BASKETBOL - 13 Mayıs 2009 Çarşamba 17:53

Memo'dan çarpıcı açıklamalar

A
A
A
Memo'dan çarpıcı açıklamalar

Basketbol yaşantısını NBA ekiplerinden Utah Jazz'de sürdüren milli basketbolcu Mehmet Okur, kişisel İnternet sitesinde soru-cevap şeklinde yer alan röportajında önemli açıklamalar yaptı...

 Basketbol yaşantısını NBA ekiplerinden Utah Jazz'de sürdüren milli basketbolcu Mehmet Okur, kişisel İnternet sitesinde soru-cevap şeklinde yer alan röportajında önemli açıklamalar yaptı.

Amerikan Profesyonel Basketbol Ligi (NBA) takımlarından Utah Jazz forması giyen milli yıldız Mehmet Okur, Jazz formasıya geride bıraktığımız sezonu değerlendirirken, milli takım ve antrenör Bogdan Tanjevic hakkında da çarpıcı açıklamalar yaptı. www.memo13.com adlı kişisel İnternet sitesine soru-cevap şeklinde açıklamalarda bulunan Okur, Türkiye Basketbol Federasyonu'nun kendisine sahip çıkmadığını da iddia etti.

İlk olarak Utah Jazz formasıyla geride bıraktığımız sezonu değerlendiren Mehmet Okur, "Kısaca değerlendirmek gerekirse, ters gidebilecek her şeyin ters gittiği bir sezonu geride bıraktık diyebiliriz. Sakatlıklar çok canımızı yaktı. Bu sezon sakatlıklardan dolayı tam 22 değişik ilk beş kullanmışız. Bu çok dikkat çekici, inanılması zor bir rakam. Hele, hele bizim gibi bir sistem takımı için büyük bir handikap. Yine de play-off'dan kopmadık ve son bir iki haftaya girdiğimizde Batı sıralamasında ikinci veya üçüncü bitirme şansımızı bile sürdürdük. Bence bu önemli bir başarıydı. Bu sezon Deron, Carlos, Andrei ve ben toplam 84 maç kaçırdık. Takımda 82 maçta da forma giyen tek oyuncu yoktu. Ama evimizde kaybettiğimiz Minnesota ve Golden State maçları tüm sezonu berbat etti. O mağlubiyetlerle sekizinciliğe düştük. Lakers ile eşleştik. Tabii sezonun bitimine 2 maç kala ben Clippers maçında sakatlığı yaşadım. İlk üç Lakers maçında forma giyemedim. Son iki maçta da çok sınırlı hareket ve sıçrama
olanaklarıyla, acı içinde oynamaya çalıştım. Sakatlıklar yine bizi çok etkiledi" dedi.

All-Star olduğu sezon ile mukayese edilecek bir sezon yaşadığını vurgulayan Okur, "Tüm tersliklere rağmen çok da başarılı diyebileceğimiz bir sezon olabilirdi" derken, babası Abdullah Bey'in rahatsızlığıyla ilgili olarak ise, "Babamın rahatsızlığı yeni değil. Zaten babam rahatsızlığının beni olumsuz etkilediğini düşünse çok üzülürdü. Tabii ki dünyanın öbür ucunda olduğunda, böyle bir durum insanın etkiliyor. Bu sebepten sezon biter bitmez onun yanında olabilmek için hemen Türkiye'ye döndük. Sezon ortasında gelmem gerekiyordu ve çok önemli bir dönemde, genel menajer Kevin O'Connor ve coach Jerry Sloan'ın da ısrarlarıyla geldim ve yaklaşık bir hafta onunla birlikte geçirme şansını yakaladım. Onların bu anlayışını ve desteğini asla unutmam" diye konuştu.


Okur, kariyerini Utah Jazz formasıyla noktalamak istemesiyle ilgili sorulan bir soruya ise, "Biz aile olarak Salt Lake City'i çok seviyoruz. Derler ya çocuk yetiştirmek için çok doğru bir yer. Biz de öyle hissediyoruz. Komşularımızdan tutun, Salt Lake City halkı, takım yetkilileri, Miller ailesi hepsi bize her zaman sevgi ve sıcaklıkla yaklaştılar ve biz burada çok mutluyuz. Salt Lake City ikinci yuvamız. Ancak NBA bir iş. Bunun da farkındayız. Sonunda alınacak bazı kararların, iş kararı olacağının da bilincindeyiz. Ben Mehmet Okur olarak Utah'da kalabilmek için maddi fedakârlık yapmaya hazırım. İmzalayacağım kontratın toplam değerinden 3-5 milyon dolar için takımımı değiştirmem. Sanıyorum ki bunu da menajerlerimle birlikte yönetime hissettirdik. Bakalım hayırlısı ne olursa" dedi.

Bu yıl çok şanssız bir sezon geçirdiklerini ifade eden Okur, buna karşın yenemeyecekleri takımın olmadığını da sözlerine ekledi.

"Şimdi Türkiye'ye geldiniz ve herkes merak ediyor Türk Milli takımıyla ilgili ne olacak diye. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Şeklindeki bir soruya ise Mehmet Okur, "Ben bu konuda henüz bir şey söyleyemeyeceğim. Türkiye'ye geldik ama şu anda babama zaman ayırıyorum ve hiçbir yetkili ile görüşmedim. Ama kırgınım, bu bir gerçek. Hem verimli oynayabileceğim şekilde kullanılmıyorum, hem de her zaman basının ve taraftarın önüne günah keçisi gibi sürülüyorum. Herkes NBA'de ki Memo'yu bekliyor, ama ben NBA'de
kullanıldığım gibi kullanılmıyorum. Yani zor bir durum. Ben klasik sırtı dönük oynayan alçak post pivotu gibi kullanılacaksam bunu yapabilecek başka arkadaşlar var" şeklinde cevap verdi.

A Milli Basketbol Takımı Antrenörü Bogdan Tanjevic ile kişisel hiçbir sorunu olmadığını vurgulayan milli basketbolcu, "Tanjevic ile aramızda kişisel hiçbir sorun yok. Ben NBA'de oynuyorum diye de onun benim basketbol tarzımı ve özelliklerimi beğenmesi ve kullanması gerekir diye de bir kural yok. Ben 'Memo, Milli takımı istemiyor' havasının yaratılmasından rahatsız oluyorum. İki kere de milli takıma her şeyimi verdim Tanjevic zamanında. Zaten kendisi de kampın en istekli ve en iyisi Memo'ydu demişti. Ancak o sistemde başarılı olamıyorum. Türk halkının benden beklediğini veremediğimde de çok üzülüyorum, kahroluyorum. Zaten federasyonun da bana sahip çıkma gibi bir tutumu yok. Hep, aman Memo ile Hido'ya sahip çıkarsak Milli takımda bir gruplaşma yaratırız korkusu içindelerdi. Bu sebepten takımda birçok yanlış varken, kolay hedefler belliydi. Geçen sezonki kadro bence son yıllarda seçilen en doğru kadroydu. Hido'nun etrafında problemsiz ve ayrı birer ajandası olmayan birçok oyuncu toplandı. Hido da çok olgun oynadı, adeta ağabeylik yaptı ve başarı geldi" dedi.

Okur, "Tanjevic'in sizi hedef gösteren röportajından sonra bir konuşma şansınız oldu mu?" şeklindeki bir soruya ise, "Hayır olmadı. Menajerimi telefonla aramış ve ben bunları böyle söylemedim demiş. Menajerimde o zaman federasyon tekzip etsin demiş. Etmediler. Gerek yok demişler. Şimdi Tanjevic benim menajerime ne söylerse söylesin, bunu kamuoyuna duyurmadığı zaman ne değeri var ki? Ben hakikaten Tanjevic'in öyle bir şeyler söyleyeceğine inanmıyorum. Benim basketbolumu milli takım için faydalı bulmayabilir. Ancak hiç o tarz bir insan değil. Ama yine de ortada Tanjevic seni sorumlu buluyor ve seni suçluyor diye bir görüş mevcut. Ama beni daha "nı ve desteğini asla unutmam"önce de basın yoluyla dost bildiğim insanlar ve takım arkadaşlarım bile hedef gösterdi. Milli takım menajerinden tutun, can dostum bildiğim oyuncular bile. O zaman da federasyon bana sahip çıkmadı, şimdi de çıkmamasını normal karşılıyorum" diye cevap verdi.

Mehmet Okur, bundan sonra milli formayı giymenin kendisi için çok zor olduğunu da ifade ederek, "Şu anda zaten ciddi bir sakatlığım var. Babamın durumu ortada. NBA sezonu boyunca aileme hiç kaliteli zaman ayıramıyorum. Milli takıma faydalı olamayacağıma inandığım bir ortamda ve sistemde iki ay kampa girip yine aynı hayal kırıklıklarını yaşamak istemiyorum. Tanjevic'in basketbol felsefesinde, bana basketbolcu olarak bakış açısında ve federasyonun tutumunda bir değişiklik olacağına da ihtimal vermiyorum.
Bu Milli takımda oynamayacağım anlamına gelmez, ama verimli olabileceğim bir ortamda oynamak ve katkı yapmak istiyorum" dedi.

Milli basketbolcu son olarak milli takımın Avrupa Şampiyonası'nda başarılı bir performans sergileyeceğine inandığını belirterek, "Geçen sezonki hava yakalanırsa, çok başarılı olabileceğimizi düşünüyorum. Milli takımlarda havayı yakalamak ve güven kazanmak çok önemli" diye konuştu.

İSTANBUL - İHA

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Genç kadın evde silahla göğsünden vurulmuş halde ölü bulundu Antalya’da yabancı uyruklu 25 yaşındaki sera işçisi kadın silahla göğsünden vurulmuş halde evde ölü bulundu. Polis ekipleri olay yerinde silah bulamazken, genç kadının ölüm haberini alarak gelen kız kardeşi sinir krizi geçirdi. Olay, saat 20.30 sıralarında Kepez ilçesi Şelale Mahallesi 7509 Sokak üzerinde bulunan müstakil evde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ikamette bir kişinin silahla kendisini yaraladığı ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Verilen adrese gelen sağlık ekipleri göğsünden silahla vurulmuş kadının hayatını kaybettiğini belirledi. Bunun üzerine olay yerine Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği, motorize yunus timleri ve çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Tabanca ve kovan bulunamadı Adrese gelen Cinayet Büro Amirliği ekipleri yaptıkları incelemede ölen kadının Vahda Şevah (25) olduğu tespit edilirken, olay yerinde silah ve kovana rastlanmadı. Genç kadının şüpheli şekilde hayatını kaybetmesi üzerine cinayet büro amirliği ekipleri olay anında evde bulunan kayınvalidesi ve 3 çocuğu ile eşinin ifadesine başvurdu. Genç kadının kayınvalidesinin polise verdiği ilk ifadesinde namaz kıldığı sırada bir ses duyduğu, bir süre sonra odaya gittiğinde genç kadını kanlar içerisinde yerde yatarken gördüğü öğrenildi. Kız kardeşi sinir krizi geçirdi Vahda Şevah’ın eşi H.B.’nin (32) ise olay anında evde olmadığını, yemek yaptırmak için birkaç kilometre ileride bulunan bir iş yerine gittiğini söylediği öğrenildi. Şüpheli şekilde göğsünden silahla vurulmuş halde ölü bulunan Vahda Şevah’ın cansız bedeni olay yeri inceleme ve savcılık incelemesinin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Bu sırada olayı haber alarak olay yerine gelen genç kadının kız kardeşi sinir krizi geçirirken, yakınları ve polis ekipleri tarafından sakinleştirilmeye çalışıldı. Polis ekiplerinin olayda kullanılan silahı bulmak için çalışması devam ederken, genç kadının eşi H.B. Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından ifadesine başvurulmak üzere Antalya Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.
Aksaray Oğul annesinin sevgilisini bıçakladı, anne ise polis memurunu tokatladı Aksaray’da 20 yaşındaki genç, annesinin sevgilisini bıçakla göğsünden ve sırtından bıçakla ağır yaraladı. Gözaltına alınan oğlunun yanına gelen anne ise, hastanede saldırdığı polis memurunu tokatladı. Olay, Hacılar Harmanı Mahallesi Selçuk Caddesi üzerinde bulunan 4 katlı apartmanın 3. katında yaşandı. Edinilen bilgiye göre, annesinin evine gelen 20 yaşındaki Cumali M., evde annesini sevgilisi olduğu iddia edilen Gökhan I. (38) ile birlikte yakaladı. Eline bıçağı geçiren genç, Gökhan I’ya saldırıp göğsünden ve sırtından bıçakladı. Ağır yaralı şekilde evden çıkıp asansör boşluğuna kadar kaçabilen şahıs, kanlar içinde yere yığıldı. Kavga seslerini duyan apartman sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralıya ilk müdahaleyi apartman içerisinde yaptı. Bu sırada apartman boşluğuna gelen eli bıçaklı genç, yaralı şahsı tekrar bıçaklamak istedi. Sağlık ekipleri gence müdahale ederken, polis ekipleri olay yerine takviye ekip istedi. Polisi gören genç, elindeki bıçakla kaçtı. Polis ekiplerinin takibi sonucu genç bir arka sokaktaki arazide yakalanarak gözaltına alındı. Yaralı adam, ambulansla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Gözaltına alınan Cumali M., polis ekiplerince sağlık kontrolünden geçirilmek üzere hastaneye getirildi. Hastaneye oğlunun yanına gelen anne Aslı D. (38), polis ekipleriyle tartıştı. Oğlunun kelepçelerinin çıkarılmasını talep eden anneye polis ekipleri müdahalede bulundu. Genç polis memurlarına uzun süre güçlük çıkarırken, hastanede herkese bağıran anne polis memuruna herkesin içinde tokat attı. Yediği tokatla neye uğradığını şaşıran polis memuru, bekçilerle birlikte kadını ters kelepçe takarak etkisiz hale getirdi. Etkisiz hale getirilen kadın da oğluyla birlikte gözaltına alındı. Sağlık kontrolünden geçirilen anne ve oğlu, ifadeleri alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Ameliyata alınan Gökhan I.’nın ise sağlık durumunun ağır olduğu öğrenildi. Tokat yiyen polis memurunun da kadından şikayetçi olacağı öğrenildi. Olayla ilgili Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca tahkikat başlatıldı.