GÜNDEM - 19 Mart 2020 Perşembe 11:28

Mersin’de altız bebek mutluluğu

A
A
A
Mersin’de altız bebek mutluluğu

Mersin’de, Suriye’nin İdlib kentinden gelen 19 yaşındaki bir anne, dünyada eşine çok az rastlanan altız bebek dünyaya getirdi. Özel bir hastanede sezaryenle doğan 3’ü kız, 3’ü erkek altızlardan 5’i, doktorların da çabasıyla yaşama tutunmayı başardı. Bebeklerin Mersin’de yaşayan dayısı Fuvez Beyyese, altızların İdlib’de kalan 1,5 yaşındaki ağabeylerinin de Türkiye’ye getirilmesi için yetkililerden destek istedi.

Suriye’nin İdlib kentinde yaşayan bir çocuk annesi İman Bayasah, altız bebeklere hamile olduğunu öğrenmesinin ardından, bebeklerini sağlıklı bir ortamda dünyaya getirmek için yaklaşık 2 ay önce 7 yıldır Mersin’de yaşayan ailesinin yanına geldi. 16 Mart’ta doğum sancıları tutan anne, 112 Acil Servis ambulansıyla Özel Mersin Yenişehir Hastanesine getirildi. Burada hemen ameliyata alınan anne, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Haldun Canova’nın gerçekleştirdiği operasyonla bebeklerini dünyaya getirdi. Op. Dr. Canova’ya sezaryen sırasında Yeni Doğan Uzmanı Dr. Mehmet Baki Kara ve Anestezi Uzmanı Dr. Kemal Aslan da eşlik etti.

Erken doğumla dünyaya gelen 3’ü kız, 3’ü erkek altızlardan 5’i yaşama tutunmayı başardı. Halen hastanenin yeni doğan yoğun bakım bölümünde kuvözde tedavileri devam eden bebekleri İHA görüntüledi. Doktorların ve sağlık görevlilerinin üzerlerine titrediği bebeklerin sağlık durumlarının stabil olduğu belirtilirken, yaklaşık 3 ay daha kuvözde kalacakları bildirildi.

“6 bebeğimizi tek tek çıkardık”

Altızların doğumunu gerçekleştiren Özel Mersin Yenişehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Haldun Canova, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, “Hastamız, Suriyeli, İdlib’den gelen altız gebeliğe sahip, 27 haftalık bir gebeydi. Sancıları vardı, erken doğum eylemi başlamıştı. Muayenesini yaptık ve acil sezaryen kararı vererek doğumu gerçekleştirdik. Ameliyat yaklaşık 45 dakika sürdü. 6 bebeğimizi tek tek çıkararak yeni doğan uzmanımıza teslim ettik. Annenin genel sağlık tedbirlerini aldık. Anne de şu anda sağlıklı; ameliyatta ya da ameliyattan sonra herhangi bir komplikasyon olmadı, bugün evine taburcu ediyoruz” dedi.

“Dünyada çok az rastlanır bir sayı bu. Çok mutlu oldum, bir kat daha heyecanlandım”

Altızları doğurturken yaşadığı duyguları da paylaşan Op. Dr. Canova, “Aslında her zaman heyecanlanıyoruz ama dünyada çok az rastlanır bir sayı bu. Çok az kimseye denk geliyor. Ben de çok mutlu oldum, bir kat daha heyecanlandım. Bebekler çıkarken de 1, 2, 3, 4 diye 6’ya kadar saydık ve sağlıklı şekilde doğumunu yaptırdık. Çok mutluyuz” ifadelerini kullandı.

“Bebeklerimizin durumları stabil. Bu da güzel bir şey”

Yeni Doğan Yoğun Bakımda bebeklerin tedavilerini üstlenen Uz. Dr. Mehmet Baki Kara da çok farklı bir duygu yaşadıklarının altını çizdi. “Hastanemiz bünyesinde bu doğumu yaptırmış olmak, bebeklerle ilgilenmek çok mutluluk verici bir şey” diyen Uz. Dr. Kara, dünyada çok az rastlanan bir vakayla karşı karşıya olduklarını kaydederek, şöyle devam etti:

“Deneyimli ekibimizle doğuma girdik ve hızlı bir şekilde müdahale edip, çocukları yeni doğan bakım ünitesine yatırdık. Onlara baktığım için çok mutluyum. Maalesef bir bebeğimizi kaybettik, çünkü kilosu çok düşüktü. Ama diğer 5 bebeğimizi stabilledik, inşallah onları taburcu edeceğiz. Kiloları 730 gramla 650 gram arasında. Bebeklerimizin kiloları gayet iyi. Bebeklerimizi yaşatmak için elimizden geleni yapacağız. Şu anda stabil olmaları çok güzel bir şey. Özellikle ilk bir hafta bu bebeklerde kritiktir, bu zamanı da atlatmak üzereyiz, iyi görünüyorlar.”

“Suriye’deki her kontrolde sayıyı bir artırdılar, en son ‘altız’ dediler''

Altızların Mersin’de yaşayan 30 yaşındaki dayısı Fuvez Beyyese ise çok mutlu olduklarını vurguladı. Hastaneye ve doktorlara desteklerinden dolayı teşekkür eden Beyyese, “Bebeklerin annesi çok mutlu. Biz de çok mutluyuz. Bu kadar biz de beklemiyorduk, ikiz olabilir diyorduk ama altı olunca çok sevindik. Kız kardeşim gebe kaldığında İdlib’de yaşıyordu. Suriye’de ilk muayeneye gittiğinde birinci ayda ‘ikiz’ dediler. 15 gün sonra kontrole gitti ‘üç’ dediler. Her 10 günde bir artırdılar. En son ‘altız’ olduğunu söylediler. Kardeşim, Türkiye’deki hastaneler daha iyi olduğu için buraya gelmeyi talep etti ve Mersin’e getirdiler” diye konuştu.
Beyyese, Mersin’de üç ablası, annesi ve kendi eşiyle birlikte bebeklere beraber bakacaklarını vurguladı.

“Bebeklerin Suriye’deki 1,5 yaşındaki ağabeylerinin de buraya getirilmesi için destek istiyoruz”

Bebeklerin İdlib’de baba Ahmet Karkour ile birlikte yaşayan 1,5 yaşında bir ağabeyleri olduğunu ifade eden Beyyese, babasının ayağı kesildiği için hastanede yattığını, yeğenine komşuların baktığını anlatarak, “Yanında dedesi, babaannesi, kimsesi yok. Türkiye Hükümetinden, Suriye’deki 1,5 yaşındaki yeğenimin buraya getirilmesi için destek istiyoruz. Annesi oğlunu yanında görmek, çocuklarını birlikte büyütmek istiyor. Biz de çok istiyoruz, inşallah bize yardımcı olurlar” dedi.

Kıymet Gökçe-Koray Ünlü
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Bir zamanlar gemilere yelken olarak kullanılan Manisa bezi, şimdilerden günlük hayatta kullanılıyor Bir dönem gemilere yelken olan, 1970’li yıllarda makineleşme ve konfeksiyon atölyeleriyle üretimi duran Manisa bezi, geleneksel tezgâhlarda kadınların emeğiyle yeniden dokunuyor. Peştemalden havluya, masa örtüsünden şala uzanan üretim, kadınlara hem gelir hem de terapi oluyor. Osmanlı döneminde dayanıklılığı ve hafifliği nedeniyle gemi yelkenlerinde kullanılan Manisa bezi, günümüzde ise peştemal, havlu, masa örtüsü, şal ve çeşitli günlük kullanım ürünlerine dönüştürülerek yeniden hayat buluyor. 2004-2005 yıllarında Manisa Türk Kadınlar Konseyi Şube Başkanı Mübeccel Kafkaslı’nın girişimleriyle geleneksel el tezgahlarında kadınların emeğiyle dokunan Manisa bezi, hem kültürel mirasın korunmasını sağlıyor hem de kadın istihdamına katkı sunuyor. Manisa Tarihi Bezi Kooperatifi (MABEZ) çatısı altında Manisa Şehzadeler İlçe Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü bünyesinde açılan kurslarda kadınlar hem dokumacılığın inceliklerini öğreniyor, hem de Manisa bezi sayesinde gelir elde ediyor. Emek ve terapi dokuma tezgahında buluştu Öte yandan kadınlar için Manisa bezi yalnızca bir üretim süreci değil, aynı zamanda bir terapi niteliği de taşıyor. Sabah erken saatlerde tezgah başında buluşan kadınlar dertlerini kapının dışında bırakarak hem dokuma yapıyor hem de sohbet eşliğinde dertleşiyor. Şehzadeler İlçe Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü açtıkları kurslar ve üretime sağladıkları katkılarla önemli bir kültür varlığı olan Manisa bezini gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyor. "Kadınların ev ekonomisine katkı sağlıyor" Şehzadeler Halk Eğitim Merkezi Müdürü İlyas Kayaokay, Manisa Bezi’nin kadınların ekonomisine katkı sağladığını vurgulayarak, "Şehzadeler Halk Eğitim Merkezi olarak MABEZ Kooperatif Başkanlığıyla işbirliği içerisinde unutulmaya yüz tutmuş bir eser niteliğinde olan tarihi Manisa bezi üretimi gerçekleştiriliyor. Tarihi Manisa bezi Osmanlı döneminden günümüze kadar gelmiş şu anda da bulunduğumuz atölyede bunu gelecek nesillere aktararak kadınlarımıza da istihdam alanı sağlayan bir meslek alanıdır" ifadelerini kullandı. Şehzadeler Halk Eğitim Merkezi olarak unutulmaya yüz tutmuş mesleklerle ilgili kurs açmaya çalıştıklarını belirten Kayaokay, "Biz Şehzadeler Halk Eğitim Müdürlüğü olarak özellikle unutulmaya yüz tutmuş eserlerle ilgili kurslar açmaya gayret ediyoruz. Tarihi Manisa bezi de bunların örneklerinden biridir. Hem gelecek nesillere aktarılması bizim için önem arz ettiği gibi ayrıca kadınlarımıza da bir istihdam alanı sağlıyor" diye konuştu. "Yelkenli bezi olarak başladı şal ve masa örtü olarak dokunmaya devam ediyor" Manisa bezinin ilk olarak gemilerde yelken olarak dokunduğunu söyleyen Manisa Bezi Dokuma Usta Öğreticisi Serpil Bingöl, "Manisa bezi 600 yıl öncesine dayanıyor. İlk zamanlar yelkenli bezleri olarak sonra içlik ve dışlık olarak dokunmaya devam ediyor. Tekstil mağazaları açıldıktan sonra 1975’lerde tamamen bitiyor. Daha sonra Mübeccel Kafkaslı hamın böyle bir şeyi canlandırmak istiyor. Halk eğitimlerle, milli eğitimle ortaklaşa tezgahlar kuruluyor. Ben de bu işe bir 2004’te başladım. 2004’ten bugüne kadar usta öğretici olarak devam ediyorum. Günümüzde artık ipek şallar, ipek pamuk şallar, peştemaller, masa örtüleri gibi ürünlerde alıcı buluyoruz" dedi. "Emine Erdoğan’a kadar ulaştırıldı" Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü vasıtasıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’a kadar Manisa bezinin ulaştırıldığını ifade eden Bingöl, "Genellikle valilik, ticaret odaları, resmi kurumlara devamlı hediyelik olarak temin ediyoruz. Ayrıca da Manisa Ticaret ve Sanayi Odamız da 8 yıldan beri bize destek oluyorlar. Elde edilen gelir de yeniden malzeme olarak bize geri dönüyor. Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne de temin ediyoruz. Bu sayede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan hanımefendiye de ulaştırıldı" diye konuştu. "Yurtdışından talep çok" Yurtdışından talep çok olduğunu ifade eden Bingöl, "Yurtdışına çok gönderiyoruz. Bu şekilde de tanıtmaya çalışıyoruz. Kanada’ya gidiyor, Amerika’ya gidiyor. Ayrıca haç kıyafeti olarak da tarihi Manisa bezi kumaşlarımız kullanılıyor. Çünkü terletmiyor, üşütmüyor ve yüzde 100 doğal pamuklu olduğu için tercih oluyor. Havuz kenarı ve deniz kenarında da kullanımı olduğu için dış ülkelerde peştemallerimiz çok tercih ediliyor. Kanada çok tercih ediyor. İngiltere’ye gönderdik hatta orda basında da yer aldık" dedi. "Kadınlara terapi gibi oluyor" Dokumacı kadınlarında tezgahta adeta terapi gördüğünü ifade eden Bingöl, "Bizim 7-8 saatlik bir kursta hem onlarla beraber dokuyoruz hem hizmet ediyoruz. Hem bayanlarımıza da katkıda bulunuyor evlerine. Terapi gibi görüyorlar. Burada kahvaltıda bir araya gelerek birbirleriyle dertleşiyorlar" ifadelerini kullandı. "Burası bana iyi geliyor" Dokuma tezgahında adeta terapi gördüğünü belirten dokumacı Ayşe Arslan "Burada dokumacıyım. 6-7 seneden beri dokuma yapıyorum. Hiç çalışmışlığım yok. İlk defa burada bir çalışma hayatıma oldu. Benim için de çok iyi oldu. Hem ev ev bütçeme katkıda bulunuyorum hem kafamı dağıtıyorum. Arkadaşlıklar da çok güzel. Burası bana çok iyi geldi" dedi. (AY-