük parçalara ayrılarak buzdolabı poşetine veya yağlı kağıda sarılmalı ve buzdolabının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanmalıdır. Bu şekilde hazırlanan etler, buzlukta -2 derecede birkaç hafta, -18 derece derin dondurucuda ise daha uzun süreyle saklanabilir. Etlerin dondurulduktan sonra tekrar çözünmesi bazı 'mikroorganizmalar' için üreme ortamı oluşturur. Bu nedenle çözünen et hemen pişirilmeli ve tekrar dondurulmamalıdır. Etlerin buzdolabının alt bölmesinde çözünmesi sağlanmalıdır. Derin dondurucuda saklanan etin buzdolabının sebzelik kısmının üstüne konularak çözünmesi beklenebilir. Etin çabuk çözünmesi amacıyla uygulanan kalorifer, soba üzerinde çözünme, oda sıcaklığında bekletme gibi yöntemler, insan sağlığı açısından tehlikeli sonuçları da beraberinde getirmektedir" ifadelerini kullandı.

"MANGALDAKİ KÖMÜR KANSERE NEDEN OLABİLMEKTE"

Mangalda pişirilen yiyeceklere de dikkat çeken Kemik, "Mangaldaki kömür ve kömür tozları, pişirilen besinlerin üzerine sinerek kanserojen etki yapmakta, başta mide kanseri olmak üzere yemek borusu ve kalın bağırsak kanserlerine neden olabilmektedir. Mangalda pişirilmek için tavuk eti gibi beyaz etlerin tercih edilmesi, eğer kırmızı et pişirilmek istenirse yağsız olması ve içine kuyruk yağı konulmaması gerekmektedir. Yakıt olarak alevsiz yanan ladin ağacı veya çam kozalakları, tezek gibi kaynaklar kullanılmamalı, saf odun kömürü tercih edilmelidir. Kömür közüyle et arasında en az 15 santimetrelik bir mesafe bırakılmalı, etler ateşe çok yaklaştırılmamalı, alevle yakılarak pişirilmemelidir. Etlere pişirilmeden önce terbiye işleminin uygulanması tercih edilmeli, bu işlemde çay şekeri kullanılmamalıdır. Çiğ veya pişmiş et ve et ürünleri açıkta veya oda sıcaklığında bırakılmamalı, tüketilene kadar buzdolabı ısısında muhafaza edilmelidir. Çiğ besinler ile pişmiş yiyecekler birbirine temas etmeyecek şekilde üzeri kapalı olarak muhafaza edilmelidir. Mangal etlerinin yanında mutlaka söğüş sebze, salata, meyve gibi besinler tüketilmeli, sebze ve meyveler iyice yıkandıktan sonra yenilmelidir. Sıcak havalarda alkol tüketiminden kaçınılmalı, kafeinli ve gazlı içecekler yerine de ayran, limonata, meyve suyu gibi içeceklerin tüketimine özen gösterilmelidir. Özellikle çiğ kırmızı et, kümes hayvan etleri ve yumurta gibi besinleri hazırladıktan sonra eller iyice yıkanmalı, bu tür besinler ile pişirilmeden tüketilecek sebze ve meyveleri hazırlarken ayrı doğrama tahtası ve bıçaklar kullanılmalıdır" diye konuştu. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Orhun Ene: "Aliağa Petkimspor’u hak ettiği yere getirmeliyiz" Aliağa Petkimspor Başantrenörü Orhun Ene, "Aliağa Petkimspor, Türk basketboluna değer katan bir kulüp, onu hak ettiği yere getirmeliyiz" dedi. Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nin 25. haftasında sahasında A. Efes’e 85-60 mağlup olan Aliağa Petkimspor’da Başantrenör Orhun Ene, karşılaşmanın ardından açıklamalarda bulundu. Ene, galibiyete ihtiyaç duydukları bir dönemde olduklarını belirterek, hücumda ritim bulamadıklarını ifade etti. Orhun Ene, "Rakip kim olursa olsun galibiyete çok ihtiyacımız var. Bu aşamada her maçı kazanmak için oynamalıyız ancak bugün maalesef hücumda o ritmi hiç bulamadık" dedi. Takımdaki eksikliklere ve maçın teknik detaylarına değinen Ene, "Stanley Whittaker’ın hafta içi süren bir sakatlığı vardı, maçta da bunun etkisini biraz hissetti. Kısalarımız da ritim bulamadı. Takım olarak ilk yarıdaki ikilik atış yüzdemiz çok kötüydü. Oynadığımız rakip çok kaliteli. Çok iyi savunma yaptığımız 5-6 pozisyonda, hücum süresi dolarken bile zor sayılar buldular. Biz ise aynı şekilde kolay sayıları üretemedik. Böylesine kaliteli bir takımı yenebilmek için hücumda skor bulmanız şart. Bunu başaramadığımız için maçın başından itibaren 15-20 sayılık bir fark oluştu. Gayret etsek de geriden gelemedik" diye konuştu. "Bulunduğumuz yer kulübün kalitesini yansıtmıyor" Gelecek haftalara odaklanmaları gerektiğini vurgulayan tecrübeli başantrenör, "Şimdi önümüzde 5 maçımız var ve tamamen bunlara konsantre olmalıyız. Bulunduğumuz noktadan çıkabilmek için bir an önce toparlanmamız gerekiyor. Aliağa Petkimspor, Türkiye Basketbol Ligi’nin önemli takımlarından biri ve çok kaliteli bir organizasyon. Bulunduğu puan durumu kulübün kalitesini yansıtmıyor. Gerek altyapısıyla gerekse ligdeki duruşuyla Türk basketboluna değer katan kulüplerden biri. Bu nedenle kulübü hak ettiği yere getirmemiz lazım. Önümüzdeki haftalarda hücum ritmini yakaladığımızda tekrar maç kazanacak duruma geleceğiz" diyerek sözlerini tamamladı.
Ankara Altay Tankı’nda Süleyman Soylu’nun rolü Ordu Yardımlaşma Kurumu (OYAK) Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabında, dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun sahadan yaptığı telefon görüşmesiyle zırhlı araçlara erken ihtiyaç olduğunu ilettiğini ve sürece doğrudan dahil olarak Altay Tankı projesini yakından takip ettiğini aktardı. OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş’ın kaleme aldığı ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabı raflardaki yerini aldı. Türkiye’nin yerli savunma sanayi projelerine ışık tutan ‘Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi’ kitabında dikkat çeken bir Süleyman Soylu detayı yer aldı. Murat Yalçıntaş, yılbaşı gecesi yaşanan kritik bir telefon görüşmesini aktararak Soylu’nun sürece doğrudan etkisini gözler önüne serdi. Yalçıntaş’ın anlatımına göre, 31 Aralık gecesi aile ortamında gelen telefonun ucunda dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu vardı. Soylu, Hakkari Cudi Dağı üs bölgesinden arayarak yeni yıla sahada görev yapan jandarma ile birlikte girdiklerini ifade etti. Aynı hatta Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin’in de bulunduğunu belirten Soylu, sahadaki ihtiyaçlara dikkat çekerek zırhlı araçların teslim sürecine ilişkin doğrudan talimat verdi. Teslim tarihini öne çekti Kitapta yer verilen bilgilere göre Soylu’nun, üretimi süren Vuran araçlarının planlanan takvimden daha erken teslim edilmesini talep ettiği ifade edildi. Araçların normal tarihinden daha erken ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Soylu’nun, sürece doğrudan dahil olarak projeyi yakından takip ettiğini bildirdi. Yalçıntaş’ın aktardığına göre Süleyman Soylu, görüşme sırasında süreci doğrudan takip ettiğini belirterek koordinasyonun hızlandırılmasını istedi. Bu yaklaşımın, savunma sanayi projelerinde sahadan gelen ihtiyaçların hızlı karşılanması açısından kritik rol oynadığı ifade edildi. Saha-üretim hattı doğrudan bağlandı Kitapta yer verilen bu anı, Soylu’nun görev süresi boyunca yalnızca idari değil, operasyonel süreçlerde de aktif rol üstlendiğini ortaya koydu. Sahadaki güvenlik güçleri ile üretim hattı arasında doğrudan iletişim kurulmasını sağlayan bu müdahale, projelerin hızlandırılmasında belirleyici oldu.
Samsun İlhan Palut: "Aldığımız 1 puan bizim için kazanç, Samsunspor daha iyi oynadı" SAMSUN (İHA) – Konyaspor Teknik Direkörü İlhan Palut, Samsunspor karşısında aldıkları 1 puan için mutlu olduklarını belirterek, Samsunspor’un maç boyunca galibiyete daha yakın ekip olduğunu söyledi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Konyaspor deplasmanda karşılaştığı Samsunspor ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamlarda bulunan Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, "Alt taraflar için mevcut tabloyu biliyorsunuz. Her puan inanılmaz değerli, önemli. Çok önemli bir karşılaşma oynadık. Çok önemli bir deplasmandı. Samsunspor da ligin kalburüstü takımlarından biri. Dönem dönem Süper Lig’de istemediği periyotları onlar da yaşadı. Fakat bu potansiyellerini değiştirmiyor. Zor bir maç olacağını maçın öncesinde biliyorduk. Ama rakibi önde baskıyla karşılamayı planlamıştık. Bunu gole kadar sürdürebildik. Gole kadar oyunumuzdan memnunum. Başa baş bir oyun vardı. Fakat golü yediğimiz dakikadan sonraki periyoda baktığınız zaman Samsunspor o süreçte yüzde 77’lik bir topla oynama oranına ulaştı. Gol attıktan sonra oyun planımızdan geri adım attık. Bu bizim için son derece kötü bir periyottu. Takım mücadelesinden memnun olsam da bu durum kötü yanımızdı" dedi. Deplasmandan alınan 1 puanı kazanç olarak gören Palut, "Soyunma odasında oyunculara ikinci yarı tekrar daha öne çıkalım, topa sahip olalım, kolay kaybetmeyelim dedik. Bir 10 dakikada ikinci yarı sürdürebildik. Ondan sonra doğruyu söylemek gerekirse stoperiyle, bekleriyle, oyunu domine eden, golü arayan bir Samsunspor gördük ve gerçekten basit hataları az yaptılar. Belki biz yeteri kadar rahatsız etmemiş olabiliriz. Maçın geneline baktığınız zaman, gol beklentileri birbirine yakın gibi görünüyor ama dürüstlükle kabul etmek lazım ki Samsunspor’un daha dominant olduğu bir oyun izledik. Ben genel manada mücadelemizden memnunum. Memnun olmadığım periyotlar var ama genel olarak mücadeleden memnunum. Bugün alınan bir puanda genel olarak oyuna baktığınız zaman bizim için bir kazanç olarak görülmeli" diye konuştu.