SAĞLIK - 22 Ağustos 2016 Pazartesi 14:40

Migren tedavisinde cerrahi yöntem: Mikro-Endoskopik Cerrahi

A
A
A
Migren tedavisinde cerrahi yöntem: Mikro-Endoskopik Cerrahi

Medicana Bahçelievler Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurga Cerrahisi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Soner Büyükkınacı, migren tedavisinde cerrahi yöntem hakkında bilgi verdi.

Migrenin günümüzde insanlarda stres yükünün artmasıyla daha sık görülse de, gelişen teknoloji ve bilimsel çalışmalar sayesinde önemli bir problem olmaktan çıktığını belirten Yrd. Doç. Dr. Büyükkınacı, "Migren ağrısı sosyoekonomik olarak da önemli derecede iş gücü kaybına yol açmaktadır. Son yıllarda geliştirilen ilaçlar hastaları biraz olsun rahatlatırken, önemli yan etkileri kullanımlarını zorlaştırmaktadır. Artan bir sıklıkla uygulamaya başladığımız botox enjeksiyonları tedavi anlamında nihayet bizi daha da ileriye taşıdı. Migrende 2000 yılında geliştirilen son tedavi şekli olan mikro-endoskopik cerrahi yöntem ise Botoxtan fayda gören hasta grubuna kalıcı çözüm açısından umut ışığı oldu" dedi.

"Mikro-Endoskopik Cerrahi hastaların büyük kısmına uygulanabilir"
Mikro-Endoskopik Cerrahinin hastaların büyük kısmına uygulanabileceğini dile getiren Yrd. Doç. Dr. Büyükkınacı, "Cerrahi tedavinin hastalar üzerinde yüzde 90’a yakın bir başarıya ulaşması migren hastalarının yorgun ve mutsuz yüz ifadelerini, gelecekte değiştirecek gibi görünüyor. İnsanların yüzde 15’ini etkileyen bir rahatsızlık olan migren bu sayede hayatımızdan kolayca uzaklaştırılabilecek. En önemli konu ise hastaların büyük bir kısmı bu tedaviye uygun olmasıdır. Cerrahi tedavi temelde bir sinir gevşetme veya siniri devre dışı bırakma işlemidir. Sinir cerrahisi konusunda deneyimli ellerde yapılması gerekmektedir" ifadelerini kaydetti.

Mikro-Endoskopik Cerrahi nasıl uygulanır?
Mikro-Endoskopik Cerrahide hasta seçiminde tanının net olarak konmuş olması ve cerrah tarafından yapılan botox test uygulamasından fayda görmüş olması gerektiğini dile getiren Yrd. Doç. Dr. Büyükkınacı, şu bilgileri verdi: "Tüm bu aşamaları geçmiş hastalara mikro-endoskopik yaklaşımla kalıcı tedavi uygulanabilir. Alın bölgesine saçlı deriden yapılan yaklaşımla girilerek, migren ağrılarından sorumlu olduğu düşünülen sinirsel yapılar etkisiz hale getirilir. Böylece botox’un geçici olarak oluşturduğu etki kalıcı hale gelir. Ayrıca enseden başlayan ağrılar içinde ense köküne yakın saçlı deride yapılan bir girişim ile bölgedeki sıkışan sinirler gevşetme yöntemi ile rahatlatılır. Müdahale sonrası hastalar genelde aynı gün taburcu edilir. Hastaların genel ağrı düzeylerinde bilimsel olarak yüzde 76 ’lık bir azalma sağlanır. Ağrı sebebi ile hayattan zevk alamama, sadece migren hastalarının anlayabileceği bir durumdur. Ben de bir migren hastası olarak ağrısız bir yaşamın değerini biliyorum. Migren hastaları artık bu konuda bir çözüm olduğunu, çaresiz olmadıklarını bilmelidirler. Migren ağrısı çekenlerin bize başvurması yeni hayatları için atılmış güzel bir adım olacaktır."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Evde doğum yapan anne ve bebeği, saatler süren çalışmanın ardından kurtarıldı Diyarbakır’da sancısı gelen bir kadın evde doğum gerçekleştirdi. Anne ve bebeği, kar nedeni ile saatler süren çalışmanın ardından kurtarılarak hastaneye kaldırıldı. Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi, 1 Ocak 2026 günü yaşanan bir doğum vakasında sağlık ekiplerini zamanla yarışan zorlu bir mücadeleye sürükledi. Saat 11.46’da Yeşiltaş Mahallesi’nden gelen doğum ihbarı üzerine Diyarbakır genelinde sağlık birimleri alarma geçti. Sağlık Komuta Kontrol Merkezi koordinasyonunda vakaya 1 kara ambulansı ve 1 UMKE timi olmak üzere toplam 6 sağlık personeli yönlendirildi. Hava ambulansı talebi, olumsuz hava şartları nedeniyle karşılanamazken, karadan ilerleyen ekipler yoğun kar, kapalı yollar ve tipi nedeniyle sık sık durmak zorunda kaldı. Ambulans ekibinin ilerleyememesi üzerine UMKE timi devreye girdi. Sahada ambulansa zincir desteği sağlandı, ancak Aşağı Kırlangıç köyü mevkiinde kar yağışının şiddetlenmesiyle ekipler yeniden mahsur kaldı. Bunun üzerine Çınar Kaymakamlığı ve Büyükşehir Belediyesi ile temasa geçilerek yol açma çalışmaları başlatıldı. Köy halkının traktör desteğiyle ekipler bir süre daha ilerleyebildi. Saatler süren çabanın ardından, yol açma çalışmaları ve saha koordinasyonunun güçlendirilmesiyle UMKE ekibi saat 18.15’te anneye ulaşmayı başardı. Olay yerinde doktor bilgisi dahilinde damar yolu açılarak tıbbi müdahale yapıldı, doğan bebeğin muayenesi gerçekleştirildi. Anne ve bebek, güvenli şekilde ambulans ekiplerine teslim edilerek Çınar 2 No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu tarafından saat 23.41’de SBÜ Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Çocuk Hastalıkları Hastanesine nakledildi. Operasyonu yakından takip eden Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, zorlu süreçte görev alan UMKE Ekip Sorumlusu Salih Bülbül’e, ekibi adına gösterdiği özverili çalışmalardan dolayı teşekkür etti. Asiltürk, "Zorlu kış şartlarına ve saatler süren ulaşım güçlüklerine rağmen ekiplerimiz büyük bir koordinasyon ve özveriyle görevlerini yerine getirdi. UMKE, 112 acil sağlık ekiplerimiz ve vatandaşlarımızın desteğiyle anne ve bebeğimiz güvenli şekilde sağlık tesisimize ulaştırıldı. Diyarbakır’da vatandaşlarımızın sağlık hizmetine erişimi için her şartta sahadayız. Bu süreçte görev yapan tüm sağlık personelimize teşekkür ediyorum’’ dedi.
Düzce Tropikal misafirler kar yağışını görünce mest oldu Düzce’yi etkisi altına alan kar yağışı, kentin en uzak misafirlerine unutulmaz anlar yaşattı. Sri Lanka ve Ruanda gibi tropikal iklim ülkelerinden eğitim için kente gelen öğrenciler, hayatlarında ilk kez gördükleri kar karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi. Kent genelinde etkisini sürdüren yağışla birlikte kar kalınlığı şehir merkezinde 20, Konuralp ve Bahçeşehir bölgelerinde ise 40 santimetreye ulaştı. Kar yağışı, çocuklar kadar memleketlerinden binlerce kilometre uzaktaki üniversite öğrencilerini de mutlu etti. "Burada ilk defa kar görüyorum" Düzce Üniversitesi Hemşirelik Bölümü öğrencisi Sri Lankalı Mohoummead Ayizea, ülkesinin tropikal iklim kuşağında yer alması nedeniyle daha önce hiç kar görmediğini söyledi. Yağışın tadını çıkardığını belirten Ayizea, "Sri Lankalı olarak biz orada kar görmüyoruz. Tropikal olduğu için hava hep güneşli. En fazla yağmur yağıyor. Burada ilk defa kar görüyorum ve her gördüğümde çok heyecanlanıyorum. Karın tadını en güzel şekilde çıkartmaya çalışıyorum" dedi. "Bizim hayallerimizi yaşıyorsun" Ülkesinde kar yağışını hep televizyondan izlediğini belirten Ayizea, şöyle konuştu: "Kar yağışını hep filmlerde görüyorduk. Karlı günleri filmlerde gördüğümüz gibi burada da aynı şekilde kendimiz yaşadık. Arkadaşlarıma ve aileme kar görüntülerini çekip gönderiyorum, onlar da çok seviniyorlar. Karlı havalar, bembeyaz zeminler Sri Lankalılar için bir hayaldir. Kar görmeleri, birbirleriyle kartopu oynamaları hepsi onlar için hayal. Bana ’Bizim hayallerimizi yaşıyorsun’ diyorlar." Kar yağışı Ruanda’dan gelen öğrenciyi korkuttu Ruanda’dan gelen Receaip Moukizzia da eğitim için bir yıldır Türkiye’de bulunduğunu anlattı. Karla ilk karşılaştığında şaşkınlık yaşadığını ifade eden Moukizzia, "Türkiye’ye gelince çok mutlu oldum, şimdilik her şey yolunda. Afrika’da kar yağmıyor. Burada kar görünce hem şaşırdım hem korktum. Çok soğuk olduğu için korktum, soğuktan korkmuştum ama şimdi alıştım" ifadelerini kullandı. Millet Bahçesi’nde Türk arkadaşlarıyla bir araya gelen öğrenciler, kar topu oynayıp hatıra fotoğrafı çektirerek keyifli vakit geçirdi.